Türkiye'nin isg platformu
OSGB Hizmetleri

1 Mayıs’ın Unutulmaz Afişi…

Ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan’ın 1976’da çizdiği, bir işçinin dünyayı elleri arasında tuttuğunu gösteren ve 1 Mayıs’ın simgesi haline gelen …
1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 1

Ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan’ın 1976’da çizdiği, bir işçinin dünyayı elleri arasında tuttuğunu gösteren ve 1 Mayıs’ın simgesi haline gelen afiş, bu yıl tam 46 yaşına girdi. Taylan’ın bu unutulmaz afişi ile ilgili hikayesini okuyalım. 

İlginizi Çekebilir!  İstanbul Asbest tehdidi altında...
1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 2

1976’da Taksim’de kutlanan ilk kitlesel 1 Mayıs için çizilen afişin ardından, elbette çok fazla şey yaşandı. 1977’de 41 kişinin öldüğü katliam, arkasından yasaklanan 1 Mayıs’lar derken, bu süreçte değişmeyen tek şey belki de bu simge afiş oldu.

“Çizmesi bir şey değil, içime de sinmedi; daha iyi olabilirdi.”

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 3

Taylan’ın anlattığı hikayeye göre, 1976 Nisan’ının sonlarına doğru kendisine DİSK’ten bir telefon geliyor: ‘Çok acele bir afiş lazım’.

Sabah yürütme kurulu toplantısında afişi göstereceklermiş. Beğenilirse o gün basacaklar.

Bu telefon üzerine oturup 1 saatte afişi çizdiğini anlatan Taylan, aceleye gelen çizimi içine sindiremediğinden bahsediyor: ‘Daha iyi olabilirdi o afiş. Dünyayı pergelle çizdim, elleri kara kalemle. O yüzden çizim tekniği açısından uyumsuzluk oldu; dünyayı da kara kalemle çizmeliydim’.

“İki kocaman el ve çiçekler ile dünya işçilerinin bayramını tasvir ettim. Öfkeli bir şey değildi.”

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 4

‘Politik afişlerdeki sertlik Avrupa geleneğinden geliyor. İki dünya savaşı arasındaki yoksullukta, sıkıntıda doğal olarak hırçın sanat biçimleri geliştirdiler ama bizim geleneğimizde sert üslubun yeri fazla yok. Yani ozanlar bağlamayla çalıp söylerken bile kimseye kabaca sövmez, sövünce bile bunu hicivle, incelikle yaparlar.’

Taylan şöyle ekliyor; ‘Orijinalini saklamak aklımdan geçmedi; saklayıp ne yapacaksın.’

“Bu tür işler hep son dakikada istenir zaten, hala da öyle herhalde.”

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 5

‘O nedenle alışıyorsun. Benzer işleri sürekli yaptığın için de işi yetiştirme sıkıntın olmuyor. Ama en çarpıcı işlerin sıkışık zamanlarda çıktığı söylenebilir.’

Efsane afiş, Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında ABD ve SSCB’yi geride bırakarak birinci oldu.

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 6

‘1979’du galiba. Birinci seçilmemden çok Amerika’ının ikinci, Sovyetlerin temsilcisinin de üçüncü olması dikkat çekti. Dolar cinsinden bir ödülü vardı, ‘Para mı istersin, 15 günlük Prag gezisini mi?’ dediler, geziyi seçtim. Çok güzel geçmişti…’

“İnsan kıvanç duyuyor.”

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 7

Afişi meydanlarda görmeyi kanıksadığını dile getiren Taylan, “Ancak tabii ki keyif de alıyorsun.’ diyor.

‘Oğlum gelip bakıyor. ‘Aaa babamın işi’ diyor. İnsan kıvanç duyuyor” ifadesini kullanıyor.

“Bugün yapsam kutlanamayan bir bayram afişi yapmak lazım diye düşünüyorum.”

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 8

’76’da kutlanmak üzere bir bayramın afişi yaptım. Bugün ise, kutlanamayan bir bayram anlatılmalı.’

Orhan Taylan kimdir?

1 Mayıs'ın Unutulmaz Afişi... 9

1941 Samsun doğumlu Orhan Taylan, İstanbul Amerikan Erkek Koleji ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi mezunu.

İlk kişisel resim sergisini 1968 yılında açtı. 1976-78 yıllarında, Görsel Sanatçılar Derneği Başkanlığı, 1977’de Barış Derneği kurucu ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.

1 Mayıs için hazırladığı bu afiş ile 1978’de Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu’nun (World Federation of Trade Unions / WFTU) Uluslararası Afiş Sergisi Birincilik Ödülü aldı, 1978’de Dünya Barış Konseyi üyeliğine seçildi.

1988 yılında Kültür Bakanlığı teklifi ve Cumhurbaşkanlığı onayı ile Devlet Sanatçısı unvanı verilen Taylan’ın internet sitesinde eserleriyle ilgili şu bilgiler öne çıkıyor:

‘Eserleri dünyanın ve Türkiye’nin çeşitli müzelerinde bulunmaz. Müzayedecilere resim vermez. Karma sergilere katılmaz.

“Resimlerin önemsenmesi için uçuk fiyatlar konması gerektiğine inanmaz. Suluboya kullanmaz. Yağlıboyasını kendi yapmayı, oğlu Ferhat’ı, edebiyatı, Macintosh’unu ve büyük atölye düzeninin keyfini bir şeylere değişmez. 

‘Resmini, akımlar içinde adlandırmaz. Avangardizmin, deneysel-kavramsal çalışmaların sanat yerine ikame edilmesinin sanatseverleri yanıltabildiğine inanmaz.”

Total
6
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

1 × two =

Önceki Yayın
Tuzla'da 3 işçiye mezar olan fabrikanın mühürlendiği ortaya çıktı 10

Tuzla'da 3 işçiye mezar olan fabrikanın mühürlendiği ortaya çıktı

Sonraki Yayın
Yargıtay: Hile yapan satış müdürü şimdi yandı 11

Yargıtay: Hile yapan satış müdürü şimdi yandı

İlgili Yayınlar
Total
6
Share