
Odun Tozlarının İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri, rölatif olarak yavaş büyüyen tümörlerdir.
Odun Tozlarının İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Sert odun tozu, maruz kalan kişilerde nazal kavite adenokarsinomlarına neden olabilir.
İstanbul İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi
Orman ürünleri sanayi, kereste sanayi, yonga levha sanayi, sunta sanayi, selüloz ve kağıt sanayi, mobilya sanayinde toz, tahtaların testere ile kesilmesi, delinmesi ve zımparalanması gibi süreçlerde çalışma esnasında oluşur. Büyük miktarlarda tahta işlem görürken koruyucu önlemler gereklidir. Bu tür yüksek düzeylerde toz maruziyetini içeren işyerleri; marangoz atölyeleri, parke döşeme atölyeleri, merdiven yapımı, kalıp dökme (dökümhaneler), ağaç tozu üretimi ve işlemesi (testere tozu), ağaç pelletlerinin üretimi ve araba yapım atölyelerinde sıkça görülmektedir.
Odun Tozunun Özellikleri ve Sınıflandırması
Tozlar mekanik süreçlerde üretilen veya gazlarda karıştırılan ve dağıtılan katı cisim partiküllerinden meydana gelir.
Kayın tozu
ZVG-No.1 530159
Meşe tozu
ZVG-No.1 530158
Odun Tozu Ölçüm ve Analizleri
İşyeri ortamında maruz kalının toz miktarının ölçülüp değerlendirilmesinde, toplam toz konsantrasyonu veya solunabilir toz konsantrasyonu olmak üzere iki değerlendirme yapılır. Kişisel maruziyetin değerlendirilmesinde genellikle solunabilir toz konsantrasyonu, işyeri ortamı değerlendirmesinde ise ortam toplam toz konsantrasyonu ölçümü yapılır. Toz miktarı ihtiyaç duyulmasına göre gravimetrik veya ayrıntılı analizle hesaplanır. Zaman Ağırlıklı Ortalama Değer (ZAOD/TWA) ile karşılaştırılarak kişisel maruziyet durumu belirlenir. 8 saatlik OEL 5 mg/m3 olarak belirlenmiştir…
Odun Tozlarının İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Vücuda Giriş ve Etkileri
Toz solunum yoluyla akciğerlere ulaşır ve etkilenme sonucu meydana gelen nazal kavite adenokarsinomları rölatif olarak yavaş büyüyen tümörlerdir. Kaynaklandıkları etmoid kemiğin sınırına bitişik orta nazal meatusunda, orta nazal konka bölgesinde, çevreleyen dokuları, çoğunlukla etmoid kemiği, göz yuvasını ve meninks ve önbeyine geçebildikleri kafa tabanını infiltre eder ve tahrip ederler. Servikal lenf bezlerinde lenfojenik metastazlar ve yaygın hematojenik metastazlar ilk olarak hastalığın çok geç geri dönüşümsüz bir evresinde gelişir. Histolojik olarak, tümör gastrointestinal tümörlerle benzerlikleri olan özel bir tür adenokarsinomdur ve bu nedenle “intestinal tip” veya “kolonik tip” olarak tanımlanır.
İş Güvenliği Samimiyet Testi
[wp_quiz_pro id=”10789″]
Etki Şekli
Toz burunun iç bölgesinde özellikle orta konka bölgesinde birikir. Tozların karsinojenik etkilerinin doğası ve şiddeti gibi temel açıklamalar halen yapılamamıştır. Karsinojenik köken bilinmemektedir. Halen tartışılan hipotezlere göre kanser birikim bölgesinde, doğal ağaç bileşenleri veya ağaç hazırlanmasında ağaca uygulanan ve toz partiküllerine yapışan kimyasallar veya ağaçtan bağımsız olarak kullanılan aerosoller şeklinde solunan ve tozda olduğu gibi birikim yapan kimyasallar veya bu mekanizmaların bir kombinasyonu ile indüklenir.
Ekmeğiniz İçin Sağlığınızdan Olmayın
Tümörler çoğunlukla kimyasal olarak işlem gören tahtalarla çalışan veya tahta tozuna maruziyet esnasında veya sonrasında tahta koruyucular gibi kimyasallara maruz kalan hastalarda görülür.
Tıbbi Değerlendirme
Nazal kavitenin veya nazal sinüslerin önceki malign tümörleri ve displastik değişikliklerin biyopsi yoluyla konfirme edildiği nazal kavite veya nazal sinüslerin aşikar malign tümörleri olan kişiler daha kısa sürelerle izlenmelidir.
Net olmayan vakalarda eğer bir tümörden şüphelenilirse, bir KBB uzmanı tarafından ileri muayene gereklidir (örneğin tekrarlanan endoskopi, histolojik inceleme için biyopsi). Bir uzman tarafından ileri muayene, biyopsi aracılığıyla endoskopide görülen tüm doku değişimlerini aydınlatmayı amaçlar.
İş Kazasında İşverene Dair Yaptırımlar Nelerdir
Hayatın Her Alanında İş Güvenliği
[wp_quiz_pro id=”10773″]
Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur
Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.
Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.
Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”
İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun
Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.
Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesaiFazla mesai; 4857 sayılı İş Kanununa göre, haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade etmektedir. Denkleştirme esasının uygulandığı haller... More başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır
Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.
Kaynak;
ILO Uluslararası Pnömokonyoz Sınıflandırması Rehberi
Council Directive 67/548/EEC on the approximation of the laws, regulations and administrative provisions relating to the classification, packaging and labelling of dangerous substances

