Gürültü Kontrol Yöntemleri

Gürültünün Tanımı;

Gürültü, İşletmenin fiziki koşullarının içinde yer alan bir husustur. Gürültü en genel anlamda, insanı rahatsız eden sestir. Ses sadece yoğunluğuna değil, algılayan insanın sesi nasıl karşıladığına, ses karmaşasının içerdiği enformasyonuna da bağlıdır ve sesin psikolojik bir yanı vardır.

Lale Devri’nde İstanbul’da eğlence yerlerine verilen isim

Teknolojinin gelişmesi sonucu artan gürültü, çalışanlar üzerinde birçok sakıncalar doğurmaktadır. İşgörenin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozmakta, belli bir sınırı aşınca da kulakta onarılmaz hasarlara neden olabilmektedir. Gürültü çağımızda artık sadece işyerlerinin değil, tüm toplumun sorunu haline gelmiştir bu nedenle gürültüyü doğru bir biçimde ölçmeli, değerlendirmeli ve gerekli önlemler vakit geçirmeden alınmalıdır.

Gürültü Kontrolü

Endüstriyel işletmelerde var olan araçların meydana getirdiği gürültü, o işyerinde çalışanlar için ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Gürültülü işyerlerindeki gürültünün azaltılması, kontrol edilebilmesi ve çalışanlar için zararlı olmaktan çıkartılması için kullanılan çeşitli kontrol yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında en etkili
olanları, gürültünün kaynakta ve yayılma ortamında kontrolünü sağlayan mühendislik yöntemleridir.

Bu yöntemlerin uygulanmasında teknik ekibe ihtiyaç duyulması ve göreceli olarak ek maliyetlere neden olması, işverenlerin bu uygulamalardan uzak durmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak da çalışanlar gürültünün zararlı etkileri ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışmada gürültü seviyesinin çalışanları rahatsız ettiği bir işletmede gürültü haritaları oluşturma üzerine bir uygulama ve uygulama sonrasında işletmedeki revizyon faaliyetleri tartışılmıştır. Gürültü haritası oluşturulurken analitik proses yöntemlerinden yararlanılmış ve bir bilgisayar programı yardımıyla eş gürültü eğrileri çizilerek makinaların bulunduğu yerlerde gürültü tespiti yapılmış ve sonrasındaki iyileştirme faaliyetleri belirlenmiştir.

Gürültüye Dair Tanımlar

  • Sesin şiddeti: Sesi oluşturan titreşimlerin atmosferde yarattığı basınç, sesin şiddetini belirler. Ses şiddeti “desibel (dB)” ile ölçülür. Kulak 1000 Hz lik sesi ancak 0,00002 N/cm2 basıncın üstünde duymaya başlar. Dayanabileceği en üst ses şiddeti ise 130 desibeldir. Bu durumda kulakta ağrı başlar. Gürültü 90 desibeli aşarsa sözle anlaşma imkanı kaybolur.
  • Frekans: Saniyedeki periyot sayısıdır. Frekans sesin tokluğunu veya tizliğini belirler. Alçak frekanslı ses tok, yüksek frekanslı ses ise tiz sestir. Frekansın birimi “Hertz (Hz)” dir. Genç ve sağlıklı bir insan 16-20.000 Hz frekanslı sesleri duyar.
  • Fon: Gürültünün öznel şiddetini ölçebilmek için kullanılan boyutsuz bir ölçü birimidir. Fon ölçüsü aynı şiddette (aynı basıncı yaratan) fakat frekansları, değişik seslerin eş şiddetle algılanmaması olgusuna dayanmaktadır. Fon değerleri teknik bir aletle ölçülemez. Bu değerler eğitilmiş gözlemcilerin takdir ettikleri öznel ses şiddeti değerleridir.
  • Son: Öznel şiddeti 40 fon olan bir sesin yüksekliği 1 son olarak kabul görmektedir.

Gürültüyü Ölçme

Sesin şiddetini ölçmeye yarayan aygıtlara ses ölçer, ses düzeyi ölçenlere sonometre denilmektedir. Ses ölçer sesin şiddetini desibel olarak ölçer. Genellikle ses ölçerlerde A, B ve 0 olmak üzere üç filtre mevcut olup sesin şiddetinin insan kulağı tarafından algılandığı gibi ölçülmesini sağlarlar. A filtresi kulak duyumuna en yakın karşılığı verdiği için, gürültünün kişiye etkisi araştırılırken çoğunlukla A konumunda dB (A) birimiyle ölçüm yapılır.

Gürültünün İnsan Sağlığına Etkileri

Makinalaşmanın yoğunlaşması nedeniyle giderek artan gürültü ve çoğu kez onunla birlikte gelen titreşimin olumsuz etkileri sadece fizyolojik nitelik taşımaz. İş görenin sinir sistemi ve ruhsal yapısı üzerinde izleri çok zor silinebilecek etkilerde yaratır. Gürültüyü zararlı etkileri açısından şu aralıklarda incelemek olanaklıdır:

30-65 dB(A) gürültü aralığı: Kişinin gürültünün kaynağı ile olan ilişkisi, yaptığı iş, ruhsal ve fiziksel durumu bu şiddetteki gürültüde rahatsız olup olmayacağını belirleyen faktörlerdir.

65-90 dB(A) gürültü aralığı: Psişik reaksiyonların yanında dolaşım bozuklukları da bu gürültü düzeyinde söz konusudur. Bunlar kişinin gürültüden etkilenme derecesinden ve gürültüye olan alışmışlıktan bağımsız olarak oluşur.

90-120 dB(A) gürültü aralığı: Bu şiddetteki bir gürültü uzun sürerse kulakta kalıcı sağırlığa neden olabilir. Kısa süredeki etkisi ancak günler sonra ortadan kalkar.

120 dB(Al) üstü: Bu düzeyde kısa bir süre için maruz kalınsa bile duyma duyusu hasara uğrayabilir. (Babalık, 2016)

Gürültü insan sağlığını çeşitli yönlerden etkilemektedir. Bu etki, maruz kalınan sesin şiddetine ve sese maruz kalma süresine göre değişmektedir Gürültünün etkileri, işitme organına etkisi, psikolojik etkisi ve verimliliğe etkisi olmak üzere üç alanda ortaya çıkmaktadır.

Gürültünün en önemli ve kalıcı etkisi işitme organı üzerinde olmaktadır. 80 desibelin üzerindeki gürültü düzeyi zamanla duyma yeteneğinde azalmaya sebep olmaktadır.

Gürültüye bağlı sağırlığın meydana gelmesinde gürültünün şiddeti, frekansı ve gürültüyle karsılaşma süresi etkili olmaktadır.

 

Gürültü Kontrol Yöntemleri

Gürültünün olumsuz etkilerini yok etmek veya bu konuda oluşturulmuş standart değerlere çekebilmek için ergonomik yöntemler geliştirmek, bir başka deyişle gürültü kontrol yöntemleri geliştirmek ve uygulamak endüstriciler için bir gerekliliktir.

Gürültü ile mücadele etmede üç ana yaklaşıma gerek vardır.

  • Gürültüyü kaynakta kontrol altına almak,
  • Gürültüyü kaynakla alıcı arasındaki alanda kontrol altına almak,
  • Gürültüyü alıcıda, gürültüye maruz kalan kişide kontrol altına almak…

Gürültüyü Kaynakta Kontrol Altına Alma Yöntemleri:

Temel kural, mümkünse gürültünün kaynakta azaltılmasıdır. Bu şekilde, kaynağın gürültüsünden bütün çevre korunmuş olur. En etkili yoldur.

Kaynakta gürültü kontrolü genel ilkeleri:

  • Plânlama ve bakımla gürültü kontrolü,
  • İşletme şartlarının değiştirilmesi,
  • Daha sessiz olan işlemlerin seçilmesi,
  • Kaynağın yerinin değiştirilmesi,
  • Susturucu kullanılması,
  • Titreşim yalıtımı,
  • Titreşimin sönümlenmesi,
  • Gürültü kaynağının örtülmesi,

 

Gürültüyü Kaynakla Alıcı Arasındaki Alanda Kontrol Altına Alma Yöntemleri:

Yayılma alanında gürültünün kontrol altına alınması sürecini kapsar.

  • Alan müsait ise, makinelerin birbirlerine olan uzaklıklarının ayarlanması yolu ile,
  • Duvar, taban ve tavan yüzeylere ses yutucu malzemeler yerleştirilmesi ile,
  • Yapısal olarak ses kırıcı bariyer ve duvar uygulamaları ile yapılabilir.

 

Gürültüyü Alıcıdan Kontrol Altına Alma Yöntemleri

Sesin kaynakta ve yayıldığı ortamda azaltılamaması halinde gürültüye maruz kalan kişi
üzerinde koruyucu tedbirlere başvurulur (Feldman, 1985) Bu tedbirleri şöyle
sıralayabiliriz:

  • Gürültüye maruz kalan kişiyi gürültülü bölgeden uzaklaştırmak,
  • İdari tedbirlerle gürültü kontrolü,
  • Gürültüye maruz kalma süresini azaltmak veya gürültülü yerlerde rotasyonla
    çalışma,
  • Kişisel kulak koruyucuları kullanmak.

 

Sonuç

Yüksek gürültü kirliliği ile karsı karsıya bulunan endüstri tesislerinde, projelendirme aşamasında önlemler alınması; ses kontrolünün birlikte çözülmesi yoluna gitmek uygulamada başarı oranını artıracak, yatırım harcamalarını düşürecektir. Proses için gerekli makine ve ekipmanın seçiminde gürültü değerleri dikkatle izlenmelidir. Makine
yerleşimlerinde olabildiğince aynı gürültü seviye sindeki makina ve ekipmanı bir bölümde toplama ya da aynı hat üzerine çekme yoluna gidilmelidir. Yeni tesisler için yönetmelik şartları zorunludur. Mevcut tesislerde alınacak önlemler, daha zorlu ve yüksek maliyetli olabilir. Bu tesislerde yenileme çalışmalarının ısı, ses ve yangın kontrolü olarak ele alınması halinde, bu çalışmaların yatırım maliyetine olumlu etkileri olacaktır.

Yürürlüğe giren Gürültü Yönetmeliği, işverenlerin ve sanayi çalışanlarının gürültü konusunda bilinçlendirilmelerini gerekli kılmaktadır. Bu yönetmelik işverenlere çalışanların gürültünün zararlı etkilerinden korunmaları ve özellikle uzun süre gürültülü ortamlarda çalışmaktan kaynaklanan işitsel zarar riskinin önlenmesi konusunda önemli sorumluluklar yüklemektedir. Bunun için, kişisel önlemlerden önce üretim yerlerindeki gürültü düzeylerini azaltmaya çalışmak sanayi çalışanlarının gürültüden etkin biçimde korunmasında ve çalışma koşullarının kabul edilebilir kılınmasında önem taşımaktadır. Sanayi yapılarında gürültünün bir tasarım ölçütü olarak tasarım ve yapım aşamalarında göz önünde tutulması; bu amaçla üretim alanlarında gürültü denetimine yönelik düzenlemelerin yapılması ve makinelerin yerleşim aşamasında makineler, mekanik sistemler ve döşem ile ilgili önlemlerin alınması gerekmektedir.

 

İşletmelerde gürültüyü kaynakta kontrol alma çalışmaları başta olmak üzere susturuculu makineler ve sönümleyici malzemeler kullanılmalı, çalışanların gürültü konusunda İSG eğitimi almaları sağlanmalı ve kulak tıkacı, manşon ve kulaklık takması zorunlu hale getirilmelidir.

 

 

Kaynak:

Beranek, L.L., Noise and Vibration Control, Mc Graw Hill Books, New York

Tayyari, F. Smith, J. L., Occupational Ergonomics, Principles and Applications, Vol. 3, Kluwer Academic Publishers, Boston

Purkis, H.J., Sound Insulation and Absorption, the Control of Noise Proceedings of Conference, London,

 

 

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.

4.9
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 4 Average: 5]

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

Soru Sorun / Cevap Yazın