ILO Sözleşmeleri Nedir, Neden Gereklidir?

ILO Tarihçe

Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization – ILO) 1919 yılında Versailles Barış Antlaşması ile kurulmuştur.

ILO’ya üye 185 ülke bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatına üye olan ülkeler ILO Ana Sözleşmesinden doğan yükümlülükleri kabul ettiklerini bildirmeleri halinde üye olabilmektedirler. Birleşmiş Milletlere üye olmayan bir ülke ise ancak ILO Genel Konferansı kararıyla üyeliğe alınmaktadır. Üyelikten çekilme ise ILO Genel Müdürü’ne yapılacak bir bildirimle mümkün olabilmektedir.

 

ILO Çalışma Şekilleri

Merkezi Cenevre’de bulunan ILO, her yıl Haziran ayında yapılan ve karar organı niteliği taşıyan Uluslararası Çalışma Konferansı, yürütme organı niteliğindeki Yönetim Kurulu ve Teşkilatın sekretarya hizmetlerini yürüten Uluslararası Çalışma Bürosu’ndan oluşmaktadır. Uluslararası Çalışma Konferansı, her bir üye ülkenin 2 Hükümet, 1 İşçi ve 1 İşveren temsilcisinden oluşmaktadır. Bu temsilcilere Konferans gündemindeki konulara göre teknik danışmanlar da refakat etmektedir.

Uluslararası Çalışma Konferansı, çalışma yaşamıyla ilgili güncel sorunları tartışır. Sözleşme ve Tavsiye Kararlarından oluşan uluslararası çalışma standartlarını tespit eder ve bu standartların üye ülkelerde uygulanmasını denetler. Anılan Konferans, üye ülkelerin katkılarıyla finanse edilen iki yıllık ILO bütçesini kabul eder, iki yıllık ILO faaliyet programını belirler ve her üç yılda bir Yönetim Kurulu üyelerini seçer. Konferans çalışmaları, oluşturulan Komiteler aracılığı ile yürütülmektedir.

ILO Yürütme Kurulu

Yönetim Kurulu, ILO’nun yürütme organıdır. Teşkilatın bütün faaliyetlerinde belirleyici bir role sahip olan Yönetim Kurulu, Konferans gibi üçlü yapıya sahiptir. Yönetim Kurulu, yılda üç kez toplanmakta ve 28 Hükümet, 14 işçi ve 14 İşveren olmak üzere toplam 56 üyeden oluşmaktadır. Ayrıca, ILO belli başlı endüstri alanlarını kapsayan üçlü yapıda sektörel ve teknik komiteler oluşturmakta, bölgesel ve teknik konferanslar düzenlemektedir. ILO bünyesinde, ayrıca, bir İdare Mahkemesi, Araştırma Merkezi ve İtalya’nın Torino şehrinde faaliyet gösteren Eğitim Merkezi bulunmaktadır.

ILO’nun temel amacı, asgari ve evrensel uluslararası standartlar belirlenmesi suretiyle üye ülkelerdeki çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesidir. Bu standartlar uluslararası çalışma sözleşmeleri ve tavsiye kararları şeklinde oluşmaktadır. ILO’nun kuruluşundan bugüne kadar 189 Sözleşme ve 202 Tavsiye Kararı kabul edilmiştir. Sözleşmeler, usulünce onaylanması halinde onaylayan ülke için bağlayıcı hale gelmektedir. Tavsiye Kararları için ise onaylama söz konusu olmayıp bu metinlerde yer alan ilkeler yol gösterici veya Sözleşmeyi tamamlayıcı niteliktedir. 

Üye ülkelerin onayladıkları sözleşmelerle ilgili olarak ulusal mevzuat ve uygulamaları hakkında belirli aralıklarla ILO’ya gönderdikleri raporlara dayanan denetim sistemine göre, bu raporlar ilk olarak Uzmanlar Komitesi tarafından incelenmekte ve belirlenen aykırılıklar bir rapor halinde Konferansa sunulmaktadır. Konferansta oluşturulan Aplikasyon Komitesi ise bu raporda yer alan ülkelerden bir kısmını Komitede sözlü savunma yapmaya davet etmektedir. Aplikasyon Komitesi’nde söz konusu ülkenin yaptığı savunma ve bunu izleyen tartışmalar ile Komite kararı Konferans raporu içinde yayınlanmaktadır. Ciddi aykırılıkların tespit edilmesi halinde ise ilgili ülkelerdeki duruma “özel paragraf” içinde dikkat çekilmektedir.

Şikayetlere dayanan denetim usulüne göre, şikayet konusu, ilgili olduğu Sözleşmeye göre Sendikal Özgürlükler Komitesi’nde incelenmekte veya Yönetim Kurulu’nda oluşturulan üçlü yapıda özel bir komitede ele alınmaktadır.

 

ILO ve Türkiye İlişkileri

Türkiye’nin ILO ile ilişkileri 1927 yılına dayanmaktadır. Ülkemiz Milletler Cemiyeti’nin üyesi olmadığı için o yıllarda ILO çalışmalarına gözlemci statüsüyle katılmıştır. 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olduğunda ise ILO’nun da üyeliğini kazanmıştır. Ülkemiz, o tarihten bugüne kadar ILO çalışmalarına üye ülke sıfatıyla katılmıştır.

Ülkemiz, ILO Yönetim Kurulu’nda 1948-1951, 1954-1957 ve son olarak 1996-1999 dönemlerinde Asil Üye, 1975-1978, 1987-1990 ve 2002-2005 dönemlerinde de “Yardımcı Üye” sıfatıyla yer almıştır.

Üye ülkelerin ILO bütçesine katkı payları BM’nin bütçe değerlendirme esasları çerçevesinde belirlenmekte olup Ülkemizin 2014-2015 yılları için katkı payı ILO bütçesinin % 1.329 oranındadır. 

Türkiye, aralarında temel çalışma haklarına ilişkin sekiz sözleşmenin de bulunduğu uluslararası çalışma sözleşmelerinden 59’nu onaylayarak ulusal mevzuatına katmıştır.

ILO sözleşme ve tavsiye kararlarının, gerek konferans görüşmeleri öncesinde soru belgelerinin cevaplandırılması ve konuyla ilgili Ülkemiz mevzuatı hakkında bilgi verilmesi yoluyla metinlerinin oluşması sürecine, gerekse iki yıl devam eden konferans çalışmaları sırasında kaleme alınması ve kabulü sürecine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından etkin biçimde katkıda bulunulmaktadır. Bu sözleşme ve tavsiye kararlarının konferans tarafından kabulünden sonra ise ILO Ana sözleşmesinin 19’uncu maddesi gereğince T.B.M.M.’ye bilgi sunulmakta ve bu bilgilendirme hakkında ILO’ya rapor gönderilmektedir.

Onayladığımız her sözleşmeye ilişkin olarak ILO’ya düzenli aralıklarla ulusal uygulama raporları sunulmaktadır. Uzmanlar Komitesi’nin eleştirileri ve olağan rapor dönemi haricinde yıllık rapor talepleri nedeniyle her yıl çok sayıda sözleşmeye ait raporlar hazırlanarak ILO’ya gönderilmektedir. Ülkemiz aleyhine ILO’ya yapılan şikâyetlere karşı savunma yazıları da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tarafından hazırlanmaktadır.

ILO ile Ülkemiz arasındaki ilişkiler, ILO’nun Ankara’da 12 Eylül 2001 tarihinde açılışı yapılan “Enformasyon Merkezi”nin hizmete girmesi ile yeni bir ivme kazanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve sosyal tarafların katkılarıyla inşa edilen söz konusu merkez, aynı zamanda ILO’nun Türkiye temsilciliğini de barındırmakta ve çok amaçlı olarak kullanılmaktadır.

 

4.8
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 3 Average: 5]

Bir Yorum

Cevap Bırakın

error: İçerik Korunmaktadır!
Devamını oku:
İşyerlerinde Acil Durumlar ve Tahliye Planları

Kimse acil bir durum ya da bir felaket olmasını beklemez. Özellikle de bunlardan işçileri, işi ve kişisel olarak kendisi etkilenenler. Fakat gerçek...

Kapat