Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

KOAH

Mesleki Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı KOAH

KOAH; (KRONİK OBSTRUKTİF AKCİĞER HASTALIĞI) Yaygın olarak aynı anda görülen ve solunum yolunun daralmasıyla kendini gösteren akciğer hastalıkları kronik bronşit ile amfizemin birlikte gelişmesinden ortaya çıkar. KOAH, akciğerlere hava akışının kısıtlanmasına yol açarak nefes darlığı yapar.

KOAH

Sağlık İçin: Kronik Akciğer Hastalığı (KOAH)

Sağlık İçin: Kronik Akciğer Hastalığı (KOAH); Kronik akciğer hastalığı (kronik bronşit) akciğerlerdeki hava yollarında daralma ve hava keselerinde (alveol) bozulma sonucu meydana gelen bir hastalıktır. Hava yollarında daralma olduğunda nefes alıp verme güçleşir. Alveol yüzeyinde bozulma olduğunda da kandaki oksijen-karbondioksit değişimi güçleşir, dokulara yeterli oksijen taşınamaz.


Sağlıklı Yaşam ve Egzersiz


Son derece yavaş ve sinsi olarak gelişen bu hastalığın oluşumunda başlıca etken sigara içilmesidir. Hastalığın belirtileri olan öksürük ve nefes darlığı çok yavaş geliştiği için yaşın ilerlemesine veya sigara içilmesine bağlanabilir. Sigara içme davranışı devam ederse zaman içinde kronik bronşit gelişir ve bir süre sonra nefes darlığı, öksürük ve balgam ile karakteristik tablo ortaya çıkar. Hastalar yıllar boyunca nefes darlığı ve hava açlığı içinde yaşam mücadelesi vermek durumunda kalır.

Kimlerde KOAH Görülebilir?

Hastalık erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Kronik bronşit oluşumunda işyeri ortamında bulunan toz ve bazı kimyasal maddeler de etkili olabilir. Özellikle tozun yoğun olduğu madencilik, dökümhane işleri ile solunum yollarında tahriş yapan gazların bulunduğu (kaynakçılık, kalaycılık, asit maddeler vs.) ortamlarda çalışanlarda KOAH riski fazladır.

Kronik bronşit başladıktan sonra ilerleyicidir, önceleri herhangi yakınma veya belirti görülmezken zaman içinde efor sırasında hissedilen nefes darlığı özellikle kış aylarında öksürük ve balgam yakınması olmaya başlar. KOAH’lı hastalar kış aylarında daha fazla rahatsız olurlar. Kış mevsiminde daha çok görülen solunum yolu enfeksiyonları sağlıklı kişilerde birkaç gün içinde geçer ama zeminde KOAH varsa daha uzun sürer ve daha ağır seyreder. Sigaranın bırakılması veya tozlu ortamlardan uzaklaşılması durumunda KOAH hastalığının ilerlemesi yavaşlar.

Hastalığın tanısı bakımından özellikle kış aylarında uzunca süren öksürük ve nefes darlığı yakınması önemlidir. Solunum fonksiyon testi ve akciğer filmi ile tanı konulabilir. Hastalığın kesin tedavisi yoktur, ancak kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmamak için önlemler alınmalıdır. KOAH hastalarının grip ve pnömokok aşısı yaptırmaları hastalık önleme bakımından yarar sağlar.


Sağlığımızı Korumak İçin Temel Prensipler


Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımından uzak durulması hastalıktan korunma açısından önemlidir. Sigara içmediği halde sigara dumanından pasif olarak etkilenenler de KOAH bakımından risk altındadır.

Yılda bir kez doktor muayenesi ve aralıklarla solunum fonksiyon testi yapılması ile hastalığın erken dönemde tespiti mümkündür. Erken dönemde tespit edildiğinde sigaranın bırakılması veya gerekirse (tozlu yerlerde çalışanlar için) iş değişikliği yapılması ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Kış aylarında öksürük, balgam ve nefes darlığı ile seyreden tablo oluşursa doktora başvurulması gerekir

Kronik Bronşitten Korunmak İçin;

  • SİGARA VE TÜTÜN ÜRÜNÜ İÇMEYİNİZ.
  • DÜZENLİ EGZERSİZ YAPINIZ.
  • YILDA BİR KEZ DOKTOR MUAYENESİNE GİDİNİZ.
  • NEZLE VE GRİP UZUN SÜRÜYORSA VE AĞIR SEYREDİYORSA DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
  • DOKTORUNUZ GEREKLİ GÖRÜRSE GRİP VE PNÖMOKOK AŞISI YAPTIRINIZ.

Sağlık İçin: Kronik Akciğer Hastalığı (KOAH) 1

Kaynak; Hacettepe Üniversitesi, Halk Sağlığı Enstitüsü

 


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”

İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ten − three =