İnşaat Sektöründe Meslek Hastalıkları

İnşaat Sektöründe Meslek Hastalıkları

İnşaat sektöründe en sık karşılaşılan meslek hastalıkları aşağıdadır.

  1. Gürültüye bağlı işitme kaybı
  2. Titreşime bağlı gelişen beyaz parmak hastalığı
  3. Karpal tünel sendromu
  4. Bel rahatsızlıkları, tüm vücut titreşimine bağlı gelişen rahatsızlıklar dahil
  5. Tozdan kaynaklanan meslek hastalıkları
  6. Asbestten kaynaklanan hastalıklar
  7. Kimyasallardan kaynaklanan meslek hastalıkları
  8. Mesleki cilt hastalıkları
  9. Mesleki astım
  10. Mesleki kanser
  11. Tetanos




Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Gürültü, rahatsız edici ve işitme için zararlı olan sestir. İç kulakta oluşan birikimsel hasar, gürültü maruziyetinin sonucudur. Etkilenme yıllar içinde yavaş gelişir; duyarlılığa göre değişmekle birlikte, 10 yıldan az zaman almaz. İşitme kaybını etkileyen faktörler gürültünün yoğunluğu(dB), şekli (sürekli, aralıklı, geçici), frekansı, içeriği, maruziyet süresi ve kişisel duyarlılıktır. Akustik travma ise ani, tek, yüksek düzeyde gürültü sonucu oluşan işitme kaybıdır. Çarpışma veya patlama gibi ani gürültülerden kaynaklanır.

Duyarlı kişiler dışında, günde 8 saat sürekli 80 dB altında gürültüye maruz kalmak genellikle işitme kaybına neden olmaz. 100 dB gürültüye sürekli maruziyet; ortalama olarak 5 yılda 5 dB, 20 yılda 14 dB, 40 yılda 19 dB işitme kaybına neden olur.

Sanayinin genelindeki işletmelerin aksine inşaat sektöründeki faaliyetler her zaman sabit ve tek bir yerde yürütülmez. Bu nedenle, gürültü seviyeleri değişir. İnşaatlarda işler çoğu zaman açık havada, hava koşullarının, rüzgar tünellerinin, topografyanın, atmosferin ve çevrenin etkileri altında yapılır. İnşaatlarda gürültü kaynakları, örneğin ağır kazı makineleri, bir yerden başka bir yere hareket edebilir; mesai saatleri içinde yoğunluğu önemli oranda değişebilir

Tipik bir şantiyede karşılaşılan gürültü seviyelerinin kaynakları iyi bilinmektedir. Şantiyedeki bir beton mikseri gürültünün kaynağı olabilir. Gürültü seviyeleri, dizel motoruyla çalışan mikserlere susturucular takılarak ve mikserin düzenli bakımının yapılmasını sağlayarak aşağı çekilebilir. Yıkım işlerinde ve şantiyede havalı matkapların, kompresörlerin ve iş makinelerinin çalıştığı zamanlarda ciddi gürültü tehlikesine rastlanabilir.

Bir şantiyede rastlanabilecek gürültü seviyeleri

Operatördeki ekipmanın ses seviyesiOrtalamaOran
Kazı:
Lastik tekerlekli yükleyiciler8885-91
Kazıcı yükleyici86,579-89
Dozer9689-103
Yol silindiri9079-93
Skreyper9684-102
Greyder<85
Kamyon9689-103
Asfalt serici101100-102
Malzeme Taşıma:
Beton mikseri<85
Beton pompası<85
Vinç10097-102
Ayaklı vinç<85
Güç Üniteleri:
Jeneratörler<85
Kompresörler<85
Darbe:
Şahmerdan (dizel ve havalı)9882-105
Şahmerdan (yer çekimi, fore)82,562,91
PnömatikKırıcı10694-111
Hidrolik Kırıcı95,590-100
Pnömatikyonga makinesi109
Diğer Ekipman:  
Beton vibratörü94,587-98
Kompres Hava Üfleyici104
Elektrikli testere88,578-95
Elektrikli matkap102
Paletli kaya delici makine113

 

İşyerinde ototoksik maddelere veya titreşime maruziyet gürültüye bağlı gelişen işitme sorunları üzerinde olumsuz etki yapabilir

Sağlık Etkileri

Geçici veya kalıcı olabilir. Geçici olanı işitsel yorgunluk olarak da tanımlanır. Başlangıçta geçici işitme eşiği kayması vardır. Gürültü ortadan kalkarsa 24 saat içerisinde düzelir. Ancak maruziyet tekrarladıkça düzelme azalır ve kalıcı kayıp başlar.

Akut akustik travmadaki işitme kaybı simetrik ya da asimetrik olabilir. Kısmen geri dönebilir. Kulak zarında yırtılma, kanama olabilir.

Kronik mesleki işitme kaybı ise sinsi ve yavaş gelişir, gürültüden uzaklaşmakla ilerlemesi durur. Çoğu zaman kulak çınlaması da eşlik eder. Erken dönemde baş dönmesi, kulak çınlaması, işitme azalması olur. Tam işitme kaybına kadar ilerleyebilir. Kulak çınlaması olguların yarısında bulunur ve her aşamada duyulabilir. Sinirlilik, yorgunluk, uyku bozukluğu gibi bulgular eşlik edebilir. Sesleri ayırt etme yeteneği azalır. Genellikle her iki kulakta, simetrik, geri dönüşümsüzdür. Bazen iki kulak arasında belirgin fark olur. Atıcılık bunun örneğidir. Atıcılarda, sağ omuz kullanılıyorsa, kafanın sağ kulağı gölgeleyip koruması nedeniyle sol kulakta daha fazla işitme kaybı olur. Tedavide en etkili yöntem gürültüden uzaklaştırmaktır. Sigara, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği, diyabet, ototoksik ilaçlar kolaylaştırıcı faktörlerdir.

Önleme

Şantiyede gürültüyü kontrol altına alma olanakları sınırlıdır. İnşaat şirketleri ekipman tedarikçilerinden ekipman kiralar ve şirketlerin kiralamış oldukları bu ekipmanları “iyileştirme“ özgürlükleri yoktur. Şantiyede kullanılan diğer ekipmanlar alt yüklenicilere ait olabilir. Bu tür ekipmanlar da, gürültü emisyonlarını azaltacak şekilde tasarlanmamış olabilirler. Şantiye ortamına dayanıklı, kullanımı pratik, gürültüyü kesen donanım eklenmiş kitler tasarlamak zordur.

Gürültüyü kontrol altına alma teknikleri büyük ölçüde şantiye yönetiminden (örn. gürültülü işlemlerden kaçınma, gürültülü işleri etrafta az sayıda çalışan bulunan zamanlarda yaptırmak) ve geçici ses barajları veya perdeleri aracılığıyla gürültülü işlerin izolasyonundan (örn. kontrplak veya plastik kaplama) geçer. Şirketler gürültü emisyonu düşük ekipmanları tercih etmeli, yanmalı motor egzozu susturucuları için “sanayi tipi” değil “ev tipi” susturucularda ısrar etmeli, havalı el aletlerinden ziyade elektrikli el aletlerini kullanmalı, havalı değil hidrolik kaya matkaplarını seçmeli, dizel şahmerdanlar yerine “susturuculu” şahmerdanları kullanmalıdır. Makine ve aletlerin düzenli bakımı yapılmalıdır.

Gürültü kontrolünün bu önlemlerle sağlanamadığı hallerde, gürültüye maruz kalan çalışanların işlerini güvenli (gürültüsüz) bir şekilde, kendi sağlık ve güvenliklerini olduğu kadar iş arkadaşlarının da sağlık ve güvenliklerini riske atmadan yapabilmeleri için işveren, uygun KKD’yi temin etmek ve bu KKD’ lerin uygun kullanım talimatlarını vermek zorundadır. Ayrıca düzenli sağlık gözetimi yapılmalı; işe giriş muayenelerinde yüksek riskli bireyler belirlenmeli, tarama odyometreleri yapılmalı, periyodik muayenelerde erken işitme kaybı saptananlar işten uzaklaştırılmalıdır.

Titreşime Bağlı Beyaz Parmak Hastalığı

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Titreşim maruziyeti; belirli bir zaman süresindeki (genellikle 8 saat) m/sn2 olarak ölçülen maruziyetin ortalaması olarak ifade edilir. Titreşim çoğu zaman gürültü maruziyetiyle birliktedir. Titreşim maruziyeti, vücudun titreşim kaynağına temas durumuna göre iki alt grupta değerlendirilir;

  • Tüm vücut titreşimi (TVT): Her çeşit ulaşım, sanayi ve inşaat taşıtları gibi titreşen bir yüzeyin üzerinde olmak ya da titreşen bir sanayi makinesinin yakınında çalışmak gibi koşullarda hissedilir.
  • El-kol titreşimi (EKT): Titreşim sağlayan aletlerin elle tutulması ve kullanılmasıyla hissedilen titreşimdir.

İnşaat sektöründe beyaz parmak hastalığı genellikle döner el aletlerinin, taşlama makinelerinin, darbeli el aletlerinin kalafatlama, çekiçleme işleri ile bağlantılı kullanılmasına, el ve güç aletlerinin kullanılmasına, yıkma/kırma işleri yapılmasına bağlı olarak gelişir. Öte yandan, bu hastalık aynı zamanda döner aletlerle taşlama yapılan veya cilalanan malzemelerin tutulmasına bağlı olarak da gelişebilir.

Bu tür makine ve aletler arasında aşağıdakiler sayılabilir:

  • Beton kırıcılar, poker vibratörler ve kompaktörler;
  • Zımpara, taşlama makineleri ve kesici diskler;
  • Darbeli matkaplar;
  • Yontma çekiçleri;
  • Elektrikli testereler;
  • Freze makinesi veya zımba tabancası.

Düzenli olarak,

  • Darbeli aletlerle günde yaklaşık 15 dakikayı aşkın süre boyunca,
  • Bazı döner ve diğer hareketli aletlerle günde yaklaşık bir saatten fazla

çalışanlar ciddi risk altındadır. Ayrıca, bu çalışanların titreşim maruziyeti ile ilgili yönetmeliklerde belirlenen maruziyet sınır değerinin de üzerinde olmaları ihtimali vardır.

Hastalıkların şiddeti, titreşim maruziyetinin nitelikleri, çalışma şekli, kişisel geçmiş ve alışkanlıklar gibi başka birkaç faktöre de bağlıdır. Titreşimin eller üzerindeki etkisini belirleyen faktörler aşağıda verilmiştir.

Titreşimin eller üzerindeki etkisini belirleyen faktörler

Fiziksel FaktörlerBiyodinamik FaktörlerBireysel Faktörler
Titreşimin hızlanmasıTutuş kuvveti; Çalışan, titreşim yayan ekipmanı ne kadar sıkı kavrıyorOperatörün aleti kontrolü
Titreşim sıklığıYüzey alanı, yeri ve elin titreşim kaynağı ile temas ettiği kısımlarıMakine iş oranı
İş günü içindeki maruziyet süresiEl aletleri ile temas edilen malzemenin sertliği, örneğin metal taşlama ve yontma işleriBeceri ve verimlilik
Titreşim maruziyetinin söz konusu olduğu çalışma süresiEl ve kolun vücuda göre konumuTitreşime bireysel yatkınlık
Kullanılan aletin bakım durumuAletin tutma yerinin dokusu–yumuşak ve esnek ya da sert malzemefiziksel ve kimyasal etkenlere maruziyet.
Eldiven, çizme, çalışma-dinlenme süreleri de dahil koruyucu uygulama ve ekipmanlarParmak ve el yaralanması öyküsü, özellikle donmaParmaklarda veya ellerde geçmiş hastalık veya yaralanma

 

Sağlık etkileri

Beyaz parmak hastalığı, yaygın olarak “El-Kol Titreşimi Sendromu (EKTS)” diye bilinen bir rahatsızlığın bir bölümünü oluşturur. Damarlarda, sinirlerde, kas ve eklemlerde oluşan, iş göremezliğe yol açan ağrılı bir rahatsızlıktır. Hastalığın nöbetlerini tetikleyen faktörler genellikle soğuk havalar veya soğuk nesnelerle temastır. Ataklar dakikalar, saatler sürer. Hastalığın ilk safhasında genel olarak parmaklarda hissizlik ve karıncalanma görülür. Bu durum çoğu zaman makine kullanıldıktan sonra dahi devam eder. Parmak uçlarından biri geçici olarak beyazlaşır ve ağrımaya başlayabilir. Hastalık ilerledikçe parmak uçları daha sık beyazlayacaktır. Sonunda, diğer parmaklar da beyazlamaya başlar; ancak, baş parmağın etkilenme ihtimali azdır. Birkaç parmak beyazladığında, bu hastalık muhtemelen geri döndürülemez bir aşamaya gelmiştir. Hastalar, sayıları gittikçe artan ve günün herhangi bir saatinde ortaya çıkan ağrı nöbetleri geçirir. Hastalar parmaklarında dokunma duyusunu kalıcı olarak yitirebilir; bu hastalar için bozuk para tutmak, düğme iliklemek, iğne iplik kullanmak ve çivi, vida benzeri küçük nesneleri tutmak gibi gündelik işleri yapmak imkansız hale gelebilir.

El ve parmaklarda ağrı, uyuşma, karıncalanma, soğuğa tahammülsüzlük, hassasiyet; parmaklarda, elde ve önkolda şişlik; elde kas güçsüzlüğü; el, bilek, dirsek, omuzda eklem ağrıları, hareket kısıtlılıkları; el ve parmaklarda cilt değişiklikleri ve morarma görülebilir. İşçide titreşim semptomları görüldüğü zaman maruziyet sonlandırılmalıdır. İlerlemiş bulgular tam olarak düzelmez, maluliyet bırakabilir. Alkol, sigara ve bazı ilaçlar, titreşimin etkilerini artırır.

Titreşime bağlı olarak kollar, omuz ve boyun kas-iskelet sistemi hastalıklarının sıklığı da artar. Ancak birlikte bulunan diğer fiziksel faktörlerin, yani kuvvet, tekrarlanan hareketler, postürün katkısını ayırmak mümkün değildir. Gürültüyle birlikteliği nedeniyle işitme kaybı sık görülür. Ayrıca; inatçı yorgunluk, baş ağrısı, huzursuzluk, uyku bozuklukları gibi bulgular eşlik edebilir.

Önleme

Titreşimli alet ve makine kullanıcılarına güvenli ve doğru kullanım konusunda bilgilendirme ve eğitim yapılmalı, istirahat aralıklarıyla bölünmüş çalışma düzeni uygulanmalıdır. Daha az titreşimli aletlerin seçimi yapılmalı, ergonomik düzenlemelere özen gösterilmelidir. Araç gereç aparatlarının doğru seçilmesi de titreşim maruziyeti üzerinde etkili olabilir. Eş merkezliliğe ve zımpara taşının olası denge bozukluğuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Körelmiş testere bıçağı zamanı geldiğinde değiştirilmeli ya da bilenmelidir. Matkap uçlarında malzeme seçimi ve geometrisi de titreşimin azaltılmasında etkili olabilir.

Çalışanın maruziyet süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır. ISO tarafından, titreşimli el aletleri üreticilerine EKTS etkilenme sınırı olan 2.5 m/s2’yi aşmayacak titreşim üretecek el aletlerinin üretimi salık verilmektedir. Ortam gürültü ve titreşim ölçümleri, alet ve makinelerin gürültü üretimleri düzenli olarak ölçülmeli, erken semptomlar izlenmelidir. Eldiven kullanımı el ve parmakları sıcak tutar ve travmadan korur. Ayrıca titreşimi emen koruyucu eldivenler kullanılabilir. Bazı el aletlerinin yüksek frekanslı titreşime karşı koruyucu olan eldivenler vardır. El-kol vibrasyonunu azaltmak için bir olasılık titreşimi azaltan tamponlu tutacakların kullanılmasıdır. Bu tür araç-gereç sapları titreşim kaynağından, yani makineden mümkün olduğunca ayrılır.

Makinenin üreticisine bağlı olarak, dekuplaj mekanizması yaylı, süngülü veya titreşimi dengeleyen sistemler halinde olabilir. Avuç taşlama makineleri gibi bazı makineler otomatik dengeleyicilerle donatılmıştır, bu donanımlar dengesiz kütlelerin yarattığı sıkıntıyı giderir. Bu durum dönel şaftta yer alan bir konteyner içinde düzenlenen gevşek çelik toplarla elde edilir. Bir dengesizlik meydana geldiğinde, toplar otomatik olarak karşı denge kurmak üzere belirli bir yerde toplanır, bir nebze dengesizliği giderir.

Makineyi kullanırken el üzerinde etkili olan kavrama ve besleme kuvveti azaltılırsa, titreşime olan maruziyet de azaltılır. Bu nedenle çalışanla titreşim yayan makine arasındaki teması azaltılmak ya da ortadan kaldırmak amacıyla iş prosesini değiştirmenin yolları üzerinde düşünülmelidir. Örneğin, tavana ya da duvarlara delik açarken destek ya da dayanakların kullanılmasıyla maruziyet azaltılabilir. İnşaat mühendislerinin kullanımı için mevcut uzaktan kumandalı kanal kompaktörleri vardır. Bu kompaktörleri kullanan kişiler titreşime neredeyse hiç maruz kalmazlar.

Titreşime maruz kalanlarda işe giriş muayenesi ve düzenli aralıklarla kontrol muayeneleri yapılmalıdır. Amaç çalışanı bilgilendirme, sağlık durumunu değerlendirme ve titreşimle ilişkili hastalıkların erken tanısıdır. İşe giriş muayenesinde titreşim maruziyetinin artırabileceği yapısal beyaz parmak eğilimi, bazı sekonder Raynaud fenomenleri, geçmişte üst ekstremitelerin titreşim maruziyeti, nörolojik hastalıklar gibi durumlara özellikle dikkat edilmelidir. Kontrol muayenelerinde semptomların şiddeti ve iş koşulları değerlendirildikten sonra, çalışanın maruziyetten kaçınması veya azaltılmasına karar verilmelidir. Başlangıçta 5 yılda bir, semptomlu olgularda 2-3 yılda bir kemik grafiği alınmalıdır.

Tüm vücut vibrasyonundan korunmak için;

  • Sürücü kabininin veya operatör koltuğunun süspansiyonlu olması,
  • Araçların ayak pedalları ile direksiyonlarında titreşim engelleyicilerin kullanılması,
  • Maruziyet süresinin kısaltılması,
  • Araç operatörlerinin rotasyonu,
  • Üzerine binilerek kullanılan araçlardaki oturakların uygun olması gibi koruyucu önlemlere dikkat edilmelidir.

Her zaman düzenli ve daha fazla fiziksel egzersiz tavsiye edilmelidir.

 

Karpal Tünel Sendromu (KTS)

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Birikimsel travma hastalıkları (BTH); sürekli tekrarlanarak çalışanın biyomekanik kapasitesini aşan ve travma oluşturan hareketler sonucunda eklem, kas, tendon ve diğer yumuşak dokularda bozulma, fonksiyon kaybı ve ağrı ile seyreden sendromların genel adıdır. Postür, tekrarlama, güç, titreşim, soğuk maruziyeti ve bunların bileşimi risk faktörleri olarak kabul edilmektedir. Etkilenme en çok el, kol, omuz ve boyun bölgesindedir. Hasar temel olarak yumuşak dokuda, tendon ve kılıflarındadır. Ancak kemik hasarı da oluşturabilir, hatta omurgaya kadar yayılabilir.

Karpal tünel sendromu, el bileğindeki karpal tünelde medyan sinirin sıkışmasının sonucu olarak düşünülebilir. İnşaat sektöründe bu hastalığa yol açan risk faktörleri uzun süreli, aşırı miktarda tekrarlanan el hareketleri, bileğin uzun süre zorlayıcı pozisyonda kalması, karpal tünele doğrudan basınç uygulanması, sıkı kavrama, avuç içinde mekanik stres ve el kol titreşimi ve/veya soğuk maruziyetidir. Bileğin tekrarlanan bükülme, gerilme, dönme, sağa veya sola eğilme, hareketleri, avuç içiyle bastırma, sıkma hareketleri hastalığa neden olur. Bu hareketler taşlama, zımparalama, cilalama, montaj, paketleme, temizlik işleri, çekiç kullanma sırasında sıkça yapılır

Sağlık Etkileri

KTS’ de dirsekten aşağıda ve elde ağrı, uyuşukluk, yanma ve kas güçsüzlüğü vardır. Bu tünel el bileği kemiklerinin avuçiçi tarafında yer alır. İçinden median sinir, parmak tendonları ve kan damarları geçer. Tendon kılıfının şişmesi ve eklem hareketleri tünel açıklığını daraltarak siniri ve kan akımını baskılar. Sinirin etkilediği alanda ağrı, uyuşma, karıncalanma vardır. Bu alan avuç içinde 1, 2, 3 parmaklar ve 4. parmağın dış yarısı; el sırtında ise başparmağın iç yarısı ile 2, 3. ve 4. parmakların üst 2/3’lük kısımlarıdır. Bu özgün dağılım, tanısaldır. KTS’na neden olan başlıca aktiviteler şunlardır;

Etkilenen yere göre lokalizasyonu ve yayılımı değişmekle birlikte şu temel semptom ve bulgular görülebilir;

  • Ellerde veya önkolda bir şeyi tutma veya kaldırma güçlüğüne neden olan güçsüzlük;
  • Karıncalanma, iğnelenme;
  • Uyuşma
  • Sakarlık; bir şeyi tutarken, kaldırırken yoğunlaşma ihtiyacı;
  • Sıradan işlerde elleri kullanma güçlüğü;
  • Olağan işlerde elleri kullanmaktan kaçınma;
  • El, dirsek, omuz ağrılarıyla uyanma;
  • Ellerde üşüme veya hassasiyet;
  • Kronik ağrı.

Semptomlar günlük iş ve aktivitelere göre farklılık gösterebilir. Ağrı başlamadan önceki dönemde uyuşukluk, şişlik, aşırı sıcaklık, karıncalanma gibi yakınmalar olabilir. Hasardan korunmak için bu erken semptomları anlamlandırabilmek önemlidir. İleri olgularda yorgunluk, motor fonksiyonlarda bozulma, hareket becerilerinde azalma, kuvvet kaybı görülebilir.

Etken faktörlerinin, iş ve hareket kusurlarının düzeltilmesi, aralıklı dinlenerek çalışmanın önerilmesi, istirahat, soğuk/sıcak kompres uygulamaları erken dönemde yararlıdır.

Önleme

Yapılan iş ve hareketlerin doğasına uygun basit ergonomik önlemlerin alınması korunmada en önemlisidir. İş aktiviteleri, çoğu zaman yarım dakikadan az aralıklı tekrarlamalardan oluşur. Çalışan, iş sırasında kas gücünün % 30’dan fazlasını kullanır. Vücudun uzun süre zorlayıcı pozisyonlarda kalması gerekebilir. Kullanılan alet ve makineler vücuda veya bir bölümüne titreşim iletebilir. Havalı alet kullanımlarında soğuk ve hava akımı etkilenmesi olur. Çoğu zaman da bu risk faktörleri birlikte görülür. Bunların çoğu önlenebilir. Çalışma ortamının doğru kurgulanması, uygun pozisyonda çalışma, uygun el aletleri kullanma bunların başında gelir. Ergonomik önlem tablolarından yararlanılabilir. Eğitim ve fizyolojik düzeltme egzersizleri önemlidir.

Kullanılan alet ve makinelerin bakım ve onarımları düzenli yapılmalı, vibrasyon üretimleri ölçülmelidir. İşte tekrarlanan hareketler, sıklığı, duruş, ağır kaldırma koşulları izlenmelidir. Dakikada 10 kez malzeme tutma veya dakikada 20 kez tekrarlanan el hareketi yoğun tekrarlanan hareket; 1 kg’dan ağır malzemenin elle tutulması ağır güç kullanımı olarak nitelenebilir. Diğer önlemler şöyle özetlenebilir;

  • Tekrarlayan baskılardan kaçınmak, uygulanan kuvveti azaltmak ve kavrayışı gevşetmek;
  • Ergonomik açıdan doğru ekipman kullanmak (iş tezgahları, araç ve gereçlerin sapları ile işler çalışanın çalışırken bileğini doğal bir pozisyonda tutmasını sağlayacak bir biçimde yeniden tasarlanabilir);
  • El bilek ateli, bileğin “nötr” pozisyonda tutulmasına yardımcı olabilir;
  • Uygun şekilde molalar vermek;
  • İşleri çalışanlar arasında dönüşümlü olarak yaptırmak;
  • Elleri sıcak tutmak – rutin olarak yapılan basit egzersizlerle bilek eklemlerini ısıtmak veya parmaksız eldivenler yardımıyla elleri sıcak ve esnek tutmak.

İşe giriş muayenelerinde kas, eklem, kemik hastalıklarının varlığı araştırılmalı, uygun işe uygun insan kuralına göre işe yerleştirme yapılmalıdır. Aralıklı kontrol muayeneleri, erken etkilerin saptanıp, iş koşullarının ve yakınmaların erken düzeltilmesine yönelik olmalıdır. Hastalığa neden olan iş aktiviteleri ve koşulları ile düzeltme önerileri hakkında işyeri hekiminin görüşleri alınmalıdır.

 

Bel Ağrıları

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

İşle ilgili bel ağrıları kavramı, bilinen bir nedeni olmaksızın en az 24 saat süren ve alt kaburgalarla kalça kıvrımları arasındaki ağrıları kapsar. Altı haftadan kısa sürerse akut, 6-12 hafta arasında subakut, 12 haftanın üzerinde kronik ağrı olarak adlandırılır. Fiziksel güce dayalı çalışanlarda sık görülür. İşyerinden ve çalışma koşullarından kaynaklanan pek çok nedeni vardır.

Her türlü bel ağrısının tam nedeni çok net olmayabilir, fakat yapılan işte genellikle aşağıdaki özellikler görülür:

  • Fiziksel güç gerektiren ağır iş, taşıma işleri, özellikle de ağır ve rahat taşınamayan malzemeler (25 kg ağırlığındaki çimento torbaları gibi),
  • Merdivenler gibi uygun olmayan yerlerde yük kaldırma ve taşıma,
  • Kalafatlama gibi tekrarlayan işler
  • Özellikle de sürücü koltuğu düzgün bir şekilde ayarlanmıyor veya ayarlanamıyorken ya da yay sistemi düzgün değilken uzun mesafe araç kullanmak veya bozuk yolda araç kullanmak,
  • Ekskavatör gibi ağır makine kullanımı,
  • Alçalmak, eğilmek veya çömelmek (örneğin, montajda ayakta çalışırken iş yapılan tezgahın yüksekliği uygun şekilde ayarlanmamışsa vücut duruşu uygun olmaz),
  • Aşırı güç gerektiren yükleri itmek, çekmek veya sürüklemek
  • Normal beceri ve sınırlar aşılarak ve fazlasıyla yorgunken çalışmak,
  • Germe, döndürme ve uzanma.

İnşaatlarda tüm vücut vibrasyonuna yol açan, aynı zamanda çevrede rahatsızlık yaratan işler arasında aşağıdakiler sayılabilir:

  • Ocakta patlatma yapmak, yol ve bina temel inşaatlarında taş ve kaya çıkarma işleri
  • Kazık çakma
  • Yıkım
  • Yol ve ray trafiği

Tüm vücut vibrasyonu, şantiyede kullanılan iş makineleri gibi koltuk veya ayaklar aracılığıyla bütün vücuda titreşim yayan makinelere maruz kalan kişileri etkiler. Vücudun her bölümünün doğal rezonans frekansı vardır. Vibrasyon kaynağının frekansı vücudun bu belli kısımlarının rezonans frekansıyla eşleşiyorsa, titreşim 4 kata kadar arttırılmış olabilir ve şiddetli bel/sırt ağrısı gibi hasara yol açar.

Sağlık etkileri

Mekanik bel ağrısı en sık nedendir. Genç, sağlıklı, aktif kişilerde görülür. Bacaklara yayılımı olmaksızın sırtın alt kısmında yoğunlaşır. Ciddi olgularda tek veya iki bacağa yayılım olabilir. Sinir kökü basısına kadar ilerleyebilir. Omurganın bükülmesiyle ağrı uyarılabilir. Sonuçları uzun süreli ağrı, günlük faaliyetleri yürütme becerisinin azalması ve işi bırakma ihtiyacı olabilir

Önleme

  • El-kol gücüyle yük taşınmasını engelleyin; teknik yardıma başvurun– inşaat firmalarının çoğu, iş yüküne yardımcı olması için en az bir kaldırma makinesine ihtiyaç duyar. Kaldırma ekipmanları, normalde ancak bir çok kişinin birlikte taşıyabileceği nesneleri kaldırmalarına ve indirmelerine yarar. Bu makineler sayesinde metal iskeletler gibi nesneler dik konuma getirilir veya çatı mertekleri bina üzerinde kolaylıkla yerleştirilir. İnşaat ekipmanları alınırken veya kiralanırken ihtiyaçlarınıza cevap veren ekipmanları bulabilmek için inşaatlarda kaldırma işleri için kullanılan ekipmanların en önemli niteliklerini öğrenin. Aşağıda bazı örnekler verilmiştir:
    • Çift kademeli asansör bir forklift üzerinde monte edilen ve forkliftin çatallarının aracın kendi boyundan yükseğe kaldırılmasını sağlayan bir cihazdır. Çift kademeli asansör bütün forkliftlerde hazır bulunmaz.
    • Kollu vinç veya tek ayaklı vinç, ağır nesnelerin kaldırılmasında kullanılan, yukarı ve dışa doğru uzayan geniş bir direk veya kuledir. Kollu vinç, vinç ve bocurgat sistemleriyle donatılmıştır. Bu tür kaldırma ekipmanları normalde elektrikli veya hidrolik motorlarla çalışır
    • Vakumlu kaldırma sistemi, ağır materyalleri kaldırmak için emme kuvvetini kullanan vakum aracına bağlı mekanik bir araçtır. Vakumlu kaldırma araçları inşaatlarda en çok cam kaldırma işlerinde kullanılır.
    • Makas lift, bir platformu alçaltıp yükseltmek için kapanan ve açılan kollar kullanan hareketli bir platformdur. Açıkken kolları açık bir makasa benzediği için ekipmana bu isim verilmiştir. Makas liftler el kumandasıyla hareket ettirilebilir, ray sistemi üzerinde veya motor gücüyle hareket ettirilebilir.
    • Vinç, zincir veya halatlarla sarılı asansör tamburu veya makarası yardımıyla çalışan bir makinedir. Bu zincir veya halatlar kancalara bağlanır, bu sayede ağır nesneler kaldırılıp indirilir. Vinçler elle, havalı veya hidrolik sistemle çalıştırılır.
    • Bocurgat, bir tamburun etrafına sarılı bir zincir veya halat ile ağır nesneleri kaldırmak için kullanılması bakımından vince benzer. Bocurgat da, motor gücüyle veya elle çalıştırılabilir. Silindirin veya tamburun yan tarafındaki bir manivela ile cihaz döndürülür ve nesnenin kaldırılabilmesi için halat gerdirilir
  • Yapılacak işleri düzenlerken, yük kaldırma ve taşıma esnasında doğal olmayan pozisyonların kullanılmasını önleyin, yapılacak işleri “iyi bir pozisyonda” gerçekleştirilebilecek şekilde düzenlemeye çalışın – iyi pozisyondan kasıt genellikle çalışanın kulak, omuz ve kalçalarının aynı hizada olmasıdır
  • El-kol gücüyle yük kaldırma ve taşıma işlerinde yükün üzerinde sağlam tutacak yerleri olmalıdır.
  • Kaygan zeminlerin oluşmasını engelleyin ve kaymayı önleyici tabanı olan çizmeleri kullanın.
  • Kaldırma tekniklerinin kullanılması (çalışanları güvenli kaldırma konusunda eğitin).
  • Aşağıdaki durumlarda kaldırma işinin iki kişi tarafından yapılması uygundur:
    • Lift, vinç veya başka bir mekanik yardımcı yoktur;
    • Kaldırılacak nesne tek başına bir kişinin kaldıramayacağı kadar ağırdır (tipik olarak 25 kilodan ağır);
    • Kaldırılacak nesne iki kişinin kaldırabileceğinden daha ağır değildir (tipik olarak 50 kilodan hafif);
    • Taşınacak nesne garip şekilli veya fazla büyüktür;
    • Ağırlığı yükün içinde dengeli bir şekilde dağıtılmamış olan herhangi bir nesne;
    • Bazı nesnelerin iki kişinin de kaldırıp taşıyamayacağı kadar ağır veya garip şekilli olduklarını unutmayın.
  • Aşırı eğilmemek için dirseğinize yakın yükseklikte çalışın.
  • Başınızın üstüne uzanmamaya ve dizlerinizin üzerine çökmemeye çalışın.
  • Doğal olmayan duruşları engelleyemiyorsanız, görev değişimi yapın, vücudunuzu esnetin, sık sık kısa molalar verin.
  • Uzun süreler boyunca sert zeminde dizlerinizin üstüne çökmemeye çalışın; diz çökmek zorundaysanız diz koruyucular kullanın
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır

Tozlardan Kaynaklanan Mesleki Akciğer Hastalıkları

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Çalışma ortamında olabilecek her türlü zararlı ajanın ilk etkileyeceği sistemlerin başında solunum sistemi gelmektedir. Bu nedenle mesleki akciğer hastalıkları birincil korunma önlemlerinin en önemli olduğu meslek hastalıkları grubudur. Solunumla alınan maddelerin bir kısmı doğrudan solunum sistemini etkilerken, bazıları sistemik etkilere de neden olur. Solunum sistemindeki etkileri bu maddelerin tipine, yoğunluğuna bağlı olduğu gibi akciğerin farklı bölümlerinin özelliklerine bağlı olarak da değişiklik gösterir.

İş ortamında organik ve inorganik maddelerin aşınma, yanma, mekanik olarak kırma, parçalama, delme, öğütme işlemleri sırasında ve sonucunda oluşan tozlara maruziyeti etkileyen faktörler şunlardır:

  • Havadaki kütle miktarı,
  • Partikül sayısı,
  • Partikül çapı dağılımı,
  • Partiküllerin kimyasal bileşimi,
  • Şekli, yoğunluğu, aerodinamik özellikleri.

Gazların zararları ise suda çözünebilirlikleri ve yoğunlukları ile ilişkilidir.

Solunabilir silika tozu yapı işlerinde yaygın olarak ortaya çıkar. İşçileri silika tozuna maruz bırakabilecek yapı işleri arasında:

  • Yapı taşı kesimi ve diğer taş duvar işleri,
  • Döşeme plakaları ile taş yol yapımında kullanılan taşların kesim ve/veya delim işleri,
  • Yıkım işleri,
  • Bina kumlama işleri,
  • Tünel inşaatları sayılabilir.

Beton çağdaş yaşamın altyapısının son derece önemli bir parçasıdır ve yıllar geçtikçe yenilenmesi gerekir. Mevcut beton yapıların yıkımı, onarımı veya düzenlenmesi işlerinde kullanılan yöntemlerin pek çoğunun muazzam miktarlarda solunabilir toz üretme potansiyeli vardır

Genellikle, taş ve diğer silika içerikli malzemelerin kesimi ve uygulanmasında güç aletlerinin kullanılması sonucunda aşırı miktarda toz maruziyeti olur. Çoğu durumda, maruziyet seviyeleri işyeri maruziyet limitini aşar (hatta iki katına çıkar). Çok küçük partikül düzeyinde silika tozunun solunum yoluyla vücuda alınması silikoz gelişimine yol açabilir

Silikanın yanı sıra, inşaat sektöründe özellikle karşılaşılan iki toz türü daha vardır: çimento tozu ile talaş. Çimen tozu gözde tahrişe, burun ve boğazda tahrişe, ayrıca kronik akciğer rahatsızlıklarına yol açabilir. Ahşap malzemelerin testere ile kesilmek ve kumlanmak suretiyle işlemden geçirilmesi veya özellikle basınçlı hava ile yapılan temizlik işleri sırasında ağaç tozu ortaya çıkar. Ağaç tozları ile ilişkilendirilen başlıca tehlikeler cilt hastalıkları, rinit ve astım gibi rahatsızlıklardır. Sert ağaç tozları nadir vakalarda burun kanserine yol açabilir.

Toprak yüzeyinde biriken tozlar rüzgârın etkisiyle havalanarak şantiye dışına çıkabilir. Toprak aşağıdaki durumlarda yaygın olarak toza maruz kalır:

  • Yıkım işleri;
  • Şantiye hazırlık işleri;
  • Yapı işleri;
  • Taşıt hareketleri;
  • Örtülmemiş stok malzemeler.

Sağlık etkileri

Tozlar; çalışanlarda akciğer hastalıkları, cilt hastalıkları, alerjik hastalıklar, sistemik toksik etkiler ve kanserlere neden olabilirler. Altta yatan akciğer hastalığı, kalp hastalığı, beslenme bozukluğu, yüksek tansiyonu olanlar ve obezler tozların etkisine daha duyarlıdırlar. Sigara kullanımı, tozlara bağlı akciğer hastalıklarının etkisini artıran en önemli faktördür. Dahası, sigara içenlerde ortaya çıkan akciğer hastalıklarında mesleğin etkisini ayırt etmek ve yasal tanı koymak zordur.

  • Akut etkiler: Yüksek düzeyde, yoğun maruziyetlerden dakikalar, saatler, nadiren de günler sonra ortaya çıkar. Üst solunum yolu irritasyonu, öksürük, bronş daralması, akciğer ödemi, akut hipersensitivite pnömonileri, solunum ateşi (metal, polimer, organik maddelerin dumanına bağlı), KOAH ve astım alevlenmeleri ve solunumsal infeksiyonlar gibi yanıtlardır
  • Kronik etkiler: Tekrarlayan düşük, orta düzeyde bazen de yüksek düzeydeki maruziyetlerden aylar yıllar sonra, hatta bazen kişi o işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan solunumsal yanıttır. Bu patolojilerin başlıcaları astım, kronik bronşit, amfizem, KOAH, kronik hipersensitivite pnömonileri, pnömokonyozlar, akciğer ve plevra kanserleri ve enfeksiyonlardır.

Akciğer etkilenmesinin değerlendirilmesindeki en önemli iki test, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testidir. Tedavinin esasını maruziyetin azaltılması veya sonlandırılması oluşturur. İlk tanı konulduğunda kalıcı fonksiyonel etkilenme derecesi ne kadar az ise yaşam kalitesi ve süresinin etkilenme derecesi de o kadar az olacaktır.

Silikoz: Silika partiküllerinin uzun süreli solunumu ve akciğerlerde birikimi ile gelişen geri dönüşü olmayan, potansiyel olarak ölümcül bir akciğer hastalığıdır. Uzun bir sessiz dönemi vardır. Klinik olarak akut, akselere ve kronik hastalık görünümlerinde karşımıza çıkabilir. Semptomları, maruziyeti izleyen 20 yıl sonrasına kadar bir süre içinde ortaya çıkabilir. Belirtileri, öksürük ve nefes darlığına yol açan bronşitle birlikte başlar. Belirtiler ortaya çıktıktan sonraki beş yıl süresince solunum problemleri kötüleşebilir ve akciğerlerdeki hasar kalbi de zorladığı için bu hastalık kalp yetmezliğine yol açabilir. Bu hastalığın kesin tedavisi yoktur; ancak silika solunumu erken safhalarda durdurulursa hastalığın ilerlemesi de durdurulabilir.

Ortamdaki solunabilir kristal silikanın yoğunluğuna bağlı olarak üç çeşit klinik tablo gelişebilir:

  • Kronik silikoz: Nisbeten düşük yoğunluklara 10 yıldan uzun süren maruziyetten sonra gelişir. Maruziyet sonlansa bile ilerlemeye devam eder
  • Akselere silikoz: İlk maruziyetten sonraki 5-10 yıl içinde gelişir.
  • Akut silikoz: Yüksek yoğunluktaki solunabilir kristal silikaya birkaç haftayla 5 yıl arasında değişen maruziyet sürelerinden sonra hızla gelişen tablodur. Kuvars değirmenciliği, kum püskürtme, kaya delme gibi tipik meslek öyküsü vardır. Hızla ilerleyen nefes darlığı, öksürük, kilo kaybı, morarma ve solunum yetmezliği vardır. Ölümcüldür.

Kaynak dumanları ile kaynak gazları tehlikeli maddelerin karışımlarıdır ve pnömokonyoz adı verilen akciğer rahatsızlıklarına yol açabilirler. Kaynakçı akciğeri, kaynak dumanı içerisindeki farklı etkenlerin karmaşık etkileri sonucu birlikte oluşturdukları, solunum yollarını ve akciğeri her düzeyde etkileyen çoklu bir solunum maruziyeti hastalığıdır. Ayrıca kaynak dumanı metal dumanı ateşine, gözlerde fotokeratite, üst solunum yollarında irritasyon bulgularına neden olabilir, astımı tetikleyebilir, KOAH’a neden olabilir. Özellikle paslanmaz çelik kaynakçılığında karşılaşılan krom, kanserojendir. Tersane kaynakçılarında asbest maruziyeti de gözden uzak tutulmamalıdır.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), hava yollarını daraltan akciğer hastalıkları kronik bronşit ile emfizemin birleşimidir. Hastalık akciğerlere giren ve akciğerlerden çıkan hava akışının sınırlandırarak nefes darlığına yol açar.

Önleme

  • İkame etme, tehlikeli emisyonları önlemenin en iyi yoludur (örneğin tehlikeli maddelerin yerine daha az tehlikeli maddelerin kullanılması – aşındırıcı püskürtme malzemesi olarak %1’den fazla kristalize silika içeren silika kumu veya başka malzemeleri kullanmayın).
  • Sıkı mühendislik kontrollerinin uygulanması havadan kaynaklanan maruziyeti engellemenin en iyi ikinci yoludur. Bu kontrol önlemleri arasında havalandırma ve partiküllerin havaya karışmasını önleyen bir proses tasarımı da yer alır (örneğin kaynak işleri). Etkili çalışmalarını sağlamak için toz kontrol sistemlerinin rutin bakımını yapın. İşyerindeki diğer bulaşıcılara gereksiz bir maruziyeti önlemek için kişisel hijyeninize özen gösterin (örneğin; ortamdaki tozun da yutulması durumu söz konusu olduğunda işyerinde bardak, çaydanlık vb. bulundurulmasının yanı sıra yeme içmeye izin vermeyin).
  • Koruyucu ekipman ve solunum cihazlarının kullanımı, mesleki solunum yolu maruziyetlerini önlemek için uygulanabilecek en az tatmin edici yöntem olarak gösterilmektedir. Bu yöntem, yalnızca diğer yöntemlerin sorun veya tehlikeleri ortadan kaldıramaması durumunda kullanılmalıdır.
  • İşyerinde tek kullanımlık (asbestle çalışıyorsanız) veya yıkanabilen koruyucu giysiler giyilmesini sağlayın. Araç, ev ve diğer çalışma alanlarının kontaminasyonunu engellemek amacıyla çalışanların işten çıkmadan duş alarak (mümkünse) temiz kıyafetler giymesi tavsiye edilir.
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Asbeste Bağlı Gelişen Meslek Hastalıkları

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Asbest, fiziksel özellikleri nedeniyle izolasyon ve başka amaçlarla sık kullanılan lifsi yapıdaki doğal silikat minerallerinin genel adıdır. Hepsinin ortak özelliği lifsi, uzun (1:20), ince kristal yapısıdır. Avrupa Birliğinde asbestin her türlü kullanımı ile asbest ürünlerinin çıkarılması, üretimi ve işlenmesi yasaklanmıştır. Asbest; sesi emme, ortalama tensil kuvveti ile ısı, elektrik hasarına ve kimyasal hasara dayanıklı olması özellikleri nedeniyle 19. yüzyılın sonlarında imalat ve inşaat sanayiinde giderek yaygınlaşmıştır.

Yangına ve ısıya dayanımı nedeniyle çimento ile karıştırılır veya kumaş veya keçelerin içine dokunur. Asbest geçmişte, yüksek ısılarda elektrik izolasyonu sağladığından elektrik fırınlarında ve izolasyon gerektiren kablolama işlerinde, ayrıca alev geciktirme ve izolasyon özellikleri ile tensil kuvveti, esnekliği ve kimyasallara karşı direnci nedeniyle de bina yapımında kullanılmıştır.

Asbest maruziyeti tipik olarak asbestten arındırma veya yıkım işlerinde gerçekleşir. Bu nedenle, temizlenecek malzemenin içeriğini bilmek çok önemlidir. Aşağıdaki listede genellikle asbest içeren inşaat malzemeleri verilmiştir:

  1. Tavanlarda
    • Akustik ve pürüzlü tavan yapımı,
    • Asbestli çimento levha çatı kaplamaları,
    • Alçı veya alçıpan derz malzemeleri,
    • T profil tavan kaplamaları.
  2. Dış cephelerde
    • Asbestli çimento çatı panelleri,
    • Duvar kaplama panelleri,
    • Dolgulu tavan,
    • Tuğla veya blok sıvası,
    • Binalarda çatı levhası (ısı spreyi),
    • Dış cephe kaplamalarında kullanılan izolasyon malzemesi (vermikülit),
    • Çatı yalıtım keçeleri ve sızdırmazlık malzemesi,
    • İç cephe macunu.
  3. Zeminlerde
    • Zemin yükseltici malzemeler,
    • Vinil zemin kaplama (asbestli dolgu harcı),
    • Vinil asbestli kaplama malzemeleri.
  4. Borularda
    • Soğuk su hatları,
    • Evsel su ve atık hatları,
    • Oluklu boruların birleşim yerlerindeki contalar,
    • Yağmur suyu ve kanalizasyon hatları,
    • Buhar ve sıcak su besleme hattı ve geri dönüşümü.
  5. Duvarlarda
    • Asbestli çimento panelleri,
    • Alçı veya alçıpan derz malzemeleri,
    • Pürüzlü dokulu duvarlar,
    • Termal sprey.
  6. Muhtelif
    • Yapışkan bantlar,
    • Döşeme, kiriş, sütun ve diğer yapı elemanlarında kullanılan yangına dayanıklı sprey,
    • Isıtma kabini panelleri (asbestli çimento),
    • Yakma fırınları (iç yalıtım),
    • Tiyatro perdeleri,
    • Yalıtım kabloları.

Sağlık Etkileri

Asbest ile ilgili hastalıklar ondokuzuncu ve yirminci yüzyılın en önde gelen meslek hastalıkları arasında yer almaktadır. Yüksek yoğunlukta asbest liflerine uzun süre maruz kalınmasının sağlık sorunlarına yol açma ihtimali daha yüksektir.

Asbest maruziyetine bağlı patolojiler genellikle maruziyetin başlangıcından 20-30 yıl sonra ortaya çıkar. İki ana grupta toplanmaktadır.

  • Benign patolojiler: akciğer zarında kalınlaşma, plaklar, kireçlenmeler,sıvı toplanması, asbestosis. Asbestosis, asbest pnömokonyozudur. Nefes darlığı ve öksürük vardır. Kronik bronşite de neden olur. Hastalık ilerleyici ve geri dönüşsüz olup solunum yetmezliğine ve kalp yetmezliğinden ölüme yol açar.
  • Malign patolojiler: Malign mezotelyoma (Akciğer zarı kanseri) ve akciğer başta olmak üzere diğer kanserlerdir

Mezotelyoma başlıca akciğer zarı ve daha az sıklıkla karın içi zarının asbeste bağlı olarak gelişen kanseridir. Mezotelyomanın gelişimine neden olduğu kanıtlanan tek unsur asbest maruziyetidir. Maruziyetin başlangıcı ile hastalığın ortaya çıkması arasındaki sessiz dönem birkaç on yıldır.

Önleme

İşçilerin asbeste maruz kalabileceği durumlarda özel işlemler uygulanmalıdır. Maruziyet riskini azaltmak için kişisel koruma konusunda gerekli bazı özel çalışma yöntemleri ve koşullarına mutlaka uyulmalıdır. Yalnızca özel eğitim almış çalışanların asbestli malzemelerde yıkım ve söküm işleri yapabileceğinin gerektiğinin altı çizilmelidir.

Yapılacak işi planlarken işveren aşağıdaki hususları dikkate almalıdır:

  • İşin yapıldığı ortamda asgari sayıda kişinin mevcut olması;
  • Girişin kısıtlanması, örneğin kapının kapalı tutulması ve/veya güvenlik şeridinin oluşturulması, uyarı levhalarının kullanılması;
  • Güvenlik şeridindeki bölgede kontamine olabilecek yüzeylerin kenarları yapıştırıcı bant ile sabitlenmiş 500-gauge polietilen örtü kullanılarak örtülmesi;
  • Asbestli çimentodan yapılmış çatıları sökmek yerine asbest içermeyen bir malzemeyle kaplamayı düşünün; mevcut U profillerin üzerini örtüler ile kaplayın ancak asbestli çimentoda delme işleminden kaçının;
  • Hasar görmemiş asbestli izolasyon malzemelerini boyamak durumundaysanız, yüzeyleri kesinlikle kumlama işlemi ile hazırlamayın, yüzeyde herhangi bir hasar varsa boyama işleminden önce her türlü hasarı onarın; tercihen boyayı sprey yardımıyla uygulayın;
  • Asbestli çimento içeren ürünleri kırmaktan kaçının; asbestli çimentoyu yere indirin; çöp şutu kullanmayın;
  • Tek başına olan asbestli çimento ürünleri 1000 gauge polietilen örtü ile çift katlı kaplanabilir ve örtü üzerine asbest ile ilgili uyarıcı etiketler yapıştırılabilir; birden fazla asbestli çimento levhası ve diğer büyük parçalar ise kilitlenebilen bir konteynıra yerleştirilmelidir;
  • Ekipmanın ve güvenlik bölgesinin temizliği için ıslak bezler kullanın.

Aşağıdaki KKD’ler kullanılmalıdır

  • Başlıklı tek kullanımlık iş giysisi (dış mekanlarda su geçirmez giysiler gerekebilir): iş giysilerini ters yüz ederek çıkarın, uygun bir asbest atık kutusuna atın;
  • Bağcıksız botlar (bağcıklı botların asbestten arındırılması zor olabilir);
  • Tek kullanımlık partiküler solunum maskesi (FFP3): en son maskeyi çıkarın.
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Kimyasallara Bağlı Gelişen Meslek Hastalıkları

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Kimyasallar, sayılarının çokluğu ve yaygın kullanımları nedeniyle inşaatlardaki en büyük tehlikelerden biri olarak görülmektedir. Çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedirler. Bu nedenle, kimyasallarla yapılacak işleri organize ederken başlangıç noktası kullanmakta olduğunuz veya kullanacağınız kimyasal maddeye ait İSG bilgisidir. Bu bilgi malzeme güvenlik bilgi formlarında mevcuttur.

Kompozit levhalar, orta yoğunlukta lif levha (MDF), yapımında kullanılan ve kansere yol açabilen bağlayıcı reçine tehlikelidir. Ahşap kullanılarak yapılan üç tür levha vardır: laminat levha, sunta levha ve lif levha. Lif levhaları bağlamak için kullanılan reçineler formaldehit(genellikle üre formaldehit) içerir. Formaldehit genel olarak “insanda muhtemelen kanser yapar” olarak bilinmektedir. Düşük seviyede maruziyeti göz, burun ve boğazda irritasyona neden olur; dermatit, astım ve rinite yol açabilir. Esas problemlerin, MDF’ nin makineden geçirilmesi ve toz oluşması sırasında ortaya çıkması muhtemeldir.

İnşaatlarda kullanılan petrol ürünleri arasında taşıtlarda, elektrikli ekipmanda ve genel olarak ekipman bakımında kullanılan yakıt ve yağlar yer almaktadır. Özel petrol ürünü kirleticiler arasında yakıt, motorin, gaz yağı, makine yağı ve gres sayılabilir. Asfalt döşeme işleri de, işlemin ardından kayda değer bir süre boyunca çeşitli yağlar buharlaştığı için özellikle tehlikeli olabilir

Boyalar, taş yüzeyleri temizlemek için kullanılan asitler, temizleyici solventler, asfalt ürünleri, stabilizasyonda kullanılan katkı maddeleri ile beton bileşenleri gibi kimyasal kirleticiler de şantiyelerde kullanılabilir ve yüzeysel akıntılarla etrafa taşınabilirler. Beton mikserlerinden sızan yıkama suları, açık toprak veya kayalardan asit ve alkalin solüsyonları ile alkalin oluşturan doğal elementler gibi diğer kirleticiler de çok çıkışlı kirletici kaynak kirliliğine katkıda bulunabilir.

Boya, solvent, yapıştırıcı, reçine, izolasyon için kullanılan köpükler ve benzerinin şantiyelerde en çok kullanılan kimyasallar olduğuna dikkat edilmelidir.

Sağlık Etkileri

İşyerindeki kimyasal tehlikelere maruziyet ve bu maruziyetin sağlık üzerindeki olası toksik etkileri her tür hastalık için göz önünde bulundurulmalıdır. Hemen hemen bütün hastalıklar herhangi bir kimyasal maruziyete bağlı olarak gelişebilir. Örnekler arasında mesleki astım, kronik bronşit, cilt hastalıkları vb. yer alır

Solventlerin sağlık üzerindeki etkileri ana olarak merkezi sinir sistemi ile ilişkilidir. Solventlere bağlı gelişen kronik beyin hasarı aşağıdaki şekilde ortaya çıkar:

  • Hafıza ve diğer bilişsel işlevlerin bozulması (soyutlama, düşünme, planlama, vb.),
  • Duygusal kontrol ve motivasyonun bozulması, örn. hızlı duygu değişiklikleri, duyarlılık, inisiyatif ve enerji.

Yapı işlerinde kullanılan farklı organik buhar kaynakları ve sağlık üzerindeki etkileri aşağıda verilmiştir. Solventlerin yalnızca hava yoluyla değil aynı zamanda deri yoluyla da vücuda girebildiğine dikkat edilmelidir.

Yapı işlerinde kullanılan farklı organik buhar kaynakları ve sağlık üzerindeki etkileri

Gaz TürüKaynakSağlık Üzerindeki Etkisi
Aldehitler (formaldehit gibi)Orta yoğunluklu lif levhalar.

Yağ giderici solventler

Gözde ve solunum yollarında irritasyona yol açar.
DiizosiyanatlarSert poliüretan köpükler izolasyon amaçlı kullanılır; Poliüretan-modifiye alkidler zemin kaplama, ahşap kaplama malzemesi ve boya olarak kullanılır. Rutubet giderici kaplama malzemeleri, ahşap ve beton üzerinde ve zeminlerde dolgu malzemesi olarak kullanılır.Göz, burun ve boğaz için irritan. Çok düşük maruziyet seviyelerinde dahi, astım veya diğer alerjik semptomlara yol açan irritasyonlara neden olma potansiyeli fazladır
Aromatik hidrokarbonlar (toluen, ksilen, vb.)Boyalar, yapıştırıcılar, reçinelerGöz, burun ve boğaz irritasyonu, prenarkotik sendrom (baş ağrıları, yorgunluk, halsizlik, denge bozukluğu, sersemlik hissi, vb.) merkezi sinir sistemine zarar verebilir.
Glikol eterlerYaygın olarak boya, kaplama malzemeleri ile cilalarda kullanılan, etilen glikolün alkil eterleri bazlı bir solvent grubuGlikol eterlerine aşırı maruziyet; anemiye (kırmızı kan hücresi eksikliği), alkolün etkilerine benzer intoksikasyona (glikol eterlerle çalışırken baş dönmesi, “sarhoşluk”,denge kaybı, kafa karışıklığı, uyuşukluk veya anormal yorgunluk) ve göz, burun veya ciltte duyarlılığa neden olabilir. Diğer semptomları arasında baş ağrısı, bulantı, titreme, iştah kaybı, kilo kaybı ve kişilik değişikliği yer alır. İşyerindeki maruziyetin insanlarda sperm sayısında azalmaya yol açtığına dair çalışmalar mevcuttur.
Karışımlar – örn. İspirto (çözücü madde)Aynı zamanda Stoddard solvent adı verilen ispirto, yaygın kullanılan organik bir solvent, parafinden elde edilen renksiz, şeffaf bir sıvıdır. İspirto; özütleme çözeltisi, temizleyici solvent, yağ giderici solvent ve solvent olarak aerosollerde, boyalarda, ahşap koruyucularda, verniklerde, cilalarda ve asfalt ürünlerinde kullanılır. Spreyle boyama, daha yüksek maruziyetlere ve aerosol maruziyetine yol açabilir.Gözde irritasyon. Daha yüksek seviyelerde solunumda irritasyona yol açar ve daha şiddetli göz irritasyonu oluşur. Birkaç mesleki maruziyet vakasında baş ağrısı, sarhoşluk hissi, baş dönmesi ve yorgunluk gibi akut semptomlar bildirilmiştir.

 

Önleme

şletmede kullanılan kimyasallara ait malzeme güvenlik bilgi formlarına daima danışınız. Kimyasal maruziyeti engellemede dikkate alınan genel ilkeler aşağıdaki gibidir:

  • İkame (zararlı maddenin yerine daha az zararlı bir madde kullanılır – örn. MDF yerine formaldehit içermeyen daha güvenli malzemeler mevcuttur; öncelikli olarak bunların kullanımı düşünülmelidir),
  • Kapsülleme,
  • Havalandırma, (Bu önlemler yeterli düzeyde değilse KKD son seçenek olur,)
  • Kimyasalları uygun şekilde depolayın, taşıyın, kullanın ve atın,
  • İnşaat çalışanları için sosyal tesisler temin edin
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Mesleki Cilt Hastalıkları

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

İnşaat sektöründe en çok cilt hastalığına neden olan maddeler aşağıda sıralanmıştır:

  • Islak çimento;
  • Epoksi reçineleri ve sertleştiriciler;
  • Akrilik sızdırmazlık malzemeleri;
  • Zift veya asfalt;
  • Boya, yapıştırıcı veya diğer yüzey kaplama malzemelerinde kullanılan solventler;
  • Benzin, mazot, yağ ve gresler;
  • Yağ gidericiler, tufal kırıcılar ve deterjanlar.

Bütün inşaat çalışanları risk altındadır, ancak zararlı maddelerle sık sık temas eden duvar ustaları, çatı ustaları, yol inşaat çalışanları ile boya ustaları özellikle riskli gruplardır.

Islak çimento ile temas sonucu ciddi yanıklar veya ülserler oluşabilir. Bunların iyileşmesi aylar alır ve deri grefti yapılması gerekebilir. Hem irritan hem de alerjik dermatit, cildin ıslak veya kuru çimento ile temasına bağlı olarak gelişebilir. Alerjik dermatit, çimentoda bulunan altı değerlikli kroma (kromat) karşı gelişen alerjik reaksiyonun neden olduğu bir rahatsızlıktır.

Maruziyet altındaki çalışanlar arasında beton düzleyiciler, hazır beton kamyonu şoförleri, ön dökümlü betonla çalışanlar, marangozlar, inşaat çalışanları, duvarcı ustalar, ameleler, fayansçılar, çatı ustaları ve diğerleri yer alır. Kesik ve sıyrıklar da dahil ciltte halihazırda mevcut olan sorunlar alerjik dermatitin oluşumunda önemli rol oynar. Cilde bulaşmış çimento yıkanmadan uzun süre boyunca cilt üzerinde kalırsa, altı değerlikli krom alerjisi riski artar.

Ultraviyole ışınlar (örn. güneş ışığı), polisiklik aromatik hidrokarbonlar, katran ve katran ürünleri cilt kanserine neden olabilir.

Egzama vakalarının 2/3’den fazlası toksik kontakt egzama, 1/3’i ise alerjik kontakt egzama vakaları oluşturur. Toksik dermatit çoğunlukla cildin suyla (“suyla çalışma”) veya tahriş edici maddelerle tekrarlayan veya uzun süreli maruziyeti sonucunda oluşur.

Sağlık Etkileri

İnşaat sektöründe görülen mesleki cilt hastalıkları arasında;

  • Kontakt dermatit veya egzama,
  • Kontakt ürtiker,
  • Akne ve folikülit,
  • Cilt kanseri vardır.

Mesleki cilt hastalıklarının çoğu, tehlikeli ajanlarla sık temas halindeki organlar olan el ve kollarda meydana gelir. En yaygın cilt hastalığı kontakt dermatittir (kontakt egzema olarak da bilinir). Semptomlar arasında kızarıklık, kuruluk, kaşıntı, şişlik, çatlama, su toplama, döküntü ve kanamalar yer alır

Alerjik dermatit bir alerjene ya da duyarlandırıcıya, genelde tehlikeli bir maddeye maruziyetten dolayı oluşur. Maruz kalan kişinin bağışıklık sistemi reaksiyon verdiğinde, duyarlı hale gelirler. Duyarlı hale gelince de bu sorun genellikle yaşam boyu sürer ve çok küçük miktarlarda da olsa en ufak maruziyet bir atağa neden olur.

Folikülit saç köklerinde meydana gelen bir enflamasyondur, genellikle mineral ve çözünür yağlara maruz kalan inşaat sektörü çalışanlarında görülür. Folikülitin sık karşılaşılan semptomu papüller, komedonlar ve püstüllerden oluşan daha ziyade yağlarla temas eden çalışanların kol ve uyluklarında görülen döküntülerdir.

Çimento harcının içinde bulunan alkalilere uzun süreli maruziyetin deriyi kemiğe kadar tahrip ettiği gözlenmiştir. Çimento yanığı bir olaydır; iş kazası olarak değerlendirilmelidir

Önleme

  • Belirli bir cilt rahatsızlığının nedenini doğru tespit etmek önemlidir. Örneğin, çimento kullanılan bir şantiyede çalışan çalışanlar arasında dermatitin yayılması çimento harcı ile yapılan işlerden veya bu prosesin içinde bulunan bir alerjenden kaynaklanıyor olabilir. Soruşturma yürütmeden bu unsurlardan birisinin problemin nedeni olduğunu varsaymak bu rahatsızlığın insidansı üzerinde bir etkisi olmayabilir
  • Mümkünse, soruna yol açan madde yerine daha güvenli bir madde kullanılmalıdır. Örneğin, kontakt alerjen içeren bir yapıştırıcı yerine mümkünse ciltte duyarlılığa yol açmayan alternatif bir ürün seçilmeli, böylece el dermatiti etkin bir biçimde önlenmiş olur. Ancak, bu tedbiri uygulamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu yüzden, cildin madde ile temasını veya etken maddenin sıçramasını ya da cilde nüfuz etmesini önlemek için iş prosesinin yeniden tasarlanması düşünülmelidir. Örneğin, yapıştırıcı uygularken eller yerine spatula gibi bir gerecin kullanılmasıyla, kimyasal ile kullanıcının cildi arasında güvenli bir çalışma mesafesi sağlanır.
  • Eldivenler çalışanlara koruma sağlamakla birlikte bir risk de teşkil ederler. Kullanılan eldivenler yapılan işe uygun olmalı (özel tehlike türlerine karşı en uygun eldiven tipleri hakkında eldiven üreticilerinden tavsiye isteyiniz) ve uygun şekilde kullanılmalıdır. Hasarlı eldivenlerin kullanılması kişide yanlış bir güvenlik duygusuna neden olabilir. Geçirmez eldivenler, terli ve nemli bir ortamın oluşmasına yol açabilen geçirgen olmayan bir bariyer oluşturarak kullanıcının aslında suyla yapılan bir çalışma yapmasına neden olur. Su geçirmez lastik ya da plastik eldivenlerin altına pamuk eldivenler giyilerek bu sorunun önüne bir ölçüde geçilebilir.
  • Eldivenleri takıp çıkarırken içlerine kirletici madde bulaştırmamaya özen gösterin.
  • İşte temiz kıyafetler giyin ve yağlanmış ya da kimyasal madde bulaşmış iş kıyafetlerini işten hemen sonra değiştirin. Aynı zamanda ellerinizi ya da cildinizin herhangi bir yerini gaz yağı, parafin, mineral yağı ya da terebertinle temizlemeniz tavsiye edilmez.
  • Sıcak ve soğuk su, sabun ve el kurulama imkânı bulunan yeterli tesisler, çalışanların iş bitiminde ve yeme-içmeden önce, tuvaletten sonra ellerini yıkayabilmeleri için çok önemlidir.
  • Cilt temizleyiciler deriyi kirleticilerden arındırır, en etkili ama en güçsüz temizleyiciler kullanılmalıdır. Cildi hemen suyla durulamak ya da sabunla yıkamak irritan ve alerjenlerden kurtulmak için genellikle yeterlidir.
  • Nemlendirici kremleri düzenli bir şekilde kullanmak derinin su kaybetmesinin önüne geçerek yumuşak tutar ve dermatit oluşmasını engeller. Yumuşatıcı kremler cildin nemini korumak amacıyla hem çalışırken hem de mesai sonrası kullanılabilir. Fakat ‘koruyucu kremler’ tam bir bariyer koruması sağlamazlar çünkü kimyasallar bir şekilde cilde nüfuz ederler.
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Mesleki Astım

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Mesleki astım işyerinde karşılaşılan bir alerjene karşı aylar ya da yıllar içinde geliştirilen duyarlılık dolayısıyla oluşan ve tedavisi olan bir solunum yolu rahatsızlığıdır.

Yapı işleri toz, küf ve kimyasallar gibi çevresel alerjenlerin havaya karışmasına yol açar. Bu alerjenler hava kanallarından, cihazlardan, ısıtma ve soğutma sistemlerinden ve yüzeylerden geçerek, alerjik reaksiyonu olan kişilerin alerjilerinin tetiklenmesine, mevcut semptomlarının kötüleşmesine neden olur.

İnşaat sektöründe kullanılan aşağıdaki ürünler alerjiktir:

  • Portland çimento,
  • Sönmüş kireç,
  • Alçı,
  • Sızdırmazlık macunu (hazır karışım),
  • Poliüretan reçine,
  • Kristalin silika (kuvartz),
  • İzosiyanatlar

Küfler, doğal olarak yaygın görülürler. Küf sporları, evlerde ve işyerlerinde mevcut tozun ortak bileşenidir. Ancak, sporların miktarı fazla olduğunda, eski evlerde tadilat ve tamirat işleri yapan çalışanlarda alerjik reaksiyona ve solunum problemlerine yol açarlar. Ciddi oranda küf oluşumunun meydana gelebilmesi için, ortamda su (gözle görülmeyen rutubet de olabilir) ve besin kaynağının olması gerekir. Kontrplak, alçıpan, kaplama altı çıtası, halılar ve halı altlıkları gibi yaygın kullanılan yapı malzemeleri küfler için besin kaynağıdır. Diğer alerjenler için ise kullanılan kimyasallara ait malzeme güvenlik bilgi formları kontrol edilmelidir.

Sağlık Etkileri

Astımın iki bileşeni vardır: altta yatan kronik enflamasyon ve dönemsel ataklar. Semptomlar arasında sizi en basit işleri yapmaktan bile alıkoyabilecek ciddi nefes darlıkları vardır. Alışveriş dahi yapamadığınızı, merdivenleri çıkamadığınızı ya da çocuklarınızla oyun bile oynayamadığınızı bir düşünün.

Bu hastalığın bazı mağdurları çalışma hayatına geri dönemezler. Diğer semptomlar arasında hırıltılı solunum, öksürük ve göğüs sıkışması vardır. Semptomlar işyerinde bulunan bir maddeye maruziyetin hemen ardından gelişebilir. Ancak bazen de semptomların ortaya çıkması birkaç saat sürebilir, geceleri de ortaya çıkabilir. Bu durum da hastalığın herhangi bir işyeri faaliyetiyle olan ilişkisini kurmayı zorlaştırabilir.

Hastalıkla ilişkili diğer rahatsızlıklar arasında rinit (hapşırma/burun akıntısı) ve konjonktivit (kırmızı, kaşınan ve iltihaplı gözler).

Önleme

  • İşle ilgili astımı oluşturan nedenin kendisini ortadan kaldırmak en iyi yoldur:
    • Söz konusu materyali/kimyasalı farklı bir maddeyle değiştirin ya da astımlı çalışanı astıma neden olabilecek bir maddenin bulunmadığı bir yere yerleştirin
    • Maruz kalan çalışan sayısını ya da maruziyetin süresini azaltın, örneğin iş rotasyonu, dinlenme süreleri, duyarlılığa neden olan materyallerle çalışanlar ya da irritanlara maruz kalan insanların sayısını azaltan vardiya ya da yer değişiklikleri
    • Havalandırma (hem lokal hem de çevresel), proseste ya da ekipmanda değişiklik (örneğin boyama için sprey uygulaması yerine rulo fırça kullanmak), örneğin proses çevreleme, toz azaltma teknikleri, iyi düzen, tertip ve çalışma uygulamaları.
  • Eğer işyerinde kullanılan maddelerin değiştirilmesi mümkün değilse, maruziyet mühendislik kontrol önlemleri kullanılarak asgariye indirilmelidir. Tozun, buharın, gaz ve dumanların açığa çıktığı her noktaya lokal aspiratör ve iyi ve güvenli çevrelemeler yapılmalıdır. Aynı zamanda mühendislik kontrollerinin düzenli yapılmasını ve testlerin sıklıkla yapılmasını sağlamak akma ve sızıntı gibi tehlikelerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
  • Solunum maskeleri, eldivenler, koruyucu gözlük ve iş kıyafetinden oluşan KKD’ler.
  • Duyarlılığa neden olan materyallerle çalışmanın güvenli yolları vardır. İşçilere çalışma ortamındaki tehlikeleri anlatmak önemlidir ve iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için çalışanlara uygun eğitimin verilmesi gerekir. Güvenli çalışma ve düzen ve temizlik yöntemleri konusunda çalışanlara eğitim vermek yaralanmaların önüne geçmenin en iyi yoludur.
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Mesleki Kanser

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Geniş bir meslek grubunu oluşturan inşaat sektörü çalışanları kanserojenlere ya da kanserojen olduğundan şüphe duyulan maddelere maruziyet nedeniyle artan bir kanser riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Asbest, ağaç tozları, çeşitli yağlar, insan yapımı mineral lifleri (örn. cam yünü), kaynak dumanları, kurşun, organik solventler, silika, izosiyanatlar, dizel egzoz dumanı, beton tozu, formaldehit, ikinci el duman, asfalt buharı, kurum ve katran inşaat sektöründe sık karşılaşılan kanserojenlerdir. UV ışınları (güneş) cilt kanserine yol açabilir. Asbest maruziyeti mesleki kanserlerin bilinen en önemli nedenidir.

Sağlık Etkileri

Semptom ve belirtileri söz konusu kanser türüne bağlıdır.

Önleme

  • Çalışma yöntemlerini değiştirin (Örn. ahşap malzemeler şantiyeye getirilmeden önce makine işlerinin çoğu bitmiş olmalıdır.).
  • Tehlikeli kimyasallar yerine kansere yol açmayan kimyasalları kullanın (Örn. metal işleme sıvıları arasında mineral yağı bazlı sıvılar (kesme yağları; soğutma sıvıları) yerine su bazlı alternatifler mevcuttur).
  • İşçilere eğitim ve kendilerini korumak için uygun araçlar verilmelidir.
  • Solunum maskeleri ve gaz geçirmez elbise gibi KKD’ler temin edilmelidir.
  • Sigara içmeyin. Sigara içmek ve işyerinde kansere neden olan ajanlara maruziyetin bir araya gelmesi kanser riskini artırmaktadır.
  • Mesaiyi, günün en sıcak saatlerinde dışarda yapılacak işleri asgariye indirecek şekilde programlayın – örneğin, bu saatleri molalara veya iç mekanlarda yapılacak işlere denk getirin. İşçilere koruyucu verilmelidir – yüksek koruma faktörlü (SPF 30+) kremler verilmeli ve sık sık uygulanmalıdır. Bütün çalışanların şapka, tercihen enselerini koruyan kıyafetler ile sık dokunmuş ve nefes alan kumaşlardan gömlek ve pantolonlar da dahil olmak üzere uygun iş kıyafeti olmalıdır. Burada söz konusu olan risk yalnızca yaz mevsimine özgü olmayıp kışın da güneş ışınları çok yüksek UV seviyelerindedir.
  • Çalışanların sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

Tetanos

Özellikleri ve maruziyet kaynakları

Tetanos, toprakta yaşayan bir bakterinin neden olduğu ve bazen ölümcül olabilen ciddi bir hastalıktır. Bakteri; çivi, ağaç kıymığı veya dikeni gibi enfekte olmuş bir nesne aracılığıyla genellikle açık bir yaradan insan vücuduna girer.

Sağlık Etkileri

Mikrop vücuda girdiğinde, kas dokularını besleyen sinirlere saldıran güçlü bir toksin üretir. Yaklaşık bir haftalık kuluçka döneminden sonra çene kaslarında kasılma meydana geldiği için halk arasında kazıklı humma olarak bilinir. Hastalık daha sonra solunum sistemindeki kaslar da dahil olmak üzere vücuttaki diğer kaslara yayılır. Bu durumda hastalık ölümcül bir hal alabilir

Önleme

Tetanos aşılarıyla bu hastalık iyi bir şekilde kontrol altına alınmıştır. Beş yada on yılda bir tekrarlanan aşılarla enfeksiyona karşı direnç sağlanır. Türk erkekleri, çocukluk çağında, okulda ve askerlik sırasında aşılanırlar. Tam aşı kaydı bulunmayan herkesin aşılanmasına işyerinde işyeri hekiminin devam etmesi gerekir. Her türlü harici yaranın en kısa zamanda iyice temizlenmesi gerekir; hastanın aşıları ile ilgili en ufak bir şüphe dahi varsa hasta doktora sevk edilmelidir. Not: İlk yardım yapılırken, doktor haricinde hiç kimse hastaya krem (veya başka ilaç) vermemelidir.

 

 

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

-1
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 4 Average: 5]

Soru Sorun / Cevap Yazın