Antropometri Kapsamında Ergonomi

ANTROPOMETRİK ÇALIŞMA ORTAMI TASARIMINDA ERGONOMİ METODOLOJİSİ

İnsanın, bir insan-makine üretim sistemi içinde sadece hacimsel olarak yerleşimi yeterli değildir. Aynı zamanda çalışan insan, işyerinde değişik işleri yerine getirebilmesi için kolayca hareket edebilmelidir. Hareket halindeki insanın belirli uzuvları ile iş yapabilmesi için, belirli fonksiyonel bir hacme ihtiyacı vardır. Kullanılan makinelerin denetim organları da bu hacim içinde bulundurulmalıdır. İnsan etrafındaki bu hacimde makine denetim organlarının yerleşimi yani konumları, uzaklıkları, kuvvet gereksinimi ve kullanım frekansları insanın antropometrik özelliklerinden yararlanılarak saptanır.

İşyeri çalışma alanının planlanmasında esas alınması gereken iki temel kural vardır. Bunlar;

  • Değişiklik yapılmayan (uzun süre devam eden) hiçbir çalışma pozisyonu iyi değildir,
  • Hiçbir kişi bir diğerine benzemez. Bu nedenle her iş onu kullanacak kişiye adapte edilmek zorundadır.

Endüstride genelde iş istasyonu tasarım faaliyetleri maalesef keyfi olarak yürütülür ve çalışanın antropometrik özellikleri aşağı yukarı tahmin edilerek, işyerinin boyutlandırılmasına gidilir. Bu durum, kullanışlı tasarım parametrelerinin diğer bir deyişle çalışanlara özgü boyutların göz ardı edilmesi sonucu verimlilik kaybına, operatörün zihinsel ve fiziksel açıdan zorlanmasına sebebiyet verir.

Klasik çalışma ortamı tasarımı yapılırken, genellikle sadece ekipmanın performansı arttırılmaya çalışılır. Maalesef operatörün yetenekleriyle işin gerekleri arasındaki ilişki göz önüne alınmaz ya da arka plana atılır. Bu nedenle birçok çalışma ortamı tasarımı çalışan verimliliği kaybı ve işyerindeki gereksiz yaralanmalara neden olur. Aslında tasarım, ergonomik ilkeler tarafından belirlenen operatörün biyolojik ihtiyaçlarıyla çalışma ortamının fiziksel istekleri, işlevi ve kullanım sıklığı arasında uyuşma sağlamaktır. Bunu başarmak için ise öncelikle antropometrinin ve makine yerleşiminin postür, görme, açıklık ve vücudun bölümlerini ilgilendiren makine parçalarının karşılıklı etkileri dikkate alınmalıdır.

Günümüzün modern çalışma ortamları “hafif ama tekrarlı iş” tipiyle tanımlanmaktadır. Ancak ergonomik araştırmalar sayesinde yıllardır birçok teoriler, yöntemler, metotlar ve ilgili veriler üretilmiştir. Bu konuda Corlett’in geniş kapsamlı çalışması iş tasarımının yanı sıra işyeri düzenlemesini de içermektedir. Bu çalışma, operatör postürünün doğruluğunun önemini vurgulamaktadır ki bu onun fiziksel etkinliğini direkt olarak etkilemektedir. Zira kas-iskelet sistemindeki CTD-Birikimli Travma Hastalıkları gibi birçok ağrılı sorun çalışma postürüyle ilişkilidir.

Antropometrik çalışma ortamı tasarımının amacı, işyeri ölçülerinin insan vücut ölçülerine uyumunu sağlamaktır. Antropometrik bulgulara uygun ergonomik çalışma ortamı tasarımının amacı, çalışan üzerindeki stresin ve zararlı postürün azaltılmasıdır. Ancak tasarımda ergonomik tavsiyelerin kullanılmasındaki en büyük engel insanın yapısındaki ve kapasitesindeki çeşitliliktir.

İnsanların yapıları ve dayanılırlıkları birbirlerinden çok farklıdır. Bu sebeple yapılan bir tasarım tüm insanlar için uygun olamaz. Bu bireysel farklılıkların uyumu ancak ayarlanabilir işyerleri ve ekipman parçaları ile sağlanmaktadır.

Ayrıca birçok çalışma yeri birden fazla antropometrik özelliğe dikkat etmeyi gerektirmektedir. Fiziksel boyut sorunlarına yaklaşımda, tüm çalışanların ve her tip insanın kullanımı söz konusu yer ve düzeneklerin de bulunacağına dikkat edilmelidir. Mesela, makinelerin yükseklikleri uzun insanlara göre ayarlanmalı, ancak üzerindeki kontrol elemanlarının operatöre uzaklığı tasarlanırken, istatistiksel bulguların %1-5`i gibi (alt sınırdaki) dağılım değerleri dikkate alınmalıdır. Diğer bir deyişle makine ve tezgahların yükseklikleri uzun boylu insanlara, kontrol elemanlarının konumları ise kısa boylu insanların erişebileceği mesafelere göre tasarlanmalıdır.

 

 

Ergonomi Adımları

Ergonominin ön gördüğü çalışma ortamında tüm boyutlar antropometrik veriler dahilinde tasarlanır. Bu tür antropometrik veriler altında gerçekleştirilecek çalışma ortamı tasarımlarında uyulacak sistematik adımlar ve dikkat edilmesi gereken temel faktörler metodolojik olarak aşağıdaki gibi sıralanır:

 

Birinci Adım:

Öncelikle, önemli işlerin sırası, uygun alan, ekipman ve aletler belirlenmeli ve işin metodu çalışma ortamının tasarımı üzerinde oluşturulmadan önce kurulmalıdır.

Görev performansı, ekipman, iş postürü ve çevre ile ilgili verilerin direkt gözlem, video kaydı veya tecrübeli personel ve sistemin kullanıcıları tarafından elde edilir. Bu tür bir araştırmaların amaçları belgelenmeli veya kaydedilmelidir. Yeni çalışma ortamının tasarımında ise benzer yerlerden bilgiler edinilebilir.

Çalışma ortamını tekrar tasarlamadan önce, ekipmanların veya sistemin çalışan üzerindeki rahatlık, güvenlik, sağlık ve kullanım etkilerini belirlemeye yönelik bir anket yapmak daha da uygundur. Bu konuda Corlett ve Bishop, vücudun çeşitli bölgelerindeki rahat/rahatsız edici postürleri ölçmek için öznel bir değerlendirme anketi hazırlanmıştır. Konu başlıkları itibarıyla şöyle verilebilir:

  • Operatör tarafından çeşitli ekipman/sistem ve çevre faktörleri (gürültü, sıcaklık, aydınlatma ve iş alanı) tasarımının değerlendirilmesi,
  • İşin operatör üzerinde neden olduğu fiziksel, zihinsel ve görsel yorgunluk derecelerinin değerlendirilmesi,
  • Gün boyunca belirgin anatomik bölgelerdeki postürel rahatsızlıklardaki değişmelerin değerlendirilmesi

İkinci Adım:

İlgili nüfus belirlenerek ilgili antropometrik ölçüler ve uygun istatistiki veriler sağlanır. Cinsiyet ve yaş gibi temel faktörlere dayanarak uygun kullanıcı nüfus belirlenir.

Nüfusun gerekli antropometrik ölçüleri ya nüfusun kendisinden sağlanır ya da benzer kullanıcı nüfusunda yapılmış antropometrik araştırmalardan temin edilir. Ancak tip bu hazır ölçüler, dimdik postürdeki çıplak kişilerden alınmıştır. Bunların nüfusa uygun hale getirilmesi için, giysi, ayakkabı ve iş esnasındaki normal duruşlar dikkate alınarak düzeltmeler yapılmalıdır.

Üçüncü Adım:

Düzenlemelere öncelikle çalışma ortamındaki dikey düzlemler dahilinde gitmek gerekir. Diğer bir deyişle çalışma yüksekliğine ilişkin sınırlar antropometrik ölçüler ile belirlenmelidir. Bunların bilinmesi ve hesap edilmesinde ise bir takım toleranslar gündemdedir. Bu kapsamda, çalışma yerlerini ayarlanabilir yapmak, insan ile iş arasındaki uygun uyumu sağlamaktır. Bu anlamda yapılan işin türüne dayanarak iş yüksekliği düzenlenmesi oturarak çalışan operatör için ayarlanabilir sandalye ya da ayak desteği ve ayakta çalışan operatör için ise ayarlanabilir çalışma yüzeyi veya platform düzenlemesi türündeki düzenlemeler söz konusudur.

Uygun çalışma yeri yüksekliğinin ayarlanmasında iki farklı yaklaşım tavsiye edilebilir:

  • Dirsek yüksekliğinin sabit olduğu durumlarda, çalışma yüzeyi yüksekliğinin farklı yüksekliklerde kurularak uygun tasarımın uygulanması,
  • Çalışma yüzeyinin sabit olduğu durumlarda, operatörün dirsek yüksekliğine göre çalışanın konumunu değiştirecek ayarlanabilir sandalye ya da platform uygulamaları ya da uzanma için aletlerin kullanılmasına gidilmesi.

Dördüncü Adım:

Çalışma ortamlarında yatay düzlemde yapılan tasarım faaliyetleri kapsamında, el aletleri, kutular ve kontrol ekipmanları kullanım sıklıklarına ve önem derecelerine göre normal uzanma alanı içerisine yerleştirilir veya yeterli gelmezse azami uzanma alanı içerisine tanzim edilir. Bu aşamada kullanımı için belli bir kuvvet gerektiren kontrol ekipmanları kullanıcı için en avantajlı bir şekilde tasarlanır. Yani güç gerektiren kontrol aletlerinin yerleştirilmesinde, iş alanındaki insan güç profili göz önünde bulundurulmalıdır. Zira zaman zaman sakınılması gereken uç uzanmalar bedenin incinmesine neden olmaktadır.

El aletleri ve kutulardan sık kullanılanları normal uzanma alanı içerisine yerleştirilir. Bu nesneler bazen normal uzanma alanı dışında da kullanılır, ancak en azından azami uzanma alanı içerisine bulundurulmalıdır.

 

Beşinci Adım:

Çalışma ortamı tasarımında, serbest hareketlerde elin bel hizasında olması ve rahat postürleri sergilemesine imkan tanınmalıdır. Bunun için bel seviyesinde dirsek hareketleri için uygun yer ve açıklık sağlanır. Ayrıca geniş (%95) operatörlerin çalışma ortamına rahat giriş ve çıkışı için uygun yanal açıklık unutulmamalıdır.

Altıncı Adım:

Gösterge ve ekran gibi görsel ekipman görüntülerinin normal bakış açısı içerisinde, baş veya göz hareketlerini rahatsız etmeyecek konumlarda yerleştirilmesi gerekir. Bu konuda özellikle normal göz hareketi ile görsel ekipman yükseklik (devamlı bakışta 15-40° aşağıya) ve yanal bakış (sağlı-sollu toplam 30°) açılarının uyumuna dikkat edilmelidir.

Yedinci Adım:

Tasarım, operatörlerin diğer birim veya çalışanlardan edineceği malzeme ve bilgi akış ihtiyaçları göz önüne alınarak yürütülmelidir.

Sekizinci Adım:

Uygulamaya geçilmeden önce çalışma ortamının ölçekli yerleşim planını çizilerek ve operatör tarafından kullanılan bileşenlerin yerleşimi kontrol edilmelidir. Bileşenlerin tek başına fiziksel ebatlarını göz önünde bulundurmak yararlıdır, ancak uygun alan içindeki tüm bileşenlerin (yerlerinin) kontrolü, tasarlanan çalışma ortamının ölçeklendirilmesi ile yapılır. Bileşenlerin optimum yerinin belirlenmesi veya uzlaştırılması için, kullanım sıklığı, işlev ve kullanım sırası kriterleri kullanılmalıdır.

Dokuzuncu Adım:

Geri bildirim çalışma ortamının tasarım sorunlarından haberdar olmayı arttıracaktır. Tasarlanan çalışma ortamı arakesitinin optimizasyonunda, operatör ve diğer kullanıcı gruplarından, tasarım için gerekli ekipmanların temin edildiği fabrikalardan, ergonomistlerden ve ilgili kurum ve kuruluşlardan geri besleme bilgilerinin sürekli elde edilmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda çalışma ortamı modelinin özellikle kullanıcı nüfus içerisinde ilgili operatör ile uyumu değerlendirilmelidir. Tasarımın ergonomik verilere ve yöntemlere göre gerçekleştirilmesi için özellikle operatör tavsiyeleri dikkate alınmalıdır. Bu değerlendirmelerde eğer gerek görülürse proje değiştirilmelidir.

Onuncu Adım:

Son olarak final tasarıma dayanarak çalışma ortamının prototipi yapılır. Bu aynı zamanda, vücut elemanları ile çalışma ortamı bileşenlerinin ilişkisini kontrol ederek, iş gereklerinin ve düzenlemenin sakıncalı çalışma postürlerine neden olmasını önlemeyi sağlayacak gerçek bir geri beslemedir.

 

Bu on önemli adım, tüm çalışma ortamı tasarımlarında harfi harfine geçerli olmayabilir. Yukarıdaki adımlardan çalışma ortamlarının genel yapısı gözetilerek faydalanılır. Spesifik tasarım problemlerinde bu aşamalara eklenebilecek veya çıkartılabilecek unsurlar mevcuttur.

 

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.

 

Kaynaklar;

Grandjean E., Jenni M., Rhiner A. Eine Indirekte Methode Zur Erfassung Des Komfortgefuhls Beim Sitzen. Internationale Zeitschrift für Angewandte Physiologie Einschliesslich Arbeitsphysiologie

Corlett E. N., Bishop R. P. A technique for measuring postural discomfort. Ergonomics 1976; 9: 175-182

 

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

4.9
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 5 Average: 5]

Soru Sorun / Cevap Yazın