Tüm Vücut Titreşimi ve Maruziyetleri

Titreşime iki çeşit maruziyet söz konusudur: Tutamak kısmı olan ve elle kullanılan aletlerden iletilen el-kol titreşimi ve motorlu bir makinenin üzerindeki koltuk veya yüzeyden iletilen tüm vücut titreşimi.

El-Kol titreşimi ve Maruziyetleri için TIKLAYINIZ

Tüm Vücut Titreşimi

Tüm Vücut Titreşimi Kontrolü

Tüm vücut titreşimi (WBV), vücuda birçok yolla giren ve vücuda girdiği yere yakın olmayan organları da etkileme potansiyeli olan titreşim çeşidine verilen isimdir. En önemli giriş yolları şunlardır;

  • Ayaklar
  • Kalça,
  • Sırt,
  • Başın arka tarafı.

Bir işyeri bileşkesi içinde bu tür titreşimden etkilenmiş kişi ya oturuyor ya da ayaktadır. Çalışan ayakta ise, enerji ayaklar yoluyla vücuda girecektir. Kişi oturur durumda iken, bazı durumlarda enerji, koltuk arkalığı veya sırt arkalığından vücuda girerken, esas olarak kalça ve ayaklar yoluyla vücuda geçer. Bazen gemi, uçak gibi taşıma araçlarında uzanmış halde bulunan kişiler de bu titreşimden etkilenebilirler. Bu durumda titreşimin vücuda sırttan girdiğinin kabul edilmesi normaldir.

 

Sağlık Etkileri

Yıllar boyunca titreşim maruziyetinin insan vücuduna etkileri konusunda çalışılmıştır. Hayvan ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, yüksek seviyelerde titreşim maruziyetinin hayati organlara zarar vererek sağlık üzerinde ciddi etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Bu çeşit bir zarar verebilecek titreşim seviyesi büyük ölçüde rahatsızlık hissine neden olur ve insanlar, uzun aralıklarda bu seviyede titreşime maruz kalamazlar. Tüm vücut titreşimine işyeri maruziyeti, hafif rahatsızlık hissine neden olan, ancak hemen göze çarpmayan, daha çok uzun dönemli sağlık etkileri olan titreşim büyüklüklerini ve maruziyet sürelerini içerir.

Tüm vücut titreşiminin aşağıdaki durumlarda insan üzerinde etkisi vardır ;

  • Algı
  • Rahatsızlık
  • Görüş ile etkileşim
  • Fine motor task ile etkileşim
  • Omurga incinmeleri
  • Sindirim sistemi hasarları
  • Üreme sistemi hasarları.

Bu etkilerin bazıları -örneğin algı- bir sağlık sorunu olarak tanımlanamaz. Diğerleri için durum tartışmalıdır. Örneğin sindirim sistemi üzerine etkileri tam olarak kanıtlanamamıştır. Kısa süreli ve büyüklüğü yüksek olmayan tüm vücut titreşimi maruziyeti, sıkıntı vererek iş etkinliğinde düşüşe ve konsantrasyon kaybına neden olabilir.

Gürültü ele alınırken, gürültünün direk sağlık etkileri olasılığını (örneğin, işitme zararları) diğer etkilerinden ayırmak normaldir. Kanun yapıcılar çalışanların işitme sistemini korumayı kendi görevi olarak üstlenirken, diğer sağlık etkilerinden korunmayı her çalışanın memnun olduğu ve üretici bir iş gücü sağlamak için işverenin duyarlılığına ve ticari baskısına bırakmıştır. Tüm vücut titreşimi durumunda, farkında olunabilecek titreşim seviyesi genliği ile ciddi rahatsızlık verebilecek titreşim seviyesi genliği arasında çok daha az bir fark vardır.

Gürültü günlük hayatın kaçınılmaz ve sıklıkla faydalı bir parçası olarak karşımıza çıkarken titreşimin faydalı bir amaca hizmet etmesi çok nadir bir durumdur. Rahatsızlığa neden olan titreşim, özellikle eğer işverenin binasının dışından geliyorsa, farklı çevresel gürültü kaynakları ile karşılaştırılabilir. Titreşim rahatsızlığa sebep olabilir ve sonuç olarak da sağlığı etkileyebilir, fakat direk olarak fiziksel bir hasara sebep olması çok nadirdir. Titreşim ve gürültü iş hayatında olduğu kadar evde olanları veya boş vakit uğraşıları ile ilgilenenleri de etkileyebilir. Bir ofis çalışanında titreşimin istenmeyen etkileri, evde televizyon izleyen birisi ile karşılaştırılabilir. Her ikisi de titreşimden rahatsızlık duyar ve sağlıklarının bu titreşimden kötü etkilenmemesini isterler.

Tüm Vücut Titreşimine Mesleki Maruziyet

Tüm vücut titreşimine mesleki maruziyet, bazı endüstriyel proseslerde olabileceği gibi genel olarak ulaşım sektöründe de rastlanan bir durumdur. Kara, hava ve deniz ulaşımı rahatsızlık veren, hareketleri kısıtlayan veya yaralanmaya sebep olabilen titreşimler üretebilir.

Tüm vücut titreşimine maruz kalınabilecek aktiviteler şunlar olabilir: Traktör kullanımı, askeri araçlar ve benzerleri (örneğin, tank), buldozerler, greyderler, kazıcılar, kamyonlar, silindirler, orman makineleri, maden ve taş ocağı ekipmanları, forkliftler gibi arazi araçları, bazı otobüs veya tramvay kullanımı, helikopter veya kanatlı hava taşıma aracı kullanımı, beton yapım makinesi kullanımı, bazı demiryolu taşıma aracı kullanımı, motosiklet kullanımı, araba veya panelvan kullanımı, bazı spor aktiviteleri, bazı endüstriyel ekipmanlar. Büyük titreşime ve şoklara maruziyet en fazla buldozer, endüstriyel kamyon ve traktör gibi arazi araçlarının kullanımı nedeniyle meydana gelir.

09

Akut Etkiler

Konforsuzluk

Titreşim ivmesinin neden olduğu konforsuzluk, titreşimin frekansına, yönüne, vücut ile titreşimin temas noktasına ve maruziyet süresine bağlıdır. Oturan kişilerde dikey titreşim durumunda, herhangi bir frekansta titreşimin neden olduğu konforsuzluk, titreşimin büyüklüğü ile orantılı olarak artar: titreşimin yarıya inmesi konforsuzluğu da yarıya indirir.

Titreşim kaynaklı konforsuzluk, uygun frekans ağırlıklandırmaların kullanımıyla önceden belirtilebilir ve konforsuzluk için uygun bir skala ile tanımlanabilir. Titreşim konforsuzluğu için kullanılabilir limitler yoktur: kabul edilebilir konforsuzluk bir çevreden diğer bir çevreye göre değişir.

Binalarda kabul edilebilir titreşim büyüklükleri, titreşim algılama eşiklerine yakındır. Binalarda titreşimin insanlar üzerindeki etkilerinin titreşimin frekansına, yönüne ve süresine bağlı olmasının yanında binanın kullanım amacına da bağlı olduğu kabul edilir.

Aktivite Etkileri

Titreşim, bilgi alımını (gözlerle vs.), bilgi çıkışını (el ve ayak hareketleriyle) veya kompleks merkezi proseslerin meydana geldiği sistemi (öğrenme, hafıza, karar verme vs.) bozabilir. Tüm vücut titreşiminin en büyük etkisi, girdi (özellikle görüş) ve çıktı (özellikle el kontrolü) prosesleri üzerinedir.

Titreşimin el kontrolü ve görüş üzerine etkilerine esas olarak etkilenmiş vücut parçasının hareketi neden olur. Etkiler, el veya göze aktarılan titreşimi azaltarak veya işi daha az rahatsızlık verecek şekilde ayarlayarak indirgenebilir. Titreşimin görüş ve el kontrolü üzerine etkileri, işin yeniden dizayn edilmesi ile daha çok azaltılabilir.

Algı ile ilgili basit görevler titreşimden etkilenmiyor gibi görünmektedir. Bu aynı zamanda algı ile ilgili bazı kompleks görevler için de geçerli olabilir. Deneysel çalışmalarda, titreşimin algı üzerine önemli ve gerçek bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Titreşimin yorgunluk hissine neden olduğuna dair çok kanıt yoktur.

Sinir ve Kas Üzerine (nöromüsküler) Etkiler

Aktif doğal hareket sırasında motor kontrol mekanizması, kaslar, tendonlar ve eklemlerdeki sensörler ile devamlı ayarlanan bir geri-besleme kontrol mekanizması olarak çalışır. Tüm vücut titreşimi, insan vücudunda hareket yeteneğinin neden olduğu titreşimden çok farklı pasif yapay bir harekete neden olur. Tüm vücut titreşimi sırasında kayıp geribesleme kontrolü, nöromüsküler sistemin normal fizyolojik fonksiyonundan çok farklı haldedir. Tüm vücut titreşimi ile ilgili daha geniş frekans aralığı (0.5-100 Hz), normal hareket aralığı (2-8 Hz isteğe bağlı hareketler) ile karşılaştırıldığında görülen farklılık, nöromüsküler kontrol mekanizmasının çok yüksek ve çok düşük frekanslarda nasıl reaksiyon gösterdiğini izah edebilir.

Tüm vücut titreşimi ve geçici ivme, oturan bir kişinin yüzeysel sırt kaslarında, EMG (elektromiyogram-kas kasılmalarına bağlı elektrik akımlarının grafik olarak yazdırılmasıyla elde edilen eğri) üzerinde görülebilecek bir aktivite dalgası yaratır. Bu aktivite, refleks benzeri bir hareket olarak algılanabilir. Titreşen kişi eğik pozisyonda gevşemiş halde oturursa, bu durum tamamen yok olur. Kas hareketinin zamanlaması, ivmenin frekansına ve büyüklüğüne bağlıdır. Elektromiyogram bilgileri, omurganın 6.5-8 Hz aralığında ve ani yukarı yer değiştirmenin başlangıç fazı boyunca, azalan müsküler stabilizasyon nedeniyle omurga yükünde artış meydana gelebileceğini söyler. Tüm vücut titreşiminden kaynaklanan zayıf EMG aktivitesine rağmen, titreşim maruziyeti boyunca sırt kası yorgunluğu, normal oturma pozisyonunda tüm vücut titreşim maruziyeti olmadan gözlenen değeri aşabilir.

Solunum, Endokrin Sistemi ve Metabolik Değişiklikler

Titreşim maruziyeti sırasında meydana gelen değişiklikler, tolerans sınırı civarında normal fiziksel faaliyetler durumu (kalp hızındaki, kan basıncındaki ve oksijen alımındaki artışlar) ile karşılaştırılmıştır. Havalandırmanın artırılmasıyla kısmen solunum sistemindeki havada osilasyonlar meydana gelir. Solunum sistemi ve metabolik değişiklikler aynı olmayabilir. Ayrıca adrenokortikotropik hormonlar (ACTH) ve kateşolaminlerde değişikliklerle ilgili farklı ve çelişkili bulgular da rapor edilmiştir.

Duyu ve Merkezi Sinir Üzerine Etkiler

Vestibular fonksiyonlardaki değişiklikler, çok düşük frekans veya tüm vücudun rezonans frekansı civarında maruziyetlerde önem kazanmış görünür. Vestibular, görsel ve propriyoseptif ( kas, tendon, kemik ve eklem gibi dokulardan gelen uyarıları alan ya da bunlara duyarlı olan) sistemler arasında sensörel bir yanlış eşleştirmenin bazı yapay hareket çevrelerine karşı fiziksel cevabın altında yatan önemli bir mekanizma olduğu düşünülür.

Gürültü ve tüm vücut titreşimine aynı anda maruziyetin etkilerinin incelendiği kısa vadeli ve uzun süreli çalışmalarda, titreşimin işitme üzerine önemsiz bir sinerjik etkisinin olduğu gözlenmiştir.

Bel Kemiği ile İlgili Sağlık Riski

Epidemiyolojik çalışmalar, uzun yıllar boyunca yüksek tüm vücut titreşim maruziyeti olan kişilerde (traktör üzerinde çalışanlar, hafriyat makinelerinde çalışanlar vs.) omurga ile ilgili yüksek bir sağlık riskinin olduğuna dikkat çekmişlerdir. Çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre, uzun yıllar tüm vücut titreşim maruziyeti omurgayı kötü etkileyebilmekte ve bel ağrısı riskini artırabilmektedir.

Bel ağrısı, bozulmuş omur ve disk sonucu olabilir. Omurganın lumbar kısmı en çok etkilenen kısımdır ve daha sonra thorasik kısım gelir. Servikal kısımdaki sorunlarda kesin bir kanıt olmasa da, titreşimden daha çok sabit uygun olmayan bir duruşun neden olduğu rapor edilmiştir. Sırt kasları üzerine çok az sayıda çalışma yapılmış ve kas yetersizliği gözlenmiştir. Bazı raporlarda, önemli ölçüde lumbar disklerde çıkık tehlikesine dikkat çekilmiştir. Yine yapılan bazı çalışmalarda, karşılaştırılabilir referans çalışanlar arasında sürücülerde ve helikopter pilotlarında daha fazla bel ağrısı saptanmıştır.

Buradan, profesyonel araç sürücüleri ve helikopter pilotlarının bel ağrısı ve sırt rahatsızlıkları için önemli bir risk faktörü taşıdıkları sonucuna varılmıştır. İntervertebral disk hastalıklarından dolayı emeklilik ve uzun süreli hastalık izni durumları söz konusu olduğunda, vinç operatörleri ve traktör kullanıcıları arasında bir artış da gözlenmiştir.

Epidemiyolojik çalışmalarda, maruziyet durumları üzerine eksik veya kayıp bilgilerden dolayı, maruziyet-etki ilişkisi tam olarak elde edilememiştir. Mevcut bilgi, iskelet hastalıklarını güvenli bir şekilde önleyecek, ters etki vermeyecek sınır değerini vermemektedir. ISO 2631 içinde yer alan maruziyet limitinin altında veya yakınında değerler risksiz değildir. Seçim prosesleri çalışmaların çoğunda belirlemeyi güçleştirse de, bazı tetkik sonuçları artan maruziyet süresiyle sağlık riskinin de arttığına dikkat çekmektedir. Yine de, bir doz-etki bağıntısı epidemiyolojik çalışmalarda saptanamamıştır.

Tüm vücut titreşiminin omurgaya etkisinde cinsiyetin etkisinin olup olmadığına dair net bir bilgi yoktur. Omurganın dejeneratif bozulmalarının mesleki bir hastalık olarak kabulü tartışmalıdır. Omurga hastalığının tüm vücut titreşimine maruziyetten kaynaklandığını belirleyecek tanı teknikleri bilinmemektedir.

Titreşim maruziyeti olmayan kişilerde dejeneratif omurga hastalıklarının yaygın olması, tüm vücut titreşimine maruz kalan kişilerde bu hastalığın maruziyetten kaynaklandığı kabulünü engellemektedir. Titreşimin neden olduğu zorlanmayı değiştirebilecek kişisel risk faktörleri bilinmemektedir. Mesleki hastalık olarak kabulün ilk şartı tüm vücut titreşiminin minimum yoğunluk ve/veya minimum maruziyet süresinin kullanımında kişisel hassasiyetteki değişiklerin hesaba katılmamasıdır.

Diğer Sağlık Riskleri

Epidemiyolojik çalışmalar, tüm vücut titreşiminin diğer sağlık sorunlarına katkıda bulunan bir faktör olduğunu göstermiştir. Gürültü, yüksek zihinsel yorgunluk ve vardiyalı iş, sağlık sorunlarına neden olduğu bilinen önemli bazı örneklerdir. Başka vücut sistemlerindeki hastalıklara yönelik araştırmalar, tüm vücut titreşim büyüklüğü bakımından patolojinin (hastalıkların nedenini, doku ve organlarda oluşturduğu yapısal değişiklikleri makroskopik ve mikroskopik olarak inceleyen bilim dalı) yaygınlığı konusunda ortaya çelişkili sonuçlar koymuştur (örneğin, daha düşük yoğunlukta daha yüksek kötü etkilerin olması). Beton yapmakta kullanılan titreşimli sıkıştırma makinelerini kullanıp ayakta çalışarak ISO 2631’ de verilen 40 Hz üzerindeki frekanslarda maruziyet limitlerinde tüm vücut titreşimine maruz kalan çalışanlarda, merkezi sinir sisteminde, müsküloskeletal (hem kas dokusu hem de iskelet sistemi ile ilgili) sistemde ve dolaşım sisteminde semptomların karakteristik bir kompleksi ve patolojik değişiklikler gözlenmiştir. Bu kompleks “titreşim hastalığı” olarak adlandırılmıştır.

Çoğu uzman tarafından kabul edilmese de, aynı terim, kendini başlangıçta özel fonksiyonel karakteri olmayan periferal (çevrede ya da periferde bulunan ya da yerleşik olan) ve serebral (beyinle ilgili) vegeto-vasküler hastalık olarak gösteren, uzun zaman düşük frekanslı tüm vücut titreşimine maruziyetten kaynaklandığı söylenen belirsiz bir klinik resmi tanımlamak için de kullanılmıştır. Mevcut bilgilere dayanarak, “farklı fizyolojik sistemler birbirlerinden bağımsız olarak tepki gösterirler ve tüm vücut titreşimine maruziyeti gösterecek semptomları yoktur” sonucuna varılabilir.

Dolaşım ve Sindirim Sistemleri

Tüm vücut titreşimine maruz kalan çalışanlarda en fazla dört ana grupta toplanabilecek dolaşım rahatsızlıkları gözlenmiştir:

  1. Periferal bozukluklar, Raynaud sendromu gibi tüm vücut titreşiminin uygulama alanı yakınında (örneğin, ayakta çalışanlar için ayaklar veya düşük bir olasılıkla sürücüler için eller)
  2. Bacaklarda varisler, hemeroidler
  3. Kalp hastalığı ve hipertansiyon
  4. Nörovasküler değişiklikler.

Bu dolaşım rahatsızlıklarının marazi olması her zaman titreşim maruziyetinin büyüklüğü ve süresi ile ilişkili değildir. Yüksek oranda sindirim sistemi bozuklukları gözlenmesine rağmen, hemen hemen tüm otoritelerin ortak fikri, tüm vücut titreşim maruziyetinin tek ve en önemli sebep olmadığıdır.

Dişi Üreme Organları, Hamilelik ve Erkek Ürogenital Sistemi

Artan düşük riski, menstrüal bozukluklar ve rahim içerisinde bebeğin pozisyonunda anomali gibi durumların uzun süreli tüm vücut titreşim maruziyeti ile ilgisinin olabileceği düşünülmüştür (Seidel ve Heide 1986). Kişisel hassasiyet ve geçici değişiklikler muhtemelen bu biyolojik etkilerin ön belirleyicisidirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı çalışmalarda tüm vücut titreşiminin fetusu etkileyebildiği görülmüş olsa da mevcut literatürde, tüm vücut titreşiminin insan fetusu üzerinde zararlı bir etkisinin olduğu rapor edilmemiştir.

Kaynak: ILO, Encyclopaedia of Occupational Health and Safety, Fourth Edition.
South T., Managing Noise and Vibration At Work, Elsevier, 

 

Tüm Vücut Titreşimi Maruziyeti Ölçümü ve Değerlendirmesi

Fiziksel Ajanlar Direktifi (Titreşim)’ nin altında, tüm vücut titreşimi maruziyet ihtimali olacak şekilde çalışanlar için bir risk değerlendirmesi yapılması, işverenin bir görevi olarak yer almaktadır. Bunun için ilk adım, hangi çalışanların maruziyetinin olduğunun belirlenmesidir. Bu çalışanlar şunları içerebilir;

  • Görevi, uzun süreli periyotlarda araç kullanımını gerektiren çalışanlar
  • Görevi, arazide araç kullanımını gerektiren çalışanlar
  • Önemli ölçüde tüm vücut titreşimi olan yerlerde sabit işte çalışanlar

Tüm Vücut Titreşim Ölçer Diski

Etkilenen çalışanlar belirlendikten sonra, ölçüm yapmanın gerekli olup olmadığına karar verilmelidir. Gürültü veya el-kol titreşim maruziyeti değerlendirmesinde ölçüm her zaman gereklidir. Tüm vücut titreşimine maruziyet durumlarının çoğu halka açık yollarda kara yolları araç kullanımı veya daha değişik araçların kullanımı dahil olmak üzere kontrollü koşullarda meydana gelir.

Değerlendirme için ilk adım, kullanılan özel araç üzerinde tüm vücut titreşim maruziyeti verilerini toplamaktır. Mevcut bilgiler mümkün olduğunca kullanılan aracın aynı modeline ait olmalıdır. Bu mümkün değilse, test ölçümleri yapılmalıdır.

Tüm Vücut Titreşim Ölçer Diskinin Sırt Ölçümlerinde Kullanılması

Koltuk aracılığıyla vücuda giren titreşimi ölçmek için kullanılan ivme ölçerler, yandaki resimde de görülen, koltukla oturan kişinin kalçasının altına koyulan kauçuk bir diskin içinde yer alır. Disk, karşılıklı olarak dik üç ivme ölçer içerir ve teknik olarak üçlü eksenli koltuk ivme ölçeri adını alır. Üç eksende aynı anda ölçüm yapmak her zaman gerekmese de cihaz içinde yer alabilir. Ölçüm için gereken süre el-kol titreşim ölçümü için gereken süreden daha fazladır ve üç eksende ölçüm alabilmek biraz daha zordur.

İvme ölçer ile zemin arasında mümkün olduğunca sıkı bir bağlantı sağlamak önemlidir. Bunu sağlamak halı kaplı veya esnek bir zeminde oldukça zordur. Zemine ivme ölçer monte ederken dikkat edilmesi gereken bir nokta da ivme ölçere zarar verilmemesi gerektiğidir. Bazen değerlendirmeyi yapan kişi, ölçümleri kontrol etmek ve süreci izlemek için ölçüm yapılan kişinin yanına oturabilir. Daha sıklıkla, cihazın bir yere bağlanması ve daha sonra uzaktan veya ayarlanarak ölçüm alması, veri saklama işlemlerinin otomatik olarak devam etmesi gerekebilir.

Kaynak: Mechanical Vibration and Shock, Evaluation of Human Exposure to Whole Body Vibration, ISO 2631-1

 

Ölçüm Sonuçları

Diğer işyeri ölçümlerinde olduğu gibi ölçümlerin, kişinin günlük maruziyetinin en iyi şekilde hesaplanmasını sağlayacak kadar uzun olması gerekir. Normal ve istisna çalışma durumları hakkında gerekli bilgi, ölçüm yapılan kişiyle ve bölüm sorumlusuyla konuşarak ve direk gözlemlerle elde edilmelidir.

Tüm vücut titreşim maruziyeti çoğunlukla normal yollarda veya arazide araç kullanımında meydana gelir. Burada sonuçların tekrar edilebilirliği vardır. Bir çok faktör operatörün maruz kaldığı titreşim seviyesini etkileyebilir. Pratikte, bazı değişkenler diğerlerinden daha önemlidir. Örneğin, makinenin dizaynı, üzerinde kullanıldığı araziden daha önemlidir. Ölçümler genellikle normal iş günü süresinden çok daha kısa sürede olmaktadır. Ölçüm cihazlarının hassas ve pahalı olması, ölçüm yapılan aracın içindeki ve etrafındaki koşulların elverişsiz olması ölçüm süresinin kısa tutulmasının nedenleri olabilir.

Koltuk titreşim ölçümlerinde, bazı dağıtım işlerinde olduğu gibi sürücü sıklıkla koltuğa inip biniyorsa sonuçlar yüksek çıkabilir. Bu durumda ivme ölçer, zaman ortalamalı sonucu büyük ölçüde artıracak bir bozukluk ölçecektir, fakat bu sürücünün kendi hareketinden kaynaklandığından sürücüye iletilen titreşimin arttığı anlamına gelmez. Böyle bir problem gözlendiğinde zamanlama ve ölçüm kontrollerinin daha dikkatli yapılması gerekir.

Ölçüm zinciri, ölçüm sırasında maruz kalınan en yüksek şok seviyesini ele alabilecek şekilde olmalıdır. Bazı durumlarda bu, uzun-zamanlı ortalamadan çok daha büyük olabilir (başka bir deyişle, titreşim sinyali yüksek bir tepe faktörüne sahiptir) ve bu, ölçümün başında belli olmayabilir. Bazı cihazların otomatik-aralıklı kapasiteye sahip olduklarının söylenmesine rağmen, normal olarak ölçüm aralığını bir ölçümün başında - muhtemelen araç hareket etmeden önce- belirleyeceğinden bu cihazların kullanılması çok uygun değildir. Bir ölçüm sırasındaki aralık değişimleri önceki ölçüm bilgisini kaybettirerek o andaki ölçümü baştaki hale getirir. Aşırı yüklenme probleminden kaçınmak için ya bir seri kısa ölçüm alınır ya da en azından doğru ölçüm aralığını belirlemek için kısa bir deneme ölçümü ile başlanır.

 

Farklı Meslek Alanlarında Titreşim Nedenli Zararların Ortaya Çıkması İçin Gerekli Ortalama Yıl (Latens)

Meslek AlanıBeyaz parmak seviyesiYıl (Latens)
Dökümhane çalışanıKarıncalanma1,8
Hissizlik2,2
Beyazlaşma2,0
Tersane çalışanıKarıncalanma9,1
Hissizlik12,0
Beyazlaşma16,8
Zincirli testere operatörüHissizlik4,2
TaşlayıcıBeyazlaşma13,7

 

Tablodan anlaşılacağı gibi titreşimin etkisini çalışanın fark etmesi için uzun yılların geçmesi gerekmektedir. Ancak titreşimin neden olacağı sağlık sorunlarını alınacak önlemler, verilecek eğitimler ve bilinçlendirme çalışmaları ile ortaya çıkmadan önlemek daha insani, ekonomik ve çalışma verimini artırıcıdır.

 

El-Kol Titreşim Maruziyetini Azaltmak İçin Kullanılabilecek Yöntemler

HAVS, geniş bir ivme seviyesi aralığında el ve kollara titreşim enerjisi ileten titreşimli alet kullanan çalışanlarda gözlenmektedir. Titreşimli alet tarafından üretilen titreşim seviyesi kullanılan alet çeşidi ve ağırlığı, çalışma hızı, kullanılan aletin ergonomisi, çevresel koşullar, kullanılan anti-titreşim malzemeleri gibi bir çok faktörden etkilenir. Bu nedenle, NIOSH, her tip titreşimli aletten el-kol sistemine aktarılan titreşim maruziyetinin neden olduğu HAVS durumunun ilerleme riskini ortadan kaldırmak için belirli bir sayısal limit veremez. NIOSH’ un verdiği tavsiyeler, titreşim maruziyetinin mümkün en az ivme seviyesinde ve maruziyet süresinde olmasını sağlamak içindir.

Epidemiyolojik ve klinik kanıtlar, ivme maruziyet dozu ile (ivme seviyesi ve maruz kalınan yıl sayısı) HAVS başlangıcı ve ciddiyeti arasında lineer bir ilişkinin olduğunu desteklemektedir. Titreşimli alet tarafından üretilen titreşim seviyesi hakkında veriler, HAVS durumunu mümkün en erken safhada tespit etmek ve önlemek için alet ve çalışma şekli tasarlanmasında gereklidir.

Etkili bir kontrol prosedürü, çalışanların maruz kaldığı tehlikenin derecesine ilişkin objektif verileri gerektirir. Titreşimli alet kullanımı durumunda ihtiyaç duyulan veriler, üçlü koordinat sisteminde ölçülen m/sn2 biriminden titreşim ivme değeri ve kullanılan titreşimli aletin bir iş günü içinde tam olarak ne kadar süre ile kullanıldığıdır.

El-kol titreşiminin ölçülebilen bileşenleri, ivme, frekans ve maruziyet süresidir. Titreşimle ilgili ivme ve frekans ölçüm ve analizleri eğitimli kişiler tarafından yapılmalıdır. Her alet için titreşimle ilgili karakteristikler olan ivme ve frekans spektrumu ölçümleri, alet ilk kullanıldığı anda başlamalı ve düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Titreşim ölçümleri, alet tam güç çalışırken gerçek koşullarda veya gerçek koşullara en yakın simüle edilmiş durumda yapılmalıdır. Ortalama günlük titreşim maruziyet değerini hesaplamakta kullanılan günlük titreşim maruziyet süresi, bir iş günü içinde gerçek çalışma şartları altında belirlenmelidir.

 

Titreşim Kontrolü

Mühendislik ve çalışma pratiği kontrolleri, el-kol titreşim maruziyetini mümkün olan en düşük seviyeye düşürmek için kullanılabilir. Bu kontroller, anti-titreşim kıyafet, eldiven ve ekipman kullanılması, çalışanların titreşimli aletleri uygun şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla verilen eğitim programları gibi diğer kontrol yöntemleriyle de desteklenebilir.

Mühendislik Kontrolleri

  • Titreşim ivme seviyesi, titreşimli alet tarafından üretilen titreşim enerjisi ideal çalışma şekli ve/veya alet kullanımı ile ilgili prosesi değiştirerek mümkün olan en düşük seviyeye indirilip kontrol edilmelidir.
  • Aletin güç ve ağırlığı, titreşimi en düşük seviyede tutmak için işin izin verdiği ölçüde en iyi duruma getirilmelidir.
  • Alet üreticisi, simüle edilmiş çalışma şartlarında, standart test prosedürleri ile, ürettiği alet için titreşim ivme seviyesi ve frekans karakteristiklerini belirleyip bu bilgileri sunmalıdır.
  • Titreşim maruziyetini yok etmeye veya azaltmaya yönelik temel mühendislik yaklaşımları kaynağında azaltma, geçirimin azaltılması ve proses değişimi yapılmasıdır.
    • Kaynağında Azaltma:
      İvme seviyesi, kullanılan titreşimli aletin hızı artırıldıkça artar (örneğin, 2/3 güçle çalıştırılan bir zincirli testerenin üreteceği ivme seviyesi tam güçle çalışan bir zincirli testerenin üreteceği ivme seviyesinden azdır). İşin yapılabilmesini sağlayarak azaltılmış bir hızda çalışabilen bir alet kullanımı daha faydalıdır. Aletin ağırlığı ve kullanımı için gereken güç arasındaki ilişki de üretilen titreşim büyüklüğünü etkiler. Aynı işi yapabilen birden fazla alet varsa, kullanım için en düşük ivme seviyesini üreten alet seçilmelidir. Titreşimli aletin bakımının iyi yapılması çalışma sırasında üretilen titreşim seviyesini etkiler. Alet bakımlarının en iyi şekilde yapılabilmesi için kullanıcılarının bakım prosedürleri ve bakım yapılmasının önemi konularında iyi bir şekilde eğitilmeleri gerekir. Bakım çizelgelerinin oluşturulması bakım işlerinin düzenli bir şekilde yapılabilmesi için faydalı olacaktır.
    • Geçirimin Azaltılması:
      Titreşimli alet tarafından üretilen titreşim enerjisi kullanıcının el veya kollarına zararlı sağlık etkileri oluşturmak üzere iletilir. Aletten ellere iletilen titreşimi azaltan herhangi bir yöntem, HAVS durumunun oluşmasına engel olacaktır. Titreşimli aletlerin tutamak kısımlarında veya eldivenlerin parmak ve avuç kısımlarında bir çok çeşit enerji sönümleyici malzeme kullanılmaktadır. Bazı malzemeler düşük frekanslarda titreşim geçirimini azaltırken bazı malzemeler azaltımı daha yüksek frekanslarda yaparlar. Eldivenlerde kullanılan sönümleyici malzemeler yüksek frekanslarda daha etkilidir. Tutamak kısımlarında, eldivenlerin parmak ve avuç kısımlarında kullanılan sönümleyici malzemeler, çalışma sırasında aleti kontrol etme yeteneğini azaltabilir. Bu durum üretimin azalmasına veya kaza riskinin artmasına neden olabilir. Sarsıntıya, kimyasallara ve sıcaklığa karşı kullanılan pamuklu veya deri eldivenlerin titreşim için bir koruma sağlamadığı hatta titreşim geçirimini artırdığı rapor edilmiştir.
    • Proses Değişikliği:
      Tüm endüstriyel prosesin bazı kısımlarında değişiklik yapıldığında titreşimli alet kullanımına olan ihtiyacı azaltıp azaltmayacağının ergonomik bir analizinin yapılması tavsiye edilen bir durumdur. Örneğin, bir dökümhanede farklı bir döküm prosesinin kullanılması taşlama makinesi veya motorlu keskilere olan ihtiyacı azaltabilir veya ortadan kaldırabilir. Otomasyon ve robot kullanımı sayesinde de titreşimli alet kullanan çalışan sayısı azaltılabilir. Ağaç büyüklüğü ve arazi uygun olduğunda otomatik ağaç kesme makineleri zincirli testere kullanımına olan ihtiyacı azaltabilir.
      Proses hiçbir yöntemle önüne geçilemeyecek şekilde uç noktada bir titreşim kuvveti üretiyorsa bu durumda en makul çözüm, prosesten vazgeçmek olacaktır.

Titreşimle Çalışma Yöntemleri

Olası tüm mühendislik kontrollerine ek olarak, çalışma, titreşim maruziyetini en aza indirecek şekilde değiştirilmelidir. Çalışma değişikliği yaklaşımı şu prosedürleri kapsamalıdır;

  • Bir iş günü boyunca bir çalışanın titreşimli alet ile çalıştığı saati azaltmak
  • Hafta içinde titreşimli alet kullanılan gün sayısını azaltmak
  • İşi, titreşimli ve titreşimsiz aletlerin dönüşümlü olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde düzenlemek
  • Aletlerin keskinleştirilmesi, yağlanması ve motor ayarlarının yapılması gibi gerekli bakım işlerinin planlanması
  • İşi en iyi şekilde ve en az titreşim maruziyeti verecek halde yapacak aletlerin seçilmesi
  • Titreşim stresini en aza indirmek için çalışma şeklinin ve iş yerinin ergonomik prensipleri içerecek şekilde dizayn edilmesi
  • Aletin tutamak kısmına uygulanan tutma kuvvetinin güvenlik ve performansa uygun olarak azaltılması
  • Parça başına ücret ve teşvik primi uygulamalarının sınırlandırılması

Titreşimli alet kullanımının patofizyolojik (patolojik değişikliklerin normal fizyolojik mekanizmalar üzerine etkisini inceleyen fizyoloji dalı) etkileri titreşim yoğunluğu ve maruziyet süresi ile bağlantılı olduğundan günlük, haftalık ve yıllık toplam maruziyet çizelgesi hazırlanması çalışanlarda HAVS durumunun ilerlemesini önlemek için önemli bir faktördür.

Kaynak: Donati P., Evaluation of Occupational Exposures to Hand-Transmitted Vibration:  Frequency Weighted and Exposure
South T., Managing Noise and Vibration At Work, Elsevier

 

Kişisel Koruyucu Donanımlar

Koruyucu kıyafet ve ekipman, el-kol sistemine aktarılan enerjinin azaltılma olanağının bulunduğu durumlarda kullanılmalıdır. Kıyafet ve ekipmanla çalışanların korunmasında bazı yaklaşımlar şu şekilde sıralanabilir ;

  • Eldivenlerin parmak ve avuç kısımlarının titreşim sönümleyici malzemelerle desteklenmesi
  • Aletin tutamak kısmının veya alet ile çalışanın temas halinde olduğu yerin titreşim sönümleyici malzemelerle desteklenmesi
  • Anti-titreşim zincir testerelerde kullanılan izolatörler gibi, titreşimli aletlerde antititreşim izolatörlerinin veya sönüm tekniklerinin kullanılması
  • Vücut iç sıcaklığını korumak ve soğuğun neden olduğu periferal vazokonstriksiyon (düz kas liflerinin kasılmasıyla bir damarın çapının azalması ya da daralması olayı) durumunu önlemek için soğuktan koruyucu uygun kıyafetlerin giyilmesi
  • Sağlanan anti-titreşim ekipmanı, kıyafeti ve el donanımının ergonomik olarak uygun olmasının sağlanması (örneğin, eldivenlerin ele tam oturması, hareket rahatlığı sağlaması, aletin kontrolü için gerekli tutma kuvvetine engel olmaması gibi)

Titreşimin etkilerine karşı iki çeşit koruyucu kıyafet ve donanım kullanılabilir. Bunlardan biri, titreşim enerjisinin ellere geçişini azaltır, diğeri ise soğuğa ve travmaya karşı koruma sağlar.

Titreşimli alet kullanıcısını korumak için eldivenlerde bir çok çeşit titreşim sönümleyici malzeme kullanılmaktadır. Bu malzemeler enerji azaltımı için yeterli ise kabul edilebilir. Titreşimli alet kullanımını içeren bir çok görevde, soğuğa ve travmaya karşı koruma sağlamak için bazı eldiven tipleri kullanılmaktadır. Enerji sönümleyici malzeme konusunda karşılaşılan en büyük problemlerden birisi alet kullanımının güvenli ve etkin bir şekilde yapılmasına engel olmayacak incelikte sönümleyici malzeme bulmak, diğeri ise titreşim frekans spektrumunda HAVS durumuna neden olan bölgeye karşı koruma sağlayacak uygun malzemenin bulunmasıdır. Farklı çeşit malzemeler bulunsa da, tüm amaçları karşılayacak malzemenin bulunması her zaman mümkün değildir.

Akut beyaz parmak, özellikle HAVS’ ın erken aşamaları sıklıkla ellerin veya vücudun soğuk maruziyeti ile tetiklenir. Vücudun ve ellerin uygun kıyafet ve eldivenlerle termal olarak korunmasıyla, atakların sıklığını azaltılabilir. Soğuk havalarda ellerin ve vücudun soğuğa karşı korunması bir çok faktör tarafından etkilenen kompleks bir problemdir

  • Hava sıcaklığı
  • Rüzgâr hızı
  • Yağmur veya karın oluşu
  • Güneş ışığı veya diğer radyant ısı kaynağı
  • Kıyafet ve eldivenin su geçirimi
  • Kıyafet ve eldivenin buhar geçirimi
  • Kıyafet ve eldivenin hava geçirimi
  • Kıyafet ve eldivenin izolasyon değeri
  • Metabolik ısı üretimi
  • Maruziyet süresi
  • Kıyafet uygunluğu

Kıyafet, negatif bir vücut ısı dengesi sağlamaya yeterli değilse, dolaşım sistemi özellikle el ve ayak parmaklarında periferal (çevrede ya da periferde bulunan ya da yerleşik olan) vazokonstriksiyon (düz kas liflerinin kasılmasıyla bir damarın çapının azalması ya da daralması olayı) ile bu duruma karşılık verir. Bu nedenle soğuk hava maruziyeti, özellikle HAVS hassasiyeti olan kişilerde beyaz parmak ataklarını hızlandırır.

Kıyafet ve eldivenlerin izolasyon değerlerine ek olarak, soğuk hava çalışmalarında aşağıdaki faktörler de göz önüne alınmalıdır;

  • Kar veya yağmurun olması durumunda, su geçirmeyen dışarı kıyafeti kullanılmalıdır
  • Eldivenler kuru tutulmalıdır. Eldivenler ıslandığında, yeni bir eldiven alınabilmeli ve ıslak olan eldivenler tekrar kullanılmadan önce kurutulmalıdır
  • Soğuk koşullarda (0 oC veya 32o F’ ın altında) rüzgar hızı 0,8 km/s değerinin üzerinde ise, eller ve vücut için hava geçirmez kıyafetler sağlanmalıdır. Vücut yüzeyine doğru olan hava akışını azaltacak rüzgâr bariyerlerinin kullanılması, ısı kaybı  oranını etkileyecektir
  • Hava sıcaklığı donma noktasının üzerinde olsa bile vücudun ılık tutulması için araların verilmesi gereklidir. Parmaklarda kan akışının kısa süreli soğuk maruziyetine bile hassas olup bu duruma akut vazokonstriksiyon ve azalmış kan akışı ile karşılık vermesinden dolayı, titreşimli alet kullanımı sırasında parmakları korumak için etkin olduklarının kontrolünün yapılması gereklidir. Vücut cilt sıcaklığı normal olsa ve tüm vücut termal denge içinde bulunsa bile ellerin soğuğa maruz kalması vazokonstriksiyona neden olabilir.
  • Batarya ile çalışan elektrikli ısıtıcısı bulunan eldivenler bazı durumlarda parmaklarda soğuğun neden olduğu vazokonstriksiyon etkiye karşı uygun bir çözüm sağlarlar.

Kaynak: Kroemer K.H.E., Grandjean E., Fitting to Task to The Human, Fifth Edition, Taylor&Francis

 

Çalışan Eğitimi

İşveren, titreşimli alet kullanan her çalışan için, titreşimin sağlık ve güvenlik etkileri, titreşimin zararlarını en aza indirecek çalışma yöntemleri konularında en yeni bilgileri de içerecek şekilde sürekli bir eğitim programı sağlamalıdır. Eğitim programı uzman kişiler tarafından yürütülmelidir. Program, her çalışanın sağlık ve güvenlik risklerini, değerlendirme ve kontrol metotlarını tam olarak anlamalarını sağlayacak şekilde yeterli yazılı ve sözlü bilgiyi içermelidir.

Eğitim programı en azından aşağıdaki başlıkları içermelidir;

  • Titreşim maruziyetin kaynağı
  • Titreşim büyüklüğünü ters yönde etkileyen faktörler
  • Titreşimin el-kol bölgesine iletilme yolları
  • Titreşim maruziyetinin sağlık ve güvenlik üzerine kötü etkileri
  • HAVS’ ın erken işaret ve semptomları
  • Bütün işaret ve semptomların rapor edilmesi
  • HAVS’ ın önlenmesinde ve kontrolünde tıbbi gözetimin rolü
  • Sürekli titreşimli alet kullanımının olası sağlık etkileri
  • HAVS’ ın ilerlemesi ve önceki durumuna dönme özelliği
  • Titreşimin neden olduğu sağlık sorunlarını artıran diğer faktörler
  • HAVS’ ın önlenmesi
  • Titreşime karşı koruyucu kıyafetlerin bulundurulması ve kullanılması
  • Titreşimi kaynağında azaltmak için kullanılan anti-titreşim önlemleri
  • Tutuş kuvveti, alet/iş parçası yüzeyine uygulanan basınç, aletin tutuş yöntemi, vücut duruşu, vb. durumlar dahil olmak üzere kullanılan titreşimli aletin ergonomik özellikleri
  • Titreşimli aletlerin bakımlarının iyi yapılmasının etkisi
  • Kullanılan titreşimli aletin herhangi bir anormal çalışma durumunun amire bildirilmesi
  • Ellerinin ve vücudun sıcak ve kuru tutulmasının etkisi
  • Sigara ve bazı ilaçların kullanımının HAVS olasılığını artırabileceği
  • Titreşim maruziyetinin sağlık ve güvenlik etkilerini en aza indirmek için çalışma pratiği prosedürleri

Titreşimin neden olabileceği potansiyel problemlere karşı çalışanların farkındalıklarının sürekli olmasını sağlamak amacıyla her yeni çalışan ve tekrarlı aralıklarla her çalışan için eğitim sağlanmalıdır. HAVS’ ın en erken işaret ve semptomlarını ilk fark eden kişi çalışanın kendisi olacağından eğitimli bir çalışanın ilerlemenin önüne geçilmesi ve eski hale tam olarak dönülebilmesindeki önemi büyük olacaktır.

 

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

4.9
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 2 Average: 5]

Soru Sorun / Cevap Yazın