Ofis Çalışmalarında İş Sağlığı ve Güvenliği

Göz ardı edilen ancak, büyük çoğunluğunu kapsayan çalışma ortamlarından biri de ofislerdir. İş Sağlığı ve Güvenliği ’ne İlişkin Tehlike Sınıfları Tebliği’ne bakıldığında ofis çalışma ortamları az tehlikeli olarak değerlendirilmekle birlikte, bu ortamlarda çalışanları etkileyebilecek görünür veya gizli tehlike ve riskler söz konusu olabilmektedir.

Tanım

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre; dünyada insanların %15’i iş kazası veya iş hastalıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Dünya’da gerçekleşen ölümlerin %3.9’u bu sebeplerle olmaktadır. Günümüzdeki işsiz kişilerin %30’u daha önce yaşadıkları iş kazası ve iş hastalığı sebebiyle iş sahibi olamamaktadırlar. İş kazası ve meslek hastalıkları sebebiyle gerçekleşen ölümlerde mesleki kanser %32, kardiyovasküler hastalıklar %23 oranındadır. En çok harcama yapılan hastalıklar, ergonomik riskler sonucunda ortaya çıkan kas ve iskelet sistemi ile alakalı hastalıklardır.

Ergonomi

Ergonomi bireysel çalışma bilimidir; çalışanların tüm özelliklerini ve yeteneklerini araştırarak işin çalışana, çalışanın ise işe uyumu için gerekli olan tüm koşulları yerine getirir. Ergonominin bilimsel tanımı ise şu şekilde yapılmıştır; "İnsan anatomik niteliklerini, antropometrik yapısını, fizyolojik yeterlilik ve toleranslarını göz önünde bulundurarak; çalışma ortamı düzeni ve insan - makine - ortam uyuşumunun temel kuramlarını araştıran bir bilim disiplinidir." şeklinde yapılmıştır.

Ergonomiye aynı zamanda kısa ama genel bir tanım ile "fiziksel çevrenin bireye uydurulması süreci" diyebiliriz. Günümüz sanayi döneminde makine - insan ilişkisinin artmasıyla birlikte, kullanılan eşya, malzeme, makine, ofis, çevre vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin insana uyumlaştırılması önem kazanmıştır. Öyle ki artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisi olmamakla beraber, bilgisayar yazılımları, internet, web dizaynı vs. öğelerinin de çalışana uyumundan söz edebiliyoruz.




Ergonomi’nin Amacı

İnsanlar geçmişten günümüze daha rahat ve kaliteli bir yaşam sürdürmek için sürekli uğraş vermişlerdir. Birkaç örnek verecek olursak; oturarak yemek yemenin ayakta yemeğe göre daha sağlıklı olduğunu anlaması, daha sonra yerde yemek yerine üzerini düzleştirdiği bir taşın üzerine oturarak yemesi, daha sonraları ise amacına uygun günlük eşyaların yapımını gerçekleştirmesi ve tekerleği bulması. Yaşlandığında ise destek sağlamak amacıyla bir ağaç dalı kullanmış ve bu giderek baston halini almıştır. Önceleri açık alanda yaktığı ateş için ileriki zamanlarda bir ocak yapmış, ardından tavandan bir delik açarak baca yapmış, çıkan dumanın kendisini rahatsız etmediğini görmüştür.

Deneme yanılma yöntemiyle de olsa insanların gereksinimlerinin farkına varılmasıyla ergonomi biliminin gelişmesi sağlanmıştır. Bir anlamda ergonomi kurallarını uygulamaya çalışmışlardır.

Çalışanın sağlığını ve güvenliğini korumak, yaralanma, hastalık ve sakatlıkları engellemek ve iş verimini yükseltmek ergonominin esas amacıdır. Çalışanlarda işe bağlı sakatlıkların en önde gelen nedenlerinden biri kas - iskelet sistemi hastalıklarıdır ve günümüzde en yaygın ve önemli sağlık sorunları arasında yer alır. Ergonomide çalışanı kas-iskelet yaralanma ve hastalıklarından korumak ilk hedef olarak belirlenebilir.

Ergonomi, işle ilgili sağlık sorunlarının yok edilebilmesi, iş verimin yükseltilebilmesi için iş ortamı tasarımının nasıl olacağını ve çalışana nasıl uyumlaştırılacağını amaçlar. Başka bir ifade ile, çalışanın işe değil işin çalışana uydurulması hedeflenir. Örneğin, çalışanın evraklara, dosyalara vs. ulaşmak için gereksiz yere uzanmasını önlemek amacı ile çalışma masasının yüksekliğinin ve genişliğinin çalışanın ihtiyacına göre tasarlanması gerekir.

Ergonomi; yaşam kalitesini arttırmakla birlikte, kişilerin yaşamının kendilerine elverişli hale getirilmesini amaçlar.
Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, çalışanların fizyolojik özelliklerine uygun çalışma düzeni sağlanması, kullanılan malzemelerin işe ve kullanan kişiye uyumunun sağlanması ergonominin amaçlarındandır.

Ergonominin diğer amaçları şunlardır;

  • Yaşam kalitesini yükseltmek
  • İş memnuniyetini artırmak
  • İşte istenir insan değerini arttırmak
  • Yürütülen işin etkililiğini ve etkinliğini yükseltmek
  • İş günü kaybı ve hastalıkların mali boyutunu düşürmek
  • İş kazası sonrası işe dönüşleri basitleştirmek
  • Şirkete rekabet imkanı yaratmaktır

Bu hedeflere ulaşmak için ilgili bilim dalları, devlet kurumları, endüstri ve sivil toplum kuruluşları işbirliği içinde çalışmalıdır.

Ergonominin tanımında yer alan işin insana uygun hale getirilmesi aşağıdaki maddeleri kapsamaktadır:

  • Çalışma ortamı olumsuz koşullarının düzeltilebilmesi için gerekli tüm önlemlerin alınması,
  • Çalışma prosesinin çalışanın zihinsel ve bedensel yeteneklerine göre uyarlanması
  • Kullanımı kolay araç gereçlerin temin edilmesi
  • Çalışma sürelerinin, koşullarının, biçiminin çalışana en uygun hale getirilmesi
  • İş temposuna, çalışma saatlerine ve monotonluğa bağlı olarak oluşabilecek zorlanmaların engellenmesi ya da en aza indirilmesi
  • Çalışma kalitesini iyileştirecek düzeltmelerin yapılması
  • Bütün bu faaliyetler sırasında çalışanın sağlığını ve güvenliğini tehdit edecek tehlikeleri ortadan kaldırabilecek önlemleri almak sayılabilir.

Ofis Çalışmalarında İş Sağlığı ve Güvenliği

Ofisler diğer işyerlerinin çalışma ortamlarına nazaran daha güvenli görülmekle birlikte aslında birçok kazanın da yaşandığı ortamlardır. Elektrik, takılma, düşme ve kayma olayları, kimyasallar, ergonomi, doğal afetler ve elektromanyetik radyasyon gibi başlıklar ofislerde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında ele alınması gerekir.

İş sağlığı ve güvenliği açısından görünür veya gizli birçok risk faktörü içeren ofisler iş kazaları ve özellikle meslek hastalıkları yönünden ele alınmalıdır. Ofis çalışma ortamlarında meydana gelen iş kazalarının inşaat, metal, plastik, tekstil ve maden gibi diğer sektöründe oluşan iş kazalarına nazaran daha az sayıda gerçekleşmesi bu çalışma alanına olan ilginin azalmasına neden olmaktadır. Bu konuda kaza sayılarının azlığına ve çokluğuna bakılmaksızın, insan sağlığı temel alınmalı, ofis çalışma ortamları da iş sağlığı ve güvenliği açısından ehemmiyetle incelenmelidir. Özellikle günümüzde ofis çalışanlarında meydana gelen meslek hastalıklarının artması bu konunun önemini alenen göstermektedir.

İş Kazalarını Önleme Yöntemleri

İş kazalarının durdurulabilmesi veya azaltılabilmesi, ancak iş kazalarına sebep olan, çalışanların güvensiz hareketlerinin ve işyerlerindeki güvensiz görünen durumların yok edilmesi veya minimuma indirgenmesi ile olacaktır.

Bilindiği üzere çalışanlar, kendilerine has bedensel, mental ve zihinsel özelliklere sahiptir. Her çalışanın elinden gelen meslek, gelebileceği başarı ve uygun değer aktivite becerileri birbirinden ayrı ve sınırlı olabilmektedir. Öte yandan çalışan, işletmede birçok değişken faktörlerin etkisi altında kalmaktadır; sıcaklık, nem, hava akımı, aydınlatma eşiği, gürültü eşiği, toz gibi… Bu gibi çalışma koşulları, çalışanlarda kısıtlı fiziksel ve zihinsel enerjiye sebebiyet vermekle birlikte, işlerini verimli yapabilmelerine engel olmaktadır.

Çalışma süresi boyunca tüketilen enerji artış göstermekte, bunun sonucunda çalışanda bıkkınlık ve yorgunluğun başlamasına, aynı zamanda vücudumuzdaki sistemlerin baş rolü olan temel organların düzgün çalışmamasına ve zarar görmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, çalışanda geçimsizlik, iletişim sorunu, memnuniyetsizlik, dikkat eksikliği gibi olumsuz hareket ve durumlara yol açarak işyerinde iş kazası geçirme olasılığını arttırmaktadır.

İş kazalarını önlemenin bir diğer yolu ise, kuşkusuz tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliği, işyerindeki tehlike ve riskler, belirlenen talimat ve kurallar konusunda eğitim almaları ve eğitimlerin önemi konusunda yeterli bilince kavuşturulmalarıdır.

Verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde, güvenli hareket etmenin şahsi yükümlülük ve çalışma şartı olduğu, işletme için, üretim için yerine getirilen her sorumluluğun emniyetli bir biçimde yapılması gerektiği mutlaka belirtilmelidir.

Güvensiz durumlara engel olma konusunda öncelikle insan sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokacak iş ortamlarından kaynaklanan risklerin belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler planlanır ve gerçekleştirilir.

İşyerinde güvenli olmayan durumları ortadan kaldırmak, iş kazalarının önlenmesinin en etkili yoludur. Bu konu üzerine yapılan çalışmalar daha kolay olmakla beraber sonuçları süreklilik gösterdiğinden daha etkilidir.

Ofis Hastalıkları

Ofis hastalıkları, devamlı hareketsiz kalma, sürekli aynı hareketleri yapma, ekranlı ve klavyeli araçlarla çalışma, uygunsuz duruşlar, el ile fazla hareket olduğu için aşırı yüklenmeler ile multisistemik hastalıklar olan ofis hastalıkları meydana gelmektedir. Yine, ofis çalışma ortamında olumsuz termal konfor, gürültü fazlalığı, aydınlatma eksikliği veya yüksekliği ve ergonomik olmayan çalışma düzeni vb. koşullar sebebiyle de ofis hastalıklarına yakalanmak kaçınılmaz olacaktır

Ofis hastalıkları şu başlıklar altında gruplandırılabilir;

Kas - İskelet Sistemi Hastalıkları

Ofislerde en önemli sağlık sorunu olarak ortaya çıkan ve çalışanlarda en sık görülen ofis hastalığı işe bağlı kas – iskelet sistemi hastalıklarıdır. Genellikle boyunda, omuzlarda, belde, dirsekte ve özellikle bileklerde yumuşak dokulardaki (kas, tendon, bağ, sinirler ve damarlar) incinmeler meydana gelmektedir. Birikimli (tekrarlı) travma bozuklukları da denilen bu rahatsızlıklar aynı zamanda huzursuzluk, ağrı, yorgunluk, şişlik, sertleşme, uyuşma, karıncalanma gibi rahatsızlıklar da görülmektedir. Bu tür rahatsızlıklara yol açabilecek ortak risk faktörleri olarak; tekrarlanan hareketler, statik (durağan) yük ve sürekli efor (güç harcama), ters (uygunsuz) duruşlar, mekanik temas stresi gösterilmektedir.

Kas hastalıkları genellikle uzun süreli klavye kullanımına bağlı olarak çalışanların kol bölgesinde meydana gelmektedir. Zamanla yaş ilerledikçe bu vücut kısımlarında osteoporoz riski artacaktır.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Devamlı gergin olmak, yüksek tansiyon ve kalp krizi gibi dolaşım sistemiyle alakalı hastalıklarda en önemli etkenlerdendir. Strese ek olarak azalmış hareket yetersizliği ve obezite, kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında risk etmenleridir.

Alerjik Hastalıklar

Çalışanların havasız ve kapalı mekanlarda birlikte çalışmaları, dokuma veya yünlü ofis eşyaları, tütün ürünü tüketimi, genellikle ofis ortamında tercih edilen klima ve iklimlendirme makinaları gibi etkenler sebebi ile meydana gelmektedir. Ofislerde kullanılan kırtasiye malzemeleri alerjik cilt hastalıklarına sebep olabilmektedir. Klimalarla bulaşan lejyoner hastalığı da ofis ortamında çalışanları tehdit edebilir.

Psikolojik Hastalıklar

Devamlı gergin çalışanlarda sinir, mutlu olamama, toplumsal ve ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Ofis çalışanlarında ayrıca göz bozuklukları ve vücudun bazı kısımları ve organlarında görülen rahatsızlıklar da ofis hastalıklarını oluşturmaktadır

 

Ofis Hastalıklarından Korunmak İçin

  • Düzenli aralıklarla egzersiz yapılmalı, fiziksel aktivitelerde bulunulmalıdır
  • Belirli uyku düzeni oluşturulmalı ve yeterince dinlenme zamanı yaratılmalıdır.
  • Ofis dizaynının çalışana uyumlu, ergonomik olması sağlanmalıdır
  • İş yaşantısı dışında hobilere de zaman ayrılmalıdır

 

Ekranlı Araçlarla Çalışma

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te ekranlı araç tanımı şu şekilde yapılmıştır; uygulanan işlemin içeriğine bakılmaksızın ekranında harf, rakam, şekil, grafik ve resim gösteren her türlü araç.

Çalışanların bilgisayar kullanırken fiziksel rahatsızlık hissetmesi durumu, ofis düzeninde ergonomik problemlerinin varlığına işaret edecektir. Ofis ortamında ergonomik problemlerin varlığı, çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli olmasını, çalışanların motivasyonunu, iş verimini, çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerini, işyerlerine olan güvenlerini ve bağlılıklarını bir süre sonra muhtemel etkileyecektir.

Uzun süreli bilgisayar kullanımına ilişkin günde sürekli olarak yaklaşık 4 saatten fazla bilgisayar kullanmak kas ve iskelet sistemimiz için yüksek düzeyde risk olacaktır. Buna ilave olarak gün içerisinde bilgisayar kullanım zamanı, şekli açısından vücudumuzda en çok boyun kısmı olmak üzere bel, sırt, omuz ve kollar etkilenen bölgelerimizdir.

Ekranlı araçlar ile çalışmalarda kullanılan monitör, klavye, çalışma masası veya yüzeyi, çalışma sandalyesi gibi donanımları ayrıntılı olarak ele alacak olursak;

Monitör;

Çalışma esnasında monitöre bakıldığında ekrandaki simgeler rahatlıkla ayırt edilebilir olmalıdır. Bakılan görüntü sabit olmalı, ekranda titreme vb. problemler olmamalıdır. Ekran parlaklığı ve kontrastını kendi ihtiyacına göre çalışan kolaylıkla ayarlayabilmelidir. Çalışanın tercihine göre ekran, yönlendirilmesi ayarlanabilecek özellikte olmalıdır. Monitör harici bir parça ve herhangi bir masa üzerinde rahatlıkla kullanılabilir olmalıdır. Çalışanın görmesini engelleyecek ışık yansımalarını engellenmelidir. Ekran ile çalışanın göz hizası arasında en az 65 cm mesafe olmalıdır

Genel olarak ekranlı araçlar ile çalışanların kullandıkları monitörü mümkün olduğunca kendilerinden uzağa yerleştirmeleri, görünümü kolaylaştırması açısından yazı karakterinin boyunu arttırmaları kendileri açısından daha sağlıklı olacaktır

Klavye;

Klavyenin çalışanın el ve kollarının yorulmaması ve rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olması gerekir. Olası bilek ağrıları ve rahatsızlıkları, çalışanın bileklerini dayayabileceği klavyenin ön tarafına koyulan özel bir destek ile engellenmiş olur. Çalışma pozisyonuna göre, klavye ve tuşların rengi parlamamalı, kolayca görülebilecek ve okunabilecek şekilde olmalıdır.

Çalışma Masası;

Ekran, klavye, fare, evraklar ve diğer malzemelerin rahat bir şekilde yerleştirilebilmesine imkan verecek biçimde, ışık  yansıması yapmayacak nitelikte ve uygun genişlikte olmalıdır. Gününün çoğunu masa başında geçiren çalışanlar  için en doğru ve ergonomik masa tasarımı yarım daire şeklinde olandır. Ekranlı araçlar ile çalışmalarda dokümanlar ve ekran arası gözler ve boyun sürekli hareket halinde olacağından bir süre sonra ağrılar ve rahatsızlar başlatacaktır. Bunun engellenmesi, daha verimli ve daha sağlıklı çalışmalar yapılabilmesi açısından ayarlanabilir özellikte doküman tutucu kullanılması tavsiye edilir.

Çalışma Sandalyesi

Çalışma sandalyesi veya koltuğu bireyin uygun bir şekilde oturabileceği ve rahatlıkla yönünü ayarlayabileceği biçimde olmalıdır. Oturulan kısım her yöne rahatlıkla kalibre edilebilmelidir. Ergonomik koltuklarda oturma yerinin omurganın maruz kalacağı bükülme ve yüklenmelere karşı destekleyici (etkileri yumuşatıcı) olması gerekmektedir (Gültekin ve Hastürk, 2013). Çalışanın ayaklarının yere tam basmadığı durumlarda ve istenildiğinde operatöre uygun bir ayak dayanağı sağlanmalıdır. Ergonomik sandalye için örnek olarak bürosit ve adore markaları verilebilir.

Uygunsuz Davranışlar

Doğal duruşun dışındaki duruşlar uygunsuz duruşlar olarak tanımlanmaktadır. Yapılan faaliyet için en emniyetli ve ergonomik duruş, kişinin doğal duruşu olacaktır. Uygun olmayan pozisyonlar kas ve eklemlere yüklenerek vücudun fiziksel sınırlarını zorlar, sonrasında istenmeyen meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmış olurlar. Çalışanların dikkat etmedikleri uygunsuz duruşlara örnek olarak gün içerisinde iki saatten fazla yapılan aşağıdaki faaliyetler sıralanabilir:

  • Diz üzerine çökerek çalışmak
  • Beli bükerek veya eğilerek çalışmak
  • Ayaklara dayanak sağlamadan oturmaktır

Statik duruş: Bireyin sürekli aynı konumda uzun süre durarak çalışması gereken duruşlar olabilir. Bu durumda kan akışı bir süre sonra engellenecek, kaslarda yorgunluk durumu ve ezilmeler oluşacaktır. Ergonomik iyileşmelerle statik duruşun etkileri sınırlandırılabilir.

 

Termal konfor

Çalışanların en az sekiz saatini geçirdiği ofislerdeki sıcaklık,nem ve hava akımının sağlanması kişilerin sağlığını ve verimini doğrudan etkilemesi nedeniyle son derece önem teşkil etmektedir. Ofis iç hava sıcaklığının ne çok az ne de çok yüksek seviyede olması sağlanmalıdır. 20-26 °C, optimum ortam sıcaklığı olarak kabul edilmektedir.

İç ortamdaki nem miktarı ısıl konforu belirleyen diğer faktördür. Normalin üzerinde nem bulunan bir çalışma ortamı kişiye sıkıntı verecektir. Normal seviyenin dah altında bulunan nem miktarı ise çalışanda burun, göz ve ağız kuruluğu meydana gelecektir. Bu sebeple vücut su kaybeder ve çalışan sürekli su içmek ister. İç ortam bağıl nem değeri %30-70 aralığında olmalıdır.

Aydınlatma

Güvenli çalışma ortamının sağlanması için, işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Aydınlatma güvenli ve uygun görüş alanı oluşturulması adına işletmelerde önemli bir yer almaktadır.

İSG açısından ise aydınlatmanın iş kazalarının önüne geçmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır. Genellikle aydınlatma şiddetinin 200 lüksten az olduğu işletmelerde iş kazaları meydana gelmektedir

Ofislerdeki aydınlatma ihtiyacı, yapılan faaliyetlere göre değişiklik gösterebilir. Doğal aydınlatma ve yapay aydınlatma olmak üzere iki şekilde sağlanabilir. Ofis tasarımı çalışanlar üzerinde olumlu etki yaratacağından bolca güneş ışığından yararlanılabilecek biçimde yapılmalıdır. Gerekli durumlarda kişisel aydınlatma olarak doğru yere konulması şartıyla masa lambası kullanılabilir.

 

Psikolojik Faktörler

Ergonominin çalışan ve iş ortamı arasındaki uyumu sağlamada sadece teknik düzenlemeye ağırlık vermesi yeterli değildir, bu düzenlemenin yanında çalışanın psikolojik yapısının dikkate alınarak işe uyumunun sağlanması gerekmektedir.
Çalışan psikolojik yönden tatmin edildiği müddetçe işletmelerin veya kurumların verimliliği artacak, örgüt içi tüm ilişkiler ve işin yapılması istenilen düzeyde olacaktır.

Ofislerdeki psikolojik risk faktörlerini çalışandan, işin yapısından ve işletmenin yapısından olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz.

 

Ofis ve Ergonomi

Günümüzün çoğu zamanını alsa da geçimimizi sağlamak için çalışmak zorundayız. Ofis işi, sektör bazında farklılık gösterse bile çalışanların büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu bir gerçektir. Ofis çalışanlarının çalışma saatlerinin hemen hemen tamamını masa başında geçirdiği görülmektedir.

Ofis, işletmelerin yönetimini sağlamak için masa başı çalışmaların yapıldığı alandır. Ofis denilince aklımıza hesap kitap işlerinin yapıldığı, rapor ve belgeler hazırladıkları, ödemeler ve araştırmalar yaptıkları, bir nevi hizmet üretimi yapan insanların var olduğu ortam olarak akla gelir.

Tek başına belirli bir hizmet üretmeye yönelik ofisler olduğu gibi, daha büyük bir işletmenin öğesi olarak, bu işletmenin hedefinin gerçekleştirilmesinde diğer bölümlere yardımcı, onlara destek hizmeti sağlayan ve işlerini kolaylaştıran ofisler de olabilir.

Modern ofisler basit önlemler ile engellenebilecek potansiyel tehlikelerle doludur. Ergonomik tasarım ve düzenlemeler ile insan vücudundan en yüksek verim alınacak, en önemlisi çalışanın sakatlanma veya yaralanma riski en aza indirgenecektir.

Ofislerde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak, ancak ergonomik risk etmenleri göz önünde bulundurularak sağlanmaktadır.

Bu çalışma ile ofislerde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasında ve meydana gelen meslek hastalıklarının önlenmesinde ergonominin yeri ve ne derece önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.

 

 

 

Abone Ol
Haberin Olsun

NİG-e Abone Olun, son yayınlar önce size gelsin.

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti.

4.9
Makaleyi Oylar mısınız?
[Total: 15 Average: 3.3]

Soru Sorun / Cevap Yazın