Gürültülü Ortamlarda Çalışanlarda İş Sağlığı ve Güvenliği

Gürültülü Ortamlarda İSG Önlemleri

Tanımlar

Gürültü, çalışma yaşamında en sık karşılaşılan fiziksel ortam faktörlerindendir. Sözlük anlamı olarak gürültü; “istenmeyen ve hoşa gitmeyen ses” olarak ifade edilmektedir. Bu ifade kişiye göre ve aynı kişi için değişik zamanlarda farklı olarak algılanabilir.

İşyerinde RD yapmadan önce yapılacak ortam ölçümlerinden biri de sesin şiddetinin ölçümüdür. Gürültü düzeyi sonometre ile ve “dB” birimiyle ölçülür.

Çalışma ortamındaki gürültü düzeyi 80 dB (A) ve üzerindeyse işveren işitme kaybına karşı önlem almaya başlamalıdır. Gürültü maruziyetinin yol açtığı riskler kaynağında yok edilmeli veya azaltılmalıdır. Bu amaçla genel önleme ilkeleriyle birlikte, daha az gürültü maruziyeti yaratan çalışma yöntemleri ve iş donanımları seçilmelidir. İşyerleri ve çalışma birimleri gürültüyü önleyecek şekilde tasarlanmalı ve yerleşilmelidir. Çalışanların iş donanımını gürültü maruziyetini en aza indirecek biçimde doğru kullanmaları için bilgilendirilmeli ve gürültünün sağlık zararları üzerine eğitilmelidir. Gürültünün hava yoluyla iletimini azaltmak için siperler, ses emici örtüler ve kapatma gibi yöntemler kullanılabileceği, yapısal gürültü iletiminin perdeleme ve yalıtım gibi teknik yöntemlerle azaltılabileceği gösterilmiştir.

Önlemler

İşyerinde, üretim sistemlerinde ve iş donanımlarında düzenli bakım programları uygulanmalıdır. İş gürültü maruziyetini azaltacak (maruziyet süresini ve yoğunluğunu azaltacak ve dinlenme sürelerini artıracak) şekilde örgütlenmelidir. Çalışanların maruziyet düzeyini aşan gürültüye maruz kaldıkları birimler işaretlenmeli ve buralara girişler (uygun KKD olanların dışında) yasaklanmalıdır. Dinlenme yerlerinde gürültü maruziyeti bu yerlerin kuruluş amacına uygun düzeye indirilmelidir.

Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü işte en az iki yıl, gürültü şiddeti sürekli olarak 85 dB’nin üstünde olan işlerde en az 30 gün (1 ay) çalışılmış olması gereklidir. Ayrıca gürültüye bağlı işitme kayıplarına ilişkin yükümlülük süresi 6 aydır.

Gürültü maruziyetinin başka yollardan önlenemediği işyerlerinde; 80 dB ve üzerinde gürültü varsa çalışanlara riski önleyecek veya en aza indirecek işitme koruyucusu verilmelidir. Eğer gürültü düzeyi 85 dB’i aşıyorsa çalışanların mutlaka bu koruyucuları kullanmaları sağlanmalıdır (Piyal, Bülent 2009). Ayrıca olanaklar ölçüsünde çalışanlara rotasyonlu çalışma yaptırılarak işyerinde gürültüye maruz kalma süreleri düşürülmeye çalışılmalıdır.

Gürültü düzeyi 80 dB’i aşan işyerlerinde çalışanlara işe giriş ve periyodik muayenelerde odyometri testi yapılarak sağlık gözetimleri yapılmalıdır. Gürültü düzeyi 85 dB’i aşan işlerde ise işe girişte ve işin devamı süresince çalışanların odyometrik incelemesinin yanı sıra işitme muayenesi ile takibi gerekmektedir.

Maruziyet

Maruziyet düzeyi, maruziyet etkin değerinin alt sınırını (en düşük maruziyet etkin değeri=80 dB) aşan işçiler önleyici odyometri testi, üst sınırını aşan (en yüksek maruziyet etkin değeri=85 dB) işçiler ise işitme muayenesi isteme hakkına sahiptirler.

Buralarda çalışacak olanların işe girişte; otoskopik muayene, Weber Testi ve odyometrik incelemeyi de içeren işitme muayeneleri yapılmalı ve periyodik aralıklarla tekrarlanmalıdır. Ayrıca;

  • İşyerinin tümünde yıllık olarak topluca değerlendirilen odyometri sonuçlarına göre bir önceki yıla oranla hangi frekansta olursa olsun 5 dB’in üzerinde kayıp varsa,
  • Aynı işyerinde farklı bölümlerin grup olarak odyometrileri değerlendirildiğinde, herhangi bir bölümde diğer bölümlerden 5 dB’den fazla kayıp varsa,
  • 4000-6000 Hz’de bir önceki odyometriye oranla 25 dB kayıp varsa
  • 500-1000-2000 Hz’lerde bir yıl içinde 10 dB ve üzerinde kayıp varsa,

daha ayrıntılı muayene için işitme kaybının olduğunu düşündüren bölümde çalışanların hastaneye sevki gereklidir. Ayrıca çalışma ortamı yeniden değerlendirilmeli, KKD kullanımı ile ilgili sorunların varlığı araştırılmalı, kullanım ya da KKD’nin niteliği ile ilgili sorunlar varsa çözülmeli, KKD kullanımı ile ilgili eğitimler yenilenmelidir

Sağlık gözetimi 80 dB (A) ve üzerinde gürültüye maruz kalınan işlerde çalışan tüm çalışanlara işyeri gürültü RD’yi takiben yapılmalıdır

  • Bunun için öncelikle gürültü etkilenimine yönelik anamnez (aşağıda bir örnek sunulmuştur) alınmalı ve bu anamnez her odyometrik muayeneden önce tekrarlanarak öncekilerle karşılaştırılmalıdır.
  • Otoskopik muayene işe giriş, periyodik, erken kontrol gibi tüm muayenelerin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Ayrıca, otoskopik muayene yapılmadan odyometri testi yapılması yanlış değerlendirmelere yol açabilir. Buşon, enfeksiyon, yabancı cisim görülebilir. (Bu gibi durumlarda gerekli tedavilerden bir süre sonrasına kadar odyometri ertelenmelidir).
  • 250, 500, 1000, 2000, 3000, 4000, 6000, 8000 Hz frekanslarında hava iletim odyometrisi yapılmalıdır.
  • Odyometri ve muayene sonuçları çalışanla paylaşılmalıdır.
  • Yaptığımız muayene işe giriş muayenesi ise;
    • Ortam gürültüsü 85 dB (A)’in altındaysa 12 ay sonra,
    • Ortam gürültüsü 85 dB (A)’in üzerindeyse 1 ay sonra,
    • Bir başka işyerinden ayrılıp çalıştığınız yerde işe giren bir çalışan ise,
      • Eski işyerinden ayrılırken yapılmış odyometrisi varsa, eski işyerinden ayrıldığı tarihten 6 ay sonra,
      • Eski işyerine ait odyometrisi yoksa yeni işe girişte ve 6 ay sonra,

erken kontrol muayenesi (2. Odyometrik ölçüm) yapılmalıdır.

  • Yaptığımız muayene erken kontrol muayenesi (İşyerinizdeki 2. Ölçüm) ya da periyodik muayene ise;
    • Eğer işitme düzeyinde bir değişiklik yoksa;
      • Ortam gürültüsü 85 dB(A)’in altındaysa 3 yılda bir,
      • Ortam gürültüsü 85 dB(A) ve üstündeyse yılda bir odyometrinin tekrar edilmesi gerektiği hatırlatılmalıdır.
      • Ortam gürültüsünün düzeyi kaç olursa olsun çalışanın kendinde fark ettiği tüm işitme azalmalarında, kulak çınlamalarında işyeri hekimini haberdar etmesi gerektiği anlatılmalıdır.
    • Eğer işitme düzeyinde kayıplar varsa;
      • Aşağıdaki tablolardan yararlanılarak işitme kaybının düzeyi saptanmalı, gerekli uyarılar veya sevk işlemi gerçekleştirilmelidir
      • İşitme düzeyindeki değişimlerin nedenleri araştırılmalıdır (buşon, enfeksiyon vb. tıbbi sorunlar araştırılmalıdır.) Kulak koruyucuların tüm vardiya boyunca kullanılıp kullanılmadığı, koruyucuların doğru takılıp takılmadığı, iş dışı bir etkilenmenin olup olmadığı, kulak koruyucusunun değiştirilmesine gerek olup olmadığı tartışılmalıdır
      • Sevk sonrası mesleki işitme kaybı tanısı konulmamışsa, o işçi için periyodik odyometrik ölçüm aralığında sağlık gözetimi sürdürülmelidir.
      • Sevk sonrası mesleki işitme kaybı tanısı konulmuşsa, değerlendirme sonuçları çalışana bildirilmeli ve işverene raporlanmalıdır.

Bir yandan o çalışanın tedavisi, görev yeri değişikliği ve meslek hastalığı bildirimi yapılırken, öte yandan işyerinin o bölümünde RD yeniden yapılmalıdır. Özellikle ortam gürültüsü değerlendirilmeli, mühendislik önlemleri, kulak koruyucuları, aynı bölümdeki diğer çalışanların odyolojik ölçümlerini de içeren işitme (erken kontrol) muayeneleri yapılmalı, işitme korumasına yönelik eğitimler tekrarlanmalıdır.

  • Her muayeneden ve ölçümden sonra bir sonraki ölçümün en geç ne kadar sonra yapılması gerektiği söylenmelidir
  • Çalışana işitme korumasıyla ilgili önerilerde bulunulmalı, kişisel koruyucuların (tıkaç, kulaklık, kombine kulak koruyucuları) tüm maruziyet süresince kullanılmasının önemi anlatılmalıdır.
  • İşitme muayenesine ilişkin raporlar diğer muayene formlarıyla birlikte etik kurallar gözetilerek saklanmalıdır

 

Düşük ve Yüksek Frekanslardaki İşitme Eşiklerinin Toplamlarına Göre Uyarı ve Sevk Düzeyleri

Yaş GruplarıDüşük Frekans
(500+1000+2000) Hz frekanslardaki işitme eşiklerinin toplamı-dB (A)
Yüksek Frekans

(3000+ 4000+ 6000) Hz frekanslardaki işitme eşiklerinin toplamı-dB (A)

UyarSevk EtUyarSevk Et
20-2445604578
25-2945664587
30-3445724599
35-39487854111
40-44518460123
45-49549066135
50-54579075144
55-59609087144
60-646590100144
657090115144

 

 

İşitmenin Korunması

GBİK konuşma frekanslarından önce yüksek frekansları etkiler. Bu yüzden, bu tip işitme kayıpları ciddi bir işitme testi yapılıncaya kadar ortaya çıkmayabilir. Bunun yanı sıra gürültüye bağlı işitme kaybı (GBİK)’de kişisel değişiklikler de görülür.

Eğer bir çalışanın bulunduğu ortamda sözel iletişim kurmada zorluk çekiliyorsa, birkaç saatlik çalışmanın ardından kulağında çınlama veya geçici işitme kaybı oluyorsa orada işitmeyi koruma programına başlanmalıdır.

İşitmenin korunması programı; gürültünün analizi, gürültünün kontrolü ve işitmenin ölçülmesini içermelidir.

Gürültünün analizinde; günlük toplam gürültü düzeyi (sesin şiddeti), gürültünün frekans spektrumu, bir çalışma günü boyunca gürültünün süresi ve dağılımı, bir çalışma günü boyunca toplam gürültü ölçümlerinin yapılması gereklidir

Gürültüden etkilenimin ölçümünde çalışma günü boyunca farklı gürültü çevrelerinde bulunan çalışan söz konusu olduğunda kişisel dozimetreler (bireysel gürültü dozu ölçeri) kullanılır.

Odyometri tarama testi yaparken, ölçümün her bir frekansta en az 3 kez tekrarlanması, çalışanın gürültülü ortamdan 14 saat uzak kaldıktan sonra testin yapılması önerilmektedir. Bunun sağlanamadığı durumlarda 80 dB (A) ‘in üzerindeki gürültü düzeylerinde standart kulak koruyucusu (tüm mesai boyunca) olması koşuluyla test gün boyunca yapılabilmektedir.

 

5
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 1 Average: 5]

Cevap Bırakın

error: İçerik Korunmaktadır!
Devamını oku:
Doğum Borçlanması ile İlgili Bilmeniz Gerekenler

Nereye, nasıl başvurulur? İlk defa 5510 sayılı Kanuna göre hizmet akdiyle çalışanlar ve kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayan...

Kapat