Site icon Neden İş Güvenliği | Nig Akademi

Kişisel Koruyucu Donanımları Nasıl Seçmeliyiz?

Kişisel Koruyucu Donanımları Nasıl Seçmeliyiz? 3

Kişisel Koruyucu Donanımları Nasıl Seçmeliyiz? sorusu üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Konuyla ilgili NİG ekibi olarak kapsamlı bir çalışma hazırladık.

İçindekiler

Kişisel Koruyucu Donanımları Nasıl Seçmeliyiz?

Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) etkin kullanımı için gerçek ihtiyaçların belirlenmesi, bu ihtiyaca uygun kişisel koruyucuların doğru seçimi, kullanıcıların onayının alınması, etkin kullanım için eğitim verilmesi ve denetim gibi bir dizi işlemi gerektiren önemli bir konudur. O nedenle Neden İş Güvenliği İSG Komitesi olarak KKD ile ilgili kapsamlı bir araştırma yapma ihtiyacı hissettik. Faydalı olacağını umut ediyoruz.

İşyerlerinde kişisel koruyucu donanımların seçimine ve satın alınmasına karar verilirken etkili olan en önemli unsur,  standartlara uygun olup olmadığının bilinmesidir. Yaşamımız içinde her geçen gün daha fazla yer almaya başlayan standartlar, tüm dünya ülkelerinin üzerinde büyük bir titizlikle durduğu vazgeçilmez bir konuma getirilmiştir.

Standartlarla ilgili çalışmalar, “EUROPEAN NORM – EN” adı altında ürünlerin taşıdıkları özelliklere göre nasıl üretilmeleri ve nasıl test edilmelerini açıklayan belgeler olarak yayımlanmaktadır; ana amaç ise kaliteli, hatasız mal üretimini sağlamaktır.

Ürünlerin kendi gurubundaki standartlara uygun olup olmadığı ise yetkili ve akredite edilmiş laboratuvarlara sahip kuruluşlar aracılığı ile test edilmekte ve standartlara uygunluğu belgelendirilmektedir.

Ülkemizde Türk Standartları Enstitüsü tarafından 89/686/EEC ve 93/68 EEC Direktifleri çerçevesinde kabul edilen standartlar, dilimize çevrilerek ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak hayata geçirilmektedir. TS–EN olarak yayımlanan standartlar, özellikle çalışanların sağlığı ve güvenliği için büyük önem taşımaktadır.

Kişisel Koruyucu Donanımlarda TSEN kodları ve CE uygulamasına yönelik yönetmelikler yayımlanmıştır;
bu yönetmelikler ve söz konusu direktiflere göre KKD’ler, üç gurup içinde incelenmektedir. Bu kategorizasyonda KKD’lerin hangi riske karşı koruma sağladığı önem taşımaktadır. Çünkü KKD’ler, koruma sağladığı riskin özelliğine göre kategorize edilirler. Kategorizasyon, CE işaretlemesi yapılırken doğru uygunluk değerlendirme yönteminin seçiminde önemli bir kriterdir.

 

KKD Kategorileri

Kategori 0: KKD Yönetmeliği kapsamına girmeyen KKD’lerdir.

Kategori 1 (Minör Riskler): Kullanıcının kendisinin değerlendirebileceği kabul edilen, tedrici olarak ortaya çıkan ve zamanında fark edilebilir derecede düşük düzeydeki risklere karşı koruma sağlayan basit yapıdaki KKD’lerdir.

Kategori 2 (Orta Riskler): Kategori 1 ve kategori 3’ün dışında kalan tüm KKD’ler, kategori 2 olarak sınıflandırılır; özellikle yaralanmalarda onaylanmış kurumların bunları sertifikalandırmasına ihtiyaç duyulur.

Kategori 3: Ani olarak ortaya çıkan tehlikeler karşısında kullanıcının zamanında fark edemeyeceği düşüncesinden hareketle, tasarımcı tarafından üretilen, hayati tehlike oluşturan, sağlığa ciddi şekilde, geriye dönüşü olmayan derecede zarar veren risklere karşı koruma sağlayan karmaşık yapıdaki kişisel koruyucu donanımlardır.

Geri dönüşü olmayan (toksik ya da yüksek yoğunluklu kimyasal içeren) riskler sertifikalandırılmalı ve bu sertifikalarda onaylanmış kurumun kimlik numarası yer almalıdır.

Kategori 3 içinde sayılan kişisel koruyucular, çalışanları ortam riskleri ve tehlikelerine, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı korumak üzere çalışanlara işveren tarafından verilmesi zorunlu olan malzemelerdir.

Kişisel koruyucu Donanımların seçimi yanlış yapılırsa veya amaca uygun olarak kullanılmazlarsa eğer koruyucu özellikten söz edilemez. KKD’ler kullanıldığı halde, pek çok iş kazasının sonucunda, yine de yaralanmaların olduğu görülmektedir. Öyleyse, burada şu soruyu sorabiliriz: Kişisel koruyuculara rağmen neden yaralanma oluyor? Bu sorunun yanıtı çok basittir; ya koruyucunun koruma kapasitesi aşılmış, ya yanlış malzeme seçimi yapılmış ya da kullanıcı tarafından koruyucu ekipman hatalı kullanılmış olabilir. Kişisel koruyucu donanımlar, tehlikeyi yok etmez, tehlikeden olumsuz etkilenmeyi önler veya en aza indirir. KKD’ler zarar verici etkenlere maruz kalma olasılığını azaltmak veya en aza indirmek için kullanılır.

KKD’lerin koruma gücünün de bir sınırı vardır. Yanlış seçilen KKD’ler iş kazlarına, meslek hastalıklarına ve ekonomik kayıplara da neden olabilir.

 

EN NEDİR?

Avrupa için standartlar oluşturan Avrupa Standartları Komitesi’dir (EuropeanCommittee for Standardization/ CEN).  Bu komite, EFTA üyesi ülkelerin (Avusturya, Finlandiya, İzlanda, Norveç, İsveç ve İsviçre) ve her AB ülkesinin ulusal standart enstitüleri ve ayrıca önde gelen Kişisel Koruyucu Donanım üreticileri temsilcilerinden oluşmuştur. Söz konusu standartlar; Avrupa Standartları Komitesi tarafından geliştirilir ve her üye ülkedeki sağlık ve güvenlik yönetimi tarafından kontrol edilir. Bazı standartlar (prENs), taslak halindedir; fakat bunlar, tüm üye ülkeler tarafından onaylandıktan sonra pr ön eki kaldırılarak bağlayıcı Avrupa normu durumuna getirilir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kişisel koruyucu donanımlarla ilgili uyumlaştırılmış standartlara dair Tebliğ, 17.01.2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimine dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile 09.02.2004 tarihili Resmi Gazete’de yayımlanan “Kişisel koruyucu Donanım Yönetmeliği”nin 6. maddesine göre uyumlaştırılmış standartlar, Türk standartları olarak kabul edilip yayımlanmıştır. KKD Yönetmeliği, Kişisel Koruyucu Donanımların CE Belgelendirme işlemlerinin yapılabilmesi için hangi kategoriye dâhil olduklarını belirlemektir. Bu yönetmelik, 09.02.2005 tarihili Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

CE NEDİR?

CE uygunluk işareti, üreticinin ilgili teknik düzenlemeden kaynaklanan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve ürünün ilgili tüm uygunluk değerlendirme işlemlerine tabi tutulduğunu gösteren bir işarettir. CE işareti, ürünün Mevzuata uygunluğunu göstermek için kullanılır. Ürün üzerinde, üretici veya temsilcisinin ismi, onaylanmış kuruluş numarası, ürünün adı, Yönetmelikte tanımlanan beden ölçüsü olmalıdır. KKD’nin kendisi veya ambalajı üzerinde CE işareti olmayan, hangi riske karşı nerede, nasıl kullanıldığına ilişkin bilgi bulunmayan kategori 3 (yüksek riskli işlere yönelik KKD) olduğu halde, onaylanmış kuruluş numarası ya da standart numarası olmayan ürünlerin güvensiz ürün olma ihtimali yüksektir. Böyle bir ürünle karşılaşılması halinde, iletişim bilgilerinden yetkili merciye ulaşarak ürünün tamamlayıcı bilgilerinin alınması suretiyle ürün ihbar edilmelidir.

 

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

KKD Grupları için diğer sayfaya geçiniz;

Solunum Koruma

Solunum koruyucu kişisel malzemeler ve ekipmanların kullanımı yıllar öncesine dayanmaktadır. Oksijen yetersizliği, toksik gazlar, tozlar ve benzeri risklerden korunmada kullanılan solunum koruyucuların doğru seçimi ve etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Solunum koruyucu maskelerin seçiminde öncelikle, ortamdaki oksijen miktarı ölçülmelidir. Oksijen miktarı %19,5’in altında olduğu ortamlarda, filtre edilen sistemler değil, temiz hava beslemeli sistemler kullanılmalıdır.




Bilindiği üzere, maddenin katı, sıvı ve gaz hallerinden her biri, solunum yolu ile canlıları etkileyebilmektedir. Katı halde olan maddelerin (partiküllerin) tanecik boyutlarının 100 micron m’den küçük olması durumuna toz ismi verilir. 50 micron m çıplak gözle görme sınırıyken akciğerlerimize ulaşabilen taneciklerin boyutları 10 micron m ve altında olanlardır. 5 micron m altındaki parçacıkların alveollere kadar ulaşabildiği bilinmektedir. 0,5 micron m altındaki parçacıklar ise ya kan yoluyla diğer organlara ulaşır ya da nefes alınıp-verilmesi ile dışarı atılır. Ancak 0,5-5 micron m arasındaki parçacıklar, alveollere ulaşabilecek kadar küçük, dışarı atılamayacak kadar ağır parçacıklardır.

Vücudumuzda birikme eğilimi gösteren bu parçacıklar en zararlı olandır. Sıvı haldeki kimyasalların buharından kaynaklı mist ve dumanları akciğerlerimize kadar ulaşabilmektedir. Gazlar, koku ve/veya renk özelliği de içermiyorlarsa oldukça zor farkedilir. Öyleyse, kirli havanın zararları ölçümlerle tespit edildikten sonra, havayı kirleten etkenin/etkenlerin ne olduğunun, kimlerin ve hangi sürelerde bu havaya maruz kalındığının bilinmesi önemlidir.

Ayrıca, yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı, uygun, kişisel koruyucular seçilmeli ve bunların nasıl kullanılacağına yönelik olarak hazırlanan kulanım kılavuzlarına uyulmalıdır.

Solunum Korumada EN Standartları

Tek Kullanımlık Solunum Korumalar Maskeler

EN 149+ A1: Partiküllere karşı koruma sağlayan tek kullanımlık maskeler üç sınıfa ayrılır: FFP1, FFP2, FFP3 EN 405+A1: Gazlara veya partiküllere karşı koruyucu valfli yarım yüz maskeler 

 

Tekrar Kullanılabilen Maskeler

 

Güçlendirilmiş Solunum Cihazları

 

Hava Beslemeli Yalıtımlı Cihazlar

EN 14594: Solunumla ilgili koruyucu cihazlar, sürekli akışlı basınçlı hava hatlı solunum aparatı.

 

Kendi Kendine Yeten Solunum Cihazı

EN 137: Kendi kendine yeterli, açık devreli sıkıştırılmış hava solunum cihazı EN 145 A+1: Solunumla ilgili koruyucu cihazlar, kendi kendine yeterli kapalı devre solunum cihazı, basınçlı oksijenli veya basınçlı oksijen – azotlu

 

Kaçış Cihazları

Solunum Koruyucuları Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar

Seçilecek solunum koruyucuların, acil durumlarda mı yoksa günlük çalışmalar sırasında mı kullanılacağı önceden gözden geçirilmelidir, hangi sıklıkla ve ne kadar süre ile kullanılacağı da öğrenilmelidir.

Ortamdaki partiküllerin solunmasına karşı koruyucu olarak kullanılacak maskelerde, EN 149+A1 standartına göre, içe doğru sızıntı, filtre geçirgenliği, alev alma özelliği ve nefes alma direnci test edilmektedir. İçe doğru sızıntının test edilmesi için, yüzlerine maske takılı 10 kişi hareketli bir bantta egzersiz yaparken maskenin conta, ventilden sızan kirleticilerin konsantrasyonu ölçülür.

Filtre geçirgenliğinin test edilmesinde; katı partiküller için sodyum klorür, katı ve sıvı partiküller (aerosol)için parafin yağı kullanılmaktadır. Örneğin P2 sınıfı bir maskede bu değer, %6’yı aşmamalıdır.

Nefes alma direnci ise maskenin filtre kısmının 30Lt/dakika ve 95 Lt/dakikalık hava geçişinde gösterdiği direncin hesaplanması ile elde edilir.

Test sonuçlarına göre;
%80 Düşük etkili P1 sınıfı,
%98 orta etkili P2 sınıfı,
%99,5 yüksek etkili P3 sınıfı olarak değerlendirilmektedir.

Organik ve inorganik yapıdaki gazlara karşı ise filtreli maskeler kullanılır. Organik yapıdaki gazlar ve buharlar için kullanılan A tipi filtre, aktif karbonlu filtre olarak tanımlanır; Hindistan cevizi kabuğunun ısıtılarak temizlenmesinden elde edilmektedir. Aktif karbon moleküllerinin bulunduğu aralıklara ulaşan organik gaz ve buhar, sıvı hale dönüşerek filitrede birikmektedir. Ancak bu filitre, farklı bir gaza karşı kullanıldığında etkili olmamaktadır. Örneğin inorganik gaz ve buharlar (B), amonyak (K) ve kükürt dioksit için(E) emprenye karbonlu filtreler kullanılmaktadır.

Filtreli maskelerin kullanımında sıkça sorulan soru, filtrelerin kullanım süresidir. Filtre kullanım süresi, kullanıcının akciğer kapasitesine, ortamdaki kirleticinin yoğunluğuna, çalışma süresine ve kullanım sonrası bakımına bağlı olarak değişebilmektedir. Filtrelerin son kullanma tarihi (raf ömrü) olduğu unutulmamalıdır.

Filtrelerin imal tarihinden itibaren raf ömürleri, özel ambalajlarında korunması şartıyla 5 yıldır. Maskelerin dışında diğer bir gurupta solunum cihazlarıdır. Oksijenin yetersiz olduğu ortamlarda kullanılan bu cihazlar, çalışma ortamına yapılan işe göre farklılıklar göstermektedir; özellikle kapalı tanklarda, tünellerde, menhollerde ve benzeri yerlerde yürütülen çalışmalarda kullanılabilen bu cihazlardan biri de kompresörlü hava besleyicilerdir.

Aynı anda birçok kişiye temiz hava sağlayabilen bu sistemlerde; yeterli güce sahip bir kompresör, solunabilir havayı sağlayan filtre, hava tankı, hortumlar, talep vanası, maske ile saatte 48 m3/kişi temiz hava sağlayabilmek gerekmektedir. Bunun dışında, hava tüplü maskeler ile de (dışarıdan oksijen sağlayan solunum sistemi ile) güvenli bir solunum sağlanabilir.

Solunum Korumada Temel İlkeler

Maske seçiminde ortamdaki oksijenin yeterli olup olmadığına bakılmaldır. Ortamdaki zararlı maddeye göre maske seçilmelidir. Toz maskesi içine el sürülmemeli, çıkarıldıktan sonra ambalajına veyahut kilitli poşete konulmalıdır, süresi dolanlar yenisi ile değiştirilmelidir. Toz maskesinin ne kadar süre kullanılabileceğini anlamak için, maske yüze takıldıktan, burun mandalı kapatıldıktan sonra, iki elle kapatılarak derin bir nefes çekilmeli, eğer içe doğru çekilme varsa maske kullanılmaya devam edilir. Maskenin yüze iz yapması, nefes almayı zorlaştırması gibi olumsuz etkileri olduğunda, İSG uzmanı ve işyeri hekimi ile görüşüldükten sonra bir durum değerlendirilmesi yapılmalıdır. Maske ile birlikte koruyucu gözlük takıldığında gözlükte buğulanma meydana geliyorsa, maske çıkarılıp tekrar takılmalıdır; buğulanmanın nedeni ise genellikle ağızdan solunumla çıkan su buharıdır.

 

Partikül Filtre Performansı

Partiküllerin sebep olduğu riskler;
– Kirleticinin fiziksel, biyolojik ve kimyasal özelliklerine,
– Partikülün şekli ve boyutuna,
– Havadaki konsantrasyon ve açığa çıkma zamanına,
– Çalışma hızı, ne kadar hızlı nefes alınırsa o kadar partikülün içeri çekilmesine bağlıdır.

Gazlar ve partiküller, solunum tehlikesinin en temel iki formudur. Gazlar ve buharlara karşı gaz filtresi, partikül ve aerosellere karşı partikül filtre kullanılır. Ortamda hem gaz hem partikül olduğunda, partikül filtreli bir gaz filtre kombinasyonu gerekir. Partiküllere karşı koruma için filtreleyici maskeler (tek kullanımlık) kullanılmalıdır. FFP1, FFP2, FFP3 olmak üzere üç tane koruma sınıfı bulunmaktadır.  Aşağıdaki tabloyu inceleyiniz.

Tek Kullanımlık Solunum koruyucular, FFP Koruyucu Seviyeleri ile İlgili Genel Bilgi, EN 149:2001+A1: 2009 Standardı

Seviye Tehlike Örnek Maruz Kalma Seviyesi (5 micron)x WEL
FFP1 Toz, buğu, su ve yağ bazlı buğular/aeroseller Zararsız partiküllerle çalışma 4
FFP2 Toksit tozlar, buğu, su ve yağ bazlı nem ve aeroseller Talaş, kaynak, plastik proses (PVC değil), biyokimyasal karışımlar (bakteri, mantar) 10
FFP3 Toksit ve kansorejen tozlar, su ve yağ bazlı nem ve aeroseller Toksit metaller, biyokimyasal karışımlar 20

 

Tekrar Kullanılabilir Solunum Korumalar

Tam yüz maskeler, yarım yüz maskeler, negatif basınçlı respiratör cihazlar ve filtreleri, gazlar ve buharların etkisinden solunumu koruma da oldukça önemlidir. Bunların etkisinden korunmak için, ciddi tedbirler alınmalı ve kişisel koruyucu ekipmanlar kullanılmalıdır. Solunum korumada en önemli faktör, ortamda oluşan gaz ve buharlara karşı korunmada kullanılan filtrelerdir. Solunum alıp vermeyi zorlaştıran en temel iki form, gazlar ve partiküllerdir. Gazlar ve buharlara karşı gaz filtresi, partikül ve aerosellere karşı da partikül filtre kullanılır.

Ortamda hem gaz hem partikül olduğunda ise partikül filtreli bir gaz filtre kombinasyonu gerekir.

Filtre Nasıl Seçilir?

 

Gaz Filtresi Seçim Rehberi

Kaynama noktası 65°C üzerinde olan organik gaz, bu har ve belirli hidrokarbon

örnekleri, toluen, benzenksilen, stiren, terebentin siklohekzan, karbon tetraklorid, trikloretilen’dir.

Bazı çözücüler; karışım olarak  kullanılır.

Örneğin benzen bazlı çözücüler petrol ispirtolan, mineral terebentin, beyaz ispirto, nafta çözücü.

Tinerler: Genellikle solvent karışımı olup, içeriği toluene, methylisobutyl ketone, isobutonol ve ethylene glycol’dur. Diğer Organik Bileşenler: Dimetilformamid, fenol, furfuril alkol, diaseton alkol, ayrıca bazı ham malzemeler ve plastikteki katkı maddeleri yer alır.

Örneğin ftalat, fenolreçine, tutkal, poliklorlu bifenil

Kaynama Noktası 65°C’nin Altında Olan Organik Gazlar ve Buharlar:

Asitaldehit, aseton, bütan, bütadiyen, dietileter, diklarometan, dimetil eter, etilenoksit, metanol, metilen klorid, metil asetat, metil format, vinil klor Not: Belirli düşük kaynamalı organik gazlar, hem B hem de K filtreyle filtre edilebilir.

Örnek: formaldehit (B) ve metilamin (K)

İnorganik Gazlar ve Buharlar:
Klor, nitrojendioksit, hidrojen siyanid, hidroklorik asit, siyanür bileşikleri, fosfor, fosforik asit

Gazlar ve Asit Buharları, Organik Asitler, Asit Gazları Ve Genellikle Gazlı Asitler:

Nitrik asit, propionik asit, sülfür dioksit, sülfirirk asit, formik asit

Amonyak ve Organik Türevleri, Organik Aminler:

Metilamin, etilamin, dietilamin, etilendiamin

Partiküller, toz

Karbon monoksit

Nitrojen monoksit, azot oksit, nitröz buharı

Civa ve inorganik bileşenleri, organik civa bileşenleri, civa alkil, civa buharları, ozon
Not: Her zaman kombine filtre olarak kullanılır.

İodine Radyoaktif İyot ve Organik Bileşenleri:

Örneğin metil iodide (Her zaman kombine Filtre olarak kullanılır.)

Filtre Seçimi Yapılırken Koruma Seviyesi Hesaplama

Gereken koruma seviyesi aşağıdaki gibi hesaplanır:

Çalışılan yerin ölçülmüş konsantrasyonunu maddenin WEL değerine bölün. Sonradan, gereken koruma seviyesinden daha yüksek koruma faktörü olan respiratörü seçin

Gereken çalışılan yerin konsantrasyonu
koruma = ——————————————-
faktörü kirleticinin WEL değeri

 

Koruma Faktörü Gerekiyorsa?

 

Filtrelerin Kullanım Süresi

Filtrelerin kullanım süresi;
• Çalışılan yerdeki kirleticinin konsantrasyonu ve karakteristiğine,
• Filtre kapasitesine; örneğin filtre sınıfı, çalışan yerin konsantrasyonuyla test değerinin karşılaştırılmasına,
• Nefes alıp verme hacmi ve çalışma oranına,
• Havadaki neme,
• Atmosferdeki ısı derecesine bağlıdır.

Gaz Filtresinin Test Performansı;
• Gaz filtresi ömrü, test gazınının 30 L/dk.da bir filtreden geçirilmesi ile test edilir. Bu da orta ağırlıkta iş yapan ortalama insanın her dakikada kullandığı hava hacmine eşittir.
• Filtre ömrü, iş yerindeki konsantrasyon ve her filtre tipi için gereken minimum müsaade edilen zaman değeri ile hesaplanır.

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

 

El Koruma

Ellerin Korunması: Kişisel koruyucu donanım kullanmak, korunmak için doğru bir yöntemdir. Ellerimiz, cildimiz tüm risklere karşı daima korunmalıdır. Bunun için yapılan proses de doğru eldiven seçmek, kalite ve konfor önemlidir.

Eldivenlerde EN Standartları

CE KATEGORİ 89/686/EEC Direktifi

• Kategori 1- Minör Riskler:

Kullanıcılar için muhtemel yüzeysel risklere karşı koruyucu eldivenler, üretici firmalar tarafından test edilip  onaylanabilir.
CE işareti, EN standartlarıyla beraber kullanılır.

• Kategori 2- Temel Riskler:

Onaylanmış kurumların laboratuvarlarında Avrupa normları testlerinden geçmiş ve onaylanmış kurum tarafından verilmiş uygunluk (CE ve EN) belgelerine sahip koruyucu eldivenleri kapsar. CE işareti, EN standardıyla beraber kullanılır.

 

• Kategori 3- Majör Riskler ve Telafisi Olmayan Hasarlar:

Kategori 3 Eldivenleri: EC kalite garanti sistemi ya da EC kalite sigortası tarafından ilave üretim kontrollerinden geçirilir. CE işareti, onaylanmış kurum ve kimlik numarası EN standartlarını gösteren piktogramla beraber kullanılır.

CE, Avrupa standartlarına uyum işaretidir ve her eldivenin ve ambalajın üstünde olmalıdır. Bütün eldivenler, EN 420 standardına haiz olmak zorundadır.

EN 420 Genel Gereklilikleri

EN 388 Mekanik Riskler

Performans Değerleri 1 2 3 4 5
a.       Aşınma (devir) <100 >100 >500 >2000 >8000
b.      Kesilme (İndeks) <1,2 >1,2 >2,5 >5,0 >10,0 >20,0
c.       Yırtılma (Newton) <10 >10 >25 >50 >75
d.      Delinme (Newton) <20 >20 >60 >100 >150

 

Genel Gereklilikler

 

Kimyasal Maddeler Riski

Performans Değerleri 1 2 3
AQL <4,0 <1,5 <0,65

 

Bu kategoride, EN 374 Standardındaki eldivenler için uygundur ve sıvı kimyasallara direncini gösterir. Tüm kimyasallara karşı koruma sağlayan tek çeşit eldiven olamaz. Önemli olan, eldivenin kimyasallara ve uygulamaya karşı etkili şekilde koruma sağlamasıdır. Kimyasal tehlikelere (sızdırma) karşı koruma, kimyasalın eldivenin içine sızma zamanına göre ölçülür. Aşağıdaki tabloda bu zamanları görebilirsiniz.

 

Performans Değerleri (sızma) 1 2 3 4 5 6
Ölçülen Zaman ≤ 10 >10 >30 >60 >120 >240 >480

 

Kimyasal ürünler açısından dayanıklılık seviyesi düşük olan bir eldiven, sadece “su geçirmez” olarak kabul edilir.

 

EN 407 Isıya Karşı

Performans Değerleri 1 2 3 4
a.       Isı ve/veya yanma ile ilgili bir durum Alevlenme zamanından sonra

 

Parlama zamanından sonra

≤20s

 

 

≤10s

 

 

≤120s

 

≤3s

 

 

≤25s

≤2s

 

 

≤5s

b.      Sıcaklıkla temas direnci Temas Direnci

 

 

Eşik Zamanı

100°C

 

 

≥15s

250°C

 

 

≥15s

350°C

 

 

≥15s

500°C

 

 

≥15s

c.       Konvektiv ısı (ısı transfer gecikmesi) ≥4s ≥7s ≥10s ≥18s
d.      Radyant ısı (ısı transfer gecikmesi) ≥5s ≥30s ≥90s ≥150s
e.      Küçük ergimiş metallere (≠ damlacık) ≥5 ≥15 ≥25 ≥35
f.        Büyük ergimiş metallere (kütle) 30g 60g 120g 200g

 

EN 511 Soğuğa Dayalı Riskler

 

Performans Değerleri 1 2 3 4
a.       Konvektiv soğuk. Termal yalıtım ITRm².°C/W ITR< 0.10≤ITR<0.15 0.15≤ITR<0.22 0.22≤ITR<0.30 0.3≤ITR
b.      Temaslı soğuk. Termal direnç Rm².°C/W R< 0.025≤R<0.050 0.50≤R<0.100 0.100≤R<0.150 0.150≤R
c.       Su geçirmezlik testi Olumsuz Olumlu

 

EN 1149-1 Antistatik Özellikler

Eldivenin test edilmiş yüzey direnci, operatörün elindeki, ohm/kare (Ω) cinsinden birikmiş statik elektriği dağıtmaya yarar.

 

EN Gıda Direktifleri

Gıda ile temas edebilir. (EC/1935/2004 Direktifi)
EN 421
İyonize radyasyon ve radyoaktif kirlilik
Eldivenin su geçirmezlik testine ve kullanım alanına bağlı olarak belirli testlere tabi olması gerekir.
EN 1082-1
Bıçak kesiklerine ve batmalarına karşı Koruyucu Eldiven ve Kolluklar-Çelik Örgü Eldiven ve Kolluklar

 

Mekanik ve Termal Eldiven Malzemeleri

Doğal Fiberler Pamuk, yün
Deri
Sentetik Fiberler Polyester, polipropilen, polyamid, para-aramid (kelvar), dyneema, meta-aramid (kermel, nomex)
Polimerler Poliüretan, nitril köpük, nitril, lateks

 

Kimyasal Eldiven Malzemeleri

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünleri

Düşüş Engelleyiciler EN Standartları

EN 12841/C Halat Bağlantı Sistemleri-Destek ürünler
EN 341 İniş Aletler
EN 353-1 Kontrol Edilebilir Düşüş Engelleyiciler-Sabit Tutunma Hat ve Raylar
EN 353-2 Kontrol Edilebilir Düşüş Engelleyiciler-Esnek Tutunma Hatları
EN 354 Lanyardlar (Halatlar)
EN 355 Şok Emiciler
EN 358 Pozisyon Alma Sistemleri
EN 360 Ayarlanabilir Düşüş Engelleyiciler
EN 361 Paraşüt Tipi Emniyet Kemeri
EN 362 Bağlantı Elemanı
EN 363 Düşüş Engelleyici Sistemler
EN 795 (b) Sabitleme (Tutunma) Aletleri (Sınıf B)
EN 813 Oturaklı Emniyet Kemeri

Yüksekte Çalışma

Düşmenin önlenmesi için alınması gereken yukarıdaki standart prosedürlerin yanı sıra işveren; yapılacak çalışmada önce can güvenliğini sağlamayı ilke edinmeli; çalışmanın en az hasar ve kayıpla gerçekleşmesi için, işin kriterlerine göre gerekli diğer alternatif önlemleri de önceden tespit etmeli; çalışma başlamadan bu tedbirleri almalı ve çalışma ortamında kesin bir güvenlik sağlamalıdır. Yönetmelikte işverenin üstüne düşen görevleri sıralayacak olursak:

 

Yüksekte Çalışmada 5 Fonksiyonel Kategori

  1. Düşüş Durdurma:
    Yasalar, düşme tehlikesinin olduğu yüksek yerlerde çalışılırken düşüşü durdurucu sistemlerin kullanılması gerktiğinin altını çizer. Bu sistemler şunlardır;
    • Sabitleme noktası/Sabitleme bağlantısı
    • Vücut giysisi/paraşüt tipi emniyet kemeri
    • Şok emicili ara bağlantı
  2. Pozisyon Alma:
    Pozisyon alma sistemi, yüksekliğin artabileceği çalışma sahalarında işçilerin ellerini rahatça hareket ettirerek çalışmalarını sağlar. Bu sistem genel olarak aşağıdaki ekipmanlardan oluşur:
    • Sabitleme noktası/sabitleme bağlantısı
    • Vücut giysisi-emniyet kemeri ya da bel kemeri
    • Ara bağlantı-pozisyon alma halatı (lanyard) ve düşüş durdurma sistemi
  3. Kuşatılmış Alan:
    Bu sistem, genelde tanklara ya da kanallara giren işçiler tarafından kullanılır. Acil bir durum olduğunda geri dönülebilir. Bu sistem şunlardan oluşur:
    • Sabitleme noktası; tripot, vinç kolu
    • Vücut giysisi-paraşüt tipi emniyet kemeri (2 veya 3 sabitleme noktalı)
    • Ara bağlantı-ayarlanabilir yaşam hattı/geri çekilme ünitesi
  4. Halat Bağlantısı/Halat Geçişi:
    Bilinen geçiş metotlarının yetersiz olduğu durumlarda halat bağlantı geçiş sistemleri, operatöre iş alanında suspansiyon ve ellerini kullanmadan pozisyon alma şansı sağlar. Bu sistem şunlardan oluşur:
    • Sabitleme noktası/sabitleme bağlantısı
    • Vücut giysisi paraşüt tipi oturaklı emniyet kemeri (2 veya 3 noktalı)
    • Ara bağlantı: İp tutuculu sabit hat, ip çıkışlı sabit hat ve kontrollü iniş ekipmanları
  5. Kurtarma:
    Minimum riskle, hiçbir düşme riski olmadan kurtarma gerçekleştirilebilir. Kişinin kendini tehlikeden uzaklaştırması ya da tam eğitimli ve uzman bir kadro yardımıyla daha teknik bir operasyon şeklinde olabilir.
    • Sabitleme noktası (örneğin 4 ayak)/ sabitleme bağlantısı
    • Vücut giysisi-2 ya da 3 noktalı emniyet kemeri kurtarma askısı, üçgen ya da sedye
    • Ara bağlantı-kurtarma ünitesi, düşüş engelleyici ekipman çekmek için makara sistemi

 

Kişisel düşüş engelleyici ekipman seçilirken muhtemel bir kurtarma ya da tehlikeden uzaklaştırma planı yapılmış olması önemlidir. 2 ya da 3 noktalı emniyet kemerleri kurtarma aparatlarına takılabilir.

Emniyet tipi kemerlerle çalışılırken iş kazası riskini azaltmak için düşüş faktörlerini bilmemiz gereklidir.

 

Düşüş Mesafesinin Hesaplanması

Bağlantı noktasına bağlanarak düşüş durdurmada 3 düşüş faktörü vardır. Düşüş faktörü, kişinin potansiyel düşüş metresini hesaplamak ve düşüş olayında en düşük seviyede bile herhangi bir kontak riskinin olmadığına emin olmak için gereklidir. Eğer mümkünse çalışan, bağlantı noktasını her zaman omuz mesafesi veya bunun üstünde tutulmalıdır.

Yüksek bağlantı noktası, düşüş mesafesini azaltırken, kişinin düşüşten kaynaklanan çarpma şiddetinin neden olduğu yaralanma riskini azaltır.

Şok emici halat kullanıldığında, herhangi bir düşme durumunda zemine temastan korunmak için olası düşüş mesafesinin hesaplanması çok önemlidir.

Aşağıdaki işlem, halatın sabitlenme noktası ile zemin arasında olması gereken minimum düşüş  boşluğunu/mesafesini verir.

Örnekler;

2 metrelik halat kullanıldığında (faktör 2)
(2 × 2 m) + 1,75 + 1 m ( güvenlik payları) 
Gerekli düşüş mesafesi= 6,75 m 

Örnek 2:
1,5 metrelik halat kullanıldığında (faktör2)
(1,5 m × 2) + 1,75 + 1m (güvenlik payları)
Gerekli düşüş mesafesi= 5,75 m

 

Sallanma Faktörü

Yaşam hattı için bağlantı noktası kişinin çalıştığı yerin tam üstünde değilse eğer herhangi bir düşme esnasında kişi, çalıştığı yere ya da karşı duvara çarpıp kendini yaralayabilir. Çalışma noktasına en yakın yerde bağlantı noktası bulunmazsa eğer çalışanın iki tarafına da iki ayrı halatla bağlantı kurularak sallanma engellenebilir.

ŞÜPHELİ DURUMLARDA DÜŞÜŞ SINIRLAYICILAR, DÜŞME MESAFESİNİ AZALTIRLAR < 3M.
Bir düşüş sınırlandırıcısı ya da kendinden ayarlanabilir halat, birkaç cm’de duracaktır ve bu da kısa mesafeli bir iş sırasında kullanılacak en iyi çözümdür. Çünkü şok emici halat, işçinin aşağılarda bir yerlere çarpmasına engel olmayabilir.

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

 

Göz Koruma

Gözlerimizde Sıkça Rastlanılan Tehlikeler

Hassas bir organ olan göz, 3 tip tehlikeyle (meslek gruplarına bağlı, mekanik, kimyasal, mekanik ve kimyasal etkiler sonucu oluşan radyasyonla) karşı karşıya kalabilir.




İşyerinizde aşağıdakilerden herhangi birine maruz kaldınız mı?

Eğer cevabınız evet ise göz koruma, iş yerinizde de mutlaka gerekli!

 

Göz Korumada Endüstriyel Kazaların Sonuçları

Yabancı etkilere bağlı olan yaralanmalar/Batma sonucu yaralanmalar:

Darbe, toz, toprak, katı parçacıklar, metal parçacıklar, kum vb. maddelerin göz organına gelmesi sonucunda; kornea dokusu hasar görür ya da delinir, gözün renkli kısmı yırtılır, mercek de donukluk oluşur.

Kimyasal Hasar ve Yaralanmalar:

Sıvı kirlilikler, solventler, aerosollar, asitler, alkalik metal, kireç, çimento, harç vb. sıvıların ve maddelerin göz organına gelmesi sonucunda; gözünkornea dokusu yanar, uzak görüş hasar görür; göz’de enfeksiyon, konjonktivit iltihaplanma, kornea ülseri oluşur.

Radyasyon Yaralanmalar/Hasarlar:

Kızılötesi ışınlar, ultraviyole, lazer, görünmeyen ışıklar (mavi ışık) vb. gelmesi sonucunda; göz’de katarak, kornea iltihabı; retina da yaralanma ve yanma, kristal mercek donukluğu oluşur.

Radyasyon insan gözünü nasıl etkiler?

 

Görülebilir Işıklar (380 ve 780 nm arasında olan ışıklar)

Görülebilir ışıklarda ortaya çıkan riskler, gözün kamaşması, göz yorgunluğudur.

Görünen dalga boyları boyunca gökkuşağının bütün renkleri (380 – 780 nm) göz tarafından görülür. Göz, sarı ve yeşil renkleri görme konusunda diğer renklere göre daha hassastır.

Ultraviolet (UV): Çıplak gözle görülemeyen ışıklar (380 nm altında)

Çevresel: Dışarda çalışmak (güneş ışığı), kaynak arc, kısa devre oluşumları, UV altında çalışmak

Göz Yaralanmaları: Kısmi körlük, katarak, göz iltihabı, akut konjunktivit, retina yanması, kornea ve lens  kristalleşmesi, net görüntünün azalması, görüntü alanının azalması

 

Meydana gelen 10 göz kazasından 9 tanesi göz ve yüz koruması kullanarak önlenebilir.

 

Gözü Negatif Etkilerden Koruma

Çalışma alanlarında gözü zararlı etkilerden korumak için 2 önemli nokta vardır.

En yakın çözümün seçimi;

Göz Koruyucularının kullanan kişi tarafından kabul edilmesi

Kişisel koruma malzemelerinin şık ve güzel olması, kullanımı sağlamak açısından önemldir. Göz koruyucular ışık ve güzel olmaz ise kişiler tarafından kullanılmayabilir.

Göz koruma çeşitleri 3’e ayrılır:

Gözlük: 45 m/s’ye kadar darbelere-UV ve IR radyasyonlarına, ışık parlamasına (solar) ve uçan parçacıklara karşı koruma sağlar.

Gogıl (Google): Toz, toprak ve sıvı damlacıkları, radyasyon (UV, IR), gaz ve buhar, ergimiş metal ve sıcak katı maddelere karşı koruma sağlar.

Yüz vizörü: Ergimiş metaller, sıcak katı malzemeler ve kısa devre elektrik arkları, radyasyon (UV, IR), uçuşan katı ve sıvı damlacıklara karşı koruma sağlar.

 

Avrupa Standartları;

Teknik Performans Standartları

 

Lens Seçimi

Lens İşaretlerinin anlamı

Çerçeve İşaretleri

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma

Kulak Koruma Standartları

EN 352/1 Baş Bantlı Kulaklık
EN 352/2 Kulak Tıkacı
EN 352/3 Barete Monte Kulaklık
EN 352/4 Elektronik Baş Bantlı Kulaklık
EN 352/6 Elektriksel İletişim Tertibatı Olan Kulaklık
EN 458 Kulak Koruma Ekipmanlarının Bakımı, Alınması Gereken Önlemler, Kullanımı ve Seçimi Üzerine Tavsiyeler içeren Rehber

 

Çalışanların Sorumlulukları

Koruyucu Önlemler Günlük 8 saat Maruziyet Zirve Maruziyet
En Düşük Maruziyet Seviyesi (İşyerinde Bulundurma Zorunluluğu) 80dbA 135dbC
En Yüksek Maruziyet Seviyesi (Kulaklık Korumanın Takılma Zorunluluğu) 85dbA 137dbC
Maruziyet Limit Seviyesi 87dbA 140dbC

 

Ses ile İlgili Genel Bilgiler

Sesin siddeti desibel (dB) olarak ölçülür. İnsan üzerinde olumsuz etkiler meydana getiren ve istenmeyen sesler gürültü olarak tarif edilir. Gürültü, insan kulağında meydana getirdiği basıncın referans basınca oranının logaritmik ifadesi olan desibel (dB) ile ölçülür.

Ses, katı, sıvı ve havada dalgalar halinde yayılan bir eneji şeklidir. İnsan kulağının ilk uyum yaptığı ses şiddeti 0 (sıfır) dB’dir ve bu değere ‘işitme eşiği’ adı verilir. 140 dB ise ‘acı eşiği’dir ve kulak daha fazla ses şiddetine  dayanamaz.

Ses frekansı 16 hertz ile 20.000 hertz olan sesler insan kulağının ‘işitebilir frekans’ aralığıdır.

İnsan kulağı çok düşük ve çok yüksek şiddette sesleri duyabilme yeteneğine sahiptir. İnsan kulağının algılayabileceği en düşük ses şiddeti eşik şiddeti olarak bilinir. Kulağa zarar vermeden işitilebilen en yüksek sesin şiddeti ise eşik şiddetinin yaklaşık bir milyon katı kadardır. İnsan kulağının şiddet algı aralığı bu kadar geniş olduğundan şiddet oluşumu için kullanılan ölçek de  10’un katları, yani logaritmik olarak düzenlenmiştir. Buna desibel ölçeği denir.

Sıfır desibel mutlak sessizliği değil, işitilemeyecek kadar düşük ses şiddetini (ortalama 1.10-12 w/m²) gösterir.  Desibel, bir oranı veya göreceli bir değeri gösterir ve “bel” biriminin 10 katı kadardır. İki farklı oranın çok büyük olmasından dolayı “desibel” adı verilen ve oranların logaritmasının 10 katı olarak tanımlanan birim daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sayılardan biri bilinen bir sayı olarak alındığından desibel, söz konusu bir büyüklüğün (pi) referans büyüklüğüne (pref) oranının logaritmasının 10 katıdır (db=10.log [pi/pref]).

dB(A) ise insan kulağının en çok hassas olduğu orta ve yüksek frekanslarının özellikle vurgulandığı bir ses değerlendirmesi birimidir. Gürültü azaltması veya kontrolünde kullanılan dB (A) birimi ses yüksekliğinin subjektif değerlindirilmesi ile ilişkili bir kavramdır.

Eşik şiddetindeki ses, “sıfır” desibeldir ve 1.10-12 w/m² değerine eş değerdir. 10 kat daha şiddetli ses, 1.10-11 w/m², yani 10 dB iken 100 kat daha şiddetli ses 20 dB’dir.

Frekans Düzeyinde Ortalama Koruma Değerlendirilmesi

 

  1.  İlk önce gürültü seviyesinin ne olduğunu belirleyiniz.
  2. Gürültü seviyesinin NRR veya SNR olarak belirlenmesi:

 

 

Her kulak koruyucu için bu tablo ayrı ayrı hazırlanmaktadır.

Örnekte, aynı kulak tıkacının farklı frekanslarda farklı dB’lerde düşüş yaptığı görülmektedir. Standart sapmadan sonra 250 Hz’de 23.6 dB’ye düşen kulak tıkacı 4000 Hz’de 40.2 dB düşüş sağlar. Uygun kulak koruyucu seçerken o kulak koruyucuya ait tablodan yararlanılmalıdır.

Freq. (HZ) 63 125 250 500 1000 2000 4000 8000
Mf (dB) 25,9 28,4 31,1 33,6 35,0 34,6 44,7 43,4
Sf (dB) 7,1 8,4 7,5 7,2 6,5 4,0 4,5 4,8
A.P.V. (dB) 18,8 20,0 23,6 26,4 28,5 30,6 40,2 38,6
Ölçü: 6 – 12 H = 34 M = 32 L = 31 SNR = 35

Freq= Ses şiddeti
Sf(dB)= Standart sapma
Mf(dB)= Azaltma miktarı
A.P.V(dB)= Varsayılan koruma

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma

Vücut Koruma EN Standartları

EN ISO 11612: Uluslararası bu standarda göre belirlenen performans gereklilikleri, bahsi geçen koruma durumlarında giysilere uygulanmıştır. Limitli alev sıçramaları elbiseleri ve kullanıcının radian ya da konvektiv ısıya maruz kaldığı ya da sıcakya da erimiş metal sıçramalarında aşağıdaki kodlar kullanılmaktadır:

 

EN ISO 11611: Uluslararası bu standart, özel performans gereklilikleri açısından iki sınıfı tanımlar.

EN ISO 14116: Malzemelerin sınırlı alev yayılması, malzeme montajları ve koruyucu giysiler için performans özelliklerini kapsar. Giysinin yanmasının bir tehlike oluşturma olasılığı ek gerekliliklerinde ayrıca tanımlanmıştır.

EN 14116:2008: Koruyucu giysilerde kullanılan malzemelerin sınırlı alev yayma ile ilgili performans özelliklerini kapsar.

EN 11612:2008: Isıya maruz kalan endüstri çalışanları için koruyucu giysiler.

Aşağıdaki sıralamalar performans seviyelerini gösterir:

EN 11611:2007: Kaynak ve benzeri işlerde kullanılan koruyucu giysilerin standardı

EN 1149: 2006: Yangına yol açan boşalmalardan kaçınmak amacıyla, elektrostatik yük yayıcı koruyucu giysiye ait alt elektrostatik kuralları ve deney metotlarını kapsar.

EN 61482-1-2: 2007: Avrupa standardı olan bu test metodu, termal ve elektrik riskine karşı kullanılan giysilerin sistem olasılıklarını ölçer.

EN 13034: 2005 + A1: 2009: Sıvı kimyasallara karşı koruyucu giysiler.

 

Sıvı kimyasallara karşı limitli koruma sağlayan koruyucu giysilerin performans gerekliliklerini tanımlar (Tip 5 ve Tip 6). Bu standart, limitli kullanılan ve tekrar kullanılabilen kimyasal koruyucu giysilerin minimum gerekliliklerini tanımlar. Bu giysiler, hafif sprey etkisi sıvı aeresoller veya düşük basınç, düşük seviyede sıçramalara karşı kullanılanlar, molekül seviyede bariyer gerektirmezler.

 

Kimyasal Koruma ile İlgili Avrupa Direktifleri EN Standartları

 

Kimyasal ürünlerle ilgili en büyük risk, kimyasal gazların, sıvı ve katı maddelerin tutulmadan içeri sızmasıdır. Bunun sebepleri şunlardır:

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma

Kafa koruma ne zaman gereklidir?

Çevrede herhangi bir maddenin düşme riski varsa endüstriyel güvenlik bareti takılmalıdır

Yüksekte yapılacak herhangi bir iş için çene kayışı olan endüstriyel bir güvenlik bareti kullanılmalıdır.

Kafadan alınan herhangi bir şok riskine karşı alınması gereken en düşük önlem, Endüstriyel Bump Cap, Top Cap, Hard Cap kullanımıdır.

Baret kullanımı ile bereber yapılacak çalışmalarda, partiküller ve kimyasallara karşı göz ve yüz korumadan, sesi azaltmak için ise kulak korumadan en uygun aksesuarı takınız.

EN 812:1997 A1+ 2001 nedir?

Endüstride minimal risklere karşı kullanılan başlıkları kapsayan normdur.

EN 397:1995 nedir?

Avrupa’dan tedarik edilen Endüstriyel Güvenlik Baretlerinin, farklı yönlerinin Avrupa standartlarına göre resmileştirildiği kurallardır. 3 farklı ısı seviyesinde, farklı testler yapılmalıdır. -10°C’den +50°C’ye ve çevre ısısına göre (bütün JSP baretleri standart olarak -20°C’de) test edilirler.

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma

Ayak Korumada Koruma Seviyeleri ve Standartlar

Spesifik Standartlar

Diğer özel standartlar, özel ikonlarla veya işaretlerle gösterilmelidir.




 

İşaret Test Zamanı Test Maddesi Düz Pozisyonda Topuk Pozisyonunda
SRA SERAMİK DETERJAN 0.32 0.28
SRB ÇELİK GLİSERİN 0,18 0,13

 

Solunum Koruma Ürünleri Seçerken

El Koruma Ürünlerini Seçerken

Yüksekte Çalışma Ürünlerini Seçerken

Göz Koruma Ürünlerini Seçerken

Kulak Koruma Ürünlerini Seçerken

Vücut Koruma Ürünlerini Seçerken

Kafa Koruma Ürünlerini Seçerken

Ayak Koruma Ürünlerini Seçerken

 

Kaynaklar;

Neden İş Güvenliği İSG Uzmanları
Neden İş Güvenliği İşyeri Hekimleri

 

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazarlara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.

 

Exit mobile version
Araç çubuğuna atla