İşitmeye Bağlı Risk Değerlendirme Parametreleri

İşitmeye Bağlı Risk Değerlendirmede Kullanılan Terimler

Risk Göstergeleri Olarak Kullanılan Fiziksel Parametreler

Çalışanların Gürültü ile Risklerden Korunmalarında Dair Yönetmelikte, risk göstergeleri olarak kullanmak için üç fiziksel parametre tanımlanır: en yüksek ses basıncı, günlük gürültü maruziyet düzeyi ve haftalık gürültü maruziyet düzeyi.

En yüksek ses basıncı dB (C), günlük ve haftalık maruziyet düzeyleri ise dB (A) cinsinden ifade edilir. Böylece, Gürültü maruziyet düzeyi, gürültüye uzun süreli maruz kalma sonucunda oluşan etkilerin değerlendirilmesine imkan verir

En yüksek ses basıncı, çok gürültülü seslere (darbe gürültüsü) kısa süreli maruz kalma sonucunda oluşan etkilerin değerlendirilmesine imkan verir.

İşitme Eşiği

Tanımlanmış duyulabilir frekansın en küçük ses basınç seviyesine işitme eşiği denir. İşitme eşiği, belirli koşullar altındaki sesin düzeyi olarak tanımlanır

Sese duyarlılık iki faktöre bağlıdır;

  • Ses basınç düzeyi
  • Ses frekansı

İnsan işitme sistemi, en fazla 4 kHz civarındaki frekanslarda olan seslere duyarlıdır. İşitmesi iyi durumda olan genç insanlar için, bu frekans aralığı için işitme eşiği 3 dB’dir. Yüksek ve düşük frekanslı sesler kolay duyulmamaktadır.

İnsanlar farklı frekans ve düzeydeki sesleri aynı seviyede hissedebilir. Ses basınç düzeyi/frekansı düzleminde, eşit gürültülü düşünülen tonları temsil eden noktaları birleştiren eğriye, eşit ses şiddeti seviye eğrisi denir.

Sesi algılamadaki farklılıklar, 1 kHz frekanslı 30 dB ses basınç düzeyindeki bir sesin, 100 Hz frekanslı 45 dB ses basınç düzeyindeki bir ses kadar veya 8 kHz frekanslı 40 dB ses basınç düzeyindeki bir ses kadar gürültülü algılanmasına neden olur

Çok yüksek ses basınç düzeylerinde (yaklaşık 130 dB), çeşitli frekanslardaki ses şiddeti farklılıkları fazla önemli değildir. Kulaklar için ağrıya neden olan farklı frekanstaki seslerin ses basınç düzeyleri arasındaki fark, zorlukla duyulabilen seslerin ses basınç düzeylerinde olduğundan daha azdır

Eşit gürültü olarak hissedilen seslerin frekansları ve düzeyleri: 20 Hz – 75 dB; 60 Hz – 35 dB; 100 Hz – 25 dB; 300 Hz – 10 dB; 600 Hz – 5 dB; 1 kHz – 0 dB; 6 kHz – 5 dB; 10 kHz – 15 dB

 

Frekans Ağırlıklandırma

İşitme kaybı riskini değerlendirmek için ses basınç düzeylerinde ağırlıklandırma kullanılır.

  • A-ağırlıklı ses basınç düzeyi dB (A) cinsinden ifade edilir. Düşük ses basınç düzeyindeki seslerin öznel alımına en fazla uyan ağırlıklandırmadır.
  • C-ağırlıklı ses basınç düzeyi dB (C) cinsinden ifade edilir. Yüksek ses basınç düzeyindeki seslerin öznel alımına en fazla uyan ağırlıklandırmadır.
  • Basit bir ifadeyle, ağırlıklandırma, ses basınç düzeylerinin ayarlanması veya düzeltilmesini ifade eder ve her frekans bandına uygulanır.
  • Aşağıda yer alan Tablo 1.2, oktav band merkez frekansları için düzeltmeleri gösterir.
  • A-ağırlıklı eğri, düşük frekanslı sesler için ses basınç düzeylerinde geniş bir düzeltmeyi gösterir. Ses basınç düzeyleri, dB (frekans düzeltmesiz) ve dB (A), düşük frekanslı güçlü bileşenli sesler için bu nedenle geniş çapta değişebilir.

A ve C ağırlıkları için oktav band nerkez frekansı düzeltmeleri

Oktav band merkez frekansları, HzA- Ağırlıklı düzeltme, dBC- Ağırlıklı düzeltme, dB
31,5-39-3
63-26-1
125-16
250-9
500-3
1000
2000+1
4000+1-1
8000-1-3
16000-7-8

 

Maruziyet Düzeyi

A-ağırlıklı ses maruziyeti (EA, 8h), bir kişinin maruz kaldığı gürültünün zararlı etkilerinin değerlendirmesinde kullanılır (TS 2607 ISO 1999 standardı).

  • Gürültüye maruz kalmanın işitme sistemine zararlı etkisi, kişinin kulaklarının soğurduğu ses enerjisinin büyüklüğüne, yani gürültünün ses basınç düzeyi ve maruziyet süresine bağlıdır
  • Bir işyerinde çalışan bir kişi, çalıştığı süre boyunca (günlük mesaisi boyunca veya haftalık mesaisi boyunca) farklı sürelerde, farklı ses basınç seviyelerindeki gürültüye maruz kalabilir. Bundan dolayı, TS 2607 ISO 1999 standardında da belirtildiği gibi, gürültünün zararlı etkileri değerlendirilirken, 8 saatlik günlük çalışma (günlük mesai) veya 8 saatlik beş iş gününden oluşan haftalık çalışma (haftalık mesai) referans alınarak, değerlendirmeler buna göre yapılır
  • Maruziyet, kulak tarafından soğrulan ses enerjisi miktarına karşılık gelen bir tanımlamadır ve bu sebeple bazen ‘gürültü dozu’ olarakta adlandırılır.

Bir marangozun görevi ekipmanın çeşitli ahşap parçalarını tamir etmeyi kapsar. Marangoz genellikle, ahşap parçaları yapıştırma, vernikleme vb. işlerde gürültüye maruz kalmaz. Ancak ara sıra, önemli değerde ses basınç düzeyi 115 dB (A)’nın üzerinde gürültü üreten dairesel testere, planya gibi elektrikli aletlerle çalışmak zorundadır. Bu marangozun, maruz kaldığı gürültünün oluşturduğu risk ile ilgili değerlendirme yapılırken, 8 saatlik bir iş günü referans alınarak değerlendirme yapılır.

Gürültünün insan üzerindeki etkisi güneş banyosuyla karşılaştırılabilir. Makul bir güneşlenme istenmeyen etkilere neden olmaz. Ancak, güçlü güneş ışınlarına aşırı maruz kalma hızlı bir şekilde güneş yanığına neden olur. Uzun bir süre zayıf ışınlara maruz kalınırsa, bu sürede cildin soğurduğu güneş enerjisi miktarından dolayı aynı etki meydana gelir. Yüksek ses basınç düzeyindeki gürültüye çok kısa süreli maruz kalınması bile işitme hasarına yol açar. Düşük düzeyli gürültüye uzun süreli maruziyet yine aynı etkiyi gösterecektir

Desibel cinsinden ifade edilen maruziyet düzeyi (LEX, 8h), genellikle gürültü maruziyeti (EA, 8h) yerine kullanılır. Çalışanların Gürültü ile Risklerden Korunmalarında Dair Yönetmeliğin ilgili kısımlarında, gürültüye maruziyet düzeyleri ile ilgili aşağıdaki tanımlamalar yapılmıştır:

  • Günlük gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8saat) [dB(A) re. 20 µPa]: TS 2607 ISO 1999 standardında tanımlandığı gibi en yüksek ses basıncının ve anlık darbeli gürültünün de dahil olduğu A-ağırlıklı bütün gürültü maruziyet düzeylerinin, sekiz saatlik bir iş günü için zaman ağırlıklı ortalamasıdır
  • Haftalık gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8saat): TS 2607 ISO 1999 standardında tanımlandığı gibi A-ağırlıklı günlük gürültü maruziyet düzeylerinin, sekiz saatlik beş iş gününden oluşan bir hafta için zaman ağırlıklı ortalamasıdır.

Eşdeğer Sürekli A-Ağırlıklı Ses Basınç Düzeyi

Kararsız gürültünün eşdeğer sürekli A-ağırlıklı ses basınç düzeyi, bir kişide aynı etkiye neden olan kararlı gürültünün A-ağırlıklı ses basınç düzeyidir.

  • Kararlı gürültünün (gürültünün SPL’si 5 dB’den fazla değişmiyorsa) bir kişiyi 8 saatlik bir işgünü sırasında etkilemesi durumunda, günlük gürültü maruziyet düzeyi, gürültünün dB (A) cinsinden SPL’sine eşit olacaktır.
  • Kararsız gürültü durumunda (gürültünün SPL’si 5dB’den fazla değişiyorsa), eş değer sürekli A-ağırlıklı SPL (LAeq, T), günlük gürültü maruziyet düzeyi hesaplamasında kullanılır.

Bir çalışanın günün ilk üç saatinde maruz kaldığı gürültü düzeyi 85 dB (A)’dır. Sonraki 4 saatinde sessiz bir odada [60 dB(A)] çalışıp, sonraki 1 saatinde ise 100 dB (A) ses basınç düzeyinde gürültü üreten bir makinada çalışmaktadır. Bu çalışanın, 8 saatlik çalışma günü için hesaplanan eşdeğer sürekli A-ağırlıklı SPL, 91 dB (A)’dır.

En Yüksek Basıncı

En yüksek ses basıncı (Ptepe), C-frekans ağırlıklı anlık gürültü basıncının en yüksek değeridir.

  • En yüksek ses basıncı (Ptepe), gürültü maruziyet düzeyine ek olarak gürültünün zarar verici etkisini değerlendirmekte sıklıkla kullanılır.
  • Yönetmelikte yer alan en yüksek ses basıncının maruziyet sınır değerleri, ciddi bir anlık işitme hasarı riski bulunan ses basınç değerleridir.
  • Aşağıdaki çıkarımlar yapılabilir:
    • Gürültü maruziyet düzeyi, gürültüye uzun süreli maruziyetin etkilerinin değerlendirmesine imkan sağlar.
    • En yüksek ses basıncı, çok gürültülü seslere (darbe gürültüsü) kısa süre maruziyetin etkilerinin değerlendirmesine imkan sağlar

Uyarı Sinyali ve Konuşma Algılaması

Gürültülü ortamlarda konuşma anlaşılabilirliği, kelimeleri, söylenen şeyleri, vb. doğru bir şekilde algılama yüzdesi olarak tanımlanır. Bu yüzde çeşitli yöntemler kullanılarak hesaplanabilir.

  • Gürültüden daha zayıf olan işitilebilir sesleri içermeyen gürültünün varlığı tipik bir olaydır. Bu olaya sesin maskelenmesi denir.
  • Bir çalışanın potansiyel tehlike (makinalar veya hareketli parçaları) uyarılarını duymasının gerekli olduğu veya sözlü talimatlara uyma zorunluluğu olduğu durumlarda sesin maskelenmesi çok tehlikelidir. Sesin maskelenmesi, çalışanın uyarı sinyallerini duyamamasına veya algılayamamasına yol açabilir ve bu durum kazaya neden olabilir.
  • Sesin maskelenmesi konuşma anlaşılırlığını etkiler. Konuşma anlaşılırlığının az olması sözlü talimatların yanlış anlaşılmasına yol açabilir ve aynı zamanda kazalara sebep olabilir.
  • 6331 sayılı Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde işveren; çalışanların sağlığını ve güvenliğini dolaylı etkileyen her bir riski (kaza riskini azaltmak için dikkat edilmesi gereken gürültü, uyarı sinyali ve diğer sesler arasındaki etkileşimler vb.) değerlendirirken özellikle dikkatli olmalıdır.

 

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

4.8
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 4 Average: 4.8]

Soru Sorun / Cevap Yazın