Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

Flor ve Hidroflorik Asite Bağlı Hastalıklar

Flor ve Hidroflorik Asite Bağlı Hastalıklar

Flor ve Hidroflorik Asite Bağlı Hastalıklar, deri, gözler ve solunum sistemi irritasyonu bulguları vardır. Yoğun maruziyette bronkospazm, laringospazm, akut pnömonitis, akciğer ödemi gelişebilir

Elementel flor, normal basınç ve ısı altında korozif, yeşilimsi-sarı keskin kokulu bir gazdır. Yüksek derecede reaktiftir ve azot ve oksijen dışındaki tüm organik ve inorganik bileşenlerle kombine halde bulunabilir. Su ile reaksiyona girerek hidroflorik aside dönüşebilir. Hidroflorik asit (sinonimleri : florohidrik asit, anhidroz hidroflorik asit, hidrojen florit) yüksek derecede uçucu, renksiz gaz veya sıvıdır, suda yüksek derecede çözünebilir ve keskin kokuludur.

Flor ve Hidroflorik Asite Bağlı Hastalıklar

Sanayide kullanılan flor bileşikleri florospar (kalsiyum florit), kriyolitten (sodyum alüminyum florit) ve fosfat kayalarından elde edilirler. Maden çıkarılması ve işlenmesi, fosfatlı gübre üretimi, çelik üretim fırınları ve alüminyum üretiminde “potroom” alanları riskli alanlardır. Çimento, emaye, porselen üretimi, bazı elektrokaplama işlemleri ve magnezyum dökümcülüğünde de maruziyet riski vardır.

Flor ve Hidroflorik Asitin Etkileri

Flor gazı (F, FH) ve partikülleri inhalasyonla alınıp kolayca alveollere erişir. Üst solunum yollarında biriken partiküller yutulup mideden de absorbe olabilir. Kan florunun %25’i plazmada, kalanı eritrositlerde taşınır. Tüm organ ve dokularda, ama en çok kemikte florapatit halinde bulunur. Başlıca idrarla atılır. Alınanın %60’ı ilk 24 saatte atılır. Feçes, saç, ter, tükrük ve anne sütünde de az miktarda bulunur.

Klinik Değerlendirme

Kronik etkiler yıllar içinde ortaya çıkar. Kemik değişikliklerinin oluşması en az 10 yıl zaman alır.

Akut etkiler:

Flor ve Hidroflorik Asite Bağlı HastalıklarYüksek düzeyde F ve FH inhalasyonuna bağlıdır. Ancak kötü kokusu nedeniyle çabuk anlaşıldığından, akut etkilenme bulguları pek görülmez. Deri, gözler ve solunum sistemi irritasyonu bulguları vardır. Yoğun maruziyette bronkospazm, laringospazm, akut pnömonitis, akciğer ödemi gelişebilir. Düşük düzeyde kronik maruziyette burun kanaması ve sinüs problemleri gelişebilir.

Hidroflorik asitle cilt teması ağrılı yanıklara yol açabilir. Kimyasal yanıklar derin doku hasarına yol açabilir ve dilüsyon nedeniyle teması izleyen saatler içinde semptomatik hale gelir. Göz ve göz kapağında ciddi irritasyona, hatta gözlerde total destrüksiyon ve kalıcı görme kaybına neden olabilir. Akut yoğun maruziyetler ölümle sonlanabilir. Bazı inorganik florin bileşikleri de deri, gözler ve solunum sistemini irrite edebilir.

Kronik etkiler:

En önemli kronik etki, florun kemikte aşırı birikimi sonucu oluşan osteosklerozdur. Dişlerde beneklenmeye de neden olur. Önce pelvis ve vertebra kemiklerinin yoğunluğu artar. Röntgende trabeküllerde kabalaşma ve bulanıklık vardır. Bu erken dönemde semptom ve metabolik değişiklikler olmadığından, tanı zordur. Belki konuyla yoğun ilgilenen uzman gözler tarafından ayırt edilebilir. Yıllar sonra ikinci evre gelişir. Bu evrede pelvis, vertebralar, kaburgalar ve ekstremite grafilerinde yoğunluk artışı ve kontürlerinde bulanıklık vardır. Sakrotuberöz ve sakrosiyatik ligamanların kalsifikasyonu tipiktir. Semptomlar ise nonspesifik ve radyolojik görünümlerle uyumsuzdur.

İlginizi Çekebilir!  İşyeri bildirgesi ne zaman verilmelidir?

Üçüncü evrede felce kadar giden yoğun florozis vardır. Tüm vücut kemik grafilerinde yoğunluk artışı, bulanıklık, kenar düzensizlikleri çok belirgindir. Boyun ve vertebral kolon başta olmak üzere, ligamanlarda kalsifikasyon yaygındır. Bu, belirgin hareket kısıtlılığı yapar.

Düşük seviyeli kronik maruziyetlerde burun kanaması ve sinüs problemleri gelişebilir. Potroom astımının nedenlerinden birinin floridler olduğu tahmin edilmektedir. Sistemik semptomların gelişmesi flor iyonlarının kalsiyumu bağlaması sonucu gelişen hipokalsemi nedeniyledir. İştahsızlık, konstipasyon, karaciğer lojunda ağrı gibi semptomlara da neden olabilir.

Flor ve Hidroflorik Asit Tanısı, Tedavi ve Önleme

Tanı

Anamnez, semptomların değerlendirilmesi, uzmanı tarafından radyolojik değerlendirme tanıya katkı sağlar. İdrar flor düzeyleri maruziyetin göstergesidir.

Semptom ve bulgular

Akut etkilenmede boğulma hissi, öksürük, ve göğüste sıkışma hissi olabilir. Fatal olabilen akciğer ödemi gelişebilir. Kronik kemik etkilerinin semptomları nonspesifiktir. İleri evrede eklemlerde hareket kısıtlılığı vardır

Fizik Muayene

İlgili organların irritasyon bulguları, dinlemekle ral ve ronküsler bulunabilir. Orta ve ileri evrede eklemlerde hareket kısıtlılığı ve deformiteler saptanabilir.

Tanısal Testler

Kemik grafileri: ilk bulgular lumbar spin ve pelviste dansite değişimleridir. Sıklıkla ligamanlarda ossifikasyon görülür. Biyolojik gözlem için idrar flor düzeyi bakılabilir. Mesai sonu ölçümü günlük maruziyeti yansıtır. Hafta sonu ölçümü haftayı yansıtması açısından daha anlamlıdır. 2.5-3 mg/m3’ü aşan maruziyetler, 8 mg/L’nin üzerinde idrar düzeylerine neden olur.

Ayırıcı Tanı

Özellikle çocuklarda görülen, anemi ve kafatası kemiklerinde değişikliklerle seyreden sklerozan osteitlerden ayrılmalıdır.

Tedavi

Akut hidroflorik asit maruziyetinde; su ile yıkama, % 25 magnezyum sülfat ile pansuman, kalsiyum glukonat jel, kalsiyum glukonat veya magnezyum sülfat enjeksiyonu, lokal anestezi yararlıdır. Yoğun flor veya hidroflorik asit dumanı inhalasyonunda yakın solunum ve böbrek fonksiyonları takibi ve desteği sağlanmalıdır. Akut ve kronik etki yaşayanlar işten uzaklaştırılmalıdır. Tedavi semptomatiktir.

Komplikasyonlar

Kalıcı kemik ve ligaman hasarları, motor fonksiyon bozukluğu ve felçler gelişebilir.

Prognoz

İkinci evreden itibaren fonksiyonel bozulma ve metabolik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Bu evreden önce alınacak korunma önlemleri yararlı olabilir. Yoksa ciddi sekel bırakabilir.

Duyarlılık

Böbrek fonksiyon bozukluğu olanlar daha yüksek risk altındadır.

Hasta Bilgilendirme

48 saatlik etkenden uzaklaşma sonrası idrar flor düzeyi 5 mg/lt üzerinde olan ve bu değeri yıllardır sürdüren işçiler işten uzaklaştırılmalıdır.

Önleme

İşyeri ortam gözetimi yapılmalıdır. Mühendislik ve iş hijyeni önlemleri alınmalıdır. Toz ve duman çıkaran işlemler kapalı olarak yapılmalıdır. İşyeri ortam flor ölçümleri ve çalışanların kişisel maruziyet ölçümleri yapılmalıdır. İşyerinde uygun ve yeterli lokal ve genel aspirasyon ve havalandırma sistemleri kurulmalıdır. İzin verilen limit değerleri aşmaması sağlanmalıdır. Kişisel hijyen kurallarına uyum sağlanmalı, iş ortamında yeme, içme ve sigara içimi engellenmelidir. Kişisel koruyucular kullanılmalıdır.

İlginizi Çekebilir!  Titreşime Bağlı Hastalıklar

Çalışanların sağlık gözetimi yapılmalıdır. İşe giriş muayenelerinde öncelikle kas iskelet sistemi, akciğerler ve böbrekleri değerlendirmeye yönelik anamnez alınmalı ve fizik muayene yapılmalıdır. Bazal kemik grafileri çekilmeli ve arşivlenmeli, idrar flor düzeyi ölçülmelidir.

Periyodik muayeneler de işe giriş muayenesi gibidir. Biyolojik gözlem için idrar flor düzeyi bakılabilir. Mesai sonu ölçümü günlük maruziyeti yansıtır. Hafta sonu ölçümü haftayı yansıtması açısından daha anlamlıdır. 2.5-3 mg/m3’ü aşan maruziyetler, 8 mg/L’nin üzerinde idrar düzeylerine neden olur. Ölçümler maruziyet sonlandıktan 48 saat sonra yapılmalıdır. Mesai öncesi idrar düzeylerinin 5 mg/L’yi aştığı durumlarda, iş ortamı hijyen, havalandırma koşulları, iş alışkanlıkları, diyet yeniden gözden geçirilmeli, ayrıca böbrek fonksiyonları değerlendirilmelidir. Testler 6 ayda bir tekrarlanmalıdır.

Kurumsal Kimlik


Anamnez

İyi bir meslek anamnezi hem hastalıkların başlaması ve ilerlemesini engeller, hem de işyerindeki diğer çalışanların korunmasını sağlar. İşyeri hekimi meslek hastalıkları tanısı koyabilmek için şu üç konuda yeteneğini artırmalıdır:

  1. Meslek hastalıklarından güçlü bir şüphe düzeyi
  2. Yeterli meslek öyküsü alma becerisi
  3. İş yeri hekimliği kaynaklarına kolay erişim

Anamnez alırken, hastalıklarda mesleksel etyolojinin düşünülmesini güçlendiren şu 4 sorunun yanıtı bulunmaya çalışılmalıdır;

Nedensel İlişki Soru
Ölçütleri Maruziyetin başlangıcı ile semptomların ortaya çıkışı arasındaki süre nedir?
Temporal ilişki Semptomlar işten uzaklaşmakla(tatil veya iş değişikliği) düzeliyor mu?
Doz-Etki ilişkisi Yüksek maruziyet düzeyi olan ortamlarda veya belli işlerde semptomlar ağırlaşıyor mu?
İlişkinin gücü İş arkadaşlarında da aynı maruziyetler aynı semptomlara neden oluyor mu?

Hastanın yaptığı işi hakkında bilgi edinmek çok zaman almaz. Bunun için kısa ve uzun tarama soru listeleri kullanılabilir;

  1. Ne tür iş yapıyorsunuz?
  2. Sağlık sorununuzun işinizle ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?
  3. Yakınmalarınız hafta içinde ya da sonunda ağırlaşıyor mu? Evde ya da işte ağırlaşıyor mu?
  4. Şunların herhangi birine maruz kalıyor musunuz: kimyasallar, tozlar, metaller, radyasyon, gürültü veya sık tekrarlanan hareketler?
    1. Bunların herhangi birine geçmişte maruz kaldınız mı?
    2. İşyerinde kişisel koruyucu kullanıyor musunuz?
  1. İş arkadaşlarınızın herhangi birinde benzer yakınmalar var mı?
Total
2
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

thirteen − nine =

Önceki Yayın
İş Sağlığı ve Güvenliği Yarışması-2

İş Sağlığı ve Güvenliği Yarışması-2

Sonraki Yayın
İSG Profesyonellerine ait belge ve vize ücretleri-2020 Yılı

İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatına Uygunsuzlukta Uygulanacak Cezalar

İlgili Yayınlar
Total
2
Share