Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Getirdikleri

Hiçbir Gerekçe İş Güvenliği Önlemlerinin Alınmasını Ertelemez!

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Getirdikleri, işverenlerin uluslararası pazarda rekabet gücünün artmasında, çalışanların sağlığı ve güvenliğinin payı oldukça önemlidir. Bu anlamda “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” çalışma hayatında mevcut en önemli eksikliğimiz olarak uluslararası platformlarda karşımıza çıkmaktadır.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Getirdikleri

Bütün gelişmiş ülkelerde ve 27 AB üye ülkesinin kendi iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili  kanunu bulunmaktadır. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak 3008 sayılı ilk İş Kanunu 1936 yılında çıkarılmıştır. 1971 yılında yürürlüğe giren 1457 sayılı kanun, 2003 yılında çıkarılan 4857 sayılı İş Kanunu ve bunların yönetmelik ve tebliğleri yürürlüğe girmiştir. 4857 sayılı kanun, daha çok 50 ve üzeri işçi çalıştıran sanayi işyerlerini kapsayan bir düzenlemeydi. 6331 Sayılı Kanun ise AB uyum yasaları kapsamında, AB ve ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) normlarına uygun olarak hazırlanmış olup, 30.06.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.


Nanoteknoloji ve İş Güvenliği


6331 sayılı kanunun temel amacı; iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.

Kanun kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin bütün çalışanlarını kapsamaktadır. 6331 sayılı Kanunun getirmiş olduğu yararlar aşağıda sıralanmıştır;

  1. Kamu ve özel sektör ayrımı kalktı
  2. İşçi-memur ayrımı yerine çalışan tanımı
  3. Önleyici yaklaşım önem kazandı
  4. İşyerlerinin tehlike durumlarına göre sınıflandırılması yapıldı
  5. Küçük işletmelere devlet desteği getirildi.
  6. Risk değerlendirilmesinin zorunlu hale geldi
  7. Her işyerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmesi zorunlu hale geldi.
  8. İşe başlamadan önce sağlık taramasının yapılması gündeme geldi
  9. İş kazası ve meslek hastalıklarında etkin kayıt tutulması gerekmektedir
  10. İş sağlığı ve güvenliği kurulları oluşturuldu
  11. İşyerlerinde acil durumlara karşı hazırlıklı olunmalı ve acil eylem planları hazırlanmalıdır
  12. İş sağlığı ve güvenliğine çalışanların katkısını sağlanmıştır
  13. Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmesi zorunlu hale geldi
  14. Tehlike durumunda çalışmaktan kaçınma hakkı verilmiştir
  15. Hayati tehlike tespitinde işin durdurulması mümkündür
  16. Büyük endüstriyel kaza riski için önceden tedbir alınması zorunlu hale geldi
  17. İdari yaptırımlar etkinleştirilmiştir

 6331 sayılı Kanunla iş sağlığı ve güvenliği konusunda devlet, işçi ve işveren kesiminin birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan görevleri vardır.

İş Güvenliği

2018 Yılı İş Kazası İstatistikleri


İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Getirdikleri

 

 

İşverenin Sorumlulukları;

  1. çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
    1. Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
    2. İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar
    3. Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır
    4. Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır
    5. Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır
  2. İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz
  3. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez
  4. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz

İşveren, mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir.

İlginizi Çekebilir!  Çalışanların Hakları Nelerdir?

İşveren, önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir, araç ve gereçleri sağlayarak eğitim ve tatbikatları yaptırır ve ekiplerin her zaman hazır bulunmalarını sağlar. Özellikle ilk yardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında, iş yeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapar.


Rize İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi


 

İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Getirdikleriİşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları işverenler tarafından görevlendirilir ve hak ile yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz.

Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. İş güvenliği uzmanları; İş yerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi, temini, kullanımı, bakımı, muhafazası ve test edilmesi konularının, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunur.

Ayrıca İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek, İş yerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda çalışmalar yaparak işverene önerilerde bulunmak görevleri arasındadır.

İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmayan, ancak çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yaparak işverene önerilerde bulunur ve görevlendirildikleri işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirir.


İş Güvenliği Kültürü


 

İşyeri Tehlike sınıfları tebliği

İşyeri Tehlike sınıfları tebliği 26 Aralık 2012 günkü Resmi Gazetede yayınlandı. İşyeri tehlike sınıflarının tespitinde, o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınır. İş yerinde birden fazla asıl iş tanımıma uygun faaliyetin yürütülmesi halinde bu işlerden tehlike sınıfı büyük olan iş esas alınır.

Risk Değerlendirmesi

Risk değerlendirmesi; sistematik olarak tehlikeleri belirlemek, riskleri ortaya çıkarmak ve riskleri kontrol etmek için uygun nitel ve/ veya nicel yöntemler kullanılarak yapılan  çalışmaların bütünüdür. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğu Kanunda belirtilmektedir. Risk değerlendirmesi yapılırken aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

  1. Risk değerlendirmesinde
    1. Belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu
    2. Kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi
    3. İşyerinin tertip ve düzeni
    4. Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu
  2. İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler
  3. İşyerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışma şekilleri ve üretim yöntemleri; çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek ve işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalıdır
  4. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlar.

 


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

İlginizi Çekebilir!  Mineral Asitlere Bağlı Hastalıklar

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”


Bolu İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi


 

İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır


Bitlis İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi


 

Neden İş Güvenliği

Afyonkarahisar İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi
neden iş güvenliği

Yapılan analizlerde dünyada son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gözlemlenen olumlu gelişmeler neticesinde iş kazalarında ve iş cinayetlerinde hissedilir azalmalar yaşanırken, maalesef ülkemizde iş kazaları/iş cinayetleri artmaktadır. Ekonomik boyutu ile incelendiğinde ise, çalışanın iş yaparken aklının sadece işte olması gerekirken, asgari ücretle geçinmeye çalışan arkadaşlardan ne kadar verim alınabilir ki?

Ülkemizde yaşanan ve giderek artan iş kazaları, iş cinayetleri ne yazık ki bu konudaki ilgisizliği, insana verilen önemin yok denilecek kadar az; çağdaş çalışma ve yaşam koşullarına ulaşmak için daha çok uzun yıllara ihtiyacımızın olduğunu aşağıdaki analizleri incelediğimizde ortaya koyduğu aşikardır.

Bir güvenlik açığının ölçülebilen en büyük maliyeti, sadece çalışan olmaz. Kaybedilmiş bir beden veya zihinsel rehabilitasyon yılları, çalışanı tamamen yeni bir yaşam tarzına zorlayabilir. Bu tür olaylara nasıl fiyat koyacağımızı tanımlamak gerçekten zor olsa gerek. Görevlerini yerine getirirken yaşamını yitiren ya da  uzun soluklu yaralanmalar da kuşkusuz ekonomik olarak ölçülebildiğimizin ötesindedir. Yaşamını yitiren kişinin yanı sıra aile ve iş arkadaşları  da diğer paydaşlardır.


Bingöl İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi


 

Bu kazalar aynı zamanda şirketleri de etkilemektedir. İş kazası geçiren bir çalışan kayıp adam/saat anlamına gelmektedir. O nedenle bir şirket için bakıldığında giderler yalnızca verimlilik kaybı olarak ölçülmez, aynı zamanda kayıp iş gücü ve artan sigorta maliyetleri de etkilidir.

Şirketler için bir diğer önemli kayıp ise, iş kazalarının çokluğu nedeniyle oluşacak olan motivasyon bozukluğudur. Çalışanlar kendilerini güvende hissetmezlerse iş moralleri azalır ve çalışma istekleri düşecektir. Bu da işveren için olumsuz sonuçların doğmasına sebep olacaktır.

Bu nedenle çalışanlar mümkün olan en iyi işi yapmaya konsantre olabilmek için işlerini güvenli bir ortamda yapmak isterler. Sorumlu işverenler, güvenli bir işyerinin şirketin ana hattını geliştirdiğini kabul etmelidir. Hangi yönden bakarsanız bakın işi güvenli bir şekilde yürütmenin avantajları çoktur.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı :

  1. Çalışanlara en yüksek seviyede sağlıklı ortam sağlamak,
  2. Çalışma şartlarının olumsuz etkilerinden onları korumak,
  3. İş ve işçi arasında mümkün olan en iyi uyumu temin etmek,
  4. İşyerlerindeki rizikoları tamamen ortadan kaldırmak veya zararları en aza indirgemek,
  5. Oluşabilecek maddi ve manevi zararları ortadan kaldırmak,
  6. Çalışma verimini arttırmak.

Bilecik İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi


 

Total
4
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

seventeen − eight =

Önceki Yayın
İş Kazası Sıklık Hızı, Ağırlık Oranı Hesaplama

İş Kazası Sıklık Hızı, Ağırlık Oranı Hesaplama

Sonraki Yayın
İş Kazalarının Önlenmesinde 3 Temel Adım

Metan Drenajında İş Güvenliği

İlgili Yayınlar
Total
4
Share