İş Sağlığı ve Güvenliği
Neden İş Güvenliği

Neden İş Sağlığı ve Güvenliği?

İş sağlığı ve güvenliğini sağlayarak iş kazalarını önlemek, oluşan kayıpları ödemekten daha kolay ve daha insancıl bir yaklaşımdır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Tanımı

İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili bir çok tanımlar yapılmaktadır. Ancak hepsinde ortak payda sağlık ve güvenlik kriterleri olmaktadır.  6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda “İş Sağlığı ve Güvenliği işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek” olarak geçmektedir.

Bu doğrultularda biz de İş Sağlığı ve Güvenliğini şu şekilde tanımlayabiliriz;


İş Sağlığı ve Güvenliğinin Hukuki Dayanakları


İşyerlerinde işin yapılması sırasında çalışma ortamında oluşacak etmenler nedeniyle çalışanların karşılaştıkları sağlık sorunları ve mesleki tehlikelerin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan sistematik çalışmalara İş Sağlığı ve Güvenliği” diyebiliriz.


İSG Karikatürleri
[wp_quiz_pro id=”16812″]


 

Neden İş Sağlığı ve Güvenliği

İş sağlığı ve güvenliğini sağlamak hem insani bir zorunluluk, hem de yasal bir yükümlülüktür. İş sağlığı ve güvenliğini sağlayarak iş kazalarını önlemek, oluşan kayıpları ödemekten daha kolay ve daha insancıl bir yaklaşımdır. Güvenli çalışma koşulları sağlamakla, çalışanların güvenle yaşamasını, sağlığını ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin geleceğini korumak mümkündür. İşletmelerin iş kazalarından doğan kayıplarını azaltmak, üretimin kesintisiz olarak sürmesini sağlamak, işgücü veriminde ve toplam verimdeki artışlarla ülke kalkınmasına yardımcı olmak sadece işverenin değil, ülkemizin yararınadır.


İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları


 

Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde bu konuda gözlenen olumlu gelişmeler iş kazalarının azaltılabileceğini göstermektedir. Bunun sağlanabilmesi ve iş kazalarının neden olduğu maddi ve manevi kayıpların azaltılabilmesi için iş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışmalara gereken önemin verilmesi zorunludur. İş güvenliğini sağlama amacına, bilimsel araştırmaya dayalı planlı çalışmalar sonucunda geliştirilen güvenlik önlemleri ile ulaşılabileceği unutulmamalıdır.

Web Tasarımı

 

Hiç bir gerekçe iş sağlığı ve güvenliğini sağlayıcı önlemlerin alınması ertelemez!

Neden İş Sağlığı ve Güvenliği?

İş Sağlığı ve Güvenliği için yapılan her türlü harcamanın, sürekli yararlar sağlayan bir yatırım olarak görülmesi gerekir. Uzun yıllar boyunca yapılan bilimsel çalışmalar, iş kazaları sonucu oluşan kayıpların, iş güvenliğini sağlamaya yönelik güvenlik önlemleri için yapılacak harcamalardan çok daha fazla olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Elbette, iş kazaları sonucu yitirilen insan yaşamlarının değerini ölçmek ve hiç bir maddi değerle karşılaştırmak olanaklı değildir. Üretimin de tüm çabaların da amacı, insanın mutluluğu olmalıdır.

 

İş Kazaları Neden Yaşanıyor?

Çalışan insanın doğal yapısı gereği ve çok değişik etkenlerin etkisi ile üretim sürecinde güvensiz davranışlarda bulunması her an olasıdır. Bu güvensiz davranışa karşın, iş kazasının oluşumunu önleyecek güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gereklidir. Bu ise işyeri ortamından, üretim sürecinden, alet ve ekipmanlardan, yönetim ve denetim aksaklıklarından kaynaklanan tehlikelerin saptanmasını ve ayrıntılı çözümlemelerinin yapılmasını gerektirmektedir. İş güvenliği konusunda yapılan bilimsel çalışmalar, iş kazalarının nedenlerini oluşturan güvensiz durumlar ve güvensiz davranışların üretim sürecindeki hangi aksaklıklardan kaynaklandığının saptanmasının büyük önem taşıdığını göstermektedir. İş kazalarına neden olan tehlikelerin saptanarak çözümlemelerinin yapılmasından sonra, iş güvenliği önlemlerinin belirlenerek uygulanması gereklidir.


İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel İlkeleri


 

İş Kazalarını Önleme Yöntemleri

İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında ilk sırayı üretim sürecinden ve işyeri ortamından kaynaklanan tehlikelerin saptanması oluşturmaktadır. Böylece oluşabilecek herhangi bir iş kazasını önceden saptamak olanaklıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar, toplam iş kazalarının yüzde 50’sini oluşturan tehlikelerin kolayca saptanabileceğini göstermektedir. Geriye kalan tehlikelerin saptanması için ise, kapsamlı ve sistemli çalışmaların yapılması gereklidir.
İş kazalarının oluşmasına neden olan tehlikeli durumların saptanması için işyerinin, üretim teknolojisinin, üretim araçlarının, kullanılan ekipmanların, elektrik tesisatı ve el aletlerinin yapısı, niteliği ve özellikleri incelenmelidir. Üretim sürecinden ve yapılan işin niteliğinden kaynaklanan tehlikeler belirlenmeli, yoğunluğuna ve önemine göre sıralanmalıdır.

Tehlikelerin saptanması amacıyla kaza istatistikleri değerlendirilmeli ve kaza analizları yapılmalıdır. Önceki yıllara ait kaza istatistikleri incelenerek kazaların nerede, nasıl ve hangi nedenden meydana geldiği saptanmalıdır. Her iş kazasından sonra güvensiz koşul ve güvensiz eylem saptanmalı, değerlendirilmeli ve sonuçları kayıtlara geçirilmelidir. Bu şekilde görülemeyen tehlikeleri ortaya çıkarmak mümkün olabilecektir.

 

Her küçük hasarla, yaralanmasız geçiştirilen kaza, daha sonra oluşabilecek tehlikeli veya büyük kazaların habercisidir. Bu nedenle bütün kazaların istatistiklere ve kayıtlara geçirilmesi, ayrıntılı olarak analizlerinin yapılması gereklidir. Bu analizler, işyerini ve üretim sürecini iyi bilen, yansız olabilecek bir uzman eleman tarafından, kazanın oluşunu izleyen zaman içinde hemen yapılmalıdır. Doğru kanılara varabilmek ve iş kazasının oluşmasına neden olan tehlikeyi tüm yönleri ile saptayabilmek için kaza analizinin erken yapılması büyük önem kazanmaktadır.


İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı


 

Tehlikelerin Belirlenmesi

Belirlenen tehlikeler ayrıntılı bir şekilde sıralanmalıdır.  Tehlikelerin analizi işyerinde oluşan kazaların soruşturulması, daha sonra oluşabilecek kazaların önlenmesine yönelik olmalıdır. İş kazalarına neden olan tehlikeli durumların ve davranışların niteliği ve nedenleri belirlenmelidir. Bu nedenle kaza soruşturmalarında doğru bilgi almak amacıyla sorulacak soruların içeriği ve soru sorma biçimi çok etkilidir. Sorular görgü tanığının kanılarını değil, kaza ile ilgili görgü ve bilgisini saptamaya yönelik olmalıdır. Görgü tanığı ile yalnız görüşülmeli, kazadan önceki durum ile ilgili ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Kaza oluşuncaya kadar geçen her türlü olay öğrenilmelidir.

İş kazasına uğrayan ve zarar gören kişilerin iş geçmişleri, yaşları, cinsiyetleri, eğitim durumları, aldıkları ücretler ve aile yapıları incelenmelidir. Ayrıca, kaza geçiren işçinin psikolojik yapısı, yorgunluk ve sağlık durumu araştırılmalıdır.

Kaza soruşturmaları ile iş kazalarına neden olan tehlikelerin çözümlenmesinin yapılması amaçlanmalıdır. İşyerinde üretim süreci, yapılan işin niteliği ve kullanılan üretim araçları incelenerek, kaza soruşturmaları ve istatistiklerden yararlanılarak tehlikeli durumların nedenleri ve oluş biçimleri çözümlenmeli, önem ve önceliklerine göre sıralanmalıdır. Saptanan tehlikelerin niteliğine göre kaza olasılıkları hesaplanmalıdır. Buna göre öncelik sıralaması yapılmalı ve güvenlik önlemleri geliştirilmelidir.


İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitim Neden Önemli?


 

Son Adım: Güvenlik Önlemleri

Belirlenen ve çözümlemesi yapılan tehlikeleri gidermek amacıyla geliştirilen güvenlik önlemleri projelendirilerek uygulamaya konmalıdır. Alınan güvenlik önlemleri ve geliştirilen koruyucular tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmalı, çalışmayı zorlaştırmamalı, kendisi tehlike oluşturmamalı, bakım ve kullanımı kolay olmalıdır. Alınan önlemler uygulamaya konulan güvenlik kuralları sürekli olarak denetlenmeli, herhangi bir aksaklık oluşumunda hemen giderilmeli ve yeniden düzenlenmelidir.

Uygulamaya konulacak güvenlik önlemleri işyerlerinin çalışma ortamına uygun olmalıdır. İş güvenliği önlemlerinin alınmasından sonra da zamanla yeni tehlikeli durumlar oluşabilmektedir. Bu nedenle üretimin her aşamasında kontrol ve denetim aksamadan sürdürülmelidir. Oluşan yada oluşma olasılığı bulunan tehlikeli durumlar saptanmalı, iş tehlike analizleri yapılarak giderilme yöntemleri araştırılmalı ve geliştirilen güvenlik önlemleri uygulamaya konulmalıdır.


Baret bizi nasıl korur?


 

SON SÖZ

Yukarıdaki prosesler uygulanıp, sürekli bir çalışma yöntemi ile iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanabileceği ve iş kazalarının önlenebileceği unutulmamalıdır. Unutulmamalıdır ki;  Hiç bir gerekçe iş sağlığı ve güvenliğini sağlayıcı önlemlerin alınması ertelemez!


İş Güvenliği Samimiyet Testi
[wp_quiz_pro id=”10789″]


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”

İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır

 

Yazının ve videonun tüm hakları www.nedenisguvenligi.com‘a aittir. Telif hakları kanunu gereğince kopyalanamaz ve/veya farklı bir yerde kullanılamaz. Ancak alıntı yapıldığında link ve adres verilmek zorundadır.