İş Güvenliği Profesyonellerinin Sorunlarına Çözüm Önerileri

İş güvenliği, işçi sağlığı ve çevrenin önemi

Medeniyetin ilerlemesinde mühendisliğin rolü büyüktür. Mühendis bilimsel metodlarla yetiştirilir.  Onun için önemli olan neden/sonuç ilişkisidir. Bilim veya ilim, fiziki ve doğal evrenin yapısının ve davranışlarının birtakım yöntemler (deney, düşünce ve/veya gözlemler) aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür. Mühendis, yapılacak projeyi bilimsel etik anlayış içinde pratiğe dönüştürerek hayata geçirir. Deneyimli mühendis ise yapılan çalışmalarda karşılaşılan zorluklar karşısında bilimsel makalelerle elde edilen bilgi ve/veya yaptığı araştırmalar sonucu kök nedeni bertaraf edecek şekilde elde ettiği çözümle tecrübe kazanır ve bunu uygularken  hem işçi sağlığı hem işin emniyetine hem de çevresel etkileri gözeterek çözümler üretir. işyeri Hekimi ve diğer sağlık personeli ise, iş hijyeni ve ergonomik alanda çözümler üretir. Hedef üretim iken, iş güvenliği ve çevre bu hedefin taban platformudur. Bu oluşumların çözümünde azami şekilde teknoloji çağının faydalarından nemalanmalıyız.

 

 

Biz iş güvenliği profesyonellerinin yukarıda belirtilen işleri yaparken bazı sıkıntılar meydana gelmektedir. Bunların arasında dört ana problemi olduğunu düşünüyorum.

 

1-Mevzuatlararası senkronizasyon yetersizliği

Mevzuatın yetersiz ve/veya kendi aralarında senkronize olmayışındaki sıkıntılardır. 6331 sayılı iş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile diğer tüm mevzuatların konu ile ilgili kendi aralarında senkronizasyon karmaşasını bitirmek için düzeltme şansı yakalanmıştır. Ben yaptım oldu mantığıyla mevzuat şekillendirilirse mevcut kaotik ortam daha da derinleşecektir. Kaotik ortamdaki yönetimle denetlenmenin, yapıl(a)madığı aşikardır. Halbuki işveren, sivil toplum örgütleri (STK), TMMOB ve TTB ile ortak görüşle oluşturulacak tüzük ve yönetmeliklerle tüm bu sıkıntılar giderilebilir. Mevzuatın normlar hiyerarşisine veya hukuk düzen pramidine uygun yapılmalıdır.

 

Üstten aşağı doğru aşağıdaki gibi sıralaybiliriz;

  1. Anayasa,
  2. Milletlerarası Andlaşmalar,
  3. Kanunlar,
  4. KHK (Kanun Hükmünde Karanameler),
  5. Tüzükler (Nizamnameler),
  6. Yönetmelikler,
  7. Yönergeler,
  8. Tebliğler,
  9. Genelgeler,
  10. Talimatlar

Örneğin; kanun Anayasaya, yönetmelik kanuna aykırı olamaz. Yönetmelikle kanun veya tebliğle yönetmelik şekillenemez. Üstten aşağı doğru yapısı itibariyle detaya inilmeli, daha çok yol gösterici olmalıdır. Konuyla ilgili detaylar atıf yapılan standartlarda olmalıdır. İlgili standartlar ise iş güvenliği pofesyonellerine en azından isgkatip platformunda ücretsiz erişim verilmesi sağlanmalıdır.

 

2-Mesleki bağımsızlığın olmayışı

Yıllar gösterdi ki ne teknik nezaretçi maden mühendisleri ne yapı denetim oluşumları ne iş yeri hekimleri ne de iş güvenliği profesyonellerinin mesleki bağımsızlığı olmadığından işlerini layıkıyla yapamamaktadır. Örneklerine kısaca bakacak olursak, son yıllarda artan maden ve inşaat kazaları, yapı denetimlerinin yetersizliğini hem deprem sonrasında hemde doğal afetlerde açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Diğer taraftan ülkemizin istatistiki meslek hastalığı raporu da konu hakkında yeterli kayıtın olmadığını ve kayıt dışı çalışıldığı ve ya bu duruma göz yumulduğunu göstermektedir. Ücretlerini işvereninden alan uzmanlar, ağırlıklı olarak işverenin isteği şekilde önlem ve alınacak tedbirleri onaylı deftere yazabilmektedir. Profesyoneller, işverenlerin kalkanları konumundadır. Profesyoneller; vicdanları ile cüzdanları arasında sıkıştırılmış durumdadırlar. Mevcut durum üzüm yemek değil, bağcıyı dövme noktasına gelmiştir. işverenin istenilen tedbirleri almaması durumunda, iş Güvenliği profesyonelleri işvereni devlete şikayete zorlanarak ispiyonlanması istenmektedir.

Mesleki Bağımsızlık problemine birkaç farklı çözümüm şu şekildedir.

  1. Yerel idare olan belediyelerin iş güvenliği departmanında iş güvenliği profesyonelleri sigortalanabilir. Bu durumda, iş güvenliği profesyonelleri ücretlerini belediyeden alacaktır. Böylece ilgili belediye sınırlarındaki inşaat, üretim fabrikaları gibi ticari faaliyet yürütenleri, ilgili belediyenin sınırları içerisinde daha fazla bağımsız bir şekilde çalışan iş güvenliği profesyonelleri tarafından denetimi yapılabilecektir. Cezai şartlarla da belediyeye geliri arttırılır, böylece kendi kendine finanse edilmiş olur. Her belediye kendi yönetimi için böyle oluşuma gidebilir. Yeni kurulan işletmeler, mevcutların işletilmesi daha sağlıklı yönetilebilir hale gelecektir.
  2. Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesinde profesyoneller sigortalanabilir. Bu durum tüm ticari faaliyet gösteren firmaların zorunlu sigortalanma şartı sağlanması durumunda profesyonellerin ücretini buradan alacaktır. iş güvenliği profesyonellerinin ücretleri ise performansa bağlı olarak devletin asgari ücretin üstünde olacaktır. iş güvenliği tedbirini uygulayan az prim ödeyecek, uygulayamayan fazla ödeyecek. Bu örnek, avrupada ve gelişmiş ülkelerde uygulanmaktadır.

  3. Bireysel çalışan iş güvenliği profesyonelleri şahıs firması kurduktan sonra, OSGB gibi hizmet verdiği yerlerle ilgili olarak SGK Genel Müdürlüğüne faturasını keserek bağımsızlığını oluşturabilir. Tabi KDV %1den fazla olmamalıdır. Kamu hizmeti yapılan bu hizmetlerden hala %18 KDV alınması çok üzücüdür.

 

Yukarıdaki her bir öneride de çalışan iş güvenliği profesyonellerin ücretleri neye göre belirlenecek? Taşradaki yerlerde, metropolde nasıl fiyatlanacak? Riskin fiyatlandırılması için bir model oluşturulması ihtiyacı olduğu gibi, hizmet götürülecek işletmeye ulaşım gideri yani firmaya gitmek için harcanan para ve kaybedilen zamana bağlı bir model oluşturulmalıdır. Bu hususta bir ücretlendirme matrisi oluşturulmalıdır, sonraki yayınlarımda detaylandırmaya çalışacağım.

Bu husus için önerlerimden ikincisi  yani sigorta bünyesinde çalışmak en güzel uygulama olacaktır. En azından uygulanan bir yöntemdir. Tabi bunun uygulanabilmesi için SGK’nın özel sektör tarafına verdiği hizmetlerin ve gelirlerin özelleştirilmesi gerekmektedir. Türkiye 2003’ten beri buna hazırlık yapmaktadır. Belki hazırlığın tamamlana kadar birinci öneri olan yerel belediye bünyesinde çalışarak kısa vade için devreye sokulması ülkemiz yararına olacaktır.

3- iş güvenliği uzman adayların deneyimli mühendis olma zorunluluğunun olmayaşı

iş Güvenliği Uzmanlığı adayı olma koşulları arasında mühendis olmalı ve sahada en az 4 yıl bilfiil saha deneyimi aranmalıdır. mühendis ama ofis ortamında 4 yıl sigortalı olan birisi iş güvenliği uzmanı olamamalıdır. iş Güvenliği alanının layıkıyla yapılması için geçer koşulun deneyimle başlanmalı, yoksa geçmişte olduğu gibi yaptım oldu mantığı devam edecektir. risk analizleri sektörel bazda kopyala/yapıştır mantığıyla yapılanlarda artış gösterecek ve iş güvenliği alanında alınan önlemler reelde kendini hissetiremeyecektir. İş güvenliği alanı meslek olarak ele alınmamalıdır, 4 yıl saha deneyimi sonrasında uzmanlaşan bir alan olarak kiymetlendirilmelidir.

 

4- raporlama ve istatistiki verilerin sağlıklı olmayışıdır.

İSGGM kontrolünde web tabanlı bir isgkatip sistemi vardır. Taraflar (müfettişler, işveren, iş güvenliği profesyonelleri) e-devlet şifresiyle sisteme girebilmektedir. Buna çalışan temsilcisi de eklenmelidir. Entegre Yönetim Sistemiyle İş Güvenliği yönetim sistemi beraber çalışacak şekilde formlarla (tespit öneri defteri, risk değerlendirme raporu, acil durum planı, kaza ve mesleki hastalıkları bildirimleri vs ) sanal olarak kayıt edilebileceği ve raporlanabildiği bir sistem oluşturulabilir. iş güvenliği profesyonelleri, onaylı tespit öneri defterinde yazacaklarını, iş güvenliği bilgi yönetim sisteminde akretide yazılım firmasının programına yazması durumunda bakanlığın sunucusuna e-imzalı rapor gönderimi yapılmış olacak, bakanlık sonucuları isgkatipteki taraflara bir kopyasını kep maillerine gönderimini sağlayabilir.  Bu çözüm hem işverene kalite, çevre ve iş güvenliği için yönetim sistemini sanal icloud sistemle sunması, hem mesleki bağımsızlığını kazanmış uzmanla sistem kontrol altına alınabildiği ve işyerlerinde iyileştirmeler yapılabildiği gibi hemde devlet kontrol elemanlarıyla daha effektif kontrol sağlanadığı güvenilir bir veri alt yapısı olmuş olacaktır. isgkatip tarafından taraflar email ve sms ile bilgilendirme yapabilir. Bu çözüm devlete extra yük getirmecektir. Bu şekilde ülke bazında daha sağlıklı sonuçlar ve raporlar alınabilecektir. işveren ve iş güvenliği profesyonellerinin bilgisi olmadan oluşan iş kazası bildirimleri sonucu işverene iş kazası bildirim yapmadığı için para cezasını da engelleyecektir. Sistem online takibi ve kontrolü yapılabilir hale getirilecektir.

Temiz insan, temiz çevre için oluşumun daha teknolojik çözümlerle hem daha ekonomik şekilde hemde daha effektif kontrollerle sağlanabilecektir.

4.9
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 7 Average: 4.7]

Bir Yorum

Cevap Bırakın

error: İçerik Korunmaktadır!
Devamını oku:
Çalışanlara hamilelik ve doğum hallerinde sağlanan haklar

Hamilelik ve doğum hallerinde sağlanan haklar 4857 sayılı İş Kanununun 74’üncü maddesi kapsamında; kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan...

Kapat