Asbest Tozlarının İnsan Sağlığı Üzerinde Etkileri

Asbest Lifleri İçeren Tozlar

Asbest tekstil endüstrisi (lifler, kumaşlar, ipler), asbestli çimento endüstrisi (saç, boru), inşaat malzemeleri endüstrisi (asbest çimento ürünlerinin işlenmesi), kimya endüstrisi (boya dolgusu, dolgu materyalleri, sentetik reçine kompresyon kalıp materyalleri, termoplastikler, kauçuk ürünleri), izolasyon endüstrisi (ısı, ses ve yangın izolasyonu), kağıt endüstrisi (asbest kağıdı, karton), fren, debriyaj, balata üretimi, gemi yapımı ve vagon yapımı alanlarında asbest tozlarına rastlanmaktadır.




Asbest Tozunun Özellikleri ve Sınıflandırması

Asbest teknik olarak kullanışlı maddeler ortaya çıkarmak için işlenebilecek fibröz kristalin silis minerallerinin toplu ismidir. 

DSÖ’ye göre bu lifler < 3 µm çapında, > 5 µm uzunluğunda ise ve uzunluk çap oranı > 5:1 ise kritik kabul edilir. Yönetmeliğin 4. maddesinde tanımlanmıştır.

CAS numarası
asbestoz 1332-21-4
aktinolit 77536-66-4
amozit 12172-73-5
antofilit 77536-67-5
krizotil 12001-29-5
krokidolit 12001-28-4
tremolit 77536-68-6

Asbest Tozunun Ölçüm ve Analizi

Asbest türlerinin lifleri işyeri ortamından fiberglas filtreler üzerine alınarak gerekli işlem yapıldıktan sonra lif sayımı yapılarak konsantrasyon hesaplanır. Tür tespitinde ise x-ray difraktometre veya SEM (scanning electron mikroskop) cihazları kullanılır. İşveren, yönetmeliğin 10. maddesindeki “İşveren, işçilerin maruz kaldığı havadaki asbest konsantrasyonunun, sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama (TWA) değerinin 0,1 lif/cm3’ü geçmemesini sağlayacaktır.” hükmünü yerine getirmelidir.

Asbest Tozunun Sağlık Üzerinde Etkileri

Asbest Tozunun Vücuda Giriş Etkileri

Toz vücuda hava (solunum)yollarıyla alınmaktadır. Tozun etkileri asbest içeriğine (krizotil, krokidolit, amozit, antofilit, aktinolit, tremolit), solunum yoluna giren tozun dozu ve sürekliliğine ve kişisel duyarlılığa bağlıdır. 400 µm uzunluğa kadar olan lifler havayoluna doğrudan girme eğilimindedir. Asbest liflerinin uzunluk, çap ve şekli alveollerde, larinks dahil periferal veya santral hava yollarında birikip birikmeyeceğini veya plevral bölgeye penetre olup olmayacağını ve fagositoz ve hücre hasarına neden olup olmayacağını belirler.

Hücresel savunma mekanizmaları sonucunda balgamda ve akciğer dokularında saptanabilen asbest cisimleri oluşur. Solunan asbest liflerinin fibrojenik etkileri tekrarlayan hücre hasarına ve kallus oluşturan inflamatuvar sürece yol açar. Erken sonuç peribronşiyal ve perivasküler diffüz bağ dokusu oluşumudur. Bu durum gaz değişiminden sorumlu pulmoner alveollerin tıkanmasına ve bu nedenle restriktif ventilasyon bozukluklarına ve alveoler gaz değişiminde bozulmaya neden olur. Bu değişiklikler asbest maruziyetine bağlı pulmoner fibroz, asbest pnömokonyozu ya da asbestoz olarak adlandırılır.

Plevral birikim (solunan asbestoz lifleri plorotropiktir) diffüz plevral fibroz ve hyalinize ve kalsifiye plevral plak gelişimine yol açabilir. Plevral effüzyon (asbestoz plörit) gözlenir ve eş zamanlı mezotelyomanın kanıtı olabilir. Asbeste maruz kalan kişilerde, bronşiyal karsinom ve plevral, peritoneal ve perikardiyal mezotelyoma insidansı artmıştır. Krokidolite maruz kalan kişilerde mezotelyoma etkisi en fazla görünmektedir. Mezotelyoma gelişimi için kısa bir maruziyet periyodu bile yeterli olabilir. Asbest maruziyeti nedeniyle oluşan larinks karsinomu için 10 yıldan kısa maruziyet süreleri nadiren tanımlanmıştır. Sigara dumanı inhale eden kişilerde, asbest lifleri maruziyeti sonrası akciğer kanseri gelişimi riskinde additif etkiden daha fazla artış olduğu unutulmamalıdır.

Asbest Tozunun Kronik Etkileri

Asbestoz semptomları genellikle anatomik değişikliklerin yaygınlığına bağlıdır. Komplikasyonlar semptomları daha ciddi hale getirebilir. İlk semptomlar restriktif fonksiyonel bozukluğa bağlı olanlardır. Pratikte, obstrüksiyonlu veya obstruksiyonsuz kronik bronşit ve kronik kor pulmonale, bronşiyektazi, bronkopnömonik süreç ile birlikle akciğer dolaşımında basınç artışı asbestozun en önemli sekelleridir. Ek olarak, plevral kalınlaşma, efüzyon ve plaklara dikkat edilmelidir. Plevral efüzyon mezotelyomalarla birlikte sık ortaya çıkar. Bununla birlikte, mezotelyomanın ortaya çıkışından uzun süre önce gelişebilir.

Asbestozlu hastalarda semptom üçlüsü – nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma pulmoner fibrozun yaygınlığı ve kronik bronşitin ciddiyeti ile belirlenir. Aynı şey krepitasyonlar gibi dinleme bulguları için de geçerlidir. Asbestoz tanısı uygun iş öyküsü varlığında radyografi temelinde konur. Ek olarak, hastalığın ileri dönemlerinde en ciddi fibrotik akciğer alanlarında küçülme görülebilir.

Başlangıçta radyografide temelde orta ve alt akciğer alanlarında s, t veya u boyutunda ILO Pnömokonyoz Sınıflandırmasına göre 1/0-1/1 yaygınlığında ince, düzensiz veya lineer opasiteler gözlenir.

Patofizyolojik açıdan asbestoz olguları özellikle restriktif ve/veya obstruktif solunum bozukluğunun, gaz değişimi bozukluklarının, ventilasyon dağılımı bozukluklarının pulmoner amfizemin, ve/veya pulmoner dolaşımda basınç artışının göstergesidir. Asbeste bağlı akciğer fibroziu genellikle yavaş ilerler. Çoğu asbestoz olgusunda kişiler asbest lifi içeren toza yıllarca maruz kalmıştır. Bununla birlikte, bir yıldan az maruziyetle bile asbestoz gelişmesi olanaklıdır. Hastalık uzun gecikme periyodları sonrası ayrıca maruziyetin sonlanmasından uzun süre sonra kendisini gösterebilir. Genellikle asbest lifi içeren tozlardan kaynaklanan bronş karsinomu ve mezotelyoma olguları için latent periyod 10 yıldan fazladır. Mezotelyomalar düşük doz ve kısa maruziyetler sonrasında da gelişebilir.

Bronş karsinomunun asbest lifleri ile tetiklenmesi için gerekli olan kümülatif asbest lifi işyeri maruziyeti dozu en az 25 lif yıldır.

Asbest liflerinden kaynaklandığı düşünülen plevranın malign olmayan hastalıkları; hyalin plevral bağ doku plakları, kalsifiye plevral plaklar, özellikle bilateral diffüz plevral fibroz, fibröz kalınlaşma ile birlikte olan veya olmayan plevral efüzyon (hyalinozis komplikata)dur. Asbestten kaynaklanan larinks kanseri, klinik veya tanısal olarak diğer nedenlerle gelişen larinks karsinomundan ayırt edilemez. Hastalık ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğazda yabancı cisim hissi ile başlar. Daha sonra solunum güçlüğü ve servikal lenf nodlarında şişme de gelişir. Tanı yöntemleri, laringoskopi ve histolojik ayrım için biyopsiyi içerir. Tümörler genellikle keratinize skuamoz hücre karsinomlar, çok nadiren de hafifçe diferansiye veya diferansiye olmayan karsinomlardır.

Tıbbi Muayene

Çalıştıkları işyerlerinde yıkım, tamirat ve bakım işleri sırasında asbest lifi konsantrasyonu 15000 lif/m3 üzerinde bulunan kişiler için mesleki tıbbi muayeneler gerçekleştirilmelidir.

Maruziyet düzeyi, sınırı aşmasa da, daha düşük maruziyetlerin olduğu test edilmiş prosedürler kullanıldığında dahi, yıkım, yenileme ve bakım işleri sırasında asbest liflerine maruz kalan kişilere mesleki tıbbi muayene önerilmelidir.

Tıbbi Değerlendirme

Asbest lifi içeren toz maruziyetinin kişilerin sağlık durumlarını klinik olarak anlamlı şekilde bozması beklenir (özellikle kalp-solunum sistemi bozuklukları ve/veya fonksiyonel eksiklikleri olan hastalarda). Bu özellikleri taşıyan örnekler aşağıda verilmiştir:

  • Ciddi akciğer fonksiyonu ve kalp-dolaşım sistem bozuklukları
  • Kronik bronşit, astım, amfizem
  • Kronik ya da tekrarlayıcı plörit
  • Radyografik olarak saptanabilen pnömokonyoz ya da diğer fibrotik veya granülomatöz akciğer değişiklikleri
  • Akciğer ya da havayolu fonksiyonlarını anlamlı şekilde bozan veya bronkopulmoner hastalıkların gelişimini kolaylaştıran malformasyonlar, tümörler, kronik inflamasyon, plevral fibroz ya da diğer bozukluklar
  • Solunum üzerine olumsuz etkiler oluşturan toraks ya da omurga deformiteler
  • Akciğer yaralanması ya da cerrahisi sonrası toraks içi organların fonksiyon bozukluğu yapan durumlar
  • Fonksiyonel bozukluk yapan kronik larinks bozuklukları
  • Vokal kordların veya larinksin kısmi ya da tam çıkarılması ya da radyasyon tedavisi ile birlikte olan tümör tanısı sonrası durum
  • Aktif ya da latent tüberküloz, yaygın inaktif tüberküloz
  • Beslenme bozukluğu, zayıflık, Broca formülü ile belirlenen ideal vücut ağırlığının %30 üzerinde olma (boy (cm)-100 = ideal ağırlık (kg)), yapısal bozukluklar ve zayıflıklar
  • Kalp kapağı hastalıkları ve diğer organik kardiyak hasarlarda olduğu gibi belirgin veya beklenen erken kalp yetmezliği veya sıklıkla erken kalp yetmezliğine neden olan yeni geçirilmiş hastalıklar
  • Özellikle tedaviye yanıt vermeyen yüksek kan basıncı
  • Genel direnci düşüren diğer kronik hastalıklar

 

Yazının tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a ve yazara aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.

Kaynak;

ILO Uluslararası Pnömokonyoz Sınıflandırması Rehberi

 

5
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 6 Average: 4.7]

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

Soru Sorun / Cevap Yazın