El-Kol Titreşimi ve Maruziyetleri

Titreşim, bir cismin iç veya dış kuvvetlerin etkisiyle yaptığı salınım hareketidir. İnsan titreşimi ise, titreşen bir yüzey veya cisim ile temas sonucunda kişinin hissettiği titreşim olarak tanımlanabilir. Titreşim, insan vücuduna, temas eden titreşen yüzey aracılığı ile iletilir. Bu yüzey bir makinenin tutamak kısmı, bir aletin yüzeyi veya motorlu bir makinenin koltuğu olabilir.

 

El Kol Titreşimi

Mesleki Maruziyet

Enerji ile çalışan aletlerden yayılan, parmaklardan veya elin avuçlarından vücuda giren mekanik enerjiye el-kol titreşimi denir. Operatörü el-kol titreşimine maruz bırakan ve enerji ile çalışan aletler bir çok endüstri alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. El-kol titreşim maruziyeti üretim, taşçılık, maden, inşaat, tarım ve ormancılık alanlarında elle kullanılan, enerji ile çalışan aletlerden kaynaklanabilir. Hollanda’ da 150 binden, İngiltere’ de 0.5 milyondan, Amerika’ da 1.5 milyondan fazla kişinin el-kol titreşimine maruziyetinin olduğu rapor edilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve Amerika’ da çalışanların %1.7 ile 3.6’ sının zararlı etkileri olabilecek titreşime maruz kaldıkları tahmin edilmektedir. El-kol titreşim sendromu (HAVS) terimi, el-kol titreşim maruziyeti ile ilgili işaret ve semptomları ifade etmek için kullanılır ve şu durumları içerir.

  • damarsal hastalıklar
  • kemik ve eklem hastalıkları
  • kas hastalıkları
  • diğer hastalıklar (tüm vücut, merkezi sinir sistemi)

Motosiklet sürmek gibi faaliyetler yüksek genlikte titreşim maruziyetine neden olmasına rağmen, sadece uzun süreli maruziyetler sağlık üzerinde zararlı etkiye sahiptir.

Mesleki el-kol titreşim maruziyeti ile sağlık etkileri arasındaki ilişki basit değildir. Aşağıdaki tabloda, el-kol titreşimi maruziyeti sırasında titreşimin zararlı etkileri ile ilgili olabilecek bazı faktörleri göstermektedir.

 

El-Kol Titreşim Maruziyeti Sırasında Zararla İlişkisi Olabilecek Faktörler

Titreşim KarakteristikleriAletler & ProseslerMaruziyet KoşullarıÇevresel KoşullarKişisel karakteristikler
Büyüklük (rms., pik, ağırlıklandırılmış, ağırlıklandırılmamışAlet tasarımı (taşınabilir, sabit)Süre (günlük, yıllık maruziyetler)Çevre sıcaklığıÇalışma yöntemi (tutuş kuvveti, itiş kuvveti, el-kol duruşu, vücut duruşu)
Frekans (spektrum, baskın frekanslarAlet Çeşidi (darbeli, dönmeli, dönerli matkap)Maruziyet şekli (sürekli, aralıklı, dinlenme periyotları olan)Hava akışıSağlık
Nem
Gürültü
Yön (x-, y-, z- eksenleri)DurumToplam maruziyet süresiParmak el kol sisteminin dinamik tepkisiEğitim
İşlemMekanik empedansYetenek
Çalışan malzemeTitreşim geçirimiEldiven kullanımı
Absorbe edilen enerjiZarara karşı kişisel hassasiyet

Kaynak: ILO, Encyclopaedia of Occupational Health and Safety, Fourth Edition.

İnsanın Titreşime Verdiği Tepki

Titreşimin frekansı, genliği, maruziyet süresi, yönü, uygulama noktası, vücut ve titreşimin vücuda girdiği noktanın bağlantısı, kıyafetleri ve kullanılan aletler, vücut ağırlığı, kullanıcının boyu, vücudun duruş biçimi, vücut direnci, vücut bileşenleri gibi birçok faktöre bağlıdır. Titreşim, yönü ve büyüklüğü olan vektörel bir niceliktir. Bu nedenle sayılan faktörler üç eksende ele alınmalıdır. Eller ve titreşimli alet arasındaki bağlantı, el-kol titreşim büyüklüğü değerlendirilirken raporda bulunması gereken bir çok faktörden etkilenir. Bu faktörler şunlardır ;

  • Kullanılan aletin çeşidi ve durumu
  • Normal çalışma koşulları altında kullanılan alet tarafından üretilen ivme ve frekans spektrumu
  • Alet veya iş parçasına doğru uygulanan kuvvetin büyüklüğü ve yönü (örneğin, tutma kuvveti, eksenel itme kuvveti, dönmesel momentler)
  • Çalışma sırasında ellerin, kolların ve vücudun yönelimi ve duruşu (özellikle, dirsek, bilek ve omuz eklemlerinin açısı)
  • Elin titreşen yüzeyle direk bağlantısı olan kısımları
  • Yüzeyin ellerle bağlantısı olan kısmının çeşidi ve büyüklüğü
  • Kullanılan çalışma şekli
  • Çalışanın titreşimli alet kullanarak çalıştığı yıl sayısı
  • Sıcaklık, nem ve kullanılan alet veya iş parçasının tutamak kısmının sıcaklığı gibi iklimsel koşullar

El-kol titreşim maruziyetinin süresi değerlendirilirken aşağıda verilen bilgiler rapor edilmelidir ;

  • Bir gün içerisindeki titreşim maruziyet süresi ve saat biriminden aylık ve yıllık maruziyet süreleri
  • Bir periyot içerisindeki maruziyet ve bunun çalışma metodu ile ilişkisi (örneğin, önceden belli olan ve olmayan çalışma ve dinlenme periyotlarının uzunluğu ve sıklığı, çalışma periyodu içinde titreşimin aralıklı olup olmaması, yani dinlenme arasında titreşimli aletin bırakılması veya elde tutulması).

Kaynak: Occupational Exposure to Hand-Arm Vibration, U.S Department of Health and Human Services, NIOSH, Ohio,

Titreşimin parmak-el-kol sistemine iletimini etkileyen faktörlerin, titreşimden zarar görme konusunda önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Titreşimin iletimi, hem titreşimin karakteristiklerine (büyüklük, frekans, yön gibi) hem de elin dinamik tepkisine bağlıdır.

 

Parmak ve El Dinamiklerini Etkileyen Faktörler

Titreşim maruziyetinin kötü etkilerinin, insan üst uzuvlarına dağıtılan enerji ile bağlantılı olduğu kabul edilebilir. Enerji absorbsiyonu büyük ölçüde parmak-el sisteminin titreşim kaynağına bağlantısını etkileyen faktörlere bağlıdır. Tutuş basıncında, statik kuvvette ve duruştaki değişiklikler parmağın, elin ve kolun dinamik tepkisini ve sonuç olarak da iletilen ve absorbe edilen enerjinin büyüklüğünü belirler. Örneğin, tutuş basıncı, enerji absorbsiyonu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir ve daha sıkı kavrama kuvveti, el-kol sistemine aktarılan daha büyük titreşim enerjisi demektir. Dinamik tepki verileri, titreşimli aletlerden kaynaklanan hasar verme potansiyeli hakkında gerekli bilgiyi verir ve anti-titreşim ekipmanlarının geliştirilmesine yardımcı olur.

Kaynak: Occupational Exposure to Hand-Arm Vibration, U.S Department of Health and Human Services, NIOSH, Ohio,

 

Akut Etkiler

Konforsuzluk

Titreşim, parmak ve el derisinin yüzeyinde ve altında bulunan farklı mekanik algılayıclar (mekanoreseptörlerdir) tarafından algılanır. Bunlar, adaptasyon ve kabul alanı özelliklerine göre yavaş ve hızlı adapte olanlar olmak üzere iki kategoriye ayrılırlar. Merkel diskleri ve Ruffini endings, yavaş adapte olan, sabit basınca ve basınçtaki yavaş değişiklere cevap veren ve düşük frekanslarda (16 Hz’ den düşük) uyarılabilen mekanoreseptörlerdir. (mekanik basınca yanıt verme sürecinde rol oynayan reseptör ).

Meissner (parmakların, dudakların, meme bezlerinin ve genital organların etli kısımlarının dermik papillalarının duyu korpuskülleri) ve Pacinian (bir nörofibrilin sonlandığı santral granülöz bir bulbusla çevrili olan bağ dokuların çok sayıda konsantrik lamellerinden oluşan ovoid korpüsküller.  Bu korpüsküller el ayası, ayak tabanı, pankreas, süt bezleri, dış genital organlarda vb. çok miktarda bulunmaktadır. Bunlar genel duyarlığın periferik organları olarak kabul edilir) cisimcikleri, hızlı adapte olan, uyarıcada oluşan hızlı değişikliklere cevap veren, 8-400 Hz aralığındaki titreşim algısından sorumlu mekanoreseptörlerdir.

El-kol titreşimine kişisel tepki, eşik değerlerini, eşdeğer algılama ve tolerans sınırlarını belirlemek için farklı frekanslarda titreşimler kullanılarak bir çok çalışmada kullanılmıştır (Griffin, 1990). Deneysel sonuçlar, titreşime insan hassasiyetinin, hem konfor hem de rahatsızlık titreşim seviyeleri için artan frekans değeriyle birlikte azaldığını göstermektedir. Dikey titreşim, diğer yönlerdeki titreşime göre daha fazla konforsuzluk oluşmasına neden olur.

Aktivite Girişimi

El-kol titreşimine akut maruziyet, cilt mekanoreseptörlerinin uyarılabilirliklerinde bir düşmeye neden olduğundan dokunma ile hissedilen titreşim (vibrotakdil) eşiğinde geçici bir artmaya neden olabilir. Geçici eşik kaymasının büyüklüğü, iyileşme için gerekli zamana ek olarak, frekans, genlik, süre, sıcaklık, çalışanın yaşı ve daha önceki titreşim maruziyetleri gibi titreşimin karakteristiklerinden etkilenir. Düşük sıcaklık, digital (parmakla ilgili) dolaşım üzerinde damar büzücü (vazokonstriktif) etkiye sahip olduğundan ve parmak cilt sıcaklığını düşürdüğünden, soğuk maruziyeti, titreşim ile tetiklenen dokunma hissindeki düşüşü artırır.

Sıklıkla soğuk bir çevrede çalışarak titreşim maruziyeti olan çalışanlarda tekrarlı olarak dokunma hassasiyetinde akut hasarlar görülme vakaları, sensörel algıda kalıcı azalmalara neden olup çalışma aktivitesine zarar vererek kazalar nedeniyle yaralanma riskini artıracak şekilde yetenek kaybına yol açarlar.

El-Kol Titreşim Sendromu

El-kol titreşim sendromu (HAVS), el-kol sisteminin mekanik titreşime uzun süreli maruziyet sonunda ortaya çıkan durumu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Üç bileşeni vardır: vasküler (kan damarları ile ilgili ya da onlardan kaynaklanan), nörolojik (sinir sistemi ve bozukluklarıyla ilgili ya da bunları konu alan) ve müsküloskeletal (hem kas dokusu hem de iskelet sistemi ile ilgili) olmak üzere. Titreşimin beyaz parmak (VWF) olarak da bilinen vasküler bileşeni en çok bilinenidir. VWF terimi, çoğunlukla yanıltıcı bir şekilde bütün olarak el-kol titreşim sendromunu belirtmek için kullanılır. Vasküler bileşen için geçmişte kullanılan diğer isimlerden olan “mesleki kaynaklı Raynaud fenomeni” terimi, diğer terimler “ölü parmak” veya “taşlamacı krambı (mesleki kramp. Sürekli aynı hareketleri yapan müzisyen, yazar, ayakkabıcı, saatçi, v. b meslek gruplarında el, kol, parmak, boyun, sırt, v. b kaslarda
rastlanılan tonik kasılmalar) gibi belirgin izleri anlatacak şekilde iken, uygun ancak uzun bir terimdi.

Vasküler semptomların (hastalığı ya da patolojik durumların organizmada oluşturduğu kendine özgü olaylara (fenomen) verilen ad), titreşim maruziyetine ek olarak başka sebepleri de vardır. Nörolojik semptomların da başka sebepleri vardır. Ancak iki semptom grubunun aynı anda olması kesin olarak titreşim maruziyetinin sebep olduğuna işaret eder. Müsküloskeletal (hem kas dokusu hem de iskelet sistemi ile ilgili) bileşen, titreşim dozu ve etkisi arasında belirlenen ilişkiler için en yetersiz bileşendir.

İskelet ve Eklem Yapıları Üzerine Etkiler

Titreşim nedeniyle oluşan eklem ve kemik incinmeleri konusu tartışmalı bir konudur. Farklı otoriteler, titreşimli alet kullanan çalışanlarda görülen eklem ve kemik hasarlarının özel bir karakterinin olmadığını, yaşlanma ve elle ağır işler yapıyor olmanın doğal sürecinden kaynaklandığını düşünmektedirler. Diğer yandan bazı araştırmacılar da, ellerde, bileklerde ve dirseklerde el-kol titreşimine uzun süreli maruziyetten kaynaklanabilecek karakteristik yapıda
kemik ve eklem yapılarında değişiklikler rapor etmişlerdir.

Erken x-ışını incelemeleri, titreşim maruziyeti olan çalışanların ellerinde ve bileklerinde yaygın bir şekilde kemik kofullarının (bir hücre ya da bir organizmanın değişik maddeler içeren, sitoplazmasında bulunan küçük boşluklar) ve kistlerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır, fakat son çalışmalara göre, el işçilerinden oluşan bir kontrol grubuna göre diğer grubun durumunda belirgin bir artışın olmadığı gözlenmiştir.

Maden, yol inşaatı ve metal işleri çalışanlarında pnömatik darbeli aletlerden kaynaklanan, düşük frekanslı, yüksek genlikli titreşim maruziyeti nedeniyle aşırı yaygın bir şekilde bilek osteoartrozu (eklem kemiklerinin uçlarının deformasyonuyla oluşan dejeneratif tipte artropati), dirsek arthroz (anatomik olarak osteofit ve kondrofit; klinik olarak ankiloz ve genel durum bozukluğu görülmeksizin ağrı, kıtırdama sesi, deformasyonlar ve kötürümlük gibi belirtilerle oluşan, eklemlerin inflamasyonlu olmayan dejeneratif kronik hastalıklarına verilen isim) ve osteoartrozu rapor edilmiştir. Diğer yandan, taşlama makineleri ve matkaplardan kaynaklanan orta veya yüksek frekanslı titreşim maruziyeti olan çalışanlarda, dejeneratif eklem ve kemik hasarlarında bir artışın olduğu konusunda çok az kanıt vardır.

Ağır fiziksel efor, sıkı tutuş gücü ve diğer biyomekanik faktörler, darbeli aletlerle çalışanlarda iskeletsel hasarların daha yüksek oranda görülmesinin nedeni olarak ele alınabilirler. Çok az sayıda ülkede (Fransa, Almanya, İtalya dahil), elle titreşimli alet kullanan çalışanlarda meydana gelen eklem ve kemik hasarları mesleki bir hastalık olarak görülür ve etkilenen çalışanlar tazmin edilir.

Nörolojik Etkiler

Nörolojik bileşen yıllar içerisinde diğer bileşenlere göre daha az dikkat çekmiştir. Damarlara ait (vasküler) bileşenden daha az belirgin olmasına rağmen, hasar görmüş kişinin iş yapma kabiliyetini ve normal hayatının devam ettirebilmesini ciddi şekilde etkileyebilir. Diğer bileşenlere göre teşhisi zordur, ancak nörolojik bileşen konusunda bilinmeyen sebep sayısı çok fazla olmadığından bu durum teşhisini basitleştirebilir. Semptomlar karıncalanma hissi ile birlikte gittikçe daha fazla sayıda parmak eklemini etkileyen hissizlik durumundan oluşur.

Kaslar Üzerine Etkiler

Kas (müsküler) bileşeni, kemik ve eklemleri etkileyen aşağıdaki tabloda bir dizi farklı durumu içerir;

El-Kol Titreşimi ile İlgili Bazı Kas-İskelet (Müsküloskeletal) Durumları

Karpal Tünel Sendromu
Kienbock hastalığı
Baş parmakta osteoartrit
Dupuytren kasılması
Kemik kistleri (eklemlerden sinovyal sıvı sızması nedeniyle)

Bu durumların hiçbiri sadece titreşim maruziyeti nedeniyle oluşmaz. Oluşma olasılıkları bakımından el-kol titreşim maruziyeti olan çalışanlarda artış olmasına rağmen, titreşim maruziyeti nedeniyle oluştuklarına dair kesin kanıtlar mevcut değildir. Ağır fiziksel çalışma gerektiren bütün işler bu durumlara neden olabilirler. Aynı işi titreşim maruziyeti olmadan yapan çalışanlara göre maruziyeti olarak yapan çalışanlarda durumların oluşma ihtimali daha fazladır.

Titreşim maruziyeti olan çalışanlar, ellerinde ve kollarında güçsüzlük ve ağrı durumlarından şikayet edebilirler. Bazı kişilerde kas yorgunluğu sakatlıklara neden olabilir. Ormanda ağaç kesen kişiler üzerinde yapılan çalışmalarda, zaman içerisinde elin tutuş gücünde bir azalmanın olduğu rapor edilmiştir.

Damarlar Üzerine (vasküler) Etkiler

Raynaud Sendromu

Bir İtalyan doktor olan Giovanni Loriga, 1911 yılında, Roma’ da mermer ve taş blokları kırmak için pnömatik çekiç kullanan taş kırıcılarının, ilk olarak 1862 yılında Maurice Raynaud tarafından tanımlanan, soğuğa veya duyusal strese karşı gösterilen vazospastik (damar çeperinin spazmodik kasılmasıyla ilgili ya da onunla belirgin durum) tepkiye benzeyen, parmaklarda beyazlama ataklarından şikayetçi olduklarını rapor etmiştir. Raynaud, durumu titreşim maruziyeti ile ilişkilendirmemiştir. Raynaud tüm ilgisini bir çok sebebi olan ve daha sonra Raynaud hastalığı olarak adlandırılan duruma vermiştir. Hastalık kadın nüfusunun %10’unu, erkek nüfusunun %5’ ini etkilemektedir ve bilinen bir sebebi yoktur.

Raynaud fenomenini tetiklemesi muhtemel olan diğer faktörler el ve kolun hasar görmesi, bazı ilaçlar ve zehirler, aşağıdaki tabloda verilen bazı tıbbi koşullar olabilir;

Bazı titreşim kaynaklı olmayan Raynaud sendromu nedenleri

 

Bilinmeyen SebepGenetik Faktörler
İlaç tedavisiBeta blokör
El/kol hasarıDonma, el ve kolda vasküler ve sinir sistemini etkileyen diğer hasarlar
HastalıklarÇocuk felci

Konektif dokuyu etkileyen hastalıklar;

·         Sklerodermi

·         Romatoid arterit

·         Sistemik lupus eritematozus

·         Arteriyoskleroz gibi atardamar hastalıkları

Toksin maruziyetiErgot alkaloid
Vinil klorid

 

HAVS’ ın vasküler bileşeni Raynaud fenomenin bir şeklidir. Soğuğa maruz kalındığında sorunlu parmakların damarlarında spazm oluşur, gerekli kan akışı ciddi şekilde azalır ve etkilenmiş kısım beyaza dönüşür. Aynı zamanda elin bu kısmına ait tüm hisler kaybolur. Ataklar 30 dakika kadar sürebilir ve iyileşme ancak elin tekrar ısıtılmasıyla sağlanabilir.

Hafif durumlarda ataklar sık değildir ve sadece eller çok ciddi soğuğa maruz kaldığında görülür. Bu hafif durumlarda ataklar bir veya iki parmağın uç eklemlerini etkiler. Durum ilerlediğinde ataklar daha sıklaşır ve daha az soğuğa maruz kalındığı durumlarda da ortaya çıkar. Daha çok eklem etkilenir ve daha çok parmağa yayılır. Başparmak ve avuç içi nadiren etkilenir, fakat ekstrem durumlarda parmak uçlarına kan akışının bozulması parmak uçlarının ülserleşmesine neden olur ve sonuçta nadir de olsa kangren durumu oluşabilir.

 

Diğer Rahatsızlıklar

Bazı çalışmalar, VWF tanısı koyulmuş kişilerde işitme kaybının, titreşimli aleti kullanan çalışanın maruz kaldığı gürültü ve aleti kullanan kişinin yaş durumuna göre beklenen değerden daha fazla olduğuna dikkat çekmiştir. Buna neden olarak, VWF durumunun, iç kulağa giden kan damarlarının titreşimin neden olduğu refleks sempatetik (sempatik sinir sistemi ile ilgili) vazokonstriksiyonu (düz kas liflerinin kasılmasıyla bir damarın çapının azalması ya da daralması olayı) gösterilebilir. Japonya ve Rusya’ da bulunan mesleki tıp okullarından, titreşim maruziyeti olan çalışanlarda periferal (çevrede ya da periferde bulunan ya da yerleşik olan) rahatsızlıklara ek olarak endokrin (iç salgı yapan bez ya da iç salgı beziyle ilgili) ve merkezi sinir sistemi üzerine titreşimin zararlı sağlık etkilerinin olduğu rapor edilmiştir.

Klinik olarak “titreşim hastalığı” olarak adlandırılan durum, beynin otonom (işlevsel bağımsızlığı olan) merkezlerinin disfonksiyonel (bir organ ya da yapının çalışmasındaki bozuklukla ilgili) olması ile ilgili işaret ve semptomları (örneğin, sürekli yorgunluk, baş ağrısı, sinirlilik, uyku bozuklukları, halsizlik, elektroansefalografik (beyin aktivitesiyle bağlantılı olarak beyin kabuğunda sürekli oluşan elektrik potansiyeli değişikliklerinin grafik olarak yazdırılması) abnormalite (anomali, şekil bozukluğu, malformasyon) içerir. Merkezi sinir sistemi rahatsızlıkları ile el-kol titreşim maruziyeti arasındaki bağlantı hipotezini doğrulamak için bu bulguların dikkatli bir şekilde yorumlanmasına ve dikkatli bir şekilde tasarlanmış epidemiyolojik ve klinik araştırma çalışmasına ihtiyaç vardır.

Kaynak: South T., Managing Noise and Vibration At Work, Elsevier,
ILO, Encyclopaedia of Occupational Health and Safety, Fourth Edition.

 

Titreşim Ölçerler

Piyasada birçok titreşim ölçer olmasına rağmen, HAVS maruziyetini ölçmekte el-kol titreşim ölçümü için tasarlanmış cihazlar kullanılabilir. Cihazlardan bazıları sadece el-kol titreşimini ölçerken bazıları da aynı zamanda tüm vücut titreşimini de ölçebilirler.

El-kol titreşim ölçer, ses düzeyi ölçere benzer, çoğunlukla da cihazlar iki işlemi de yapacak şekilde tasarlanırlar. Ses düzeyi ölçerlerde, mikrofon, ölçüm yerinin çalışanın kulağına yakın olması gerektiğinden ve iş devam ederken cihazın yerleştirilmesinin kolay olması için cihazın ön tarafına monte edilmiştir. El-kol titreşim ölçümleri, kullanılan  aletin tutamak yerinde yapılmalıdır. Titreşim ölçerin sensörü olan ivme ölçer, kısa bir kablo ile – tipik olarak 0.5 ile 1 m uzunluğunda- ölçüm cihazının durgun kısmına birleştirilmelidir. Yapılacak ölçüm gerektiriyorsa kablo daha uzun olabilir.

Titreşim ölçüldüğünde, ölçülen titreşimin darbeli veya darbesiz tip aletten geldiğinin belirtilmesi gereklidir. Darbeli aletler, raspa, pnömatik çekiç, havalı matkap, pnömatik çivi makinesi gibi tüm titreşim spektrumu içinde baskın olacak şekilde darbeli titreşim üreten aletlerdir. Darbesiz aletler, zincirli testere, pnömatik burgu makineleri, öğütücüler, freze tezgahları, motorlu yuvarlak testereler ve bunlara benzeyen aletlerdir.

 

El-Kol Titreşim Maruziyetinde Yasal Kontroller

Standartlar

Bir çok ülke, el-kol titreşim maruziyeti için standartlar veya kılavuzlar oluşturmuşlardır. Bunların temeli esas olarak ISO 5349 standardına dayanır. ISO 5349, frekans ağırlıklı eğriyi kullanmayı tavsiye eder. Titreşimin frekans ağırlıklı ivme değeri ah,w, uygun ağırlıklandırma filtresi kullanılarak veya dik koordinat sistemi boyunca oktav veya 1/3 oktav bantlar ile ölçülen ağırlıklandırılmış ivme değerlerinin toplamı alınarak elde edilebilir.

Titreşimin neden olduğu kötü sağlık etkileri riskini en aza indirmek amacıyla, çeşitli komiteler ve organizasyonlar tarafından titreşim maruziyeti için etkin ve eşik limit değerler sunulmuştur. ACGIH (The American Conference of Government Industrial Hygienists), ISO 5349’ da verilen frekans ağırlıklandırma prosedürüne göre ölçülen el-kol titreşimi için aşağıdaki tabloda da  verilen TLV değerlerini yayınlamıştır.

 

El-kol Titreşimi İçin Eşik Sınır Değerler

(ACGIH:American Conference of Government Industrial Hygienists 1992)

Toplam Günlük Maruziyet (saat)Aşılmaması gereken baskın eksende frekans ağırlıklı rms ivme
m/m2g*
4-640,40
2-460,61
1-280,81
1121,22

* g = 9.81 m/sn2

 

ACGIH’ a göre, sunulan TLV değerleri, “ aşağı yukarı tüm çalışanların tekrarlı olarak maruz kalabileceği, VWF için Stockholm Çalıştayı Sınıflandırmasına göre Seviye 1’ in ötesinde bir duruma sebep olmayacak” titreşim maruziyet değerleridir. Daha sonra Avrupa Birliği Komisyonu tarafından çalışanları fiziksel ajanlar nedeniyle oluşabilecek risklere karşı korumayı sağlamak için bir direktif yayınlanmıştır.

Avrupa birliği Konseyi’ nin Fiziksel Ajanlar Üzerine Komisyon Direktifi Önerisi: ek ıı a. el-kol titreşimi

Seviyeler (m/m2)A(8)*Tanımlar
Eşik1Çalışanların sağlık ve güvenliği üzerine kötü bir etki oluşturmayacak sürekli ve/veya tekrarlı maruziyetin altındaki maruziyet değeri
Etkim2,5Sorumluluğu üstlenilen eklerin uygun kısımlarında belirtilen bir veya daha fazla önlemin** alındığı değeri aşan değer
Maruziyet sınır değeri5Korunmasız bir kişinin kabul edilemez risklere maruz kaldığı değeri aşan değer. Bu değerin aşılması yasaktır ve direktifin*** uygulanmasıyla önlenmelidir.

* A(8) = Frekans ağırlıklı ivmenin 8 saatlik enerji eşdeğeri.
** Bilgilendirme, eğitim, teknik önlemler, sağlık denetimleri.
*** Sağlık ve güvenliğin korunması için uygun önlemler.

 

Direktifte titreşimin verdiği zararı değerlendirmek için kullanılan nicelik, frekans ağırlıklı ivmenin sekiz saatlik eşdeğer enerjisi cinsinden ifade edilir. Direktifte yer alan, titreşim maruziyeti ölçüm ve değerlendirme yöntemi, temel olarak İngiliz Standardı olan (BS) 6842 (BSI 1987a) standardından türetilmiştir. BS standardı maruziyet limit değerleri ile ilgili bir tavsiye vermemekle birlikte, ek kısmında el-kol titreşimi için doz-etki ilişkisi konusunda bilgi verir. Aşağıdaki tabloda, BS standardında rapor edilen, titreşim maruziyeti olan çalışanların %10’ ununda VWF durumuna neden olabilecek tahmini frekans ağırlıklı ivme büyüklükleri verilmektedir;

 

Maruz kalan çalışanların* %10’nunda parmak beyazlaması yapabilecek frekans ağırlıklı titreşim ivme büyüklükleri* (rms m/sn2 ) (İngiliz Standardı )

Günlük MaruziyetMARUZİYET SÜRESİ (YIL9)
(saat)0,5124816
0,25256,0128,064,032,016,08,0
0,5179,289,644,822,411,25,6
1128,064,032,016,08,04,0
289,644,822,411,25,62,8
464,032,016,08,04,02,0
844,822,411,25,62,81,4

 

* Kısa süreli maruziyetlerde genlikler büyüktür ve vasküler rahatsızlıklar gelişen ilk semptom olmayabilir.

 

ISO 5349’ un son halindeki en büyük değişiklik, el-kol titreşim maruziyeti değerlendirmesinde kullanılan, vektör toplamı olarak da bilinen, üç eksende ölçülen titreşim büyüklüklerinin karelerinin karekökü alınarak toplanmasıdır. Bu birleştirilmiş değer, daha önce kullanılan, tek tek eksenlerde yapılan ölçümlerde elde edilen en büyük titreşim değerinden daha büyük olacaktır. Örneğin, en büyük değeri alma yaklaşımı ile 2.8m/sn2 olarak ölçülen bir titreşim değeri, her üç eksende yapılan ölçümlerle yaklaşık 4m/sn2 değerine karşı gelir.

Kaynak: ILO, Encyclopaedia of Occupational Health and Safety, Fourth Edition.

 

El-Kol Titreşim Dozlarının ve Limitlerinin Hesaplanması

El-kol titreşim maruziyeti sırasında ve sonrasında yapılması gereken bazı hesaplamalar vardır. Farklı hesaplamalar için;

  • Üç eksen ölçümlerinden karelerin toplamının karekökü ivmesinin hesaplanması
  • Tek bir alet kullanıldığında 8 saatlik eşdeğer seviye A(8)’ in hesaplanması
  • Birden çok alet kullanıldığında 8 saatlik eşdeğer seviye A(8)’ in hesaplanması
  • Özel bir alet kullanılmasında süre limitlerinin hesaplanması
  • Maruziyeti, maruziyet etkin ve sınır değerinin altında tutmak için bilinmeyen bir periyotta o gün başka bir alet kullanıldığında, özel bir alet üzerindeki süre limitinin hesaplanması gerekir.

 

İşyeri El-Kol Titreşim Maruziyet Değerlendirmesinin Planlanması

Özel bir işyerinde veya bölümde el-kol titreşim değerlendirmesine girişmeden önce, işin planlanması ve incelemede harcanacak sürenin belirlenmesi için, inceleme yapılacak yerdeki tüm bilgilerin mevcut olması gerekir. Yapılacak ölçüm sayısı, her alanda çalışanların sayısından çok, kullanılan alet ve farklı görev sayısına bağlı olacaktır. İvme ölçeri titreşim ölçere bağlayan kablo hassas olduğundan, önemli ölçümler planlandığında yedek kablo bulundurulması önemlidir. Farklı kişiler ve farklı aletler arasında karşılaştırma yapabilmek  için, tüm ölçümler sonucu elde edilen bilgilerin kaydedilmesi kolaylık sağlar. Bazıdeğerlendirmelerde, bir iş günü boyunca farklı aletleri kullanan bir çalışan üzerinde ölçümler yapılırken daha yaygın olarak yapılan değerlendirmelerde ölçümler, bir alet veya işlem üzerinde yoğunlaşır.

Bazı aletler için yapılması gereken ölçümler zorlayıcı olabilir. Örneğin, bir taşlama makinesi aynı işlemin farklı aşamaları için veya tamamen farklı işlerde kullanılan çok sayıda çarktan ve diskten oluşur. Yine bir bahçıvan, güneşli  bir günde bir spor sahasının çimlerinin biçilmesinden yağmurlu bir günde aşırı büyümüş çimlerin biçilmesi gibi geniş bir alanda çalışabilir. Potansiyel olarak aletin tutamak kısmındaki titreşim seviyesini etkileyebilecek faktörler şunları içerebilir;

  • Aletin çeşidi (taşlama makinesi, matkap vs.)
  • Kullanılan model (gücü, büyüklüğü vs.)
  • Ekli kesme aleti (kesici çarkın şekli, kesicinin çeşidi, diş sayısı vs.)
  • Bıçağın keskinliği
  • Aletin yaşı ve bakım durumu
  • Çalışılan materyal ve çalışma koşulu (ıslak, kuru)
  • Operatörün tekniği
  • Operatörün zihinsel durumu(yorgun bir çalışan bir aleti farklı kullanabilir)
  • Çalışılan pozisyon ve açı.

Bir aletin aynı işlem için kullanılan aynı modelinde, laboratuar koşulları altında yapılan ölçümlerin sonuçlarında bile belli bir dağılım gözlenir. Ölçümleri yukarıda belirtilmiş tüm olası kombinasyonlar için yapmak çok fazla vakit ve masraf gerektirir. Her olası durum için ölçüm şansının olmadığı durumlarda, yapılması gereken ölçümlerin seçilmesidir. Günlük maruziyetin başlıca şunlarla belirlenebileceği hatırlatılmalıdır;

  1. Operatörü en büyük titreşim maruziyetine uğratan görev veya prosesler;
  2. Operatörün en uzun süre maruziyete uğradığı görev veya prosesler.

Operatörlerin çoğu, titreşimi en çok hissettiği durumları, rahatsız edecek boyuttaki maruziyetlerin hangi sıklıkta olduğunu ve en uzun süreli maruziyetleri bilir. Bu bilgiler mevcut değilse, direk işin gözlenmesiyle veya daha önce tutulmuş kayıtlardan edinilmelidir. Mevcut durumların temsili altında ölçümlerin alınmasının seçilmesi yöntemi de olasıdır.

Aynı alet ve materyallerle yapılan ölçümlerin tekrarlanması, ölçümlerin tekrarlanabilirliğinin gözlenmesi için gereklidir.

Eş zamanlı olarak üç eksende de ölçüm yapabilen bir cihazın olması halinde, tam ölçüm süresi üçte bir oranında azalır. Bazı çalışma şartlarında çok kısa süreli maruziyetlerden dolayı üç eksende ölçüm alacak kadar zaman olmayabilir.

Ölçümler sırasında ivme ölçer, kullanılan aletin tutamak kısmına veya elle kullanılan parçasına, yani titreşimin ele geçtiği noktaya mümkün olduğu kadar yakın bir noktaya monte edilmelidir. İvme ölçerin bağlanmasından dolayı ek bir güvenlik problemi olmaması ve aletin normal çalışmasını etkilememesi önemlidir. 5349’ un ikinci kısmında, ivme ölçerin nasıl monte edileceğine dair bilgiler mevcuttur. Standartta özel aletler için verilen ivme ölçer monte örneklerine bakılarak, benzer alet çeşitleri için ivme ölçerin yerleştirilebileceği en uygun pozisyona, alet normal kullanımı sırasında gözlenerek ve operatörü ile konuşularak karar verilebilir.

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

5
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 3 Average: 5]

Soru Sorun / Cevap Yazın

İSG Ödüllü Yarışması Başladı... YARIŞMAYA KATIL
+