İş Sağlığı ve Güvenliği
Neden İş Güvenliği

Kazaya Ramak Kaldı Görüntüleri

Kazaya Ramak Kaldı Görüntüleri ile KRK’ların iş sağlığı ve güvenliğine önemine dikkat çekmek istedik.

Ramak kala olayı, bir tehlikeli durum, ya da bir tehlikeli davranış olayının sonucudur. Ramak kalalar yaşanacak kazaların habercisidir.

Bu videoda bazı karelerde KRK’ları görebilirsiniz.

Kazaya Ramak Kaldı Görüntüleri


İş Güvenliği Samimiyet Testi
[wp_quiz_pro id=”10789″]


Kazaya Ramak Kala Nedir?

Kazaya Ramak Kala olayı, bir tehlikeli durum, ya da bir tehlikeli davranış olayının sonucudur. Ramak kalalar yaşanacak iş kazalarının habercisidir, eğer engellenmezse kaza gerçekleşir!..

Buradan hareketle, maddi boyutlarına bakılmadan her iş kazasının kendisinden sonra gelecek ve sürekli olarak daha ağır sonuçlar doğuracak bir iş kazasının habercisi olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, büyük küçük diye ayrım yapılmadan tüm kazaların ya da ramak kalaların kayıt altına alınması, meydana gelecek kazaların önlenmesinde ve iş güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.


İş Güvenliği Neden Önemlidir?


Bu nedenle öncelikle kazaya ramak kala bildirimlerinin işletmeye sağlayacağı katkılar beyaz yaka personeline çok iyi bir şekilde anlatılmalı, yönetici kadrosundaki kişilerin yeterli iş güvenliği bilincine sahip olmaları ve sürece sahip çıkması sağlanmalıdır. Yönetici yaşanan basit bir ramak kala olayında dahi, çalışanı ramak kala bildirimi yapmaya teşvik etmelidir. Yöneticilerinin bu konuya önem verdiğini gören çalışanın süreci sahiplenmesi çok daha hızlı olacaktır.

İşletme içerisinde belirlenen yerlere ramak kala bildirim köşeleri hazırlanmalıdır. Bu köşelerde çalışanların ramak kala olayları yazabileceği formların olması ve bu formu doldururken örnek alabileceği ramak kala olayların da o köşede bulunuyor olması önem taşır.

Çok önemli olan bu bildirimleri almak kısa vadede çok zor olabilir. Bildirimleri alabilmek için işyerinde çalışanlara küçük hediyeler almak, ödüllendirmek çalışanları daha fazla teşvik edebilir.

Görüşlerine değer verilmesi, raporlanan problemin giderildiğinin veya en azından konu ile ilgilenildiğinin, verilen termin süresiyle problemin uygun olan en kısa surede giderileceğinin belirtilmesi diğer çalışanları da işyerindeki iş güvenliği sürecine dahil edecektir.


İş Kazaları Analizi


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”


İSG Karikatürleri

[wp_quiz_pro id=”16817″]


İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır