Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

2002’de 146 olan işçi ölümleri 2 bin 427’ye ulaştı

CHP İstanbul Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, ‘Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Hak İhlalleri …
2002'de 146 olan işçi ölümleri 2 bin 427'ye ulaştı

2002 / 2020 yıllarında  yaşanan işçi ölümlerinden oluşan NİG’in istatistiksel verilerine göre 2002 yılında 146 olan işçi ölümleri, 2020 yılında 2 bin 427’ye ulaştı.

2002’de 146 olan işçi ölümleri şimdi 2 bin 427 oldu!

Türkiye’de geçen 2002-2020 yılları arasında en az 26 bin 407 işçiönlenebilir sebeplere rağmen” yaşamını yitirdi.

“İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’nin (İSİG) çalışmalarına göre 2002 yılında 146 olan işçi ölümleri 2020’de 148 kadın, 2 bin 279 erkek işçi olarak açıklanmıştır.

22 ölümün 14 yaş ve altında, 46 ölümün 15-17 yaş arasında olduğu saptanmıştır.

Ayrıca 101 mülteci/göçmen işçinin de yaşamını yitirdiği belirlenmiştir.

2020 yılında iş cinayetlerinin (2 bin 427) nedenlerine göre dağılımı ise; trafik ve servis kazası (388), ezilme, göçük (296), yüksekten düşme ( 237), Kalp Krizi, Beyin Kanaması (190), Şiddet (105), Elektrik Çarpması (104), Zehirlenme, Boğulma (87), Covid-19 (74), İntihar (73), Patlama, Yanma (73), Nesne Çarpması düşmesi (27), Kesilme, kopma (21), Diğer nedenler (105) gibi sebeplerden oluştu.”

Covid-19’la bir yıl: 861 işçi ölümü

İSİG verilerine göre, 10 Mart 2021 itibariyle salgının birinci yılında (11 Mart 2020-10 Mart 2021) Covid-19 nedeniyle en az 861 işçi (71 kadın, 790 erkek) yaşamını yitirdi.

“Yine verilere göre Salgının birinci yılında en az 367 sağlık/sosyal hizmetler emekçisi  pandemi nedeniyle yaşamını yitirdi. Ticaret, büro, eğitim, sinema işkollarında ise 228 ölüm olayı gerçekleşti. Covid – 19 nedeniyle İstanbul’da 178, Ankara’da 42, İzmir’de 41, Kocaeli’de 38, Bursa’da 33 can kaybı yaşandı.”

 

İlginizi Çekebilir!  "Patronunu şikayet ettiği için işten atılan tazminat alır"

2020 yılında 177 bin kişi kod 29 nedeniyle işten çıkarıldı

İSİG raporuna göre; salgın döneminde “işten çıkarmaların yasaklandığı” açıklamalarına karşın tazminatsız işten çıkarmaların da önü açıldı. İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. fıkrası ile işten çıkarmaların “yasal” olduğu ifade edilen raporda, çok sayıda işçinin Kod-29 nedeniyle tazminatsız işten çıkarıldığı vurgulandı. Ayrıca raporda Kod-29 ile işten çıkarılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı alamadıklarının altı çizilirken, bu işçilerin işsizlik ödeneğinden de yararlanamadıkları aktarıldı.

“Her ay yaklaşık 15 bin işçi Kod-29 gerekçesiyle işten çıkarılmıştır”

DİSK-AR’ın çalışmasına göre ise, 2020 yılında toplam 177 bin işçinin (34 bin kadın, 143 bin erkek) Kod-29 maddesi ile işten çıkarıldığı belirtiliyor. “Yani her ay yaklaşık 15 bin işçi Kod-29 gerekçesiyle işten çıkarıldı” ifadelerine yer verildi.

502 işçi intiharı

İSİG verilerine göre, 2013-2020 arasında en az 502 işçinin de işyeri içinde ve dışında intihar ettiği raporlanmış. 2013 yılında 15 kişi olan intihar rakamları 2020’de 75 işçi intiharı olarak kayıtlara geçti.

İlginizi Çekebilir!  Mahkemeden ‘taşeron işçi’ kararı

Neden Güvenlik Kültürü?

NİG Ne Diyor?

Sadece bu rakamlar dahi, çalışma hayatında yapılacak bir iyileştirmenin, insanlık adına önemini ortaya koyuyor. Sağlıklı ve güvenli iş yerlerinin oluşması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için, bu yönde bir kültür oluşturmak ve tüm topluma yaygınlaştırmamız gerekirken, biz 2012 tarihinden bu yana bir kanunu tam anlamıyla sisteme dahil edemedik.

İş dünyasının ve iktidarın, artık iş güvenliği meselesini, uyulması gereken bir mecburiyetten ziyade, çalışanların sağlığını ve güvenliğini destekleyen, verimi ve kaliteyi artıran bir araç olarak görmesi gerekir.

Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, vatandaşlarına verdiği değerle ölçülür. İşçilere sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının sağlanması, işçinin daha mutlu ve verimli çalışmasının yanında işverene ve ülke ekonomisine de olumlu katkılar sunar. Bu nedenle, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınacak tedbirler bir maliyet olarak değil, aksine verimliliğe yönelik bir öncelik olarak görülmelidir.

İşverenler ve devlet görevini tam anlamıyla yapmalı, çalışanlar ise İSG kurallarına mutlaka uymalıdır. Aksi halde zirvedeki yerimizi halen korumuş oluruz!..

Total
1
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki Yayın
İş Sağlığı ve Güvenliği sınavı

İSG sınavı iptal mi, ertelendi mi?

Sonraki Yayın
İstanbul'da iş cinayeti: Haliç Tersanesi'nde yüksekten düşen İsak Erzi hayatını kaybetti 4

'45 binin üzerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanını seferber ettik'

İlgili Yayınlar
Total
1
Share