İş Sağlığı ve Güvenliği
Neden İş Güvenliği

Liman ve Gemilerde Yaşanan İş Kazaları – Video

Liman ve Gemilerde Yaşanan İş Kazaları – Videodan da anlaşılacağı üzere, hızla artan yük ve gemi trafiğini karşılayabilmek için çalışanları çok daha hızlı ve yoğun çalışmaya zorlayabiliyor.

Limanlar ekonomik kaygılar nedeniyle hızla artan yük ve gemi trafiğini karşılayabilmek için çalışanları çok daha hızlı ve yoğun çalışması için zorlamaktadır. İş güvenliğine, çalışan ve işverenler gerekli önemi göstermemektedir. İş güvenliği kültürü bilincinin olmamasının yanında son yıllarda yapılan liman özelleştirmeleri nedeniyle yönetimlerin liman gelirlerini arttırma gayesi ile ucuz iş gücü ve taşeronluğa yönelmesi emniyet tedbirlerinin ihmal edilmesine neden olabilmektedir.

Liman ve Gemilerde Yaşanan İş Kazaları – Video

 


İş Güvenliği Samimiyet Testi
[wp_quiz_pro id=”10789″]


Limanlarda İş Güvenliği

Türkiye’de 144 özel, 32 kamu ve yerel olmak üzere toplam 176 liman veya iskele vardır. Bu limanların inşaatından işletilmesi aşamasına kadar her aşamasında çalışanlar ve tesisler risk altındadır. İş güvenliğine kültürel açıdan bakıldığında çalışanların küçük veya büyük kaza geçirmesi gibi bir ayrım yapılması yanlıştır. Çünkü meydana gelen küçük kazalar büyük kazaların habercisidir. İş güvenliği çalışmalarında kazaya ramak kala diye adlandırılan kazalar işyerinde oluşma ihtimali olan yeni risklerin önlenmesi için önemli olmaktadır. Ülkemizde pek raporlama ihtiyacı duyulmayan ramak kala kazalar hasarlı ve sonucu büyük maliyete sebep olan kazaların önlenebilmesi için birer ipucu olarak alınması işletmeler için yararlı olacaktır.

Son yıllarda hızla artan yük ve gemi trafiği işveren ve çalışanların çok daha yoğun çalışmasına neden olmaktadır. Bu nedenle limanlar çok daha yoğun çalışmak ve daha çok çalışan istihdam etmek zorunda olmaktadır. Limanlar ekonomik kaygılar nedeniyle yük kaybetmemek için çalışanları daha hızlı ve uzun çalışması için zorlamaktadır.


İSG Karikatürleri
[wp_quiz_pro id=”16812″]


Daha fazlası için tıklayınız…

Sonuç:

Limanlarda taşeron ile çalışılması, eğitim yetersizliği, liman sahasının genişliği, çok çeşitli faaliyetler yürütülmesi, farklı ekipman kullanılması ve birden fazla işverenlerin bulunması vb. nedenlerle iş güvenliği önlemleri almak ve yürütmek çok zorlu bir süreçtir. Bu sistemin sağlıklı uygulanabilmesi için limanın şartları, fiziksel yapısı, çalışan ve yöneticilerin iş güvenliği kültürüne yaklaşımı çok önemlidir. Liman işletmeleri, taşeron firmaların ulusal hizmet standartlarına uygun çalışanları istihdam etmeleri konusunda uyarmalıdır.


Hayatın Her Alanında İş Güvenliği
[wp_quiz_pro id=”10773″]


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”

İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.