
Antropometride veri çeşitleri, statik ve dinamik antropometri olarak bilinen iki farklı metot şeklindedir.
Antropometri, kısaca insan vücudunun çeşitli kısımlarının ölçümüyle insan yapısının ilişkilerini saptama yöntemidir. Diğer bir deyişle, bireysel farklılıklara odaklanan ve çeşitli tasarım disiplinleri için önemli referanslar ve girdiler sağlayan ergonomi uygulamalarının hayati bir parçasıdır.
Antropometrik tasarımlarda genellikle ortalama ölçülerden ziyade dağılım ölçüleri göz önünde bulundurulur. Bu ölçüler yüzdeler olarak ifade edilir ve dağılımın en azından %90`lık kısmını içine almalıdır.
Antropometride Veri Çeşitleri
Ergonomik amaçlarla insan vücut ölçülerinin belirlenmesinde, statik ve dinamik antropometri olarak bilinen iki farklı metot geliştirilmiştir. Statik antropometri, insanın statik durma (gaz maskelerinin yüz ölçülerine uyumu gibi) ve oturma halindeki (sıra ve sandalyelerin vücut ölçülerine uyumu gibi) vücut ölçülerinin bulgularını verirken, dinamik antropometri ise insanın hareket halindeki vücut ölçülerinin bulgularını verir.
Makine kontrolü gibi iş istasyonlarının yerleşiminde dinamik verilerin daha kullanışlı olacağı doğaldır. Ancak, dinamik verilerin elde edilmesi oldukça güç olduğu için, çoğunlukla statik değerler kullanılmaktadır.
Ayrıca, iş düzenlemede statik ölçüler kadar işlevsel ölçüler de önem taşır. Zira insan iş sırasında sadece sabit bir duruş şeklinde bulunmaz. Uzanır, eğilir, ayağını pedala uzatır, görüş alanını değiştirir. Dolayısıyla, işlem alanlarının hesaplanmasında, sadece vücut ölçülerinin geometrik ilişkisine bakılmaz; iş bütünüyle işlevsel olarak sınanır.
İşlem alanı, yerine getireceği işe bağlı olarak kişinin gereksinim duyduğu alandır. Bu alanın boyutlandırılmasında aşağıdaki şekildeki gibi kullanılan organ ya da vücut bölümü hareket sınırlarının azami kavrama noktaları göz önüne alınır.

Statik (yapısal) antropometrik veriler;
Bunlar bireyin statik (sabit) pozisyonlarda vücut boyutlarının ölçülmesi ile elde edilen verilerdir. Ölçümler ya tam olarak belirli bir anatomik yapıdan bir diğer anatomik yapıya, ya da uzayda sabit bir noktaya göre yapılmaktadır. Örneğin eklemlerin yerden yüksekliği, diz arkası çukurun (popliteal fossa) yüksekliği veya diz arkasının yerden yüksekliği gibi.
Statik antropometrik verilerin yararlanıldığı bazı alanlarda örneğin mobilya boyutlarının belirlenmesi ve giysi bedenlerinin alt ve üst sınırlarının ayarlanması sayılabilir.
Aşağıdaki tabloda dünyadaki değişik uluslardan seçilmiş antropometrik veriler gösterilmektedir;
| Değişik milletlerdeki yetişkin insanlarda boy uzunlukları | ||||
| Bölge | Boy Uzunlukları (mm) | |||
| Erkek | Kadın | |||
| % 5’lik | %95’lik | %5’lik | %95’lik | |
| Kuzey Amerika | 1640 | 1870 | 1520 | 1730 |
| Güney Amerika | 1595 | 1810 | – | – |
| Kuzey Amerika | 1645 | 1855 | 1510 | 1720 |
| Uzak Doğu | 1560 | 1750 | 1450 | 1610 |
| Afrika | 1565 | 1790 | – | – |
Dinamik (fonksiyonel) antropometrik veriler;
Bu veriler sabit bir referans noktasına göre vücudun bir bölümünün hareketlerini tanımlayan verilerdir. Dinamik antropometri ile örneğin ayakta duran bir kişinin ileriye doğru ulaşabileceği azami mesafenin verileri elde edilebilir.
İş alanı hacmi, bir operatörün etrafındaki kolay veya zor (azami) ulaşılabilen alandır. Dinamik antropometride elin hareketiyle taranabilen “iş alanı hacmi” (diğer ismiyle kullanıcı denetimli hacim) tanımlanarak, panel tasarımında kontrol düğmelerinin optimum yerleşimi sağlanabilir. Öte yandan bir çalışanın fonksiyonel el ulaşma mesafesini artırmanın mantıklı bir yolu da ayaklar için daha fazla serbest alan bırakmaktır.
İş alanı hacmi, baskı altında kalmayan eklemlerin sayısına bağlı olarak artar. Bu hacmin büyüklüğü ve şekli operatörün vücudunu zorlama derecesine bağlıdır. Örneğin oturan bir operatörün, şayet belkemiği koltuğun arkalığı tarafından engellenmiyorsa, esneyebiliyorsa veya ayakta ulaşım mesafesi de yine belkemiğini zorlamıyorsa daha fazladır ve yine bir ya da her iki ayağı birden hareket ettirecek kadar yer varsa ayakta ulaşım mesafesi daha fazladır.
Genel olarak, yapısal antropometrik verilere oranla fonksiyonel antropometrik veriler daha az elde edilmiştir. Klinisyenler uzun zamandır sağlıklı insanların eklem hareketlerinin sınırlarına ilgi duyarak hastalara yardımcı olmaya çalışmalarına rağmen, eldeki veriler tasarım problemlerine doğrudan uygulanabilir veriler değildir.
Kuvvetsel antropometrik veriler;
Bu veriler insan vücudu üzerindeki yüklerin mekanik analizini yapmada kullanılır. Vücut, uzunluğu ve kütlesi bilinen, birbirine bağlı bölümlerden oluşmuş bir bütün olarak kabul edilir. Bu tip çalışmalar esnasında oluşacak uygun pozisyonların tanımlanabilmesi için, komşu eklemlerin uygun açı dizileri de bulunmuştur. Bu tanımlar sayesinde tasarımcılar iş alanın neresinde hangi göstergelerin ve kontrol düğmelerinin optimum olarak bulunacağını belirler.
İş Güvenliği Samimiyet Testi
[wp_quiz_pro id=”10789″]
