İş Güvenliği Kültürü ve İşverenler

İş Kazalarında İnsan Faktörü

 

Meydana gelen iş kazalarının oldukça büyük bir oranının “insan” kaynaklı olması nedeniyle bu faktörün daha geniş kapsamlı olarak ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu gerekliliğin de etkisiyle, özellikle son yıllarda “iş güvenliği kültürü” kavramı daha önemli hale gelmiştir.

İşverenlerin Sorumluluğu

 

İşverenlerin  çalışanlarına sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlaması, yasalardan öte temel etik sorumluluk alanlarından biridir. İş güvenliği kültürü, örgüt kültürünün ve dolayısıyla toplumsal kültürün bir parçasıdır. Bu nedenle, örgütlerde iş güvenliği kültürünün oluşturulması ve geliştirilmesi amacıyla iş güvenliği yönetimi uygulamalarının, son yıllarda daha önemli hale geldiği gözlenmektedir.

 

İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak, yasal yükümlülüklerin yanında etik açıdan sorumlulukları bulunmaktadır. Mal ve hizmetlerin hangi çalışma koşullarında üretildiğinin gittikçe önem kazanması ve iş güvenliği ile ilgili yaşanan sorunların gelişen iletişim teknolojileri sayesinde çok hızlı bir şekilde tüketiciler tarafından duyulabilmesi gibi etkenler, işverenleri bu kültüre yöneltmektedir. Tüm bu gelişmeler, işverenlerin iş güvenliğine uygun bir çalışma ortamı oluşturma sürecini hızlandırmaktadır.

 

Günümüzde işverenler iş güvenliği kültürünün yerleştirilmesi konusunda, hem tüketiciler hem de çalışanlar tarafından neredeyse sürekli bir gözetim altındadırlar. Bu nedenle iş güvenliği kültürünü oluşturmak, işverenlerin varlığının ve devamının neredeyse olmazsa olmaz koşulu haline gelmeye başlamıştır. İş güvenliği kültürünün özellikle toplumsal açıdan önemini, birtakım sayısal veriler yardımıyla ortaya koymak mümkündür;

 

İstatistikler;

 

Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine göre ülkemizde 2014 yılında 221.366 adet iş kazası bildirimi yapılmıştır. Bunlardan 1626’sı ölümle sonuçlanmış 1421’i ise sürekli iş göremezlikle sonuçlanmıştır (SGK, 2014). Türkiye İstatistik Kurumu istatistiklerine göre, Mart 2017 itibariyle Türkiye’de kayıt dışı çalışanların oranının %32.9 (TÜİK, 2017) olduğu göz önüne alındığında iş kazalarının resmi sayıların çok üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu veriler değerlendirildiğinde, iş güvenliği kültürüne duyulan ihtiyaç daha açık ortaya çıkmaktadır.

 

İş kazalarının, hem bireysel hatalar hem de işyerlerinin çalışma koşullarından kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle ortaya çıktığı bilinen bir gerçektir. Çözüm yolu olarak ise; tehlikeli durumların iş sağlığı ve güvenliği önlemleriyle giderilebileceği, tehlikeli davranışların ancak eğitimleri de içine alacak şekilde oluşturulan güvenlik kültürüyle ortadan kaldırılabileceği görüşündedir. Bireysel ve örgütsel düzeyde yerleşmesi beklenen iş sağlığı ve güvenliği bilincinin oluşturulmasında, sadece çalışanlar ve örgütler değil, tüm sosyal tarafların sorumlulukları bulunmaktadır.

 

İş Güvenliğinde Sendikaların Rolü

 

Sosyal taraflardan biri olarak sendikaların bu konuda daha etkili olması beklenmekte iken, bu güne kadar herhangi bir gelişme maalesef görünememektedir.  Sendikaların yapabileceği faaliyetlere örnek olarak; iş güvenliği alanında yaşanan sorunların tespiti ve çözüm önerileri konusunda çalışmalar yapmak, sadece kendi üyeleri için değil diğer çalışanları da kapsayacak biçimde iş güvenliği eğitim programları düzenlemek, iş güvenliğini bilinçlendirmeye yönelik olarak işyeri ve sendika arasında ortak programlar yürütmek, güvenlik kültürü ile ilgili araştırmaları desteklemek, düzenlenen akademik etkinliklere destek vermek, iş güvenliği ile ilgili konuların toplu iş sözleşmesinde daha fazla yer almasını sağlamak, çalışanların mevcut tehlike veya riskleri bildirebilecekleri iletişim hatları kurmak, iş güvenliği konulu kampanyalar düzenlemek vs. verilebilir.

 

Sonuç olarak;

 

İş güvenliği eğitimlerinin özenli bir şekilde kurgulanması ve amacına uygun bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. İşverenler, bu nedenle iş güvenliğinin önemini kavrayarak, iş güvenliği bilincinin sağlıklı eğitimlerle ve bu alanda uzman kişiler tarafından verilmesi gerekliliğini benimseyerek, eğitimleri amacına uygun bir şekilde yerine getirmelidirler.  www.nedenisguvenliği .com’un da söylediği gibi, hiçbir gerekçe iş güvenliği önlemlerinin alınmasını ertelemez.

 

 

 

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

-1
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 4 Average: 5]

2 Yorum

  1. İş Güvenliği Uzmanı Mart 3, 2018
  2. Şahin Özcan Mart 5, 2018

Soru Sorun / Cevap Yazın