Maden Kazalarının Nedenleri?

Ülkemizde madencilik sektöründe çok kaza olmasının temel nedeni, ülkemizde gerçek anlamda fizibilite çalışması yapmadan geleneksel teknikler kullanılarak hemen üretime geçilmek istenmesi

 

Maden Kazalarının Nedenleri

Mevcut veriler değerlendirildiğinde, meydana gelen iş kazalarının nedenlerine ulaşmak zor olmamaktadır. Bunlar, ana başlıklar halinde aşağıdaki sıralanmıştır.Şöyle ki;

  • 1980 ve özellikle 1990 yıllarından itibaren, Türkiye’nin gelişmesinin önündeki engelin kamu kuruluşları olduğu, devletin küçültülmesi ve kamunun faaliyet alanının daraltılması ile ülke sorunlarının çözülebileceği söyleminin madencilik sektörüne yansıması,
  • kamu madencilik kuruluşlarının kapatılması, özelleştirilmesi
  • rödovans (kiralama) ile özel sektöre devredilmesi kamu kuruluşlarının yapmakla sorumlu oldukları işlerin özel şirketlere gördürülmesi şeklinde olmuştur. Ancak bu güne kadar, madencilik sektöründe özelleştirme ve özelleştirmeye yönelik olarak yapılan rödovans ve benzeri çalışmaları sektördeki iş kazalarını artırdığı
  • İşveren duyarsızlığı,
  • Özellikle özel sektör işyerlerinin büyük çoğunluğunda, sektörü ilgilendiren kanun, tüzük ve yönetmelikler gereği yapılması gereken iş sağlığı ve güvenliği üst yapı organizasyonunun ( teknik nezaretçi, iş yeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği kurulu v.s ) yapılmadığı,
  • İşletmelerde, Madenlerde Alınacak İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Yönetmeliği önlemlerinin alınmadığı, (uygun ve yeterli tahkimat, havalandırma/cebri havalandırma, gaz ölçüm cihazları ve gaz ölçümleri, yerüstü ile iki bağlantı, kişisel koruyucular, eğitim, tahlisiye istasyonları ve tahlisiyeciler, uygun vasıfta patlayıcılar ve ehliyetli ateşleyiciler, şevler v.s)
  • İçsel ve özellikle gerek nitelik ve gerekse nicelik anlamında kamusal denetimsizlik, yetersiz uzmanlık, çalışanlarda deneyimsizlik, eğitimsizlik, çalışanların örgütsüzlüğü , olumsuz ekonomik ve sosyal koşulları

iş kazalarının artmasına neden olmaktadır.

Türkiye’de ilk Köy Enstitüleri’nin kurulmasına öncülük eden, ünlü Tercüme Bürosu’nu kuran, Bayar hükümetinde milli eğitim bakanlığı görevi yapan siyaset adamı.

Hasan Ali Yücel

Daha Fazla Detay

Önlemler

 

  • Metan kaynaklı kazaların önlenmesinin kesin çözümü metan drenajıdır. İlk uygulama İngiltere’de yapılmış ve daha sonra tüm dünyada hem güvenlik hem de ekonomik yararlar sağlanması amacıyla uygulanır hale gelmiştir.
    • Üretim öncesi açığa çıkabilecek metanın yaklaşık %50 ila %90’ı emilerek uzaklaştırıldığı için yeraltı çalışması sırasında tehlike yaratacak boyutta metan gelirinin olması önlenecektir
    • Metan geliri azalacağı için havalandırma maliyetleri de azalacak ve metan nedeniyle çalışılamayan süre önemli ölçüde kısalacağı için iş verimi artacak ve maliyetler düşecektir. Ayrıca toz oluşumu azalacak ve daha rahat bir çalışma ortamı oluşacaktır
    • Üretilen metandan ekonomik bir gelir sağlanacaktır. Kömür metan içeriğinin yaklaşık 10 m3/ton ‘dan fazla olduğu yerlerde üretim öncesi mutlaka metan drenajı yapılması önerilmektedir
    • Kömür üretimi sırasında açığa çıkması kesin olan metanın daha önceden drene edilmesi ile hem cezadan kurtulunacak hem de ekonomik değere sahip bir ürün elde edebilecektir. Dünyada nefeslik havası içerisinde bulunan metandan dahi enerji üreten sistemler bulunmaktadır.
  • Öncelikli hedef, özellikle aynı anda birden çok maden emekçisinin ölümüne neden olabilecek kaza olasılığı her an var olan yer ltı kömür madenciliği olmalı ve buralara odaklanılmalıdır.
  • Tüm sektör bileşenlerinin katılımı ile yeraltı kömür işletmeciliği yapılan bölgeler için ulusal düzeyde acil durum ve eylem planı hazırlanmalıdır.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nın kadroları maden mühendisleri ile güçlendirilmeli, ayrı bir kömür denetim gurubu kurulmalı, belirli bir termin planı çerçevesinde hazırlanan eylem planına göre öncelikle bu bölgelerin denetimleri nitelik ve nicelik olarak yeterli bir şekilde yapılmalıdır.
  • İçsel denetime ağırlık verilmelidir.
  • Çok riskli bölgelerde işletmecilik yapan işverenler ile toplantı yapılarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uyulmama (özellikle havalandırma, tahkimat v.s ) konusundaki sorunları not edilmeli, çözüm önerileri geliştirilmelidir.
  • Planın öngördüğü en kısa süre içerisinde bu bölgelerde öncelikle iki yerüstü bağlantı ve cebri havalandırmaların yapılması sağlanmalı, diğer önlemlerin hayati önceliğine göre yerine getirilmesi termine bağlanmalı, aksi halde ocakların kapatılacağı deklare edilmelidir.
  • Bu bölgelerde çalışanlarda eğitim ve deneyime önem verilmelidir.
  • İş Güvenliği Uzmanları ücret yönünden işverene bağlı olmamalı, ücret çizelgeleri Bakanlık ve ilgili meslek odalarıyla birlikte belirlenmelidir.
  • İş Sağlığı ve Güvenliğine yönelik eğitimler, ilgili meslek örgütleri tarafından verilmelidir.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği denetimlerinde hedef işyeri ve işçi sayısı artırılmalı, riskli iş kollarında denetimin etkinliği yeni denetim yöntemlerinin uygulanması ile desteklenmeli, bilim ve teknolojideki gelişmeleri izlemeleri için denetim elemanlarına imkanlar sağlanmalıdır.
  • Meslek Hastalıkları Hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.
  • Ergonomi sadece İş Sağlığı ve Güvenliği alanında değil yaşayan her insanın yaşam felsefesi olmalıdır. Ergonomi, İş Sağlığı ve Güvenliğinin kendisidir. Disiplinler arası bir hizmet gerektirir. Ergonomi bilincinin oluşturulması bir devlet politikası haline gelmelidir.
  • Üretim sürecinde kullanılan ekipmanlar ve kişisel koruyucular iş sağlığı ve güvenliği standart ve mevzuatına uygun üretilmelidir. Bu konuda zorunlu standartlar oluşturulmalı, üretim, satış ve kullanım sırasında standartlara göre mutlaka denetim yapılmalıdır. Standart dışı malzemelerin piyasaya girişi ve sunumu engellenmelidir.
  • İş güvencesi ile iş güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar insana yakışır “norm ve standartta” yaşaması sağlanmalıdır.
  • İş kazalarının önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, çalışma yaşamının da iyileştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
  • Toplu sözleşmelerde İş Sağlığı ve İş Güvenliği konularına kapsamlı yer verilmeli ve sendikaların artık bu konuya daha fazla sahip çıkması gerekmektedir.
  • Tüm çalışanlara İş Sağlığı ve İş Güvenliği konusunda sürekli eğitim verilerek bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
  • Dünyadaki tüm kaza incelemelerinde, kazanın meydana gelişinde rol oynayan en önemli faktörlerden birinin de çalışanlardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. İş güvencesinin olmayışı, aşırı zorlanma, uzun mesailer ve ergonomik olmayan çalışma koşulları nedeniyle vücudun yorgun düşmesi; ekonomik yoksunluk ve buna bağlı oluşan yetersiz beslenme, ailesel sorunlar ve benzeri durumlar; çalışanın tam olarak işe konsantre olamamasına ve hatalar serisinin oluşumuna neden olarak kazalara davetiye çıkarmaktadır. Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, çalışma yaşamının da iyileştirilmesi zorunludur.

 

 

 

Sonuç olarak her zaman belirttiğimiz gibi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün mutlak surette oluşturulması gerekmektedir. Bunun için eğitimin orta öğretimden başlanarak İş Sağlığı ve Güvenliği konusunu da içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

 

Asla unutulmamalıdır ki, HİÇBİR GEREKÇE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİNİN ALINMASINI ERTELEMEZ…

 

 

 

Kaynaklar

Nadir Avşaroğlu, Türkiye Madencilik Sektöründe Özelleştirme Uygulamaları,

T.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı

5
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 4 Average: 5]

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

Soru Sorun / Cevap Yazın