Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi

isg yönetmelikleri

ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi; Kurumların etkin bir şekilde yönetmesi gereken süreçlerden bir tanesi de iş sürekliliğidir. İş sürekliliği; “bir organizasyonun ürün ve servislerini kesinti olayı sonrasında önceden tanımlanmış kabul edilebilir seviyede sürdürebilme kapasitesidir” şeklinde tanımlanır.

ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi

 

 

Bir başka deyişle, büyük ya da küçük tüm işletmelerin işlerinin aksamasına neden olan kesintilere karşılık vermesini sağlayacak etkinliklerin tümüdür. Eğer beklenmedik iş kesintileri size göre değilse yapacağınız en iyi şey ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Standardı’nı uygulamak olacaktır.


İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri


ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Standardı, yaklaşık 160 ülke tarafından onaylanmış bir standart olup daha önce yayınlanan BS 25999 İş Sürekliliği Standardı’nın, ISO standardı olarak çıkarılan, gelişmiş bir uygulamasıdır.

ISO 22301 Standardı, kuruluşların iş sürekliliğini sağlamaları için gerekli planları oluşturmaları, uygulamaları, işletmeleri, izlemeleri, incelemeleri, sürdürmeleri, korumaları ve riskleri azaltmak için hazırlanmaları, yıkıcı olaylardan kurtarmak için belgelenmiş bir yönetim sistemini geliştirmek için gereksinimleri belirtir.

ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi’nin Faydaları Nelerdir?

İş ile ilgili mevcut ve gelecekteki tehditleri belirlemek ve bunları doğru yönetme konusunda katkı sağlar.
Olayların etkisini minimize eder.
Kriz zamanlarında kritik fonksiyonların her zaman çalışmasını temin eder.
Sürekliliğinin sağlanması kabiliyetinin kanıtlanması ile günümüz rekabet ortamında avantaj sağlar.
Tedarikçilerin, müşterilerin, pay sahiplerinin, çalışanların gereksinimleri risk değerlendirilmesi yolu ile yerine getirilir.
Yaşanan olaylar karşısında kesinti süresinin azaltılması ve kurtarma zamanının iyileştirilmesini sağlar.
Kuruluşun kendisini ve ilişkide olduğu diğer kuruluşları, kamu kurumlarını, yerel yetkililerin tanınması ve uygun şekilde geliştirilmiş, dokümante edilmiş ve anlaşılmış bir acil durum hizmeti sağlanır.
Kuruluşun saygınlığını, markalarını ve itibarını korur.
Kuruluşun tedarik zinciri güvenli hale gelir.

İlginizi Çekebilir!  Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi


Kurumsal Kimlik

 

ISO 22301 Standardı’nı Kimler Kullanabilir/Uygulayabilir?

ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Standardı, farklı sektördeki kuruluşlar için genel, sektörden, çalışan sayısından bağımsız tüm organizasyonlarda, organizasyonun tamamına veya belirli bir bölümüne kısmen uygulanabilir bir standarttır.

 


Korumak Tedavi Etmekten Daha Ucuzdur

Ülkemizde yüzbinin üzerinde meslek hastalığı yakalamamız gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıyan rakamlar her yıl maalesef birkaç yüzü geçememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizde yılda dokuzyüz binin üzerinde meslek hastalığı ve işle ilgili hastalık ve yaralanma olduğunu ifade etmektedir. SGK rakamlarının düşüklüğü biraz da istatistik yöntemi hatasından kaynaklanmaktadır ama yine de meslek hastalıklarımızı tanıma konusunda başarılı olduğumuz söylenemez. Yani, hem çalışanlarımızı meslek hastalıklarından koruyamıyor, hem de meslek hastalıklarını saptayamıyoruz.

Toplumun hemen her kesimini derinden etkileyen bu önemli sorunun sosyal ve yasal boyutlarıyla birlikte ele alınıp, çözümlenmesi gerekir. Meslek hastalıklarını tanımak ve önlemek sosyal devletin ve tüm ilgililerin vicdani bir sorumluluğudur. Çalışanın sağlıklı olma hakkına saygının gereğidir. Tanınmayan meslek hastalığı, haksız kazanç nedenidir, genel sağlık sigortasına ve topluma yüktür. Bildirimi zorunlu olan meslek hastalıkları, yasal tanı almadıkça, meslek hastalığı sayılmazlar.

İlginizi Çekebilir!  Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ-2017-1

Meslek hastalıklarını tanımanın ilk şartı, hastanın mesleğiyle ilgili sorgulamadır. Bu da “Ne iş yapıyorsunuz ?” sorusuyla başlar. İş sağlığı disiplininin babası sayılan İtalyan hekim Bernardino Ramazzini (1633-1714)’nin şu veciz sözleri, bugün maalesef hala geçerliliğini korumaktadır; “Hayret ve tereddüt ediyorum. Acaba, ilaç ve sinameki kokan muayenehane ve eczanelerde oturan bu azametli ve şık görüntülü doktorların burnuna işyerlerindeki pis kokulu şeyleri mi soksam, yoksa onları bu çukurları görmeye mi davet etsem?”

İş Güvenliği Hayatımızın Bir Parçası Olsun

Aslında sadece işyerimizde değil, hayatın her alanında güvenlik anlayışımızın geliştirilmesine dair kültürümüzden çok güzel örnekler bulmak mümkündür. Tehlikeli hızla çalışmanın, acele etmenin, kestirmeden gitmenin iyi bir şey olmadığını atasözümüz ne güzel ifade eder; “Acele giden, ecele gider”. Yapılacak olan işi yeteri kadar öğrenmeden, bilmeden işe başlamak, üstelik sormaktan çekinmek, utanmak bir başka hatalı davranış örneğidir. Kültürümüzde bunun da veciz bir karşılığı var; “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp”. İşyeri temizliğine özen göstermemek de önemli davranış kusurlarından biridir. Oysa temizlik, kalite ve verimliliğin olduğu kadar, iş güvenliğinin de göstergesidir.

Aklın, bilimin ve yasanın emrettiği güvenlik önlemlerini ihmal etmek, iş kazalarında sık karşılaşılan bir başka güvensiz davranıştır. Oysa, “Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur. İş ortamında “Bana bir şey olmaz..” demeden önce, çok iyi düşünmek gerekir. Her mesai başlangıcında, o gün yapacağımız işleri kısaca kafamızda planlayıp, bu planı uygulamanın bile iş güvenliği açısından koruyucu bir değeri vardır

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

13 + eighteen =

Önceki Yayın
Muş İş Sağlığı ve Güvenliği Analizi

Tozların Neden Olduğu Hastalıklar

Sonraki Yayın
isg yönetmelikleri

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi

İlgili Yayınlar
Total
0
Share