İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği!

İstifleme ve depolama işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanlar, çok sayıda farklı risklere maruz kaldıklarından dolayı, sağlık ve güvenlik politikasının temelini risklerin belirlenmesi ve proaktif (koruyucu) önlemlerle bu risklerin minimum düzeye indirilmesi oluşturur.

Malzeme depolamanın (istiflemenin) güvenli bir şekilde yapılması, kaldırma ve taşıma araçları ve kullanımları, uygun depolama biçimleri gibi unsurlar çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için oldukça önemlidir. Kaza riskini ortadan kaldırmak için alınacak etkili koruyucu ve düzenleyici önlemler, kaza riskini önemli ölçüde azaltmanın yanı sıra, işyerinde etkin bir hammadde, parça, ara ürün vb. depolanmasını ve aktarımını sağlayarak, üretim açışından da olumlu etkiler sağlamaktadır.

İstifleme işlerindeki büyük yaralanmalı kazaların yaklaşık yarısı (kırık kemikler, 24 saatten fazla hastanede yatmayı gerektiren yaralanmalar vb.) kayma, takılma ve düşme sonucu meydana gelmektedir. Elle taşıma, hareketli veya düşen nesnelerin çarpması ve yüksekten düşme ayrıca ciddi yaralanmalara sebep olmaktadır.

Güvenli İstifleme Nasıl Yapılır? 

 

Sağlık ve Güvenlik Politikası Geliştirilmesi

İstifleme ve depolama işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanlar, çok sayıda farklı risklere maruz kaldıklarından dolayı, sağlık ve güvenlik politikasının temelini risklerin belirlenmesi ve proaktif (koruyucu) önlemlerle bu risklerin minimum düzeye indirilmesi oluşturur.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 4. üncü maddesinde, işverenlerin genel yükümlülüğü aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:

(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a. Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar

b. İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c. Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda da belirtildiği gibi, işyerlerinde mesleki risklerin önlenmesi için, işverenlerin, işyerlerinde etkili sağlık ve güvenlik politikaları geliştirmeleri gerekmektedir. Etkili bir sağlık ve güvenlik politikası geliştirmek ve uygulamak aşağıda belirtilen adımları içerir;

  • İşyerindeki temel sağlık ve güvenlik risklerini belirlemek Risk önleyici çalışmaları, temel risklere göre yoğunlaştırmak Çalışanlar için riskleri değerlendirmek
  • Riskleri ortadan kaldırmak, bunun mümkün olamadığı durumlarda kabul edilebilir bir seviyeye düşürmek
  • Güvenli çalışma şekilleri belirlemek
  • Çalışanlara yeterli bilgi ve eğitim verilmesini sağlamak
  • Çalışanların ve sağlık ve güvenlik temsilcilerinin, sağlık ve güvenlik konularında karar süreçlerine dahil edilmesini sağlamak
  • İşyerinde uygulanan sağlık ve güvenlik politikalarını düzenli olarak gözden geçirmek

Risk Değerlendirmesi

Sağlık ve güvenlik politikası geliştirme sürecinde ilk adım öncelikleri belirlemek, yani risk değerlendirmesi yapmaktır. Risk değerlendirmesi temel olarak, işyerinde “neyin” insanlara zarar verebileceğinin dikkatlice incelenmesi ve belirlenmesidir. Risk değerlendirmesi sonucunda riskli durumlar belirlendiğinde, yeteri kadar koruyucu önlem alınıp alınmadığına karar verilebilir.

İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına uygun olarak bir risk değerlendirmesi yaptırmalı ve bu risk değerlendirmesinde Kanunun 4 üncü, 5 inci ve 11 inci maddelerine uygun olarak hangi önlemlerin alınması gerektiğini belirlemelidir.

İşyerindeki risklerin belirlenmesine yönelik (etkili) bir risk değerlendirmesi aşağıda belirtilen aşamalardan oluşur;

  • İşyerinde çalışanların sağlık ve güvenliği için bir risk olupolmadığı ve riskin kaynağı tespit edilir (Örneğin; kimyasallardan kaynaklanan bir risk, yüksekte çalışmadan kaynaklanan bir risk gibi).
  • Bu risk veya risklerden, kim veya kimlerin “nasıl” etkilenebileceği açıkça belirlenir.
  • Riskleri ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yönelik önlemler belirlenir.
  • Risk değerlendirmesinin sonuçları ve uygulanan önlemler kayıt altına alınır. Risk değerlendirmesi düzenli aralıklarla veya ihtiyaç duyulduğunda yeniden gözden geçirilir.

Risk değerlendirmesi aşamasında, daha önceden meydana gelen kaza ve ramak kala olaylarının sebep ve sonuçlarının analiz edilmesi de, etkin bir koruyucu önlem politikası uygulama aşamasında oldukça yararlı olacaktır. Aşağıda, risk değerlendirmesi aşamasında, kaza ve ramak kala olaylarının analizine yardımcı olacak örnek bir kontrol listesi verilmiştir.

Kaza ve Ramak Kala Olay Analizi

  1. Kaza veya Ramak Kala Olayının Tanımlanması:
  •     Kazaya/olaya yol açan koşulların belirlenmesi
  •     Kazaya/olaya neden olan tehlikelerin kaynağının belirlenmesi (örneğin: çalışma yerinden, kullanılan iş ekipmanından, aletten veya hammaddeden kaynaklı)
  •     Çalışma ortamının özelliklerinin belirlenmesi (zemin yüzeyi, aydınlatma, sıcaklık gibi)
  •     Çalışma şeklinin belirlenmesi (kim, hangi işi, ne zaman ve nasıl yapıyordu?)    Çalışan veya çalışanların eğitimi ve yetkinlikleri
  1. Kazanın / Ramak Kala Olayın Tekrarlanmamasının Sağlanması:
  •     Riski en aza indirmek için ne yapıldığının / yapılacağının belirlenmesi
  •     Benzer kazaları / olayları önlemek için gereken ek önlemlere karar verilmesi    Ek önlemlerin uygulanmasının sağlanması
  •     Etkili olmalarını sağlamak için yeni önlemlerin gözden geçirilmesi

3. Kaza ve Ramak Kala Olay Analizinin Kayıt Altına Alınması

1910’da başlayan Meksika Devrimi’nin lideri devrimci
İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği! 2

Emiliano Zapata

Daha Fazla Detay

Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimi

İşyerinde çalışanların, sağlık ve güvenliklerini tehlikeye atmadan nasıl çalışacaklarını bilmeleri ve güvenli bir şekilde çalışmaları, işyerinde sağlık ve güvenlik politikasının temelini oluşturur. Çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye sokmadan

çalışmalarını sağlamak için, çalışanlara etkili bir eğitim programı düzenlenmeli, yeterli bilgi sağlanmalı ve güvenli şekilde çalışmalarına yönelik çalışma talimatları verilmelidir. Yeterli (uygun) bir eğitim programı, özellikle aşağıda belirtilen konuları kapsamalıdır:

  • İşyerinde karşılaşabilecek riskler ve bu risklerin kaynakları
  • Riskleri yok etmek veya en aza indirmek için uygulanabilecek önlemler
  • Acil durumlar ve acil durumlarda uygulanması gereken talimatlar

Aşağıda belirtilen kişilere, eğitim verilmesi özellikle önemlidir:

  •     İşe yeni başlayan çalışanlar ve stajyerler
  •     Genç çalışanlar ve engelli çalışanlar (iş kazası geçirmeye daha yatkındırlar)
  •     Başka bir işte çalışmaya başlayan ya da yaptığı işte farklı bir çalışma metodu uygulanmaya başlayan çalışanlar
  •     Çalışan temsilcileri

İşyeri Tasarımı ve Düzeni

Özellikle depolama ve yükleme-boşaltma alanları başta olmak üzere, çalışanlar açısından sağlıklı ve güvenlikli bir çalışma ortamı ve uygun sosyal imkanların (duşlar, dinlenme yerleri vb.) sağlanması, istifleme yapılan işyerlerinde çalışanların kayıp düşmesi veya araçlardan kaynaklı iş kazalarının önlenmesi konusunda uygulanacak kontrol politikasının temelini oluşturmaktadır.

Özellikle büyük depolama alanları bulunan işyerlerinde, ürünlerin ve malzemelerin hareketi (yükleme, boşaltma, istifleme gibi) çok çeşitli iş ekipmanının kullanılmasını içerdiğinden dolayı, büyük depolarda çok sayıda iş kazası oluşma riski daha fazladır. Bu tip işyerlerinde, güvenli bir trafik yönetimi sistemine sahip olmak önem taşımaktadır. Güvenli bir trafik yönetim sistemi, tesisteki araçların geliş-gidiş, yükleme-boşaltma hareketleri başta olmak üzere belirlenmiş prosedürler içermeli, çalışanlar ve iş araçları / ekipmanları mümkün olduğunca birbirinden ayrılmış alanlarda faaliyet göstermelidir. İşyeri tasarım aşamasında, aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Depolama alanları, koridorlar ve geçitler
  • Yaya ve araç yolları ve güzergahları
  • Merdivenler, yükleme-boşaltma rampaları
  • Acil kaçış yolları
  • Acil durum aydınlatması dahil uygun işyeri aydınlatması sağlanması
  • Yeterli çalışma alanı tasarımı
  • Çalışma ortamı sıcaklığının uygun olması
  • Etkin bir havalandırma sağlanması
  • Tuvaletler ve duşlar
  • Yemekhane ve sosyal tesislerin temizliği ve uygunluğu
  • İnsanların ve araçların güvenli hareket etmeleri için yaya ve araç yollarının belirlenmesi
  • Uygun bakım ve temizlik sağlanması
  • Engelli insanların ihtiyaçları
  • Elbise değiştirmek ve depolamak için uygun soyunma yerleri
  • Açık alanda yapılan çalışmalarda, mevsim şartlarının göz önüne alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması

İşyeri Zemini ve Trafik (Araç-Yaya) Yolları

İstifleme ve depolama yapılan işyerlerinde, yaya / araç yollarının ve çalışma alanlarının açıkça belirlenmesi önemlidir. İşyeri zemini ve trafik yolları, yük taşıyan kamyonlardan ve tekerlekli iş ekipmanlardan kaynaklanabilecek fiziksel hasara veya kimyasal madde dökülmesi sonucu oluşabilecek korozyona dayanıklı olacak şekilde tasarlanmalıdır. İşyerinde bulunan zeminler ayrıca, üzerinde istiflenecek yüklerin ağırlığına dayanabilecek şekilde tasarlanmış ve inşa edilmiş olmalıdır.

Zeminler ve trafik yolları tasarlanırken aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır:

  •     Geçitler ve çalışma alanları, uygun fiziksel engellerle mümkün olan her yerde depolama alanlarından ayrılmalıdır.
  •     Çalışma alanları, geçitler ve depolama alanları, uygun zemin işaretleri kullanılarak açıkça belirlenmelidir.
  •     Yaya ve araç yolları, açıkça işaretlenerekmümkün olduğunda araçlar ve yayalar için ayrı yollar sağlanmalıdır.
  •     Çalışanların kaymasına veya düşmesine yol açabilecek faktörler ortadan kaldırılmalıdır.
  •     Zemin ve araç yollarında, çalışanın kaldırılan veya taşınan herhangi malzemenin kontrolünü kaybetmesine veya düşürmesine sebep olacak çukur, eğim farkı, düzensizlik veya kayganlık olmamalıdır.
  •     Zemin ve araç yollarında, üzerinden geçen araçlarda ve/veya yüklerde dengesizlik veya kontrol kaybına neden olmayacak şekilde çukur, eğim farkı, düzensizlik veya kayganlık olmamalıdır.
  •     Zeminler ve araç yolları, gerekenden daha dik olmamalıdır. Orta ve dik eğimli yüzeylerin ve engelli kişilerin kullandığı rampaların (gereken durumlarda) kenar kısımlarına güvenlik amacıyla tırabzan tertibatı yapılmalıdır.
  •    Zeminlerde ve araç yollarında (işin gereği olarak) geçici olarak malzeme, yük vb. olması gereken durumlarda, buraların kullanılması engellenmeli, insanları veya araç sürücülerini uyarmak için, uyarı levhaları konulması gibi önlemler alınmalıdır.
İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği! 3

Forklift Yolu

İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği! 4

Yaya Yolu

  • Araç giriş-çıkışı yapılan kapılarla, yayaların kullandığı kapılar birbirinden ayrılmalıdır.
  • Araç yolları ve yaya yolları aydınlatılmalıdır.
  • Çalışanlara, çelik burunlu iş ayakkabısı (ezilmelere   karşı) ve   yüksek görünürlüklü kıyafetler verilmeli ve kullanımı sağlanmalıdır.
  • Yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında, yükleme-boşaltma yapılan alana yayaların girmesi sınırlandırılmalıdır.
  • Trafik yolları tasarlanırken;
    • Araç yolları, bu yolları kullanabilecek en büyük araç için yeterli genişlikte olmalıdır.
    • Araçların geri gitme gerekliliği mümkün olduğu kadar en aza indirilmelidir. Keskin virajlar ve kör köşelerden kaçınılmalı, mümkün olmayan yerlerde uyarı işaretleri ve uygun şekilde yerleştirilmiş aynalar kullanılmalıdır.
    • Trafik yolları, üzerlerinden geçecek yükleri emniyetli bir şekilde taşıyacak kadar sağlam bir malzemeden yapılmış olmalıdır.
    • Trafik levhaları ile araç trafiği düzenlenmeli ve araçlar için hız sınırı uygulanmalıdır.

Takılma ve Kayma Sonucu Düşmeler

Kayma ve düşme sonucu yaralanmalar, işyerlerinde en sık görülen yaralanmalardır. Kaymaların çoğu, zemin ıslandığında veya kirlendiğinde meydana gelir. Zemin yüzeyinin tasarımı ve kullanılan kaplama malzemesi, riski azaltmak için oldukça önemlidir.

Kaymaları ve düşmeleri önlemek için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

  • İşyeri zemininin ıslanması/kirlenmesi önlenmeli ve düzenli olarak işyeri zemini temizlenmelidir.
  • Zemine dökülen sıvı veya katı malzemeler hızlı bir şekilde temizlenmelidir.
  • Etkili bir drenaj sistemi kurulmalıdır.
  • Islak zeminler uygun şekilde çevrilerek, giriş engellenmelidir.
  • Uyarı levhaları kullanılmalıdır.
  • Çalışanlara verilen eğitimlerde, temizlik ve düzen konusuna da yer verilmelidir.
  • Uygun (kaymaz tabanlı vb.) ayakkabılar giyilmelidir.
  • Çalışma alanları ve yürüme yollarında, malzeme veya ekipman, boş paletler, atıklar, ambalajlama malzemeleri vb. bulunmamalıdır.
  • Zemin ve yol yüzeylerini düz bir şekilde olmalı, zeminde ve yol yüzeylerinde çukur, kasis, üzeri yeterli şekilde kapatılmamış kanal vb. olmamalıdır.
  • Araç yollarında ve yükleme/boşaltma alanlarında, kış mevsiminde kar ve buza karşı önlem alınmalıdır.
  • Uygun ve yeterli aydınlatma sağlanmalıdır.

Atık Yönetimi

Depolama ve ambalajlama alanlarında, su, yağ, temizlik ürünleri, ambalaj malzemesi, streç malzemesi gibi atık malzemelerin zemine birikmesinden dolayı takılma ve düşmeler meydana gelmektedir. İyi uygulanan bir atık yönetimi, kayma ve düşmeleri engellemek için uygulanabilecek etkili bir yöntemdir.

Merdivenler

Merdivenler, dayanıklı ve yeterli yükseklikte tırabzanlar içermeli ve basamak kenarlarında açıkça görülebilen burgular olmalıdır. Merdiven basamaklarının tabanlarının, kaymaları önlemek için kaymaz şeritlerle kaplanması, kayma ve düşme sonucu oluşacak kazaları önlemek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Basamaklarda, kaymayı önlemek için kullanılan zemin kaplamaları, basamak zeminine iyi sabitlenmeli ve bu kaplamaların kayması önlenmelidir

Çalışma Ortamı Sıcaklığı

İstifleme yapılan işyerlerinde, çalışma ortamı sıcaklığı, özel giysilere ihtiyaç duyulmadan çalışanlara makul ölçülerde konfor sağlamalıdır. Genel olarak, ciddi fiziksel efor gerektirmeyen çalışma ortamlarında, sıcaklık en az 13°C olmalıdır. Bununla birlikte; hava hareketi ve bağıl nem gibi diğer faktörlerin, ortam sıcaklığına etki edebileceği ve çalışma ortamının konforunu düşürebileceği göz önüne alınmalıdır. (İşyeri çalışma ortamı sıcaklığı, normal bir kuru termometre kullanılarak, çalışma istasyonlarına yakın bir noktada, çalışma yüksekliğinde ve pencerelerden uzakta ölçülmelidir.)

Özellikle depolama yapılan alanlarda, belirli depolama sıcaklığı gereklilikleri (örneğin; ürünün bozulmaması için belirli sıcaklıkta tutulmasının gerekmesi) ya da binanın yapısı nedeniyle (örneğin; dışarıya açılan kısımları olması gereken depolama bölümlerinde) belirtilen çalışma ortamı sıcaklık değerini sağlamanın mümkün olmadığı durumlarda, termal konfor değerine mümkün olduğunca yakın bir ortam sıcaklık değeri elde etmek için gerekli önlemler alınmalıdır.

Yiyecekler gibi düşük sıcaklıklarda tutulması gereken ürünlerin depolandığı bölümlerde, tüm çalışma alanını soğutmadan önce yalnızca ürünü soğuk tutmaya çalışılmalıdır. Bu tip ürünlerin depolanmasında;

  • Ürünün sarılması veya ortamdan yalıtılması,
  • Ürünün ön soğutulması,
  • Soğutulmuş alanların mümkün olduğunca küçük tutulması,
  • Ürünün işyeri ortam sıcaklıklarına mümkün olduğunca kısa sürede maruz bırakılması,

vb. uygulamalarla, depolanan ürün ile çalışma ortamı arasındaki etkileşimin önüne geçilmelidir.

Ortam sıcaklığının, depolama alanının genelinde, istenilen konfor değerlerine ayarlanamadığı durumlarda, lokal ısıtma veya soğutma seçeneklerine başvurulmalıdır. İşyeri çalışma ortamı sıcaklığı için üst limit olmamakla birlikte, iş yerindeki sıcaklıkların makul olması (termal yönden ortamın konforlu olması) şartı aranmalıdır. Aşırı sıcak havalarda, yerel soğutma yerine fanlar ve arttırılmış (güçlendirilmiş ya da fan gücü yükseltilmiş) genel havalandırma sistemleri kullanılması tavsiye edilir.

Rahatsızlığı önleyen özel ayakkabılar (termal tabanlı) giyilmediği sürece, çalışanların soğuk zeminlerde uzun süre ayakta durması gerektiği durumlarda, zemin kaplamaları sağlanarak, zeminle temas en aza indirilmelidir.

Çalışanların, rahatsızlık veren sıcaklıklara (yüksek veya alçak) maruz kalması durumunda uygun koruyucu kıyafet ve dinlenme amaçlı yerler sağlanmalıdır. Koruyucu giysi son çare olarak kabul edilmeli ve çalışanlara verilmelidir.

Havalandırma

Depolama yapılan işyerlerinde, çalışma günlerinde yükleme/boşaltma kapılarının açık olması veya sıklıkla açılıp kapanmasından dolayı çoğu depoda genellikle özel havalandırma düzenlemeleri gerekmez. Bununla birlikte, bazı malzemelerin depolanması veya depoda içten yanmalı motorlu iş ekipmanların kullanıldığı yerlerde özel havalandırma tesisatlarının olması gerekebilir.

Petrol türevleri ile çalışan, içten yanmalı motorlu iş ekipmanları için temiz hava gereksinimleri, ekipmanın nasıl kullanıldığına bağlı olarak değişir. Havalandırmanın yetersiz olması durumunda, karbon monoksit seviyeleri hızla artabilir ve karbon monoksit zehirlenmesi riskini arttırır. Bu tip ortamlarda, hava ile direk temas eden açık kaynak ısıtıcılar tavsiye edilmez.

İçten yanmalı motora sahip araçlar (benzinli, dizel, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG)) çalışan endüstriyel araçlar) tehlikeli egzoz gazları ve partiküller yayar. Bu tip araçların, depolarda kullanılması durumunda, egzoz dumanını dışarı atmak için yeterli havalandırma sağlanmalıdır.

Motorların uygun şekilde bakımı da önemlidir. Egzoz dumanı, filtre sistemlerinin veya katalitik konvertörlerin kullanılmasıyla önemli ölçüde azaltılabilir. Bununla birlikte, bu sistemler yeterli havalandırma sağlamanın yerine geçmez.

Karbonmonoksit gibi gazların ortamda bulunan değerlerini, ölçüm cihazı vb. sistemler ile izlemek, bir sorun olup olmadığını belirlemek ya da kontrol önlemlerinin yeterli olup olmadığını değerlendirmek için yararlı olabilmektedir. Herhangi bir türden içten yanmalı motorla çalışan iş ekipmanları, havalandırmanın yetersiz olduğu, tehlikeli duman birikmesine neden olabilecek hiçbir çalışma alanında kullanılmamalıdır

Pencereler ve Vantilatörler

Pencereleri, tavan pencerelerini vb. açma araçları yaralanmaya neden olmamalı ve açık olduğunda, herhangi bir çalışan için risk oluşturmayacak şekilde tasarlanmış olmalıdır.

Açılan pencerelerin alt kenarı, uygun bir bariyer sağlanmadıkça normal olarak yerden en az 800 mm (80cm) yukarıda olmalıdır.

Tüm pencereler ve tavan pencereleri, güvenli bir şekilde temizlenmelerini sağlayacak şekilde tasarlanmış ve imal edilmiş olmalıdır.

Dış Ortam

Çalışanların, dış ortam havasına maruziyetlerini, özellikle kış mevsiminde, kontrol altına almak için önlem alınmalıdır. Mekanik taşıma ekipmanı tarafından kullanılan dış kapılarda, olumsuz hava koşulları için, uygun önlemler alınmalıdır. (Görsel panelli, açılıp kapanabilen lastik vb. kapılar, plastik şerit perdeler gibi önlemler sıklıkla kullanılmaktadır). Doğru tasarlanmış ve kullanılan girişlerin, işyeri sıcaklıklarının yönetilmesine de yardımcı olacağı unutulmamalıdır

İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği! 5

Aydınlatma

Doğal veya yapay olsun iyi bir aydınlatma, işyerinde sağlık ve güvenliği sağlamak için hayati bir öneme sahiptir. İyi bir aydınlatma, işyerinde ürün etiketlerinin kolay okunmasını sağlamaktan parlamadan korunmaya kadar tüm çalışma ve erişim alanlarında, çalışma faaliyetlerinin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamanın temel kuralıdır. Aydınlatma seviyesi için gereksinimler aşağıda belirtilen hususlara bağlıdır.

  • Yürütülen iş
  • Yürütülen işten kaynaklanabilecek tehlikeler

Depolarda, örneğin ürün depolanan raflardan dolayı parlaklık (aydınlatma) seviyesinde büyük düşüşler olabilir. Bu nedenle, yetersiz aydınlatmayı ve engellerden dolayı gölge oluşumunu önlemek için aydınlatma lambalarının sayısı ve konumu ve engel olabilecek malzeme, raf vb. göz önüne alınarak, işyeri ortamı düzenlenmelidir.

İşyerinde, bitişik çalışma alanları ya da bölümler arasındaki ilişki önemlidir. Bitişik çalışma alanı ya da bölümler arasındaki parlaklıkta büyük farklılıklar olması, görsel rahatsızlığa neden olabileceği gibi sık hareketlerin (yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu) olduğu yerlerde sağlık ve güvenlik riski yaratabilir.

İnsanların bir yerden bir yere güvenli bir şekilde hareket etmesini sağlamak için tüm işyeri çalışma ortamı aydınlatması yeterli olmalıdır. Çalışma ortamı dışında, merdivenler gibi ulaşım alanlarının da yeteri kadar aydınlatılmış olması gerekmektedir.

Yapay aydınlatmanın elektrik kesintisi gibi bir sebeple devre dışı kalması durumunda çalışanlar açısından sağlık ve güvenlik riski oluşabilecek durumlarda, normal aydınlatma sisteminin devre dışı kalması ile otomatik olarak devreye girecek acil durum aydınlatmaları sağlanmalıdır.

Bir deponun farklı alanları için ortalama parlaklık ve minimum parlaklık değerleri
Yapılan İşKonum (Bölüm) / Yapılan İş ÖrneğiOrtalama Parlaklık

(lux)

Minimum Parlaklık

(lux)

İnsanların, makinelerin ve araçların hareketiKamyon parkı,

koridorlar, dolaşım yolları

205
Tehlikeli alanlarda insan, makine ve araç hareketi. Herhangi bir detay

algısı gerektirmeyen kaba işler

Yükleme bölmeleri5020
Sınırlı detay algısı gerektiren işlerGenel depolama

alanı bölümleri

10050
Detay algısı gerektiren işlerOfisler200100
 Bitişik alanlar için minimum parlaklık oranları
DurumKonum (Bölüm) ÖrnekleriParlaklık Çalışma Alanı:

Bitişik Alan

Yapılan iş için özel aydınlatmanın yapıldığı, çalışma alanında iş yapılan bölüm dışındaki yerlerin daha düşük aydınlatma değerinde olduğu

durumlarda

Bir ofiste lokal aydınlatma ile aydınlatılan çalışma masası5 : 1
İki çalışma alanının bitişik olduğu,

ancak birinin diğerinden daha düşük aydınlığa sahip olduğu durumlarda

Bir çalışma alanındaki bir

bölümün lokal aydınlatma ile aydınlatılması

5 : 1
Bir bariyerle birbirinden ayrılan, aralarında sık insan veya araç geçişi olan, farklı aydınlık değerinde iki

çalışma alanı olması durumunda

Bir iç depolama bölümü ve dışarıda bir yükleme – boşaltma bölümü10 : 1

Makine, İş Ekipmanı ve Çalışma İstasyonu

İşyerlerinde, makinelerin ve iş ekipmanlarının emniyetli kalmasını sağlamak için uygun aralıklarla bakımları ve periyodik kontrolleri yaptırılmalıdır. İş ekipmanları ve makineler, insanların çarpması, ezilmesi, sıcaklıkla teması veya elektrik çarpması sonucu çalışanların yaralanmasına sebep olabilirler.

Herhangi bir iş ekipmanı veya makine kullanılmadan önce, sahip olduğu riskler bilinmeli, tüm güvenlik önlemleri alınmış olmalıdır. Makinelerin ve iş ekipmanlarının kendilerine ait standartlara uygun olarak üretilmiş olması ve kullanım esnasında da bu standartlarda yer alan kriterlere uygun hareket edilmesi gereklidir.

İş ekipmanlarına bakım yapılırken, bakım başlamadan önce, ekipmanın güvenli olduğundan emin olunmalı ve ekipmanın tehlikeli parçalara erişimi önlenmiş olunmalıdır. Ayrıca, cihaz güç kaynağından ayrılmış olmalı, çevresinde bulunan ve açıkta duran elektrik kaynaklarından da yalıtılmış olmalıdır. Bakım yapıldığı esnada, diğer çalışanlara, cihaza bakım yapıldığına dair bilgilendirilmelidir.

İşyerlerinde, iş ekipmanlarını, yetkisiz, vasıfsız veya eğitimsiz kişilerin kullanmasına izin verilmemelidir.

Kişisel Koruyucu Donanım

İşyerlerinde, risklerin toplu korumaya yönelik önlemlerle önlenemediği durumlarda son çare olarak çalışanlara kişisel koruyucu donanım (KKD) verilmesi ve kullanımının sağlanması işverenin sorumluluğundadır. Kişisel koruyucu donanımların yalnızca son çare olarak kullanılması gerektiği, yani riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için diğer tüm yöntemler uygulandığından ve hala bazı riskler mevcut olduğunda KKD kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

KKD seçiminde, kullanılacak KKD riskin türüne göre (malzeme düşmesi ve çarpmalara karşı baş koruması sağlayan baret, eller için eldiven, yüksek görünürlüklü kıyafet vb.) seçilmeli, seçim aşamasında mevsim koşulları göz önüne alınmalıdır. Ayrıca, KKD’nin CE işaretli olduğundan ve kullanıcıya boyut, uygunluk vb. yönlerden uygun olduğundan emin olunmalıdır. Aynı anda birden fazla KKD kullanılması gereken durumlarda kullanılan kişisel koruyucu donanımların, birbirlerinin etkilerinin azaltmamasına dikkat edilmelidir (örneğin; gözlük ve kulak tıkacının birlikte kullanıldığı durumlarda, gözlüğün, tıkacın kulağa tam oturmasına engel olarak ses azaltma seviyesini düşürmesi gibi). Tablo 2.3’de, istifleme yapılan işyerlerinde genel olarak kullanılan kişisel koruyucu donanımlar listelenmiştir.

Tablo 2.3. İstifleme yapılan işyerlerinde, tehlikelere göre kullanılan kişisel koruyucu donanımlar
TehlikeUygun KKD
İstiflenen malzemenin hareket etmesi ve

düşmesi

    Çelik burunlu ayakkabı

Baş koruyucular

Yüksek sıcaklık, düşük sıcaklık, kötü

hava koşulları

    Tulum

Isı veya su geçirmez giysiler

Forklift veya mobil vinç dahil hareketli

araçlar

    Yüksek görünürlüklü giysiler
Kaymalar    Kaymaz tabanlı ayakkabılar
Keskin kenarlar    eldiven

önkol korumaları    önlükler

el pedler

başparmak muhafızları    tozluklar

baş koruyucuları

yüz siperliği

Gürültü    Kulak tıkacı, kulaklık
İş ayakkabısı
Birçok depoda, ayak yaralanmaları ve kayma gibi riskleri kontrol etmek için çalışanlara iş ayakkabısı verilir. Doğru ayakkabı seçimi, kayma ve takılma sonucu oluşabilecek iş kazalarının azaltılmasında ve malzeme düşmesi sonucu oluşacak yaralanmaların önlenmesinde önemli bir etkendir.

Doğru ayakkabı seçiminde dikkat edilmesi gereken temel nokta, ayakkabı tabanıdır. Bir zeminde, iyi bir tutuş (sürtünme) sağlayan ayakkabı tabanı, farklı bir zeminde aynı tutuculuğu sağlamayabilir. Bundan dolayı, ayakkabı türünü seçerken, ayakkabının kayma direnci performansı dikkate alınmalıdır.

Ayakkabı kayma risklerini kontrol etmek için sadece son çare olarak kabul edilmeli, öncelikle soruna yol açan etkenler ortadan kaldırılmalıdır.

İş ayakkabısı seçiminde aşağıdaki hususlar göz önüne alınmalıdır: Tüm iş (güvenlik) ayakkabıları kaymaya karşı dirençli olmalıdır.

Son bir seçim yapmadan önce farklı ayakkabı türlerini denenmelidir. Ayakkabı ve kullanıcı uyumu önemlidir. Kullanıcının ayağı ayakkabının içinde hareket ederse, ayak kayması yaşanması daha olasıdır.

Zemine iyi temas eden düz ayakkabılar, özellikle topuk bölgesinde kayma riskini azaltır.

Ayakkabı tabanı, ıslak zemin koşullarında drenaja yardımcı olacak kanallara sahip olmalıdır.

Ayakkabı tabanı, kötü koşullarda (çamurlu vb.), kayma direncini arttırmak için girintili ve çıkıntılı desenlerde olmalıdır.

Yüksekte Çalışma

Yüksekte yapılan çalışmalar sonucunda düşmeye bağlı iş kazaları, iş kazası sonucu meydana gelen ölümlerin ve büyük yaralanmaların en büyük sebeplerinden birisidir. Yüksekte yapılan çalışmalar sonucu meydana gelen iş kazalarının önlenmesi için yükseklikteki tüm çalışmalar yetkili kişiler tarafından yapılmalı, bu çalışmalar uygun şekilde planlanmalı ve denetlenmelidir. Özellikle bakım çalışmalarında, köprülü vinçler gibi doğru erişim ekipmanı kullanılarak çalışma yapılmalıdır.

Yüksekte yapılan çalışmalarda, aşağıda belirtilen “kontrol önlemleri” sistematik olarak izlenmelidir.

  •     Mümkün olduğunca, yükseklikte çalışmaktan kaçınılmalıdır.
  •     Yüksekte çalışmaların önlenemeyeceği durumlarda, düşmeleri önlemek için doğru iş ekipmanı kullanılmalıdır.
  •     Riskin ortadan kaldırılamayacağı durumlarda, düşme mesafesinin ve düşme sonucu oluşabilecek sonuçları en aza indirmek için koruyucu ekipmanlar kullanılmalıdır.

Yüksekte yapılan çalışmalardan kaçınılamazsa toplu kontrol önlemleri kişisel kontrol önlemlerine göre her zaman öncelikli olmalıdır. Toplu önlemler (örneğin iskele kullanımı, güvenlik ağları, düşme yumuşatıcı sistemler vb.), bir bireye koruma sağlamak yerine risk altındaki herkesi korur (örneğin bir çalışanın emniyet kemeri kullanması).

Yüksekte yapılan çalışmalar sonucunda düşmeye bağlı iş kazaları, iş kazası sonucu meydana gelen ölümlerin ve büyük yaralanmaların en büyük sebeplerinden birisidir. Yüksekte yapılan çalışmalar sonucu meydana gelen iş kazalarının önlenmesi için yükseklikteki tüm çalışmalar yetkili kişiler tarafından yapılmalı, bu çalışmalar uygun şekilde planlanmalı ve denetlenmelidir. Özellikle bakım çalışmalarında, köprülü vinçler gibi doğru erişim ekipmanı kullanılarak çalışma yapılmalıdır.

Yüksekte yapılan çalışmalarda, aşağıda belirtilen “kontrol önlemleri” sistematik olarak izlenmelidir.

  • Mümkün olduğunca, yükseklikte çalışmaktan kaçınılmalıdır.
  • Yüksekte çalışmaların önlenemeyeceği durumlarda, düşmeleri önlemek için doğru iş ekipmanı kullanılmalıdır.
  •  Riskin ortadan kaldırılamayacağı durumlarda, düşme mesafesinin ve düşme sonucu oluşabilecek sonuçları en aza indirmek için koruyucu ekipmanlar kullanılmalıdır.
  • Yüksekte yapılan çalışmalardan kaçınılamazsa toplu kontrol önlemleri kişisel kontrol önlemlerine göre her zaman öncelikli olmalıdır. Toplu önlemler (örneğin iskele kullanımı, güvenlik ağları, düşme yumuşatıcı sistemler vb.), bir bireye koruma sağlamak yerine risk altındaki herkesi korur (örneğin bir çalışanın emniyet kemeri kullanması).
  • Düşen nesnelere karşı, diğer çalışanlar için koruyucu önlemler alınmalıdır.
  • İş ekipmanlarının düzenli olarak bakımları yapılmalı ve iyi şekilde muhafaza edilmelidir.

Gürültü

İstifleme yapılan işyerlerinde genel olarak gürültü önemli bir sağlık ve güvenlik problemi olmamakla birlikte, özellikle depolama alanlarında ve yükleme-boşatma bölümlerinde, işitme hasarına neden olabilecek seviyede gürültü üreten iş ekipmanları veya çalışma şekilleri bulunabilmektedir.

Mekanik taşıma ekipmanları, otomatik sistemler, konveyörler, kompaktörler ve soğutma ekipmanları gibi iş ekipmanları, işitme hasarına neden olabilecek seviyede gürültü üreten kaynaklara örnek olarak verilebilir.

Çalışanların gürültüden kaynaklı sağlık ve güvenlik risklerini değerlendirirken, aşağıdaki hususlar göz önüne alınmalıdır:

  •     Risk değerlendirmesinde, gürültüden kaynaklı riskler göz önüne alınmalıdır.
  •     Gürültüden kaynaklı riskleri önlemek için, maruziyet süresini azaltmaya yönelik düzenlemeler (daha sessiz iş ekipmanı seçimi, çalışma süresinin kısaltılması vb.) yapılmalıdır.
  •     Gürültü maruziyetinin, diğer yöntemlerle engellenemediği durumlarda, çalışanlara kişisel koruyucu donanım verilmelidir.
  •     Gürültü maruziyeti, yasal mevzuat ile belirlenmiş değerlere çekilmelidir.    Çalışanlara bilgi ve eğitim sağlanmalıdır.
  •     Sağlık açısından risk oluşturabilecek durumlarda, sağlık gözetimi yapılmalıdır.

 

Tehlikeli Kimyasallar

İstifleme işyerlerinde, özellikle depolama alanlarında kimyasalların veya diğer tehlikeli maddelerin kullanılması veya depolanması çalışan sağlığı açısından risk oluşturabilmektedir. İşverenler, çalışanların sağlık ve güvenlikleri için risk oluşturabilecek tehlikeli kimyasalları tespit etmek ve zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için önlem almakla yükümlüdürler. Tehlikeli maddelerin yol açabileceği sağlık riskleri, göz tahrişinden kronik akciğer hastalığına veya bazen de ölüme kadar değişebilen geniş bir aralıktadır.

Tehlikeli Kimyasallar
İşyerlerinde, sağlık ve güvenlik açısından risk oluşturabilecek tehlikeli kimyasal maddelere aşağıda bazı örnekler aşağıda verilmiştir:

  • Doğrudan üretim faaliyetlerinde kullanılan maddeler (yapıştırıcılar, akü asidi, haşere kontrol amacı ile kullanılan kimyasallar, boyalar, temizlik maddeleri gibi)
  • Üretim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan kimyasal maddeler (araçlardan çıkan duman, toz, yere dökülen kimyasallar gibi)
  • Bakteri ve diğer mikroorganizmalar gibi biyolojik ajanlar

İşyerlerinde, zararlı kimyasal maddelerin solunması, tene nüfuz etmesi ve yutulması sonucunda, insan sağlığı açısından oluşabilecek zararlar şunlardır;

  • Ciltle temas sonucu cilt tahrişi veya dermatit
  • Zararlı kimyasalların solunması sonucu alerjinin gelişmesi ve astım oluşumu Toksik dumanların sonucu bilinç kaybı
  • Kanser (belirtilerinin ortaya çıkması uzun süreler alabilir)
  • Bakteri    ve   diğer   mikroorganizmaların   (biyolojik   ajanlar) oluşturduğu enfeksiyonlar

İstifleme,  işyerlerinde, tehlikeli kimyasallara maruz kalmaya yol açabilecek durumlara verilebilecek bazı örnekler aşağıda verilmiştir:

  • Ambalaj ve kaplardan kimyasal maddenin sızması Kazara dökülme
  • Paketlerin veya konteynerlerin, bir kaldırma aracının darbesi gibi bir nedenle delinmesi (örneğin, forklift çatalının çarpması)
  • Stoğun bölünmesi (örneğin, varilden daha küçük kaplara alınması) sırasında Üretim sırasında, sahada tehlikeli maddelerin üretilmesi (örneğin, egzoz dumanı açığa çıkması)
  • Birbirini kimyasal olarak etkileyebilecek maddelerin, kazara birbiri ile karışması

Tehlikeli kimyasal maddelerin oluşturabileceği sağlık ve güvenlik riskleri, risk değerlendirmesinde ayrı olarak ele alınmalı ve gerekli kontrol önlemleri uygulanmalıdır.

Titreşim

İstifleme yapılan işyerlerinde, genel olarak, titreşim önemli bir sağlık ve güvenlik problemi olmamakla birlikte özellikle bazı işlerde titreşime maruz kalma ve maruziyet sonucu sağlık açısından risk oluşturma durumları görülebilir. İşyerlerinde titreşime maruz kalma iki şekilde oluşabilir:

  • Elle iletilen titreşim (el-kol titreşimi olarak bilinir)
  • Oturulan koltuk veya ayakta durulan zeminden iletilen titreşim (tüm vücut titreşimi veya WBV olarak bilinir)

Depolama alanlarında çalışanlar genellikle el-kol titreşimine maruz kalmamakla birlikte atölyelerde bazı yardımcı işlerde çalışanlarda, darbeli matkaplar veya çivi tabancaları kullanan çalışanlarda, yüksek basınçlı su fıskiyeleri veya buz kazıyıcıları gibi el tipi elektrikli aletleri kullanan çalışanlarda el-kol titreşimi görülmektedir. El-Kol titreşimine maruziyet sonucunda, el-kol titreşim sendromu olarak bilinen bir dizi olumsuz sağlık etkisi ortaya çıkmaktadır. El-kol titreşimine maruziyet sonucu ortaya çıkan olumsuz sağlık etkilerinden en bilineni, beyaz parmak sendromu olarak bilinen hastalıktır. Bunun dışında, duyu sinirlerinde, el ve kollardaki kaslarda ve eklemlerde görülen rahatsızlıklarda, sıkça karşılaşılan olumsuz etkiler arasındadır.

Tüm vücut titreşimi özellikle, bazı mobil araçların (kamyonlar dahil) sürücülerinde görülebilmektedir. Tüm vücut titreşimine maruziyet sonucu, genellikle sırt ağrısıyla ilişkili şoklara maruz kalınmaktadır. Araç sürerken ve ağır kaldırma gibi işlerde yanlış vücut pozisyonları da sırt problemlerine neden bulunmaktadır.

İstifleme ve Depolama İşlerinde İş Güvenliği! 6

Tüm vücut titreşimi özellikle, bazı mobil araçların (kamyonlar dahil) sürücülerinde görülebilmektedir. Tüm vücut titreşimine maruziyet sonucu, genellikle sırt ağrısıyla ilişkili şoklara maruz kalınmaktadır. Araç sürerken ve ağır kaldırma gibi işlerde yanlış vücut pozisyonları da sırt problemlerine neden bulunmaktadır.

Düzgün yüzeyler (yollar) için tasarlanan araçların, kötü yüzeylerde sürüldüğü yerlerde (örneğin çatlaklar, kasisler ve çukurlar bulunan bozuk bir yol yüzeyinde, sert süspansiyonu olmayan kamyonların veya kaldırma araçlarının kullanılması gibi), yüksek seviyelerde tüm vücut titreşimine maruz kalmalar meydana gelebilmektedir.

El-kol titreşimi ve tüm vücut titreşimine maruziyetin olumsuz sağlık etkilerini ortadan kaldırmak için:

  •     İşyerinde yapılan işler sonucu oluşan titreşimin, çalışanlar açısından risk oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir.
  •     Günlük maruziyet eylem değerinin üstünde titreşim maruziyetinin oluşma ihtimali durumunda, titreşim maruziyetini ortadan kaldırmak veya mümkün olan en düşük seviyeye indirmek için bir kontrol programı uygulanmalıdır.
  •     Maruziyet eylem değerinin üzerinde titreşime düzenli olarak maruz kalan çalışanlara sağlık gözetimi (düzenli sağlık kontrolleri) uygulanmalıdır.
  •     Çalışanlara sağlık riskleri ve bu riskleri kontrol etmek için uygulanan kontrol programı hakkında bilgi ve eğitim sağlanmalıdır.

Yangın

Depolama yapılan işyerlerinde meydana gelecek bir yangın, çalışanlar açısından ve işyeri açısından ciddi sonuçlar meydana getirebilmektedir. Yangınları önlemek ve yangın başlarsa insanların güvenliğini sağlamak için gerekli adımların atılabilmesi için yangın riski değerlendirilmeli ve kontrol önlemleri alınmalıdır.

  • Yangından korunmak için yangın güvenliği prosedürleri ve yangın önlemlerinin (planlar, yangından koruma ve müdahale sistemleri, ekipmanlar) hepsinin çalışır (işlevsel) olduğundan emin olunmalıdır.
  • Yangın tehlikesinin ortadan kaldırmak için temel olarak yanıcı ve tutuşturucu maddeleri bir araya getirmemek gereklidir. Aşağıda, etkili bir yangından korunma politikası geliştirmek için düşünülmesi gereken hususlar belirtilmiştir:
  • İşyeri temiz ve düzenli tutulmalıdır.
  • Yanıcı maddelerin işyeri çalışma ortamında birikmesininin önlenmesine ve atık maddelerin işyeri ortamından uzaklaştırılmasına veya uygun şekilde depolanmasına yönelik prosedürler geliştirilmelidir.
  • Yanıcı maddelerin depolanmasında, ihtiyaca yetecek uygunlukta depolama alanı sağlanması ve depolama alanlarının düzenli ve uygun bir şekilde denetlenmesine yönelik politika geliştirilmelidir.
  • Yanıcı sıvılar, basınçı tüpler, yanıcı tozlar, aerosoller ve patlayıcı maddeler gibi tehlikeli maddelerin güvenli bir şekilde depolanması ve kullanılması sağlanmalıdır.
  • İş ekipmanları ve makinelerin, yetkili kişiler tarafından mevzuata uygun bakımları ve periyodik kontrolleri yapılmalı ve operatörleri tarafından kullanılmalıdır.
  • Fabrikalarda ve depolarda meydana gelen yangınların çok büyük bir kısmı, elektrik teçhizatından kaynaklanmaktadır. İşyeri elektrik teçhizatı, yetkili bir kişi tarafından güvenli bir şekilde kurulmalı, bakımı yapılmalı ve düzenli olarak görsel olarak ve cihaz testleri ile sistemin kontrolü yapılmalıdır. Yanlış kullanımın, yoğun veya yetersiz havalandırmanın, elektrik sistemlerinin yanıcı maddelerin yakınında konumlandırmanın, ekipmanın aşırı ısınmasına yol açacağı unutulmamalıdır.
  • Sigara kullanımının, yangın için tutuşturma kaynağı olduğu göz önüne alınmalıdır.
  • Binalarda yapılan tadilatılarda veya bina genişletmelerinde, elektrik teçhizatına müdahale edilmesinden dolayı sıklıkla yangın çıktığı göz önüne alınarak, tadilat ve genişleme işleri, elektrik konusunda yetkili bir kişinin denetiminde yürütülmelidir.
  • Mevcut yerleşim planının ve depolama alanının fiziki yapısının, herhangi bir yangın durumunda, duman ve yangının yayılmasına yol açıp açmayacağı ve bunu önlemek için neler yapabileceği göz önüne alınmalıdır. (örneğin, yangının yayılmasını engelleyen asma tavan sistemleri yapılması, duvarlarda bulunan ve kullanılmayan delik vb. kısımların dolgularla kapatılması gibi)
  • Kaçış yolu olarak kullanılan koridor ve merdivenlerde bulunan özel tehlikeler dikkate alınmalıdır. (örneğin bir yangın anında geçişi engelleyen, koridor ve merdivenlerde bulunan malzemeler, kilitli tutulan yangın çıkışları vb.)
  • Yangının ve dumanın yayılmasını önlemek için sprinkler sistemleri ve dumanın çatıdan çıkmasını sağlamak için çatı havalandırması gibi yangının etkisini azaltıcı sistemler kurulmalıdır.
  • Yangın söndürme ekipmanları kolayca erişilebilir ve ihtiyaç halinde çalışabilir durumda olmalıdır.
  • Yangın kapılarının çevresinde boşluk bırakılması gerekmektedir.

Acil Durumlar

İşyerinde, ciddi yaralanmalar, tehlikeli maddelerin dökülmesi ve yangın gibi acil durumlarla başa çıkmak için acil durum prosedürleri geliştirilmeli ve acil durumlarda bu prosedürler uygulanmalıdır. Acil durum prosedürleri yazılı olmalı, basit ve anlaşılır ifadeler içermelidir. Acil durum prosedürleri genel olarak şu hususları içermelidir:

  • Yangına karşı önlemler (mevcut yangın söndürme sistemleri vb.)
  • Acil durum çıkışlarının yerleri, sayısı ve sürekli kullanılabilir olmalarına yönelik düzenlemeler
  • Doğru ilkyardım prosedürleri
  • Acil bir durumda, tüm çalışanların bir acil durum olduğunu anlaması için nasıl alarm verileceği
  • Acil durum tahliye prosedürleri ve toplanma noktaları
  • Açıkça işaretlenmiş olan kapatma vanaları ve elektrik izolatörleri ile ilgili ayrıntılı bir saha planının gösterilmesi
  • Acil durumlarda görevli, yetkilendirilmiş kişilerin listesi Nitelikli (yeterliliği olan) ilkyardımcılar
  • Acil servislerle irtibat

İlk Yardım

Çalışanların yaralanma veya hastalanma durumlarında, uzman tıbbi destek alana kadar ilkyardım uygulanacak şekilde ilkyardıma yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Uzman tıbbi yardım alınana kadar ilk yaralanma veya hastalık anında acil müdahalede bulunulmasının, yaşam ve ölüm arasında ciddi bir fark yaratacağı unutulmamalıdır.

İşverenler, işyerinde ilkyardım ihtiyaçları için bir değerlendirme yapmalı ve aşağıdaki hususları göz önüne almalıdır:

  • İlkyardım için yeterli ve uygun ekipman ve tesis sağlanmalıdır. Uygun ekipman ve tesis, işyerinin büyüklüğüne ve çalışan sayısına bağlı olarak, ilkyardım kutusundan, ilkyardım odasına kadar değişiklik gösterebilir.
  • Nitelikli (Sağlık Bakanlığı tarafından sertifikalı) ilkyardımcıların görevlendirilmesine ve bu kişilerin düzenli aralıklarla bilgilerini tazelemesine imkan sağlanmalıdır.

 

5
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 2 Average: 5]

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

Soru Sorun / Cevap Yazın